KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
- Esas no
- 2022/116
- Karar no
- 2024/319
- Dava
- Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli
- Dava tarihi
- 26/12/2014
Karar Metni
3.553 kelime·18 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava dilekçesi : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin..., ...Tasarım Bölümünden (yeni adı ...Fakültesi, ...mezun olduğunu, öğrenci iken tasarım alanında büyük bir yeteneğe sahip olduğunun anlaşıldığını, staj yaptığı ülkemizin en büyük firmalarından iş teklifleri aldığını, halen ...A.Ş.'de ürün tasarım şefi olarak görev yaptığını ve ...
Fakültesinde öğretim görevlisi olarak cam tasarımı dersleri verdiğini, mezun olduğu 2005 yılından beri yaptığı bir çok çalışma ile Türkiye'de ve dünyada bir çok ödül aldığını, kendi alanında otuzdan fazla ödülünün bulunduğunu, ... Üniversitesinin ilk mezunlarından olduğunu, bitirme projesi olarak hem ebevenlerin hem de küçük aile fertlerinin aynı anda kullanabilecekleri lavabo tasarladığını, bu tasarımının beğenildiğini ve ilk prototipinin ...
A.Ş tarafından ... markası ile üretildiğini, kendisine ait olan bu tasarımın yıllar sonra davalı ...
A.Ş. adına tescil edildiğini ve seri üretime geçildiğini tesadüf eseri öğrendiğini, kendisine ait olan tasarımın tescil belgesinde tasarımcı olarak ...’ nun gösterildiğini, oysa kendisine ait olan tasarımın ...'daki ... fabrikasında hazırlanan prototipinin o dönemde ... tasarım müdürü olarak görev yapan ... tarafından ...Üniversitesi'ne bizzat getirildiğini, bu tasarımın müvekkiline ait olduğunun Üniversite tarafından da bilindiğini, müvekkilinin fikrinden ve emeğinden haksız bir şekilde yararlanılmasından son derece üzüntü duyduğunu,
konu ile ilgili ... firmasına e-mail göndererek durumu açıkladığını ve hatanın giderilmesini talep ettiğini ancak bu firmadan herhangi bir dönüş yapılmadığını, müvekkilinin mezuniyet projesi ile davalı ... Tic. A.Ş adına ...no ile tescil edilen ...
Sıradaki lavabo tasarımları arasında bilgilenmiş kullanıcı açısından belirgin bir ayırt ediciliğininin bulunmadığını, ortak özelliklerinin aynı olduğunu, sadece farklı seviyelerdeki lavaboların bağlantı açısının değiştirildiğini, bu farklılığın yasanın andığı anlamda "küçük farklılık" mahiyetinde olduğunu, müvekkilinin 2005 yılındaki mezuniyet projesi olan tasarımın davalının tescil tarihi itibariyle yenilik vasfını kaybettiğini, tasarımın gerçek hak sahibi olan müvekkilinin tasarımı 2005 yılında gerçekleştirdiğini, davalının ise 20.11.2009 tarihinde tasarım tescili aldığını, müvekkili açısından yenilik unsurunun kaybedilmiş olup,
tasarım hakkı sahipliğinin kendisine devredilmesine ilişkin talep ve dava hakkının da ortadan kalktığını, tescil belgesinde tasarımcı olarak dava dışı ..., tasarım sahibi olarak ise ...A.Ş.'nin gözükmesinden dolayı müvekkilinin tasarımın kendisine sağlayabileceği mali hakları (lisans bedeli gibi) kullanamadığını, tasarımı adına tescil ettiren davalının tüm ekonomik getirisinden faydalandığını, beş yıllık süresi dolan tasarımın 1. yenilemesini de yaptırdığını, davalının, ...
Firması tarafından "..." adıyla tescil ettirilmek istenen benzer bir tasarımın tescil başvurusuna itiraz ederek, tescilini engellediğini, ayrıca ...Firması'nın tasarım başvurusuna da, kendi tesciline benzer olduğu gerekçesiyle itiraz ettiğini, oysa davalının itirazı üzerine...
Firması'nın reddedilen tescil başvurusuna konu olan ürün ile davalının tescili arasındaki farkın, müvekkilinin proje tasarımı ile davalı adına tescilli tasarım arasındaki farktan daha az olduğunu, tüm bu hususların, tasarımın benzerinin yapılmasını önlemek ve gerçek hak sahibi olmadığı tasarım üzerinden elde ettiği haksız kazancın devamını sağlamak amacı ile yapıldığını, tescilin 1.yenilenmesinin ve yaptırılmasının bu tasarımın halen ekonomik satmış ve getirisinin yüksek olduğunun göstergesi olduğunu, davalıya ait "..." sayfasında dava konusu tasarımı fiyatının 981,00 TL olarak belirtildiğini,
davalının kendisine ait olmayan tasarımı bilerek kendi adına tescil ettirmesinin tam bir haksız rekabet hali olup, Türk Ticaret Kanunu’nun 56.maddesi uyarınca zarar ve ziyanın tazmini ile manevi tazminat talep edilmesinin yasaya uygun olduğundan bahisle, davalı adına 2009 05478 sayılı çoklu tescil belgesindeki ... nolu lavabo ürünlerinin 554 Sayılı KHK'nın 43.maddesinin (a) ve (b) bentleri uyarınca hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde davalının bu tasarımı ve benzerlerini üretmesinin, satmasının, ticari alana çıkarmasının yasaklanmasına, tasarımın gerçek hak sahibinin müvekkili ... olduğunun saptanmasına,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere haksız fiil, sebepsiz zenginleşme ve haksız rekabet hükümleri çerçevesinde 10.000,00 TL maddi tazminatın tescil tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekiline ödenmesine, hüküm özetinin ülke çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına karar verilmesini talep ve dava ettiği, 06.03.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile,
davalı adına ... sayılı çoklu tescil belgesi ile tescilli ... no’lu lavabo ürünlerinin SMK md. 77 uyarınca hükümsüzlüğüne, davalının bu tasarımı ve benzerlerini üretmesinin, satmasının, ticari alana çıkarmasının yasaklanmasına, tasarımın gerçek hak sahibinin ... olduğunun saptanmasına, 63.883,00 TL maddi tazminatın tescil tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmisini talep ettiği anlaşılmıştır.
Cevap dilekçesi : Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ana iştigal konusu itibarbiyle 1950'li yıllardan beri banyo ve mutfak malzemeleri ve mobilyaları üreten Türkiye'de ve dünyada kendisine yer etmiş, saygın marka sahibi bir şirket olduğunu, ... ve ... markaları ile hem ülkemizde hem de tüm dünyada bilinen, tanınan bir şirket olduğunu, söz konusu markaların hem ülkemizde hem de tüm dünyada son derece meşhur, maruf ve matuf olduğunu, müvekkili şirketin söz konusu markaları yaratmak için uzun yıllar boyunca emek verdiğini,
müvekkili şirketin pazarın ihtiyaçlarını belirleyip her zaman yenilikçi olmak ve yeni ürünler tasarlayıp pazara sunmak zorunda olduğunu, bu çerçevede kendi bünyesinde onlarca tasarımcının çalışmış olduğu bir tasarım birimine sahip olduğunu, bu birimin pazarın ihtiyaçlarını tespit ederek yüzlerce ürün tasarladığını ve ortaya çıkan tasarımlardan uygulanabilir olanlara karar verilerek üretime geçişini sağladığını, müvekkili şirketin dünyaca ünlü yabancı ve Türk tasarımcılarla birlikte çalıştığını, müvekkili şirketin 56 yıllık köklü bir geçmişe sahip, seramik sağlık gereçleri alanında öncü bîr firma olduğunu, bünyesinde yer alan ...
Merkezi’nde sektörde ilk olan pek çok yenilikçi fikre imza atıldığını, ulusal ve uluslararası pek çok ödüle sahip yirmi kişilik tasarım ekibinin firmanın yenilikçi ve öncü kimliğine katkıda bulunacak ürünler tasarladığını, Yurtdışı ve yurtiçinden tasarımcılar ve akademik kurumlarla iş birlikleri yapıldığını, bugüne kadar pek çok üniversitenin mezuniyet projelerine destek verildiğini, atölye çalışmaları gerçekleştirildiğini, tasarım kültürünü benimsemiş bir firma olarak endüstriyel tasarım öğrencilerine destek vermeyi her zaman önemsediğini ve gelecekte de bu desteğin süreceğini, Tasarım ve İnovasyona ciddi anlamda yatırım yapan,
akademik kurumlar ve organizasyonları destekleyen, kendi ekibi dışındaki tasarımcılarla iş birliği yapan bir firmada bir öğrenci projesinin bedeli ödenmeden taklit edilmesinin firmalarının köklü değerleri ve çağdaş profili ile hiçbir zaman örtüşmediğini, bilindiği üzere bir tasarımın aynısı, daha önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edildiğini, yani bir tasarımın yeni olabilmesi için, daha önce aynısının veya ayırt edilemeyecek kadar aynısının dünyada kamuya sunulmamış olması gerektiğini, davacının dava konusu ettiği tasarımının bir mezuniyet projesi olduğunu, bir tasarım olmadığını,
bir tasarımın ana unsurlarını hiç bir şekilde taşımadığını, bu projede kanun hükmünde kararnamenin 21. maddesinde belirtildiği şekilde herhangi bir ticari oluşum olmadığını, buradaki amacın proje vasıtasıyla okuldan mezun olmak olduğunu, bu proje oluşturulurken amacın çok net açık ve de özel olduğunu, davacının okuldan mezun olma isteminin birinci ve tek istem olduğunu, bu yüzden bu projeyi bir tasarım olarak nitelendirmenin mümkün olmadığını, KHK’nun 21.maddesinn "a" bendinde belirtildiği gibi özel bir amaçla sınırlı kalan ve ticari olmayan bir durum ve "c" bendinde belirtildiği gibi eğitim amaçlı bir durumun söz konusu olduğunu,
bu tip durumları kanunun, koruma kapsamı dışına çıkardığını, dolayısıyla bu projeyi tasarım olarak nitelendirmenin mümkün olmadığını, davacı tarafın tasarım olduğunu iddia ettiği mezuniyet projesini 2005 yılında jüriye sunmuş olmak ile tasarımı kamuya sunduğunu iddia ettiğini, bu proje özel bir amaçla bir jüri heyetine sunulduğu için bu sunumun sadece belirli kişilerin bilgisi dahilinde kalmış olduğunun çok açık olduğunu, bunun bir kamuya sunum olmadığını, davacının kendisinin de dava dilekçesinde mezuniyet projesinin üniversite bünyesinde kaldığını çok net bir şekilde ifade ettiğini,
dolayısıyla müvekkili şirkete ait tescilli tasarımın tescil edilmesinden önce, davacı tarafça kamuya sunulmuş bir tasarımdan söz etmenin mümkün olmadığını, dava dilekçesinde, davacının 2005 yılında öğrenci olduğu dönemde müvekkili şirketin tasarım ile ilgili müdürlerinin gözetiminde çalışmalar da bulunduğu ve hatta tasarım müdürünün mezuniyet sunumunda jüride yer aldığının ifade edildiğini, müvekkili şirketin tasarım ile ilgili yetkililerinin davacı tarafa bir takım yardımlarda bulunduklarını, fikir beyan ettiklerini, kendisini yönlendirdiklerini, kısacası esin kaynağı olduklarını,
hiç bir hak tazamnun etmemek kaydıyla bir an için mezuniyet projesini tasarım olarak kabul edilse bile, bunun davacıya ait olduğunun da tartışmalı olduğunu, çünkü mezuniyet projesiyle ilgili olarak dava dosyasına sunulmuş olan fotoğraflarda "..." şeklinde yazıldığını, öncelikli olarak davalıya karşı açılan davanın temelini oluşturan "farklı seviyedeki iki haznenin tek lavaboda birleşme fikrinin endüstriyel tasarım tescilinin koruma kapsamına girmediğini, endüstriyel tasarım tescilinin ürünlerin formunu korumaya yönelik olduğunu,
daha önce müvekkili şirketin "...” lavabosuna benzedikleri gerekçesi ile itirazda bulunduğu iki üründen sonuncusu ile ilgili olarak YİDK'den çıkan güncel kararın bunu kanıtlar nitelikte olduğunu, müvekkili şirketin itiraz konusu ettiği lavabonun müvekkili şirketin ... lavabosu ile olan benzerliğinin, davacının mezuniyet projesine konu lavabodan daha fazla olmasına rağmen itirazlarının kabul edilmediğini, dava konusu mezuniyet projesinin ... desteği ile yapılmış bir öğrenci projesi olduğunu, seramik üretim kriterlerine uymadığını, üretilebilir ve kullanılabilir bir ürün olmak için gerekenleri sağlamadığını,
proje sunumunda teknik ölçüler ve bağlantı ve sifon detayları gibi kritik bilgilerin yer almamasının lavabonun tasarım olgunluğuna erişmediğini gösterdiğini, tamamen farz-ı muhal olarak davacı tarafın iddiaları doğru olsa bile (hiçbir şekilde iddiaların doğruluğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla), davacı tarafın uğramış olduğu zarara ilişkin iddialarının hiçbir hukuki ve maddi temelinin mevcut olmadığını, davacı tarafın uğramış olduğu maddi zararı somut delilleriyle ispat etmesi gerektiğini, bu kapsamda davacı tarafın maddi zararını HMK’ya uygun biçimde somut ve kesin delillerle, kalem kalem ortaya koyması gerektiğini,
aynı şekilde manevi tazminat talebinin de hukuki vc maddi temelinin bulunmadığını, manevi tazminat talep edilebilmesi için ağır kusurlu bir davranışın varlığı ve ağır kusurlu davranışın acı, elem, üzüntüye sebebiyet vermesinin gerekli olduğunu, somut olayda ise manevi tazminatı gerektirecek hiçbir maddi vakıanın mevcut olmadığını, davacının ne şekilde manevi zarara uğradığının, acı ve elem duyduğunun meçhul olduğunu, ayrıca davacı tarafın somut olayda ne şekilde haksız ve ağır kusurlu bir davranış olduğunu ve bu davranışın ne şekilde kendisine acı, elem verdiğini somut delillerle ortaya koymak, ispat etmek zorunda olduğunu,
davacı tarafın hak iddia ettiği tasarım üzerinde hakkının varlığını gerçeğe yakın biçimde ispat eden vakıaları, şeklen dahi hak sahipliğini gösteren herhangi bir tasarım tescil belgesi ortaya koymadığını, davacının 2005 yılındaki mezuniyet projesinin kendisine hak tanıdığı iddiasıyla bu davayı açtığını, davanın ise 26/12/2014 tarihinde açıldığını, davanın zaman aşımına uğradığından bahisle, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinlin şartlarının oluşmaması ve yargılamayı gerektirmesi nedeni ile reddine, davanın zamanaşımı süresi içinde açılmamış olması nedeni ile zamanaşımı yönünden reddine,
hukuki ve maddi dayanağı olmayan davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Deliller :
TPMK kayıtları : Türk Patent Enstitüsü'den gelen cevabi yazı incelendiğinde, dava konusu ...tescil numaralı tasarımın davalı ... A.Ş adına 20.11.2009 tarihinde tescil edildiğini, tasarımcının ... olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporları : 07.07.2015 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... 554 Sayılı KHK m.6’ya göre, tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorlarsa aynı kabul edilir. Bu çerçevede davalı tarafa ait 20.11.2009 başvuru tarihli ve ... sayılı ... numaralı tasarım tescilleri ile davacı tarafa ait 2005 tarihli tasarım arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davacının maruz kaldığını iddia ettiği maddi zarar miktarına esas 11 ve 12 Kodlu lavabo satışları ile ilgili olarak 2010-2011-2012-2013-2014 dönemleri net kârının kesin olarak tespit edilemediği, manevi zararın ise dosyanın halihazır durumu itibarıyla ispat edilemediği..." kanaati bildirilmiştir.
29.09.2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... 3 FSHHM ... Esas sayılı dosyasında değerlendirilen tasarımların; davalı tarafa ait 20.11.2009 başvuru tarihli ve ... sayılı... numaralı tasarım tescilleri ile dava dışı tasarım tescili iptal edilmiş ...numaralı tasarımlar olduğu, ... 3.FSHHM ...
Esas sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda dava dışı bu iki tasarımın benzerlik ve ayırt edici nitelik yönünden karşılaştırıldığı, yapılan değerlendirme sonucunda “Davacı yana ait ... numaralı tasarımın, davalının yayına itirazına mesnet ... no.lu tasarımları karşısında bilgilenmiş kullanıcı gözüyle yeni ve ayırt edici olarak kabul edilmesi gerektiği" görüşünün beyan edildiği, bu görüşe katıldıkları, karşılaştırılan tasarımların yapısal olarak benzerlik gösterdiği,
bununla beraber tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında değerlendirildiğinde gövdenin biçiminin ayırt edici niteliğe sahip geometrik biçimde olarak tasarlandığının görüldüğü, davacı tarafa ait 2005 yılı mezuniyet projesi görsel ile davalı tarafa ait ... başvuru tarihli ve...sayılı ... numaralı tasarım tescilleri için tasarımcının seçenek özgürlüğünün sınırlarının yeterli bir biçimde kullanılmadığı, sadece kenar radyuslarının azaltıldığı, oluşturulan bu farkın da tasarımlar arasında ayırt edici nitelik oluşturmaya yetmediği,
davalı tarafa ait 20 11.2009 başvuru tarihli ve ... sayılı ... numaralı tasarım tescilleri ile davacı tarafa ait 2005 tarihli tasarım arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebeple benzer olarak algılandıkları..." kanaati bildirilmiştir.
Davacının üzerinde hakettiğini iddia ettiği tasarımların kullanıldığı iddiasıyla davalının dava tarihine kadar ki satışlarının tarih ve miktarlarının ne olduğu, bu satışlardan dolayı davalının elde ettiği net gelirin, hesaplama sırasında davalının sadece dava konusu tasarımlarla ilgili olarak var ise satışlarının ayıklanarak hesaplanması için ...
1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... talimat sayılı dosyası ile bağımsız denetçi SMMM'den alınan 17.03.2016 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...davalı firmanın bilgi ve işlem sisteminde kullandığı ... yazılım programı üzerinden elektronik ortamdaki kayıtlar ve raporlara bağlı olarak yapılan incelemede, firmanın davaya konu olan ürünlerden 4790 adet sattığı, satılan bu ürünlerden 1.517.865 TL satış hasılatı elde ettiği, satılan bu ürünlerin maliyetinin 454.795 TL ve bunlara bağlı olarak ise brüt satış karın 1.063.070 TL olduğu,
ayrıca firmanın kullanmış olduğu ... sistem raporuna göre ilgili ürünlerle alakalı dönem net karı 60.658 TL, gelir tablosuna göre ise 63.883 TL olarak hesaplandığı, ürünlerle ilgili olarak cari dönem dışında iade, iskonto ve fiyat farkı oluştuğunda ...’de geçmişe dönük düzeltme yapılamadığı,
bu nedenle ... üzerinden hesaplanan net kar ile gelir tablosu üzerinden hesaplanan net kâr arasında bir fark oluştuğu, dava ile ilgili olarak ... programından kaynaklanan farkın giderildiği gelir tablosu üzerinden hesaplanan net kârın yani 63.883 TL’nin dikkate alınmasının daha uygun ve önemli olacağı, ayrıca ilgili dönemlere ait satış hasılatı raporunda satılan ürün miktarları ve stok kartından çıkan ürün miktarları karşılaştığında 201 fazla adetin ise yarattığı net kâr farkının 4.785 TL olduğu,
bu 201 adet ürünün satışa girmeyen bedelsiz olarak verilen numuneler, fabrikada kullanılan, müşteriye giderken yolda kırılanların ya da eksik gönderilenlerin yerine ücretsiz gönderilen ürünler olduğu ve bu durumun ticari hayatın olağan akışı içinde normal olduğu..." kanaati bildirilmiştir.
Tanık beyanları : Taraf tanıkları duruşma sırasında ve mahal mahkemelerine talimat yazılarak dinlenmiştir.
Mahkememizce verilen ilk karar : Mahkememizin 2017/ 196 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda ; "...davalı tarafa ait ...başvuru tarihli ve ...sayılı ... numaralı tasarım tescilleri ile davacı tarafa ait 2005 tarihli tasarım arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, benzer olarak algılandıkları, tescil tarihi itibarı ile tasarımın yenilik vasfının bulunmadığı anlaşıldığından davalı adına TPMK nezdinde tescilli ... sayılı tescil belgesinde yer alan ... nolu tasarımların (lavabo ürünleri) hükümsüzlüğüne, bu tasarımların davacıya ait olduğunun ve davacının bu tasarımlar üzerinde hak sahibi olduğunun tespitine, bu tasarımların davalı tarafça üretimi ve satışının önlenmesine;
- 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine;
- 63.883,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine; -Hüküm özetinin karar kesinleştiğinde Türkiye çapında tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir kez ilanına" denilerek davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
İstinaf ilamı : Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında verilen hükmün davalı tarafın istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bam 16. Hukuk Dairesi'nin ... esas ...karar sayılı ilamı "Mahkemece tasarım uzmanı ... ile hukukçu ...'ten rapor aldırıldığı, rapora davalı vekilinin itirazları ve emsal niteliğindeki ... 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ...
Esas sayılı dosyasındaki karar ve bilirkişi raporunun da değerlendirilmesi için 29.09.2017 tarihli ek raporun aldırıldığı; ancak raporların davalı savunmalarını ve itirazlarını karşılamadığı görülmüştür.
Davalının özellikle "Davacı tasarımının tescil şartlarının bulunmadığı, davacının davalı şirket nezdindeki staj sırasında oluşturulan proje tasarım olarak kabul edilse dahi 554 Sayılı KHK'nin 14/2, 551 Sayılı KHK'nin 16. ve SMK 73/3 maddeleri gereğince, işyerindeki bilgiler ve araçlardan faydalanmak suretiyle meydana gelen tasarımların sahibinin işveren olduğu" yönündeki savunmalarının ve davalı tarafından istinaf aşamasında sunulan uzman görüşünün de değerlendirilmesi için yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması zorunlu olduğundan,
davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına" karar verildiği ve dosyanın yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapılarak yargılamaya devam edildiği anlaşılmıştır.
İstinaf sonrası yapılan işlemler :
Bilirkişi raporları : İstinaf ilamı doğrultusunda dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edilerek kök ve ek rapor alındığı anlaşılmıştır.
08/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda "Davacı tarafa ait 2005 tarihli mezuniyet projesi lavabo tasarımı ile davalı tarafa ait 20.11.2009 başvuru tarihli ... numaralı tescilli lavabo tasarımları arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin benzerlikler bulunduğunu, bu sebep ile iltibas yaratabilecek derecede benzer olarak algılandıkları,Bu nedenle dosyada bulunan 07.07.2015 tarihli kök bilirkişi ve 29.09.2017 tarihli ek bilirkişi rapor sonuçları ile uyumlu sonuca varıldığı, Davacı tarafa ait 20.11.2009 başvuru tarihli ... numaralı tescilli lavabo tasarımlarının yeni ve ayırt edici nitelikte olmadığı,
hükümsüzlük koşullarının oluştuğu" kaanati bildirilmiştir.
12/09/2024 tarihli ek raporda ise "Davacı tarafa ait 2005 tarihli mezuniyet projesi görsellerindeki lavabo, bir tasarımın tüm unsurlarını taşımaktadır. Bu nedenle davacı tarafa ait 2005 tarihli mezuniyet projesi bir tasarımdır. Üniversite mezuniyet projesi jüri sunumu kamuya sunulma şartlarındadır ve SMK Madde 57- (1) kapsamındadır. Bu nedenle davacıya ait tasarım 2005 tarihinde kamuya sunulmuştur. 554 Sayılı KHK'nin 14/2.
551 Sayılı KHK'nin 16; SMK 73- (3) maddeleri öğrencileri işçi olarak saymaktadır. SMK 73. Maddesi kapsamında hak sahibi olarak iş vereni kabul etmektedir. Dava konusu tasarımlarda İş veren ... Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümüdür. Davacı tasarımının kamuya yayınlandığı 2005 yılından itibaren 12 aylık tescilsiz tasarım hakkı geçmiştir ve tescil başvurusunda bulunmadığı için tescilli tasarım şartları bulunmamaktadır.
Dava dosyasında, davacı tasarımının sektörde ticari faaliyetlerde kullanıldığına dair kanıt ve belge bulunmamaktadır. Bu nedenle davalının haksız rekabet ile hak gasp ettiği bir durum oluşmamıştır. Emsal niteliğindeki ... 3.FSHHM ...
Esas sayılı dosyadaki bilirkişi raporunun ve mahkeme kararında bulunan dava dışı tasarımdaki ön görünümü de kapsayan hazne derinliğindeki biçim farklılığı, dava konusu tasarımlardaki sadece kenar dönüşleri ve eğimden daha baskın olarak bilgilenmiş kullanıcı üzerinde etki sağlayacağı görülmektedir.
Bilirkişi heyeti olarak önceki rapor ile hem fikir şekilde dava konusu tasarımlar ile dava dışı ...no tescilli lavabo tasarımı arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim açısından belirgin farklılık nedeniyle, tasarımların benzer olarak algılanmadıkları sonucuna varılmıştır. Davalı tarafın 10.02.2015 tarihli dilekçesinde sunduğu tarihi belirsiz lavabo görselinin dava konusu lavabolarla kademe derinliğinde bariz biçimsel farklılığı bulunduğu görülmektedir.
Dava konusu tasarımlar bir fikir olarak değil, kök raporda tescil kapsamı (oran, yerleşim, biçim...) üzerinden karşılaştırılmıştır. Yine kök raporda “farklı seviyedeki iki haznenin tek lavaboda birleşme fikri" seçenek özgürlüğü başlığında incelenmiş ve seçenek özgürlüğünde farklılaşmaya gidilebileceğine emsal örneklere rastlanmıştır.
Davacı tarafa ait 2005 tarihli mezuniyet projesi lavabo tasarımı ile davalı tarafa ait 20.11.2009 başvuru tarihli... numaralı tescilli lavabo tasarımları arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin benzerlikler bulunduğunu, bu sebep ile iltibas yaratabilecek derecede benzer olarak algılandıkları, bu itibarla kök rapordaki görüşümüzü değiştirmemizi gerektiren bir hususun mevcut olmadığı, Bu nedenle dosyada bulunan 07.07.2015 tarihli kök bilirkişi ve 29.09.2017 tarihli ek bilirkişi rapor sonuçları ile uyumlu sonuca varıldığı,
bu itibarla kök rapordaki görüşümüzü değiştirmemizi gerektiren bir hususun mevcut olmadığı, 20.11.2009 başvuru tarihli ... numaralı tescilli lavabo tasarımlarının yeni ve ayırt edici nitelikte olmadığı, hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, bu itibarla kök rapordaki görüşümüzü değiştirmemizi gerektiren bir hususun mevcut olmadığı" kaanati bildirilmiştir.
Dava ve uyuşmazlık : Dava, 554 sayılı KHK hükümleri uyarınca açılmış tasarım hükümsüzlüğü ve gerçek hak sahibinin tespiti, haksız fiil, sebepsiz zenginleşme ve haksız rekabet hükümleri gereğince maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Davacı, kendisine ait mezuniyet projesi ile davalı adına ...no ile tescil edilen ... sıradaki lavabo tasarımları arasında bilgilenmiş kullanıcı açısından belirgin bir ayırt ediciliğininin bulunmadığını, ortak özelliklerinin aynı olduğunu beyanla davalı tasarımının hükümsüzlüğünü ve maddi manevi tazminat talep etmiştir.
Davalı ise, kendi şirketlerinde davacının staj yaptığını, davacının mezuniyet projesinin şirketin tasarım portföyü, araç gerekleri ve atölyesi kullanılarak yapıldığını, bu durumun davacının da kabulünde olduğunu, kaldı ki davaya konu tasarım çalışmalarına davacıdan yıllar önce başladıklarını beyanla davanın reddini istemiştir.
Gerekçe : Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında; davalı adına TPMK nezdinde tescili bulunan... no ile tescil edilen ... sıradaki lavabo tasarımların bulunduğu anlaşılmıştır.
Tasarımın hükümsüzlüğü davası bakımından yapılan incelemede; hem istinaf öncesi alınan bilirkişi raporları hem de istinaf ilamı sonrası alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafça 2005 yılına ait mezuniyet projesine ilişkin görsellerdeki lavabonun bir tasarım mahiyetinde olduğu ve 2005 yılında üniversite jürisine sunulmakla kamuya duyurulduğu, davalı adına tescilli ....tescil numaralı tasarım altında yer alan ... numaralı lavabo tasarımların davacının daha önce kamuya duyurulan tasarımı ile bilirkişi raporlarında ayrıntılı bir şekilde karşılaştırıldığı,
seçenek özgürlüğü bakımından yapılan incelemede davalının seçenek özgürlüğünün bulunduğu, 2005 te kamuya duyurulan tasarım ile davalı tasarımı arasında benzerliklerin bulunduğunun alınan bilirkişi raporları ile de sabit olduğu anlaşılmakla davalıya ait tasarım içinde yer alan ... numaralı lavabo tasarımlarının yenilik ve ayırt ediciliğinin bulunmadığı kanaatine varılmakla hükümsüzlüğüne karar gerekmiştir.
Davacının hak sahipliğinin tespiti, maddi ve manevi tazminat talepleri bakımından yapılan incelemede ise; davacının davalı yanında staj yaptığı dönemde mezuniyet projesi olarak hazırladığı tasarımın hak sahibinin davacı olmadığı, staj yaptıran kurum yani ... Üniversitesi'nin hak sahibi olduğu, davacının bu kurum nezdinde işçi statüsünde olduğu kanaatine varıldığından Mülga 554 sayılı KHK'nın 14/2; 551 sayıll KHK'nın 16 ve 6769 sayılı SMK'nın 73/3 maddeleri gereğince davacının hak sahipliği bulunmadığından diğer talepler yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli tasarımların hükümsüzlüğüne sair talepler yönünden ise davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/116, K. 2024/319, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama