İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2016/96 K.2019/321

Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli), Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Esas2016/96Karar2019/321Tarih19 Temmuz 2019Okuma13 dk · 2.509 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 2.FİKRÎ Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
19 Temmuz 2019
Esas no
2016/96
Karar no
2019/321
Dava
Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli), Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.
Dava tarihi
22/04/2016
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.509 kelime·13 dk okuma·1 bölüm

Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli), Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacılar vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin miras bırakanı olan Prof.

Dr. ...’in Türk mimarlık dünyasındaki önemli isimlerden birisi olduğunu, ...’in mimari eserlerinin pek çoğunun Kültür Varlıklarını Koruma Kurullarınca korunması gerekli kültür varlığı niteliği ile tarih eser olarak tescil edildiğini, dava konusu ..., ..., ..., 75 pafta, 1079 ada, 126 parseldeki 1981 tarihli mimari projenin gerçek eser sahibinin ... olduğunu ve kendisinin 07.09.1988 tarihinde vefat ettiğini, davacılar ..., ... ve ...’ın yasal mirasçıları olduğunu ve FSEKm.19 ve m.63 uyarınca da manevi ve mali haklarının sahibi olduklarını, davalı ...'ın taşınmazın maliki olduğunu,

tanışmasın öncesinde ... adına kayıtlı iken 12.07.2006 tarihinde davalı ...'a geçtiğini, diğer davalı ... ...'un kardeşi ...'un vefat etmesi üzerine, dava konusu mimari projeye ilişkin mali hakların sahibi olduğunu iddia ettiğini ve aynı zamanda davalı malik ...'ın dava konusu taşınmazla ilgili imar mercilerindeki işlerini vekaleten takip eden kişi olduğunu, dava konusu ...'nin müvekkillerinin mirasbırakanı olan mimar ... tarafından hazırlandığını ancak belediyeye sunulan ilgili projede davalı ...'un kardeşi müteveffa ...'un imzasının bulunduğunu, dava konusu mimari projenin eser sahibinin ... olduğunu, özgün mimari proje konusu yapımın ...

Bölge Kurulu tarafından “...” olarak tescil edildiğini, dava konusu 126 parseldeki yapının da kültür varlığı olarak tescil edilen bu yapılara dahil olduğunu, söz konusu mimari projenin FSEK md. 2 kapsamında ilim ve edebiyat kategorisindeki koruma ve md. 4’deki güzel sanat kategorisindeki koruma kapsamında olduğunu, projeye yönelik her türlü müdahalenin özgün mimari proje özelliğini bozduğunu, bir eserdeki hususiyet seviyesinin yükselmesinin telif hukukunda daha güçlü bir korumaya mazhar olması anlamına geldiğini,

dava konusu 126 parseldeki yapının komşu parsellerle birlikte Türk mimarlık dünyasında “...” olarak geçtiğini ve anılan mimari projenin ...’e ait olduğu konusunun mimarlıkla ilgili pek çok bilimsel kaynak kitapta yer aldığını, dava konusuyla ilgili ihtilaf gündeme gelmeden önce davalı ...’un eser sahibinin ... olduğunu kabul ettiğini, ancak davalıların sonradan aksi yönde beyanda bulunarak 1981 tarihli mimari projenin müellifinin ... olduğunu ve onun telif haklarının ise davalı ...’a devredildiği iddiasında bulunduklarını, söz konusu iddiaların resmi makamlar nazarında da çelişkiler yarattığını,

bu durumun Koruma Kurulu kararlarına dahi yansıdığını, FSEK md. 15 uyarınca eserin gerçek sahibinin tespiti ile bu yöndeki çelişkilerin giderilmesi zorunluluğu doğduğunu, davalı tarafın eser sahibinin izni olmaksızın özgün mimari projede FSEK kapsamında tecavüz niteliğinde pek çok değişiklik yaptığını, müvekkillerinin işleme ve çoğaltma haklarının ihlal edildiğini, 1990 tarihli projenin Koruma Kurulunca onaylanmış olmadığını, davalı tarafça ileri sürülen projenin “15.11.1990 tarih ve 2528 sayılı Kurul Kararı" ile onaylanmış olduğu iddiasının doğru olmadığını,

söz konusu kararın “korunması gerekli kültür varlığı” olarak tesciline ve korunma altına alınmasına ilişkin olduğunu, davalı malik tarafından 2011 tarihinde hazırlatılan ... de davacıların FSEK kapsamındaki haklarını ihlal ettiğini, 2012 tarihinde davalı malik tarafından hazırlatılan restitüsyon projesinin davacıların FSEK'ten kaynaklanan mali haklarının ihlali niteliğinde olduğunu,

dava konusu mimari projenin izinsiz değiştirilmesi ve mimari eserin tahrip edilmiş olması sebebiyle de ayrı manevi hak ihlalleri doğduğunu belirterek 1981 tarihli mimari projenin ve mimari eserin 5846 s.k. md. 1/b çerçevesinde ...’in hususiyetini taşıdığının tespiti ile anılan mimari proje ve mimari eserin eser sahiplerinin ...'e ait olduğunun tespitine, bu husularla ilgili olarak taraflar arasındaki muarazanın giderilmesine,

davalıların m.15 hükmüne ilişkin ihlallerinin önlenmesini, Eser sahibi olmayan merhum ... isminin ruhsata esas projeden silinmesine ve ... adının gerek mimari esere ve gerekse ruhsata esas projesinin aslına ve çoğaltılmış nüshaları üzerine gerek FSEK mamd.67 uyarınca ve gerekse muarazanın giderilmesinin teminen eser sahibi olarak dercedilmesine ve masrafı davalılara ait olmak üzere 67.mad.uyarınca hükmün Türkiye sathında yayınlanacak üç gazetede ilanına, 1990 tarihli projenin müvekkillerinin mali haklarının ihlali niteliğinde olduğunun tespiti ile belirsiz alacak davası çerçevesinde yapılacak tahkikat sonucunda,

FSEK mad.68 uyarınca belirlenecek maddi tazminatın üç katı fazlasının ve FSEK mad.

70 kapsamındaki manevi tazminatın tam ve kesin olarak tespiti ile şimdilik 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 23.12.2014 tarihinden itibaren işletilecek Merkez Bankası kısa vadeli krediler için öngörülen avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 2011 tarihli rölöve projesinin müvekkillerinin mali haklarının ihlali niteliğinde olduğunun tespiti ile FSEK 68.mad. uyarınca ebelirlenecek maddi tazminatın üç katı fazlasının FSEK 70.mad.

Kapsamındaki manevi tazminatın tam ve kesin olarak tespiti ile şimdilik 5.000.00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı taşınmaz malikinden, ilk bildirim tebliğ tarihi olan 23.12.2014 tarihinden itibaren işletilecek TC Merkez Bankası'nca kısa vadeli krediler için öngörülen avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 2012 tarihli restitüsyon projesinin müvekkillerinin mali haklarının ihlali nitelliğinde olduğunun tespiti ile FSEK 68 mad. uyarınca belirlenecek maddi tazminatın üç katı fazlasının ve FSEK 70. Mad.

Kapsamında manevi tazminatın tam ve kesin olarak tespiti ile 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı taşınmaz malikinden ilk bildirim tarihi olan 23.12.2014 tarihinden itibaren işletilecek TC Merkez Bankası'nca kısa vadeli krediler için öngörülen avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, mimari eserin halihazırdaki durumunun müvekkilinin manevi haklarına zarar verdiğinin tespiti ile FSEK70.mad.

Kapsamındaki manevi tazminatın tam ve kesin olarak tespiti ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan ilk bildirim tarihi olan 23.12.2014 tarihinden itibaren işletilecek TC Merkez Bankası'nca kısa vadeli krediler için öngörülen avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, terditli olarak ref taleplerinden herhangi birinin kabul edilmemesi halinde, kabul edilmeyen ref talebine konu davalı yanın muhtemel tecavüz fillerinin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.

Davalı ...’un vekilinin cevap dilekçesinde özetle; maddi- manevi tazminat talebine esas olan olay ile dava tarihi arasında 25 yılı aşkın bir süre olduğundan zamanaşımı süresinin geçmiş olduğunu, tazminat talebi yönünden davacıların taraf ehliyetinin bulunmadığını, manevi hakların miras yolu ile eser sahibinin mirasçılarına intikal edemeyeceğini, FSEK. md. 19 gereği davacıların manevi hakları kullanamayacağını, davalı ... ile ...’in 1978 tarihinden 1988 tarihine kadar pek çok mimari projede beraber çalıştığını, söz konusu eserlerin bir çoğunun Koruma Kurulu tarafından korumaya alınmış eserler olduğunu,

korumaya alınan eser sayısının 20 olduğunu ve 5 tanesinde müvekkilinin proje ve yapım aşamasında yer aldığını, söz konusu eserler koruma altına alınırken kurul tarafından projede ...’in imzası bulunan eserler esas alınmadığını, resmi makamlara sunulan proje üzerindeki mali hak sahipliği ile eser sahipliğinin mimari eserlerde tamamen ayrıldığını, bu sebeple söz konusu projeler özerinde ...’in imzası bulunmamasına rağmen koruma altına alındığını, bu durumun ...’in tercihleri doğrultusunda gerçekleştiğini,

...’in kendisinin hazırladığı ve/veya herhangi bir katkı sunduğu projelerin bazılarında resmi makamlar nezdinde isminin yer almasını tercih ettiğini bazılarında ise resmi makamlar nezdinde bir işlem yapmamak veya yükümlülük almamak için ya da mal sahibi ile anlaşması doğrultusunda isminin yer almasını tercih etmediğini, bu tercihin eser sahibinin yasal bir hakkı olduğunu ve mirasçıların bu konuda herhangi bir karar yetkisi bulunmadığını,

İstanbul 3 numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 1990 yılında kararını verirken resmi merciler nezdindekı projeler üzerindeki imzaları değerlendirmek yerine yapının bütününün değerlendirdiğini ve bu bütün üzerinde ...’in hususiyetini yansıtan unsurlar gördüğünden koruma kararı verdiğini, ...’in yapılan tüm çalışmalardan haberdar olduğunu, kendi bilgi ve onayı ile resmi makamlara sunulan mimari projeler üzerinde mali hak sahipliğinin olmayacağını bildiğini, koruma altına alınan ve projelerinde ...’in imzasını taşımayan yapıların hiç birinde FSEK md. 52 kapsamında ... ile yapılan yazılı bir sözleşme bulunmadığını,

dava konusu projenin gerek hazırlık safhasında gerekse devam eden dönemde davalı ... ve kardeşlerinin ... ile birlikte çalıştıklarını, farklı eskizler nihayetinde proje oluşturulduğunu, gerek mal sahibinin bilgisi gerekse ...’in onayı ile 1981 yılında ... imzasıyla Belediyece sunularak tasdik olduğunu, dava konusu projenin 1981 yılında davacının kardeşi ... imzasıyla ...’in bilgi ve onayı ile Belediye’ye sunulduğunu bu nedenle mali hakların tamamen davalıya ait olduğunu, maddî tazminat talebinin dayanağının bulunmadığını, davacıların FSEK md. 19 gereği manevi tazminat talep etme haklarının bulunmadığını,

davacıların hangi manevi hakkın ihlal edildiğini açıklayamadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacıların dava ehliyeti olmadığını, ...’in vefatından kısa bir süre önce hazırladığı el yazılı vasiyetnamede mesleki hayatı boyunca oluşturduğu tüm çalışma ve yapılarını ...'ne terk ve vasiyet ettiğini, vasiyetnamenin açılmasından sonra ..., ..., ... ve ... tarafından vasiyetnamenin iptali için dava açıldığını, Yargıtay tarafından vasiyetnamenin geçerli olduğu yönünde karar verildiğini, vasiyetname doğrultusunda davacıların hak sahibi olmadığını, davacıların davaya ilişkin taleplerinin zamanaşımına uğradığını,

dava konusu gayrimenkulun davalı ... tarafından inşaat halinde iken ...’ndan 12.07.2006 tarihinde satın alındığını, ...’ın gayrimenkulü satın aldıktan sonra yapının tamamlanıp ruhsat alınabilmesi için mimar ... ile sözleşme imzaladığını, dava konusu yapının Korunması Gerekli Kültür Varlığı olarak kabul edildiğini, bu nedenle eserin bütünlüğünü bozacak veya hususiyetini ortadan kaldıracak bir değişikliğe gidilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu mimari projenin FSEK anlamında ilim, edebiyat ve güzel sanat eseri olsa dahi proje müellifi mimarın izni alınmadan zorunlu tadilatların yapılabileceğini, rölöve,

restitüsyon ve restorasyon projeleri ile orjinal projeyi değiştirmenin mümkün olmadığını, davacıların mirasçı sıfatı ile FSEK kapsamında manevi haklarının bulunmadığını, davalı ...'dan talep edebilecekleri maddi tazminat haklarının da bulunmadığını, davalının mal sahibi olarak davacılara zarar verici bir davranışının olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştı.

Dava FSEK kapsamında eser sahipliğinin, mali ve manevi hak ihlali tespiti, FSEK 68 kapsamında maddi tazminat, ref, men ve yine manevi tazminata ilişkindir. Dosyada tarafların bildirdikleri tüm deliller toplanmış, özel ve teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle bilirkişi raporları alınmıştır.

Taraflar arasındaki ihtilafın halli ve eser sahipliğinin ve mali ve manevi hak sahipliğinin tespiti yönünden, dosyadaki veraset ilamı vasiyetname ve mirasçılar ile atanmış mirasçılar arasında yapılmış protokol ve ...'un mali hak sahipliğine yönelik olarak bilirkişi heyetince yapılan inceleme sonucunda sunulan 02.06.2017 tarihli bilirkişi raporunda;"...Dava konusu projenin FSEK m. 2/ bend 3 kapsamında ilim ve edebiyat eseri, mimari yapının ise FSEK. m. 4/ bend 3 kapsamında mimari eser olduğu,

davacılar murisi ...’in 11.01.1988 tarihli el yazılı vasiyetnamesi ile "Mesleki çalışma ve yapılarımın tümünü ...’ne terk ve vasiyet ediyorum” beyanı ile mesleki çalışma ve yapılarını ...’ne vasiyet ettiği; buna göre murisin FSEK. m. 63/2 kapsamında "mali hakları” ile FSEK. m. 19/1 kapsamında “manevi hakları kullanma yetkisinin ...’ne ait olacağı; bununla birlikte vasiyet alacaklısı olan Üniversite’nin bu konudaki alacak hakkını kullanıp kullanmadığının dosya kapsamından kesin olarak anlaşılamadığı, dava konusu projenin ... imzası ile Belediye’ye sunulduğu;

dosyada dava dilekçesi ekinde ... imzalı 01.11.2000 ve 07.10.2011 tarihli yazılarda projenin ...' e ait olduğunun ifade edildiği; işbu davada ise projenin ... ile ... ve ...’un ortak çalışması olduğu yönünde beyanda bulunulduğu; tüm bu kapsamda ...’in projenin, ... imzalı olarak sunulmasına muvafakat ettiği ve bu konuda ölümüne kadar sessiz kaldığı hususunun ise şüphesiz olduğu, dosyada mali ödence talebine dayanak teşkil edecek herhangi bir emsalin bulunmadığı; böyle bir proje bakımından bedel tayininde mimarın ünü, eserin kaçıncı dereceden tarihi eser olduğu,

m2'sinin etki edeceği, ancak asıl olanın tarafların bu husustaki anlaşması olduğu, bu kapsamda, Mimarlar Odası'ndan bu konuda görüş alınması daha objektif bir kriter oluşturabilir..." sonuç ve kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır.

Bir fikri ürünün, FSEK kapsamında fikir ve sanat eseri olarak kabul edilebilmesi ve bu yasa kapsamında korunabilmesi için, fikri ürünün; a- Sahibinin hususiyetini taşıması, b-Sahibinin hususiyetini yansıtacak düzeyde şekillenmiş olması, c- FSEK'te öngörülen eser türlerinden birinin içine girmesi, d- Fikri çabanın ürünü olması, e- Ayrıca güzel sanat eserleri bakımından bediî vasıf taşıması gerekir.

Dava konusu projenin FSEK. m, 2/ bend 3 kapsamında ilim ve edebiyat eseri, mimari yapının ise FSEK. m. 4/ bend 3 kapsamında mimari eser olduğu anlaşılmıştır.

Davacılar murisi ...’in, 11.01.1988 tarihli el yazılı vasiyetnamesi ile “Mesleki çalışma ve yapılarımın tümünü ...’ne terk ve vasiyet ediyorum” beyanı ile mesleki çalışma ve yapılarını ...’ne vasiyet ettiği anlaşılmıştır, Ölüme bağlı tasarruflar bakımından “favor testamenti” ilkesi geçerli olup, murisin son arzuları mümkün mertebe ayakta tutulmaya çalışılır. Yapılar üzerinde, prensip itibariyle, murisin mülkiyet hakkı bulunamayacağına göre, burada sözü edilenin telif hakları olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Buna göre murisin FSEK. m. 63/2 kapsamında "mali hakları" ile FSEK m. 19/1 kapsamında "manevi hakları" kullanma yetkisi ...’ne ait olduğunun kabulü gerekmektedir.

Diğer yandan dava konusu projenin ... imzası ile Belediye’ye sunulduğu anlaşılmıştır. Dosyada dava dilekçesi ekinde ... imzalı 01.11.2000 ve 07.10.2011 tarihli yazılarda projenin ...’e ait olduğu ifade edilmiştir. Davalı yan işbu davada ise projenin ... ile ... ve ...’un ortak çalışması olduğu yönünde beyanda bulunmuştur. Bu hali ile ... projenin, ... imzalı olarak sunulmasına muvafakat etmiş ve bu konuda ölümüne kadar sessiz kalmıştır.

... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/951 esas 1991/113 karar sayılı dosyası incelendiğinde davanın el yazılı vasiyetnamenin iptaline ilişkin olduğu, mahkemece verilen kabul kararının temyizi sonrasında kararın Yargıtayca bozulduğu, sonrasında muris mirasçılarının kendi aralarında miras taksim protokolü düzenlemek suretiyle davayı sulhen sonuçlandırdıkları, el yazılı vasiyetnamede murisin mirasçıları dışında“Mesleki çalışma ve yapılarımın tümünü ...’ne terk ve vasiyet ediyorum” beyanı ile mesleki çalışma ve yapılarını ...’ne vasiyet etmiş olmasına rağmen Üniversitenin davada taraf olmadığı, yine taraflar arasındaki protokolde bu kısma ilişkin herhangi bir taksimin öngörülmediği anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamı, sunulan deliller, bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacılar murisi ...’in, 11.01.1988 tarihli el yazılı vasiyetnamesi ile “Mesleki çalışma ve yapılarımın tümünü ...’ne terk ve vasiyet ediyorum” beyanı ile mesleki çalışma ve yapılarını ...’ne vasiyet ettiği, yapılar üzerinde, prensip itibariyle, murisin mülkiyet hakkı bulunamayacağına göre murisin FSEK. m. 63/2 kapsamında "mali hakları" ile FSEK m. 19/1 kapsamında "manevi hakları" kullanma yetkisinin ...’ne ait olduğu, ...'ne davanın ihbarına ilişkin 17.02.2018 tarihinde usulüne uygun tebligat yapıldığı, davaya ilişkin herhangi bir cevap verilmediği,

her ne kadar bahse konu vasiyetnamenin iptaline ilişkin dava açılmış ise de bu davanın esasen mirasçılar arsında görüldüğü, atanmış mirasçı pozisyonundaki Üniversitenin bahse konu davada taraf sıfatının bulunmadığı, sulh protokolü ile sonlandırılan dava dosyası incelendiğinde mirasçıların murise ait menkul ve gayrimenkullerin eşit bir şekilde taksimini kararlaştırdığı, ancak ihbar olunan üniversiteye bırakılan çalışmalara yönelik iddiada bulunulmadığı, davanın konusunun esasen murisin sağlığında yapmış olduğu çalışma ve eserlerine yönelik olduğu düşünüldüğünde davacıların mirasçı sıfatıyla hak talebinin mümkün olmadığı,

bu noktada eser sahipliğine tecavüze dayalı iddialar yönünden davacıların aktif husumetinin bulunmadığı, murisin sağlığında davaya konu işlemlere onay verdiği ve bu duruma sessiz kaldığı dikkate alındığında yapıların 3. Bir kişi adına tescil ya da kaydı noktasında muvafakatinin bulunduğu,

bu noktada davacıların mirasçı sıfatıyla murisin rıza gösterdiği işlemlere itiraz etmelerinin kabul edilemeyeceği gibi murisin iradesine de aykırılık teşkil edeceği, davaya konu eserin murisin adı da belirtilmek suretiyle koruma altında olduğu dikkate alındığında davalılar açısından herhangi bir eser sahipliğinden kaynaklı tecavüz oluşmadığı gibi murisin vefatından uzun süre sessiz kaldıktan sonra dava açılmasının da kötü niyet olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla davacıların sübut bulmayan Fsek kapsamında açmış olduğu davalar ile davaya konu eserin hali hazırdaki durumundan kaynaklı manevi tazminat taleplerinin reddine karar

vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,

1-Davacının eser sahipliğinin tespiti, maddi ve manevi tazminat davalarının REDDİNE,

2-Alınması gerekli 44,40 TL karar harcının peşin yatırılan (597,72+908,00+341,55) 1.847,27 TL'den mahsubu ile kalan 1.802,87 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,

3-Davacı tarafından yapılan yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Davalılar tarafından yapılan 100,00 TL yargılama gedirinin, davacılardan tahsili ile davalılara ödenmesine,

5-Davalılar yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden red olunan eser sahipliğine dayalı talepler yönünden, AAÜT'ne göre tespit olunan 3.931,00 TL'nin davacılardan tahsili ile davalılara ödenmesine,

6-Davalılar yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden red olunan maddi tazminat talepleri yönünden AAÜT'ne göre tespit olunan 3.931,00 TL'nin davacılardan tahsili ile davalılara ödenmesine,

7-Davalılar yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden red olunan manevi tazminat talepleri yönünden AAÜT'ne göre tespit olunan 3.931,00 TL'nin davacılardan tahsili ile davalılara ödenmesine,

8-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,

Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/07/2019

Katip ... ¸

Hakim ... ¸

Bu belge 5070 sayılı elektronik imza kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır

İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2016/96, K. 2019/321, 19 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2016/96
Karar No
2019/321
Tarih
19 Temmuz 2019

İlgili Kararlar

  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/100 K.2019/684
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/115 K.2019/1050
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/121 K.2019/692
  • İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2016/124 K.2019/209
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/127 K.2019/635
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/129 K.2019/591

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.