İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2017/313 K.2020/453

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Esas2017/313Karar2020/453Tarih9 Aralık 2020Okuma9 dk · 1.896 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 2.FİKRÎ Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
9 Aralık 2020
Esas no
2017/313
Karar no
2020/453
Dava
Marka (Maddi Tazminat İstemli
Dava tarihi
25/05/2016
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.896 kelime·9 dk okuma·1 bölüm

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekilinin, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketlerden ...’ nin atıştırmalık ... sektöründe dünyadaki en büyük satıcı unvanına sahip olduğunu, diğer davacı ...’ in dünyanın en büyük ... şirketi olduğunu, dünya genelinde 40'dan fazla ülkede faaliyet gösterdiğini, aralarında Türkiye’nin de olduğu onlarca ülkede ürünlerinin üretimini gerçekleştirdiğini, müvekkillerinin bir çoğu çerez alanında olmak üzere aralarında “..., ... ve ...” nin da bulunduğu altıyüze yakın markayı TPE de tescil ettirdiğini, ... markasının müvekkili adına tescilli olduğunu, buna ilişkin tescil belgelerini liste olarak sunduğunu,

ürün paketlerinin tescilli veya başvuru halinde olduğunu; ... markasının müvekkili adına tescilli ve ... numara ile ... şekil, ... numara ile ... markasının tanınmış olduğunu, buna ilişkin Tescil Belgelerini liste olarak sunduğunu, ürün paketlerinin korunduğunu, ... markasının müvekkili adına tescilli ve tanınmış olduğunu, paket görsellerinin de korunduğunu, davalının müvekkilinin paketlerini taklit ettiğini, ... ve ... paketlerinin yan yana geldiğinde ayniyete yakın benzer olduklarını, tüketicinin aynı firmanın ürünü sanacağını, markaların kavramsal ve fiili kullanımlarının ayniyete yakın benzer olduğunu,

tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, davalının müvekkilinin tanınmış markasını müvekkilinin tanındığı 29. Sınıfta kullandığını, marka tecavüzü olduğunu, müvekkilinin tanınmış ... markalı paket görsellerinin harf gölgelendirmeleri, yazım stilleri, konumlanmaları, “...” isimli hayvan maskotunun kullanımı, arka fonda kullanılan renkler dahil davalı tarafından kopyalanarak ... paket görsellerinin oluşturulduğu,

sözkonusu kullanımın müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil etiğini, müvekkillerinin ... numarayla tanınmış ... markasının davalı ... ürün paketlerinde kopyalandığını, baharatlı ürün için yeşil rengi kullanımının müvekkiline özgü olduğunu, davalının aynı tür kullanımının tüketici nezdinde müvekkili ürünüymüş gibi algı yarattığını, kapatılan ...

FSHM’nin ...E ... sayılı kararında "ambalajdaki benzer kullanımın hedef kitlesi algı düzeyi, en alt seviye tüketici olduğu dikkate alındığında karıştırılma ihtimalinin en üst düzey olduğuna" karar verildiğini, ... 4 FSHM’nin ...

E ... sayılı kararında “davacıya ait şişe kompozisyonunun kopyalanmasının marka hakkına tecavüz yarattığına” karar verildiğini, Yargıtay 11 .HD nin kararında da “ürünün sunuluşunda kullanılan ambalaj biçimi, renk ve düzenleme tarzının kopyalanmasının marka tecavüzünün açık bir örneği olarak,

ürün ambalaj kompozisyonundan doğan haklara tecavüz ettiğinin hükme bağlandığını, aynı doğrultuda başkaca kararlar sunarak;”ürün ambalajında da renk, dizayn, ebat yönünden iltibasa neden olacak benzerlik yaratıldığının kabul edildiğini, davalının ürünlerinin müvekkillerinin tescilli markalarının kapsadığı ürünler ile örtüştüğü, her iki grup ürünün atıştırmalık gıda sektörüne yönelik olduğunu, aynı marketler ve aynı raflarda satıldığını, birbiri ile aynı anda tüketilebilen ürünler olması sebebi ile bağlantılı olduklarını, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer oldukları, tüketiciler açısından zaman harcanarak,

çok düşünüp araştırılarak alınacak ürünlerden olmadığı, hitap ettiği tüketici kesiminin dikkat düzeyi ortalama tüketiciye göre daha düşük olan çocuklar, gençler ve ikincil olarak anneler ve babalar olduğundan davalı markasının davacı markası ile iltibas yarattığını, Yargıtay ll.HD’ nin 2012/16245E ve 2013/325 sayılı kararı onanarak kesinleşen ... FSHM’ nin ...E ve ... sayılı kararının emsal gösterildiğini, ayrıca ... 4 FSHM’ nin ...

E ve ... sayılı kararında yer alan bilirkişi raporundan bahsettiğini, davalı şirketin kötü niyetli olduğunu, davalının ürünlerin yanı sıra ürünlerin promosyon ve tanıtımı için yapılan reklamları da tüm unsur ve konseptleriyle kopyaladığını, müvekkilin tanınmışlığından faydalanma kastında olduğunu, videolar sunulduğunu, müvekkillerinin cips paketleri içersinde belirli miktar para yerine geçen “...” olarak sunulan promosyon kuponlarının bile taklit edildiğini, “sinemalarda şaşırmış yüz ifadeli seyirciler ve ellerinde ... ” konseptinin davalı reklamlarında birebir kopyalandığını, davalının bünyesinde eski alt firması olup tasfiye edilmiş ...

A.Ş ile müvekkillerinin geçmişte kopyaladığı ürünler sebebi ile ihtilaf yaşadıklarını, daha sonra dava dışı firmanın TPE nezdinde markalarını geri çektiğini/iptal ettirdiğini, davalının müvekkillerinin ürünlerini kopyalamayı alışanlık haline getirdiğini, davalının sadece müvekkile karşı kötnüniyetli olmadığını, müvekkilleri gibi 3. Kişilerin tanınmış ürünlerini de kopyaladığını, davalının dava dışı ... firmasının ... ibareli tanınmış çay markasını da taklit ettiğini,davalının sistematik olarak kopyalama anlayışına sahip olduğunu, davalının marka başvurularına yapılan itirazların TPE tarafından kabul edildiğini,

başvuru sahibi tarafından açılan davaların davalı aleyhine sonuçlandığını, kararların sunulduğunu, davalının basiretli bir tacir olarak davranmadığını, basiretli tacirin ulusal ve uluslararası gelişmeleri takip ederek iltibas oluşturan fiillerden kaçınması gerektiğini, davalının müvekkillerinin tanınmış markalarının ticari itibarından ve bilinirlik düzeyinden haksız kazanç sağlamak amacında olduğunu, müvekkillerinin markalarına zarar vermek, markalarını zayıflatmak istediğini, müvekkiline ait marka haklarının zarara uğraması ve haksız rekabet nedeniyle 1.000.-TL maddi tazminat, 250.000.-TL itibar tazminat,

50.000.TL manevi tazminat talebi olduğunu, davalının sistematik ve çok yoğun kötü niyeti nedeniyle İhtiyati tedbir talep edildiği, davalının müvekkillerinin tescilli ve tanınmış ..., ... ve ... markaları ürünlerinin taklit edilmek suretiyle satışıyla markaya tecavüz yanında haksız rekabet teşkil ettiğini, Yargıtay kararları ve doktrin uyarınca;

ürün paketleri üzerindeki logo/markayı oluşturan harf karakterlerinin yazım şekli, paketlerin arka plan renklerinin, paket üzerinde kullanılan sembol ve resimlerin benzerliği halinde haksız rekabet oluştuğunu, TTK md 55 uyarınca “dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar” başlığı altında kendi ürünleri başkasına ait ürünleri karıştırılmaya müsait hale getirdiğini, davalıya ait ... sayılı “...” markasının müvekkillerinin “...” markaları ile tanınmış “...” markalarının ikisine birden yoğun iltibas yarattığını, hükümsüz kılınmasını,

davacının “...” markası gibi davalı markasının da aynen ... kelimesi ile başladığını, müvekkilinin tanınmış ... un son eki “...” ile davalı markasının bittiğini, ...’ un kıvrık yazım stilinin kopyalanmak suretiyle oluşturulduğunu, bu sebeple davalı firmaya ait ... markasının açıkça müvekkillerinin ürünü izlenimi yarattığını, işitsel ve anlamsal açıdan da karıştırılacağım, davalının markasının davacının markasının korunduğu 29. Sınıftaki ürünler ile aynı olduğunu, tescilli marka hakkı olmasına rağmen somut olayda kötüniyet bulunması halinde marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin tespitine karar verildiğini,

YHGK’ nun 2013/11-209K 2013/399 kararının bu görüşü desteklediğini, davalı şirketin ... tescilinin kötü niyetli tescil adledilmesi gerektiği, KHK md. 35 temelinde hükümsüz kılınması gerektiğini, davalının tescilinin TTK da düzenlenen basiretli tacir davranma yükümlülüğünü ihlal ettiği gibi MK md 2'de düzenlenen dürüstlük kuralına da aykırı olduğunu, davalının aynı sektörde yer aldığı davacı markalarını ve tanınmışlığını bildiğini, müvekkillerinin markalarını kombine ederek ... markasını seçme ve kullanmada zorunluluğu olamadığını,

sonsuz seçenekler arasından müvekkillerinin markasının aynı yazı karakteri ile tescil ettirmeyi seçmiş olmasının iyi niyetli olmadığını, bu nedenlerle müvekkili firmaların tescilli markalarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden fillerin tespiti, durdurulması ve men’i, 10.000.TL tutarında maddi tazminat, 50.000.TL tutarında manevi tazminat, 250.000.-TL tutarında itibar tazminatı, davalının ... sayılı “...” ibareli marka tescilinin hükümsüzlüğü ve sicilden terkini, tedbir talebinin öncelikle değerlendirilerek devrin engellenmesi için TPE ye müzekkere yazılması,

davalının müvekkillerinin marka ve telif haklarına tecavüz eden ve haksız rekabet oluşturan kullanımının, iltibas yarattığı, dava konusu ürünlerin tanıtım, üretim, satış, dağıtım ve her türlü tanıtım vasıtasıyla kullanılmasının durdurulmasına yönelik İhtiyati Tedbir kararı verilmesi, ürünler ile tanıtma vasıtalarına; etiket, broşür, katalog, fiyat listelerine el konulması, yediemine teslimi, karar özetinin % sayfa büyüklüğünde gazetede ilanına hükmedilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin adresinin ... olması sebebiyle yetkili mahkemenin ...

FSHM olduğu gerekçesiyle yetki itirazı olduğunu, davacının delillerinin kendilerine tebliğ edilmediğine ilişkin usule ilişkin itirazları olduğunu, davalının 1985 yılında aile şirketi olarak kurulan ...’ ın ilk yatırımını çay sektöründe gerçekleştirdiğini, ilerleyen yıllarda şeker ve konserve faaliyetlerinin devam ettiğini, ...’ m 2013 yılında ... hisselerini satın alarak bünyesine cips kategorisini de kattığını, fabrikalar kurduğunu, ..., ... ve ... markalarını da bünyesine kattığını, müvekkili şirketin kullandığı markaların davacı şirketin tescilinden kullanılan markalar olması sebebi ile 556 sayılı KHK’ ya aykırılık bulunmadığını,

müvekkilinin iyi niyetle markalan davacı tescilinden önce kullandığını, renk tescilinin yapılmasının mümkün olmadığını, Yargıtay’ m bu görüş benimsediğini, ... ve ... markalarına ilişkin reklam ve pazarlama faaliyetlerinin ... veya ... den alındığını, müzekkere yazılmasını, müvekkilinin 2006 yılında piyasaya sürdüğü ürünlerin davacı şirket tarafından 2007 yılında bir yıl sonra piyasaya sürüldüğünü, 2014 yılında kullanılan ambalajların davacı şirket tarafından 2015 yılında tescil edildiğini, 2012 yılından önce ... ve ... ve diğer ürünlerin müvekkili tarafından piyasaya sürülen ürünler olduğunu,

... ve ... markalarının bilinilirliğinin ve ayırt ediciliğinin yüksek olduğunu, ambalajların karıştırıldığı iddialarının yerinde olmadığını, ambalaj üzerindeki resimlerin ambalaj içindeki ürünlerin resmi olduğunu, ürünün içeriğini gösterir ayırt edici özelliği olmayan şekillerin ve ibarelerin Doktrin görüşleri ve Yargıtay içtihatlarına göre tekel altına alınmasının mümkün olmadığını, YHGK’ nun 26.03.2008 tarih, 2008/11-269E ve 2008/279 sayılı kararını emsal göstererek,

tüketici nezdinde ürünlerin karıştırıldığına dair şikayet olmadığını, lezzeti tüketicinin ayırt ettiğini, renklerin kişi ve şirketlere tekel hakkı vermediğini, ambalaj içindeki ürünün kase içinde gösterilerek görselleştirildiğini, piyasada her branşta kullanılabileceğini, yazı karakterlerinin çok farklı olduğunu, reyonlarda satılan ürünlerin karışıklığa sebep olmayacağını, ... markasının uzun yıllardır piyasada yer aldığını ve tescilli olduğunu, ... markasının 1991 yılında uzay ... olarak tescil edilmiş olsa da ambalajın tescil tarihinin 2015 olduğunu,

bu markanın ilk tescil hali olan 2011 yılındaki tescilleri piyasaya sürene kadar sözkonusu marka ile ürünü piyasaya sürmediğini, ... markasınınsa 2002 yılından bu yana kullanıldığını, ... ve ... ambalajlarının ilk kullanım tarihinin 2011 yılı öncesi olduğunu, davacının 2016 yılında dava açmasının kötüniyetini ve piyasada tekelleşme istediğini gösterdiğini, piyasada çok iyi bir konumda olmaları sebebi ile davacının kendileri ile rekabet edemediğini, müvekkilini yıldırma amaçlı davalar açtığını, ... çay konusunun müvekkili şirket ile ilişkilendirilemeyeceğini,

müvekkili şirketin ambalajların piyasaya sürüldüğü tarihte ... ve ... ile bir bağlantısı olmadığını, -Müvekkili şirketin kardeş şirketi olan ... ile ... arasındaki ihtilafın huzurdaki davanın konusu olmadığı, bu konuda sunulan delillerin dikkate alınmaması gerektiği, davacının sunduğu kararların Yargıtay ve Mahkeme aşamasında müvekkili lehine sonuçlandığını, davacı şirketin reklam kampanyasına ilişkin iddialarının pazarlanan ürünlerin özdeş olması sebebi ile pazarlama tekniklerinin benzer olmasının rekabet piyasasında doğal olduğunu, davacı şirketin kötüniyet iddiasını kanıtlaması gerektiğini,

müvekkilinin ciddi bir pazar payına ulaşmasının ... markasının güvenilirliğinden kaynaklandığını, ülkemizde ... markasının büyük bir piyasaya hükmettiğini, davacının müvekkilli şirketin ambalajları üzerindeki tescilli ve tescilsiz tüm şekli unsurların ve ambalaj kompozisyonunun hak sahibinin kendilerinin olduğunu, bunun mümkün olmadığını, piyasada yer alan tasarımların müvekkiline devir ile geçtiğini ve davacıdan önce kullanılan ürünler olduğunu, sonra bunları tescil ettirdiklerini, 556 sayılı KHK md 5 uyarınca mal veya ambalajın marka sahibine inhisari bir hak sağlamadığını,

markası içinde yer alan ürünlerin resim üzerinden hak sahibi olduğunun ileri sürülmesinin yasa gereği mümkün olmadığını, malların ambalaj ve biçimlerinin marka olarak tescil edilebileceğini, markanın mal ve ambalajla birlikte tescil edilmesi halinde bu tescilin sadece marka üzerinde inhisari bir hak vereceğini, mal veya ambalaj üzerinde inhisari bir hak vermeyeceğini, tek başına tescil edilen mal ve ambalajın marka korumasından yararlanabileceğini, hak sahibinin bir mal yada logo gibi başka bir işaretle birlikte marka olarak tescil edilmesi halinde marka korumasının isim, harf ve logoya münhasır olduğunu,

tasarımın marka korumasından yararlanmadığını, davacı şirketin ambalajları markalan ile birlikte tescil ettirdiği için ambalaj tasarımlarının davacıya inhisari bir hak sağlamadığını, -CD nin delil vasfı olmadığını, davacının marka ve ambalajları ile davalının devir aldığı marka ve ambalajlar arasında kombinasyon bütünlüğü ve gerekse tasarım olarak benzerlik bulunmadığını, markaların karıştırılmasının mümkün olmadığını, ihtiyati tedbir talebinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili aleyhine açılan haksız ve hukuka aykırı davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.

Davacılar vekilinin 27.11.2020 tarihli dilekçesi ile müvekkillerinin talimatı doğrultusunda davadan koşulsuz olarak feragat ettiklerini, herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.

Davacılar vekilinin sunduğu vekaletnamesinin incelenmesinde davadan feragate yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.

HMK.nun 307 ve devamı maddelerinde davadan feragat ve şekli açıkça belirtilmiştir. HMK 307. maddesi düzenlemesine göre feragat davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.

Feragat beyanı dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır, hüküm ifade etmesi için karşı tarafın veya mahkemenin muvafakatine bağlı değildir (HMK 309. madde). Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir (HMK 310. Madde).

Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde davanın vaki feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,

1-Davanın vaki feragat nedeniyle REDDİNE,

2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 54,40 TL karar harcının, peşin yatırılan 22.200,75 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 22.146,35 TL'nın karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'sine göre tespit olunan 4.910,00 TL'nin davacılardan alınarak davalıya ödenmesine,

5-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, tarafların yokluğunda (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/12/2020

Katip ...

Hakim ...

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.

İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2017/313, K. 2020/453, 9 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2017/313
Karar No
2020/453
Tarih
9 Aralık 2020

İlgili Kararlar

  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/319 K.2020/809
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/319 K.2020/610
  • İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2017/319 K.2020/268
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/330 K.2020/799
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/330 K.2020/1105
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/335 K.2020/855

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.