KÜNYE
T.C. İstanbul 2.FİKRÎ Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2020
- Esas no
- 2020/12
- Karar no
- 2020/35
- Dava
- FSEK-Hak Sahipliğinin ve Tecavüzün Tespiti, Tazminat
- Dava tarihi
- 09/01/2020
Karar Metni
744 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan FSEK-Hak Sahipliğinin ve Tecavüzün Tespiti, Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin ... ve ... adlı şarkılarının beste kullanımına ait haklarını satın aldığını ve tüm prodüksiyon masraflarını karşılayarak bu iki şarkıya klip çektiğini, müvekkilinin söz konusu kliplerin hem yapımcısı hem de icracı sanatçısı olduğunu, söz konusu kliplerin davalı tarafından çeşitli platformlarda yayınlandığını, müvekkilinin yayından kaynaklı maddi ve manevi haklarının ihlal edildiğini ve yayından kaynaklı gelirlerin kendisine ödenmediğini, gelirlerin ödenmesi için çekilen ihtar üzerine klibin haksız olarak yayından kaldırıldığını,
davalı şirketin müvekkilinin hak talebinin önüne geçmek için sahte belge üretmekten çekinmediğini, noter kanalıyla gönderdikleri cevabi ihtarda 31/07/2017 tarihli "Yorumcu Muvafakatnamesi" başlıklı belgeyi eklediklerini, belgenin altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, davalının müvekkiline ait her iki klibi kendi adı ile çeşitli platformlarda yayınladığını ancak yayınlardan elde edilen geliri müvekkiline ödemediğini iddia ederek,
"..." ve "..." adlı şarkıların dijital platformda yayınlanan kliplerinin tüm haklarının müvekkiline ait olduğunun tesiptine, şarkıların dijital platformlardaki kliplerinin tüm haklarının müvekkiline ait olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla tespit edilen bedelin şimdilik 10.000 TL'sinin üç katının gelirin davalı tarafından tahsilinden itibaren başlayan faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
18/12/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 7155 sayılı Kanun "MADDE 20-13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
“3.Dava şartı olarak arabuluculuk
MADDE 5/A- (1)Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
(2)Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.”
MADDE 21- 6102 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 12- (1)Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz.”
MADDE 26- (1)Bu Kanunun; a) 10, 20 ve 21 inci maddeleri 1/1/2019 tarihinde...yürürlüğe girer" şeklinde düzenlenmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 4. Maddesine göre "(1)Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1.md.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;.... d)Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1.md.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." hükümlerine amirdir.
Tüm dosya kapsamı yukarıda izahı yapılan mevzuat kapsamında değerlendirildiğinde 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile eklenen 6102 sayılı Kanun'un 5/A maddesi uyarınca "bu Kanunun (TTK) 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı" olarak düzenlendiği, söz konusu düzenlemenin dava şartı olması nedeniyle uygulamasının zorunlu olduğu,
aynı yasanın 23. maddesi ile 6325 sayılı kanuna eklenen 18/A maddesi uyarınca dava şartı olan arabuluculukta davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin tutanağın aslını ya da arabulucu tarafından onaylanmış örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olup, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddine karar verileceği ihtarını içeren davetiye gönderileceğinin düzenlendiği, söz konusu kanunun 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe girdiği, davanın ise 09/01/2020 tarihinde açıldığı,
ve arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı, aynı yasanın 18/A-2 fıkrası son cümlesi uyarınca, arabulucuya başvurulmadan dava açılmadığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceğinin düzenlendiği görülmekle, davacı tarafından açılan davanın zorunlu arabuluculuk kapsamında kaldığı anlaşılmakla davanın tensiben usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2020/12, K. 2020/35, 17 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama