KÜNYE
T.C. İstanbul 2.FİKRÎ Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2024
- Esas no
- 2021/348
- Karar no
- 2024/146
- Dava
- Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 21/10/2021
Karar Metni
2.111 kelime·11 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava dilekçesi : Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: ...
Gümrük Müdürlüğü tarafından 17.09.2021 tarihinde verilen ... sayılı karar ile Davalı adına işlem gören ... sayılı Transit Refakat Belgesi muhteviyatı eşya üzerinde yapılan muayene neticesinde; üzerinde “...” markası bulunan bebek bezi bulunduğu tespit edildiğini, Söz konusu karar ile ... sayılı Gümrük Kanunu’nun 57. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca eşyaların 10 iş günü süreyle durdurulmasına karar verildiğini, kararın Davacı tarafa 17.09.2021 tarihinde tebliğ edilmiş olduğunu, ...
Gümrük Müdürlüğü’ne durdurulan eşyaların incelenmesini, fotoğraflanması ve eşyalardan numune alınması hususunda talepte bulunulduğu ve aynı gün içinde taleplerinin kabul edildiğini, Bu bağlamda, taraflarınca durdurulan ürünler hakkında 15.10.2021 tarihinde ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’ nin...
Değişik İş sayılı dosyası kapsamında ihtiyati tedbir talep edildiğini, SMK’nın 159. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ nun 389. maddeleri gözetilerek Davalı ... adına işlem gören “...” markalı tüm ürünlerin ihracatının ihtiyaten durdurulmasına ve ürünlere tedbiren el konulmasına karar verildiğini, Yapılan incelemeler neticesinde, Davalı’ya ait ihracata konu ürünler üzerinde Davacı’ya ait markanın kullanıldığının son derece açık olduğunu, Davalı’ya ait transit ticarete konu yapılan ürünler üzerinde Davacı tarafa ait “...” marka ürünlerin kötü hijyen koşulları içerisinde satışa sunulmak üzere taşınmakta olduğunu,
Davalının eylemlerinin SMK anlamında marka hakkına tecavüz ile TTK anlamında haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerin önlenmesi (men’ine) ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, ... Gümrük Müdürlüğü tarafından verilen ... sayılı karar kapsamında bulunan tecavüz konusu “...” ibaresini taşıyan ürünlere marka hakkına tecavüzün önlenmesi bağlamında el konulmasını, el konan ürünlerin imhasını, her türlü masraf ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin Davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Cevap dilekçesi: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava konusu ürünlerin transit geçişi ile yurt dışına sevki sırasında Davacı tarafın talebi üzerine .. 1. Asliye Hukuk Mahkemesi ... Değ.iş sayılı dosyada müvekkiline ait ürünler hakkında 25.000,00 TL teminat ile hukuka aykırı olarak tedbir kararı verildiğini, Verilen bu karara karşı süresinde itirazımız üzerine ...
Asliye Hukuk mahkemesi tarafından verilen tedbir kararının incelenip yeniden değerlendirme yapılacağına ilişkin tensip tutularak 09.11.2021 saat 12:00 da duruşma yapmaya karar verildiğini, duruşma günü ise tedbir kararına karşı itirazlarına ilişkin herhangi bir değerlendirme yada itirazlarına ed&kabul yönünde herhangi bir karar vermeden mahkememizde açılan esas dosyaya Değ.iş dosyasını gönderildiği ifade edildiğini, Uygulamada bu durum hukuken izahı olmayan ve hatalı bir karar olduğunuu,
Her ne kadar tedbire itiraza ilişkin bir karar verilmese de neticede söz konusu tedbir kararının devamı ile mağdur olan müvekkilinin mağduriyeti daha fazla arttığını, bu davada yer alan ürünlere ilişkin ... 1. Asliye hukuk Mahkemesinin ... D.iş ...
K sayılı kararına ilişkin 20.10.2021 tarihli itiraz dilekçelerinin sunulduğunu, aynı mahkeme tarafından itirazın değerlendirileceği 20.10.2021 tarihli ara kararı ara karar kurulması ile birlikte aynı mahkemeye ürünlerin yurtdışı faturalarının asılları, tercüme edilmiş örnekleri, fotoğraflar ek beyan verilmek suretiyle sunulduğunu, tüm bunlarda sunmuş oldukları delil ve dilekçelerden de anlaşılacağı üzere transit rejime bağlı transfer edilen ürünlerin kaçak, sahte yada marka taklidi gibi herhangi bir yasal engeli olmamasına rağmen sadece taşınma şekli nedeniyle bu şekilde transferinin engellenmiş olması hukuka aykırı olduğunu,
bir ürünün satışa arz edilmesi sırasında bozulma yada tahrip olma gibi durumlar tüm nakil işlerinde karşılaşılan bir durum olduğunu, bu şekilde nakliye sırasında tahrip olmuş ürünlerin imha edilebilecek olması muhtemel olduğunu, nakil sırasında ambalajı yırtılmış yada nakil edildiği foklift vs taşıma araçlarının zayi ettiği birkaç ürün fotoğrafı ile sanki tüm ürünlerin bu şekilde bir ticareti yapılıyor gibi ifade edilmesi gerçeğe aykırı olduğunu, nakil esnasında ürünlerin zayi olmasında müvekkili şirket elbette o şekilde bir ürünü satışa arz etmeyeceğini,
bu nedenle davacının marka değerine herhangi bir tecavüz yada bir itibar kaybı yaşanmayacağını, ürünlerin kullanılmasında bir sağlık sorunu oluşturup oluşturmayacağı yada kullanılabilecek ürünlerin tespiti konusunda keşif ve bilirkişi raporu ile de haklılığımız kanıtlanabileceğini, ...
1. asliye hukuk mahkemesi... d.iş sayılı dosyasında ... k sayılı tebdir kararına ilişkin itiraz ve beyan dilekçelerimiz ve eklerinde ibraz etmiş olduğumuz deliller ışığında (fatura, beyanname ve fotoğraflar) tedbir kararına karşı itirazlarımızın kabulü ile ürünler üzerinden tedbirin kaldırılmasını, mahkeme aksi kanaatte ise tedbir için verilen teminat miktarının tedbir neticesinde uğranılan zararın, fatura miktarı da göz önünde bulundurularak fatura miktarının (603.000,00tl) en az %50 miktarı kadar tutara kadar teminatın arttırılmasını,
hukuki dayanaktan yoksun ve hiçbir şekilde davacının marka hakkını ihlal etmeyen bir durum olduğundan açılan bu davanın reddini, red kararı ile birlikte müvekkilinin uğramış olduğu zararın ve hak kaybının ödenmiş/ödenecek teminattan karşılanmasını, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Cevaba cevap dilekçesi: Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle: Dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla; Tedbire itirazın reddini ve tedbirin devamını, davanın kabulünü, her türlü masraf ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İkinci cevap dilekçesi:
Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle: Cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, TEDBİRİN KALDIRILMASINı, Mahkeme Aksi kanaatte ise tedbir için verilen teminat miktarının tedbir neticesinde uğranılan zararın, fatura miktarı da göz önünde bulundurularak fatura miktarının (603.000,00TL) en az %50 miktarı kadar tutara kadar teminatın arttırılmasını, hiçbir şekilde davacının marka hakkını ihlal etmeyen bir durum olduğundan açılan bu davanın REDDİNi, Red kararı ile birlikte müvekkilinin uğramış olduğu zararın ve hak kaybının ödenmiş/ödenecek teminattan karşılanmasını, Yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Tedbir kararı: ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin...D.İş sayılı dosyası 15/10/2021 tarihli karar evrakında verilen tedbir kararı verildiği anlaşılmıştır.
Deliller:
TPMK Kayıtları: TPMK' dan Davacı adına kayıtlı markanın sicil kaydı örneği celp edilmiştir.
Değişik iş dosyası: ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...D.İş sayılı dosyası dosya arasına alınmıştır. ... 1. AHM'nin ...D.iş sayılı dosyasında davacının talebi üzerine ... gümrük müdürlüğünün 17/09/2021 tarihli transit refakat belgelerinde yer alan ürünlere el konulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu: ...'ten alınan 13/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda. "Davaya konu ... Gümrük Müdürlüğü nezdinde tutulan ''...'' marka bebek bezlerinde oluşan hasar ve zararın taşınma ve nakliyeden kaynaklı olup olmadığı hususuna ilişkin olarak.
Eşyanın Hindistan menşeili olduğunun dosya muhteviyatındaki faturalardan anlaşıldığı ve orijinal ambalajlarında taşınmadığının dosyadaki fotoğraflardan tespit edildiği, “...” markalı olarak faturalanan eşyanın çok basit ve ince naylon plastik poşet torbalarda taşındığı ve oluşan hasarın ilk üretim ve yükleme aşamasından ...
Gümrük Md.’ne ulaşımına kadar oluşmuş olma ihtimalinin çok yüksek olduğu, Nitekim; deniz yolu ile taşınan eşyanın bu denli elverişsiz ve hijyen kurallarına uygun olmayan ambalajlarda taşınmasının hasarın paketleme ve nakliye sırasında oluşma ihtimalini artırdığı,
Ürünlerin taşıma öncesi aynı nitelikte olup olmadığının tespiti hususunda, Ürünlerin konteynere yüklenme öncesindeki/aşamasındaki hallerinin bilinmesinin ve bu konuda kesin bir değerlendirme yapmanın mümkün olmayacağı, Genel görüntü itibari ile markasal zarara sebebiyet verebilecek bir durumunun bulunup bulunmadığı hususunda, Davaya konu eşyanın üretiminden Türkiye üzerinden Suriye’ye transit gönderilmesine kadar tüm süreçlerin markasal zarara sebebiyet verecek haller olduğu, Öyle ki; eşyanın; ...tarih ve ... no.lu faturaya göre ... markası adı altında ve Hindistan menşeili olarak üretildiği,
Marka hakkının tecavüzünün yanında marka imajını zedeleyici nitelikte orijinal olmayan ambalajlarda ve sağlıksız koşullarda taşındığı, Hasarın taşımayı yaptıran Davalı tarafa izafe edilebilecek bir kusurdan kaynaklı olup olmadığı hususunda, Yukarıda da izah edildiği üzere, Davaya konu eşyanın Hindistan menşeili olduğu, Eşyanın orijinal ambalajlarında taşınmadığı, Hasarın.
Hindistan’daki ilk üretim ve yükleme aşamasından İskenderun Gümrük Md.’ne ulaşımına kadar oluşmuş olma ihtimalinin çok yüksek olduğu, Bu nedenle transit ticarete taraf olan Davalı tarafın Mersin limanından ...
Gümrük Müdürlüğü’ne kadar olan iç taşıma sürecinde konteynerin güvenlik halatının açılmamış olduğu varsayımı altında, Türkiye’deki iç taşıma kaynaklı hasara sebebiyet verecek bir durumun olmayacağı marka hakkına tecavüz ve uygunsuz koşullarda üretim, ambalajlama ve uluslararası taşıma hususları ayrıca değerlendirilmiş olmak üzere" kanaatini bildirmiştir.
Mahal mahkemesine talimat yazılarak dosyanın tevdisi sağlanmış, ... tarafından düzenlenen 26/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda.
"Davaya konu tedbir konulan ürünlerden alınan numunelerde ürünlerin üzerinde birebir “...” markasının basılı olması, markaya ait logo ve grafiklerin baskılı olarak kullanılıyor olması, ürünlerin menşeisi, tedarikçileri ile dağıtıcı firma bilgilerinin mevcut olması, ürünlere ait ticari vesikalarda (faturada) asıl tedarikçi firmadan “...” markası ile satış olarak ticari vesikaların düzenlenmiş olması ile tarafların ürüne ait olarak marka iltibası yönünde herhangi bir iddia ve savunmada bulunmamış olmaları birlikte değerlendirildiğinde davaya konu tedbir konulan ürünlerin marka iltibaslı ürün olmadığı, Sınai Mülkiyet Kanunu Madde 29/a bendinde.
Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı SMK” nin 7'nci maddesinde belirtilen biçimlerde kullanmanın marka hakkına tecavüz sayılan fillerden birisi olarak sıralanmıştır. Bu bağlamda SMK madde 7” deki filler ise şu şekilde belirtilmiştir: Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
Bu bağlamda davaya konu tedbir konulan “...” markalı ürünlerin detayı yukarıda tespit edildiği üzere orijinal ambalajlarına aykırı şekilde şeffaf ince naylon torbalar içerisinde balyalar halinde ambalajlanması ve söz konusu ambalajlar içerisinde kıtalar arası taşımaya konu olması,
bu şekilde şeffaf ince naylon torbalar içerisinde kıtalar arası taşıma yapılırken ürün ambalajlarında yırtılma, paketlerde patlama olmak suretiyle ambalaj içerisindeki ürünlerin kirlenme meydana gelmesi ve ürün hijyen koşullarında bozulmalar olması hususlarının ambalajın uygun olmayan ve kötü şartlar içerdiği noktasında karine teşkil ettiği, bu şekilde sağlıklı olmayan,
uygunsuz ambalajlarla taşıma yapılırken taşıma esnasında ürün ambalajlarında meydana gelen patlamalar ve yırtılmalar sonucu doğası gereği hijyenik özelliklere sahip olması gereken bebek bezlerinin (davaya konu ürünlerin) kirlenmesi ve lekelenmesine sebep olarak ürünün ait olduğu “...” markasının kurumsal itibarına zarar vereceğinin açık olduğu, özellikle marka doktrininde kötü hammadde veya geri teknoloji kullanılarak üretilen ve ambalajlanan ürünlerin, kötü ambalaj ile ve/veya vasıfsız elemanlar kullanılarak satışının yapılmasının marka itibarı üzerinde kalıcı olumsuz etkiler yarattığının açık olduğu,
bu nedenlerle davaya konu olan ve tedbir konulan “...” markalı ürünlerin uygun olmayan ve sağlıklı görülmeyen ambalajlarla kıtalar arası taşımaya konu edilmesinin SMK madde 7/c bendi uyarınca marka itibarına zarar verici bir durum yaratması nedeni ile hem marka hakkına tecavüz oluşturduğu hem de haksız rekabete kapı araladığı, ancak davaya konu olan “...” markalı ürünlerin bu şekilde sağlıksız ve uygun olmayan ambalajlarla kıtalar arası taşımaya konu edilerek marka imajına zarar verici bir durum yaratılmasından kaynaklı marka tecavüzü oluşturmada kusur sorumluluğunun malı transit ticarete konu eden davalı firmada mı.
Yoksa ürünün bu şekilde davalı firmaya tedarikini ve satışını yapan dağıtıcı ve aracı firmalarda mı? olup olmadığı hususunda dava dosyasında yeterli bilgi ve belge olmaması nedeni ile bir tespitte bulunulamayacağı" görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Dava ve uyuşmazlık : Taraflar arasındaki dava; davalının eylemlerinin davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz ile haksız rekabet niteliğinde olduğunun tespiti, tecavüz eylemlerinin durdurulması, önlenmesi ve tecavüze konu ürünlerin imhasının gerekip gerekmediğine ilişkindir.
Davacı taraf dava dilekçesinde ... gümrük müdürlüğünün ... tarihli ve... sayılı kararı ile davalı adına işlem gören ve transit refakat belgesi bulunan ürünlerin üzerinde müvekkiline ait markanın bulunduğu, bu ürünlerin kötü hijyen koşulları içinde taşındığı, davalının ürünlerin tedarik zincirinde yer almadığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf ise dava konusu edilen ürünlerin orjinal ürünler olduğunu, ürünlerin taşıma yöntemine ilişkin eylemlerin marka hakkına tecavüz niteliğinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Gerekçe: Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında; ... gümrük müdürlüğünün ... tarihli ve ... sayılı kararı ile davalı adına işlem gören ve transit refakat belgesi bulunan ürünlerin taşınmasının durdurulması için geçici durdurma kararı verildiği, ...
1. AHM'nin ...D.iş sayılı dosyası ile teminat karşılığında tedbir kararı verildiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında davacının TPMK nezdinde "..." ibareli markanın hak sahibi olduğu, açılan davanın yukarıda tarih ve sayısı belirtilen gümrük müdürlüğüne ait transfer belgesi bulunan ürünlerin sağlıksız ve hijyensiz ortamda taşınması nedeni ile marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin olup olmadığının tespitine ilişkin olduğu,
gümrük müdürünün tutmuş olduğu tutanak, davacı tarafça dosyaya ibraz edilen ürünlerin hijyensiz ortamda taşındığına ilişkin fotoğraflar, davalı tarafça dosyaya ibraz edilen taşınan mallara ilişkin 14/09/2021 tarihli fatura dikkate alındığında davalının dava konusu ürünleri nakliye işlerini yürüttüğü, hem alınan bilirkişi raporlarında hem de gümrük müdürlüğünün tespitinde ürünlerin orjinal ürün olduğu, davacının ürünlerin orjinalliğine ilişkin herhangi bir talepte de bulunmadığı, ürünlerin Hindistan'da üretilip transit olarak Suriye'ye gönderilecek ürünler olduğu,
taşınma sırasında ürünlerde yıpranmaların olabileceği, bu yıpranmanın davalının kusurundan kaynaklandığına ilişkin herhangi bir delilin bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/348, K. 2024/146, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama