İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2020/438 K.2024/192

Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Esas2020/438Karar2024/192Tarih9 Temmuz 2024Okuma14 dk · 2.758 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 2.FİKRÎ Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
9 Temmuz 2024
Esas no
2020/438
Karar no
2024/192
Dava
Menfi Tespit
Dava tarihi
14/12/2015
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.758 kelime·14 dk okuma·1 bölüm

Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Dava dilekçesi : Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: Davalının televizyon ve sinema dallarında çalışan bir kişi olduğunu, müvekkiline başvurarak ... isimli bir projesi ve markası için ... ile anlaştığını, Türkiye'nin çeşitli il ve ilçelerinde çekim yapılarak bu çekimlerin her hafta ....'de yayınlanacağını ve çekim yapılan il ve ilçedeki belediyelerden reklam parası alınacağını,

bu faaliyetin 1.000.000 Amerikan Doları civarında gelir sağlayacağını ve müvekkili şirketin %99 hissedarı ve imza yetkisi olan ancak psikolojik rahatsızlığı olup tedavi görmekte bulanan ve hiçbir tecrübesi olmayan ...'ın teklifi çok cazip bularak yapılan görüşmeler sonucunda 150.000,00 TL nakit, 450.000 TL çek olmak üzere toplam 600.000 TL bedelle alınan eserin markası ile her türlü fikri ve sınayi hakların devri konusunda anlaşıldığını, ancak nakdi ödemenin yapılmasından ve çeklerin tesliminden sonra davalının müvekkiline sattığı markasının davalı adına tescilli olmadığını ve TTK M.48 gereğince tescilinin de mümkün olmadığını,

bu maddeye göre; ... kelimelerinin bulunduğu markaların tescil edilebilmesi için ancak Bakanlar Kurulu Kararının bulunması gerektiğini, davalının böyle bir izninin bulunmadığı gibi müracaatının da bulunmadığını, bu durumda davalının 600.000 TL karşılığında müvekkiline sattığı markanın tescilinin ve müvekkiline intikalinin mümkün olmadığını, devir senedinin yapılması için kendisine başvurulan ilk noterin böyle bir senedi düzenlemekten imtina etiğini ancak davalının ...

37.Noterliğini bu senedi yapmak hususunda ikna ettiğini, davalının bu satışı yapabilmek için başka firmalarla da görüştüğünü, davalının hileli eylem sebebi ile gabin ve hata, hilelerin şartlarının gerçekleştiğini belirterek devir sözleşmesinin iptaline, müvekkilinin davalıya 450.000 TL borçlu olmadığının tespitine, davalıya verilmiş olan çeklerin ödenmesinin dava sonuna kadar durdurulmasına, ödenmiş olan 150.000 TL'nin istirdadı haklarının saklı tutularak yargılama ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

Cevap dilekçesi:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin taraflar arasında akdedilen devir sözleşmesinden doğan yükümlülüklerin eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, sözleşme tarafı olan davacının bir tüzel kişi olduğunu, davacı şirketin sözleşme yapmaya ehil olmadığı hususunda dava dilekçesinde bir beyan yer almadığını, şirket ortaklarının kişisel durumlarının huzurdaki dava ile ilgisi olmadığını, davacının TTK. 20.mad. hükümlerine uygun hareket etme ve basiretli bir işadamı gibi davranma yükümlüğü altında bulunduğunu savunarak davanın reddi ile davacı yanın %40'dan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

Dosya safahatı: Eldeki davanın ... 3.ATM'nin ... Esas sayılı dosyasında açıldığı, ... tarih ve ... sayılı HSYK kararı ile dosyanın ... 21.ATM ...Esas sayılı dosyasına gönderilerek bu dosya üzerinden yargılamaya devam edildiği, daha sonra dosyanın ... 16. ATM'nin ...Esas sayılı dosyasına aktarıldığı anlaşılmıştır.

...16. ATM'nin ...Esas sayılı dosyasında verilen karar; bu dosya üzerinde yapılan yargılama sonucunda görevsizlik kararı verildiği ve dosyanın görevsizlik kararı üzerine ... 4.FSHHM'nin ... Esas sayılı sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunduğu anlaşılmıştır.

... 4.FSHHM'nin ...Esas sayılı dosyasında verilen karar; bu dosya üzerinde yapılan yargılama sonucunda "Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde.

Davacı ile davalı arasındaki dava konusu sözleşme, ... aşamadan oluşan kapsamlı bir proje olduğu web sitesi, yarışma programı, Türkiye'nin bölge, il, ilçe, köy köy gezilmesi, söyleşi yapılması , kültürel özelliklerinin araştırılması, kamera ile çekimler yapılması, kurgulanması, görüntülerinin web sitesine yüklenmesi yarışma formatının hazırlanması, program haline getirilmesi, il ve ilçe girişlerine LED ekranlarının asılması ve bu ekranlardaki görüntülerin yönetilmesi gibi çok katmanlı, geniş bir ekip oluşturulması ve maliyetli olduğu, fikrin özgün işlenebilir olduğu,

değerinin pazarlamayla artacağı ve bu itibarla anılan projenin sözleşme tarihi itibarıyla ticari olarak uygulanabilir olduğu, uzman bilirkişilerce tespit edilmiş, mahkememizde sözleşmenin, tarih ve teknik olarak uygulanabilir olduğu, yapımcının gerekli ekibi ve çalışmayı, pazarlamayı yapmasıyla projenin hayata geçirilebilireceği kanaatine varmıştır. Dava konusu,projenin bu özellikleri itibariyla FSEK 2 kapsamında "eser" niteliğindedir.

Nitekim bu projeye ilişkin 3 bölümlük programın çekilmeside bunun kanıtıdır. Dava konusu projenin marka tescilinin olmamasıda projenin hayata geçirilmesini ve projenin niteliğini etkilemeyecektir. Bu itibarla davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur." denilerek davanın reddine karar verilmiştir.

İstinaf İlamı: ... 4.FSHHM'nin ...Esas sayılı dosyasında verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesi'nin 2017/6118 Esas 2020/1871 karar sayılı ilamı ile " HMK 297.

Maddesinde hükümde bulunması gereken unsurlar sayılmış, 297/1-c bendinde; " Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri" kapsayacağı düzenlenmiştir.

Davacı tarafça dosyaya davacı şirket yetkilisinin, dava tarihinden önceye ilişkin "...." tanısını içeren sağlık rapor örnekleri sunulmuş ve görevsizlik kararı veren ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas- ... Karar sayılı dosyasında, davacı tanıkları dinlenmiştir.

Mahkemenin gerekçeli kararında sunulan deliller kapsamında davacının irade bozukluğu iddiası, davacı şirket yetkilisinde psikolojik bozukluk bulunup bulunmadığı, varsa sözleşme yapılırken iradesine etki edip etmeyeceği, değerlendirilmemiştir. Davacı tarafça gabin iddiası da ileri sürülmekle.

TBK 28. Madde gereğince edimler arasında nispetsizlik olup olmadığı, varsa bunun davacının düşüncesizliği ve tecrübesizliğinin istismarı suretiyle gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilmemiştir. Dosyada alınan 18/11/2016 tarihli bilirkişi heyet raporuna dayanarak, davaya konu Proje (Eser) Devir Sözleşmesi ile devredilen projenin eser vasfında olduğu gerekçeli kararda açıklanmışsa da, raporda usulüne uygun inceleme yapılmamıştır.

Devredilen projenin eserin objektif unsuru olan, hangi eser türünde olduğu raporda açıklanmamış,...'de yayınlandığı beyan edilen ancak dosyaya sunulmadığından incelenmediği anlaşılan ve davacı tarafa sözleşme kapsamında devredilip devredilmediği belirlenemeyen programdan hareketle rapor düzenlenmiştir.

Dosyaya sunulan davacı ve dava dışı ... ile yapılan 03/11/2008 tarihli; yayınlanan her bir bölüm için davacı tarafça 8.000 TL+KDV ile sponsor ve reklam gelirlerinden %40 oranında pay verileceğine ilişkin sözleşme hükümleri incelenmemiştir. Devir Sözleşmesi kapsamında interaktif yayın yapılacağı beyan edilen www.kesfiturkiye.com alan adlı internet sitesinin kimin adına tescilli olduğu, davacı tarafça bu internet sitesinde yayın yapıp yapılamayacağı değerlendirilmemiştir.

Taraflar arasında yapılan marka devir sözleşmeleri yönünden davacı iddiaları incelenmemiştir.

Mahkemece; davaya konu Proje (Eser) Devir Sözleşmesi ile davacıya devredilen Projenin kapsamı gerekirse taraflardan izahat istenerek belirlendikten sonra, devri yapılan projenin eser vasfında olup olmadığı, hangi hakların devredildiği, devredilen hakların devir tarihindeki değerleri ve devir yapıldığı tarih itibarıyla tarafların edimleri arasında nispet bulunup bulunmadığı, denetlenebilir şekilde ortaya konularak karar verilmesi gerekirken, gerekçeli kararda tarafların iddiaları ve savunmalarına, delillerine yer verilmemesi,

eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararında açıklandığı şekilde eksiklikler giderildikten sonra hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir." denilerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verildiği ve dosyanın mahkememizin yukarıdaki esas numarasına kaydedilerek yargılamasına devam edildiği anlaşılmıştır.

Deliller: Tanıklar: Davalı tanıklarının duruşma sırasında dinlendiği anlaşılmıştır. Bilirkişi Raporu: .. 16.ATM'nin ... esas sayılı dosyasında İddia ve savunma doğrultusunda MÜHF Öğretim Üyesi ... ve Mali Müşavir- Hukukçu bilirkişi ...'den alınan 20.03.2011 tarihli raporlarında özetle;

"Dosya kapsamında yer alan 06.10.2010 tarihli... yazısında; ... adıyla 03.11.2008 tarihinde 13 haftalık Televizyon Programı Yapım ve Sunuculuk Sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşmenin 07.01.2009 tarihinde karşılıklı protokolle sona erdirildiği, yapımcı tarafından üretilen programın 21.12.2008 tarihinde ... adı ile 28.12.2008 ve 04.01.2009 tarihinde '...' adı ile yayınlandığını, yayın bantlarının muhafaza süresi dolduğundan yayın kaydının bulunmadığı ifade edilmek ve yazı ekinde 03.11.2008 tarihli sözleşme sunulmaktadır.

03.11.2008 tarihli sözleşme hükümlerine göre hazırlanan bandlaların yayınlanması karşılığında herşey dahil ve her program için 8.000 TL + KDV olmak üzere 13 hafta için takdir edilen toplam ücret 122.720 Tl + KDV olduğu dikkate alındığından, bu değerlerin ...'nin teknik bilirkişinin belirlediği değeri desteklediği" yönünde mütalaada bulunduğu görülmüştür.

Mahkemece bilirkişi heyetinde görevlendirilen diğer bilirkişi ... Başkanı ... bila tarihli ayrık raporunda raporunda özetle; "Davaya konu ...projesinin '...' niteliğinde olduğu ve değerinin satış bedeli olan 600.000 TL'den az olmayacağı" yönünde mütalaada bulunduğu görülmüştür.

..., Bilgisayar Yüksek Mühendisi ...., Hukukçu Bilirkişi ... marifetiyle inceleme icra edilerek konuya ilişkin 21.02.2013 tarihli raporlarında özetle "Davacının toplam 450.000 Tl'lik çek ile ödeme yapmış olduğu, nakit olarak 150.000 TL'lik ödeme yapmış olduğu,

... markasının tescili ile ilgili olarak davacı ve davalı tarafların tescil işlemlerini tamamlamadıkları, davacı ve dav alı tarafların proje sözleşmesinde bahsedilen hususlara ilişkin herhangi bir girişimde bulunmadıkları,

Web sitesini oluşturan hiçbir unsura rastlanmadığı, Web sitesinin davacı teslim edildiğine dair herhangi bir belgeye rastlanmadığından ... web sitesinin davacıya teslim edilmediği,

... Web sitesini oluşturacak unsurlar ile ilgili dava dosyası içerisinde herhangi bir belgeye rastlanmamasından dolayı web sitesinin üretim maliyeti hakkında bir değer verilemediği,

... Projesinin fikri ve sınai haklarının değerlerinin belirlenmesi hususunda uzmanlık alanlarınına girmediğinden herhangi bir değerlendirme yapılamayacağı,

Sözleşmede yer alan edimeler yerine getirilmediği takdirde, diğer taraf için sözleşmeden dönerek verilen paranın iadesini talep hakkı doğacağı" yönünde mütalaada bulundukları görülmüştür.

Mahkemece görevlendirilen bilirkişi ... Başkanı ... ise evvelli raporunda belirttiği gibi "Davaya konu ... projesinin 'ESER' niteliğinde olduğu ve değerinin satış bedeli olan 600.000 TL'den az olmayacağı" yönünde mütalaada bulunduğu görülmüştür.

Bu heyetten alınan ek raporda "Teknik yönden davalı tarafın kök bilirkişi raporunda yönelttiği itirazların yerine olmadığı değerlendirilmekle kök bilirkişi raporlarında oluşan kanaatlerinin devam ettiği, marka tescil işleminin yapılması yükümlüğünün Eser Devri Sözleşmesine göre yoruma tabi olduğu" yönünde mütalaada bulundukları görülmüştür.

... 4.FSHHM'nin ... Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporları: ..., sinema, televizyon, iletişim alanında uzman 7147 sırada kayıtlı ...ve her iki teknik bilirkişiye yardımcı olması bakımından ...' a tevdi edilmiş, bilirkişilerin 18/11/2016 tarihli raporunda sonuç olarak: "Dosyaya mübrez belgeler ile yapılan inceleme, literatür taraması ve örneklerle, Sayın Mahkeme'nin bilirkişi heyetine sorduğu sorulardan.

"Sözleşmeye konu proje sözleşme tarihi itibariyle ticari olarak uygulanabilir niteliktedir. Ancak, yapımcının gerekli niteliklere sahip ekibi oluşturması, ulaşım, konaklama ve teknik ekipman için gerekli yatırımları yapması, projede öngörülen belediyeler ve olası sponsor kuruluşların harekele geçirilebilmesi için güçlü bir pazarlamaya ihtiyaç duyulmaktadır.

Aynı dönemde, yabancı formatlı sadece stüdyoda kutu açmaya dayalı bir programın ticari başarısı da pazarlama ve işlenme biçiminin değer artışını sağlayabileceğinin bir örneğidir. ... Projesi, FSFK 2. Maddesi gereğince eser niteliğinde olup, hem yazılı şekle gelerek hem de arkasından 3 bölümlük televizyon programı çekilerek somutlaşmıştır.Projenin ticari değeri, pazarlama başarısı ile paralellik taşımaktadır.

En basit fikirler dahi, pazarlama slratejisi ile yüksek bedellere satılabilmektedir. Var mısın, Yok musun televizyon programı örneğinde olduğu gibi 80 ülkeye sadece kutu açma fikri satılabilmekte ve üriin haline getirilmesi ile geniş kitlelerin en çok izlediği program olabilmektedir. Dosyaya mübrez belgeler arasında ne marka devir sözleşmesinin yapıldığı tarih ne de dava tarihi itibariyle marka değerinin belirlenmesi için gerekli belgeler bulunmamaktadır.

Diğer marka değerlendirme yöntemlerinin uygulanması da dosyaya mübrez belgeler eşliğinde imkansızdır.Ancak davaya konu projenin marka tescili olmamasına rağmen biçilen değerinde pazarlanabilmesi başarısına sahip olduğu, ayrıca proje devrinden önce yayınlanmak üzere ... ile 13 bölümlük yayın sözleşmesi yapılması da ticari başarısının kanıtı olarak değerlendirilebileceği sonııç ve kanısına varıldığı" anlaşılmıştır.

İstinaf ilamından sonra alınan bilirkişi raporları: Mahkememizce dosya ...,..., ...,...,...' na tevdi edilmiş bilirkişiler 10/03/2023 tarihli raporlarında özetle: "dava konusu ... programının özgün bir program olduğu ve somutlaşarak vücuda geldiği kabul edildiğinden, FSEK kapsamında TV program formatı olarak “sinema eserleri” başlığı altında korunmaya elverişli olduğu; dava konusu ... projesinin ve bu proje kapsamında davacıya devredilen TV programının eser olarak kabulü mümkün görülmediği takdirde, yukarıdaki açıklamalarımız çerçevesine “iş ürünü” olarak kabulünün mümkün görülebileceği ve maddi açıdan değeri haiz olabileceği;

davacının imza yetkilisi olan ...’ın sözleşme tarihlerinde fiil ehliyetini kısmen veya tamamen yitirdiği sonucuna ulaşılması mümkün görülmediği; yanılma ve saik hatası bakımından aranan şartların somut olaydaki sözleşmeler yönünden gerçekleşmediği;Dava konusu projenin 450.000 TL’ye, dava konusu markanın ise 150.000 TL’ye davacı şirkete satıldığının görüldüğü; yapılan incelemelerde, dava konusu projenin kapsamında yer alan tv programı, internet sitesi, marka hakkı vs. ile birlikte devredilmiş olması ve projenin eser yahut iş ürünü özelliği taşıması, bu sebeple pazarlanabilir mahiyet taşıması, ekonomik değerinin olması,

hususları birlikte gözetildiğinde söz konusu projenin hiçbir değerinin olmadığı iddiasının doğru kabul edilemeyeceği bu bağlamda, davacı şirketin yanılma ve aldatmaya dayalı iddialarının yerinde olmadığı; somut olayda dava konusu tv programı ve marka devir sözleşmelerinin bedelinin objektif olarak emsallerinden açıkça fahiş bir fiyata satıldığı kabul edilse dahi, gabinin sömüren ve sömürülen açısından aranan sübjektif şartları olan müzayaka halinde

kalınmasının sömüren tarafından bilinmesi ve kasten bu durumun sömürülmesi olguları

somut olayda gerçekleşmediği ve sözleşmenin iptalinin ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, davacının yapmış olduğu yatırımdan kazanç elde etme ihtimalinin bulunduğu, “...” markasının devrine konu sözleşmelerin yapıldığı tarihler olan 25.11.2008 ve 02.12.2008 tarihleri açısından konuya yaklaşıldığında, bu sözleşmelerin yukarıdaki yönetmelik hükümlerine tabi olduğu ve devir işleminin davacı tarafından da yapılabileceğinin öngörüldüğü anlaşılmaktadır.

Dolayısıyla tescilsiz “...” markasının/marka başvurusunun devrinin mümkün olduğu; sicile kayıt işlemlerinin veya başvurunun sicile kaydının tamamlanmasına yönelik işlemlerin davacı tarafından da yapılabileceği düşünülmektedir.

Aynı Yönetmelik m.16 düzenlemesi sicile kaydın kurucu nitelikte olmadığını ve bildirici mahiyet taşıdığını gösterdiğinden, mülga yönetmelik m.16/3 uyarınca yapılan yazılı devir sözleşmesi ile tescil başvurusu yapılmış “...” markasının davacıya devrinin mümkün olduğu,

davalı ile davacı arasında yapılan devir sözleşmesi geçerli bir tescilsiz marka hakkının/tescil başvurusunun devrine yönelik olduğundan, sözleşmelerin geçerliliğine yönelik olarak 5. Ana başlık altında yaptığımız gabin, irade sakatlığı, ehliyet hususlarındaki açıklamalarımız da dikkate alındığında, ... tarihli ön protokolün ve ... tarihli ... sayılı marka devir sözleşmesinin geçerli olduğu, kanaati bildirimiştir.

Bu bilirkişilerden alınan ek raporda; TV programının maddi değerlemesi açısından;... adlı TV programının sadece 1 bölüm ekranda yayınlandığı, maliyetlerden ve kazanç sağlanamadığından dolayı devamlılığının olamadığı hususunun güçlü olduğu, Program üretimi için katlanılan prodüksiyon ve işçilik maliyetleri düşüldükten sonra, 13 bölümlük bir sezon boyunca, tahmini olarak bölüm başına 2.200 TL olmak üzere ancak 28.600 TL gelir elde edilebileceği, Kök raporda belirtilen şekilde başarılı bir sponsorluk ve reklam satışı yapılamadığı takdirde ise zarar oluşturacağı, Bir TV programı yapabilmenin ayrı dinamikleri ve çekim maliyetleri olduğundan dolayı, program adının ... olarak belirlenmiş olmasının veya program formatının tek başına kazanç sağlayacak bir unsur olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Gabin açıklamalarına olan itirazlar açısından.

Gabinin sömüren ve sömürülen açısından aranan sübjektif şartları olan müzayaka halinde kalınmasının sömüren tarafından bilinmesi ve kasten bu durumun sömürülmesi olguları somut olayda gerçekleşmediğinden, -takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere- gabin hükümlerine dayalı olarak taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin iptalinin ileri sürülmesinin mümkün olmadığı yönündeki kök rapordaki kanaatimiz ek rapor bakımından da geçerlidir.

Davacının fiil ehliyeti yönünden yapılan açıklamalara olan itirazlar açısından. Davacı tacirin sözleşmelerin yapıldığı tarihlerde ayırt etme gücünden yoksun olduğunu ispata yönelik sunduğu sağlık raporlarının, sözleşmelerin yapıldığı tarihlerde davacının ayırt etme gücünün bulunmadığını ispat etmeye yeterli olmadığı yönündeki kök rapordaki görüşümüz yinelenmektedir. " şeklinde kanaate varılmıştır.

Dava ve uyuşmazlık : Taraflar arasındaki dava; taraflarca noterde yapılan marka devir sözleşmesi ve eser sözleşmelerinin hata hile gabin nedeni ile iptali, davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti, sözleşme gereğince ödenen paranın istirdatı ile davacı tarafça davalıya verilen çeklerin iptalinin gerekip gerekmediğine ilişkindir.

Gerekçe: Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında; dava konusu edilen programın eser niteliği bakımından yapılan incelemede dava konusu projenin sahibinin hususiyetini taşıdığı, nitelik itibari ile sinema eseri olarak değerlendirilmesi gerektiği dava konusu projenin benzeri programlardan ayrıştığı bu haliyle FSEK anlamında eser niteliğinde olduğu, dosya kapsamında istinaf öncesi ve istinaf sonrasında alınan raporlarda da bu hususun tespit edildiği görülmekle dava konusu edilen projenin eser mahiyetinde olduğu kanaatine varılmıştır.

Sözleşmelerin iptali yönünden yapılan değerlendirmede davacının fiil ehliyeti bakımından yapılan değerlendirmede davacının imza yetkilisi olan ...'ın sözleşme tarihi itibari ile fiil ehliyetinin bulunmadığı iddiasının ispatlanamadığı, sözleşmelerin yapıldığı tarihler itibari ile davacı yetkilisinin ehil olduğu kanaatine varılmakla fiil ehliyetine ilişkin iddianın reddine karar verilmiştir.

İrade fesadına yönelik iddialar yönünden yapılan incelemede de taraflar arsında yapılan sözleşmeler gereğince projenin 450.000 TL’ye, dava konusu markanın ise 150.000 TL’ye davacı şirkete satıldığının görüldüğü, dava konusu projenin kapsamında yer alan tv programı, internet sitesi, marka hakkı vs. ile birlikte devredilmiş olması ve projenin eser özelliği taşıdığı bu sebeple pazarlanabilir mahiyet taşıdığı, ekonomik değerinin olduğu hususları birlikte gözetildiğinde söz konusu projenin hiçbir değerinin olmadığı iddiasının doğru kabul edilemeyeceği bu bağlamda, davacı şirketin yanılma ve aldatmaya dayalı iddialarının yerinde olmadığı kanaatine varılmakla bu iddialar yönünden de bu iddiaların da reddine karar vermek gerekmiştir.

Gabin bakımından yapılan incelemede tarafların tacir niteliğinde olduğu, basiretli iş adamı gibi hareket etmeleri gerektiği, somut olayda dava konusu tv programı ve marka devir sözleşmelerinin bedelinin objektif olarak emsallerinden açıkça fahiş bir fiyata satıldığı kabul edilse dahi, gabinin sömüren ve sömürülen açısından aranan sübjektif şartları olan müzayaka halinde kalınmasının sömüren tarafından bilinmesi ve kasten bu durumun sömürülmesi olguları somut olayda gerçekleşmediği ve sözleşmenin iptalinin ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, davacının yapmış olduğu yatırımdan kazanç elde etme ihtimalinin bulunduğu hususları göz öne alındığında gabin iddiasının da yerinde olmadığı anlaşılmakla bu iddianın da reddine karar vermek gerekmiştir.

Marka tescil engeli yönünden yapılan incelemede ise taraflar arasında devri kararlaştırılan "..." markasının tescile engel bir durumunun bulunmadığı anlaşılmıştır.

Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda taraflar arasında 2008 yılında yapılan eser ve marka devir sözleşmelerinin geçerli olduğu, dosya kapsamında istinaf öncesi ve sonrası alınan bilirkişi raporlarında projenin eser mahiyetinde olduğu, irade fesatlığı ve gabin iddiasının yerinde olmadığı bu hususların yeterli, denetime elverişli bilirkişi raporları ile tespit edildiği ve raporların hükme esas alınması gerektiği kanaatine varılarak taraflar arasındaki sözleşmelerin geçerli olduğu ve sözleşme gereğince tarafların edimlerini yerine getirmesi gerektiği anlaşılmakla açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle;

1-Davanın REDDİNE,

2-Başlangıçta yatırılan 6.075 TL peşin harçtan 427,60 TL harcın mahsubu ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, fazla yatırılan 5.647,40 TL harcın davacıya iadesine,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı tarafından yapılan 750 TL bilirkişi ücreti masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 90.000,00 TL bilirkişi ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,

Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/07/2024

Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır

İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2020/438, K. 2024/192, 9 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2020/438
Karar No
2024/192
Tarih
9 Temmuz 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/442 K.2024/541
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/445 K.2024/749
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/450 K.2024/555
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/452 K.2024/585
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/457 K.2024/537
  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/460 K.2024/477

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.