KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
- Esas no
- 2022/264
- Karar no
- 2025/171
- Dava
- Marka (Maddi Tazminat İstemli
- Dava tarihi
- 19/12/2022
Karar Metni
2.054 kelime·10 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava dilekçesi: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı şirket ... Ltd. Şti. (Bundan sonra "..." olarak anılacak olduğunu) uzun yıllardan beri saç sektöründe ticari faaliyetlerine devam etmekte olup yıllar içinde alanında önde gelen firmalardan biri olduğunu, bu çatı altında, kullanılan "..." markası.
6769 sayılı SMK'nın 148. ve bu Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 125. maddeleri uyarınca, ... no'lu emtia sınıflarında “..." marka adı, 10.12.2019 tarih, ... başvuru numarası ile marka tesciliyle TPE nezdinde, davacı adına koruma altına alınmış olduğunu, davacı bu markayı işyerlerinde, reklam panolarında, tabela ve reklam vasıtalarında kullanmış olduğunu, hizmet kalitesi haklı bir üne kavuşmuş, bilinen ve aranan bir marka haline gelmiş ve netice olarak davacının işletmesi bu tescilli markası ile ilişkilendirilir bir hale gelmiş olduğunu, söz konusu tescilli marka hakkına tecavüzün gerçekleşmesi ise;
birine ait olan markanın aynısının ya da ayırt edilemeyecek derecede benzerinin 3. kişilerce izinsiz olarak kullanılması durumu olduğunu, marka hakkına saldırının ne şekillerde gerçekleşeceği ise Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 29. maddesinde sayılmış olduğunu, sayılan bu hallerden birinin varlığı durumunda marka hakkına tecavüz olgusu gerçekleşmiş sayılacak olduğunu, somut olayda davacı firmanın adına tescilli "..." ibareli markanın neredeyse aynı sayılacak benzeri niteliğindeki "..." ibaresinin davalı tarafından ticari amaçlı olarak kullanıldığı,
bu kullanımdan haksız kazanç elde edildiği ve SMK'nın 29. maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz eyleminin gerçekleştiği tespit edilmiş olduğunu, akabinde tarafımızca davalı tarafa noterlik kanalıyla ihtarname gönderilmiş olduğunu, ... 6. Noterliği tarafından ...
Yevmiye numarasıyla... tarihinde gönderilen ihtarnamede özetle, muhatap tarafından devam eden tecavüzün durdurulmasını, aksi halde yasal yollara başvurulacağını ihtiva etmekte olduğunu ancak ne var ki davalı tarafın işbu ihtarnameyi tebliğ almasına rağmen davacı adına tescilli markaya karşı devam ettirdiği tecavüz fiilini sonlandırmadığını, bu konuda herhangi bir aksiyon almamış olduğunu, dolayısıyla yasal mevzuat gereği marka tesciliyle sağlanan koruma sebebiyle davalı tarafça gerçekleştirilen haksız kullanımdan kaynaklı marka hakkına tecavüz fiilinin tespitini, durdurulmasını,
ortadan kaldırılması ile maddi ve manevi zararımızın tazmini amacıyla huzurdaki davayı açma zorunluluğu olduğunu, davalı tarafından hukuka aykırı olarak kullanılan marka isminin davacıya ait markayla gerek yazılış gerek söyleyiş ve gerekse logo kullanımı bakımından neredeyse aynı denecek kadar benzer olduğunu, davacı ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalının davacıya ait tescilli markayı kullanmasının marka hakkına tecavüzü düzenleyen SMK m. 29'da sayılan şartları kapsadığı şüphesiz olduğunu, ayrıca, markanın tescil kapsamına giren aynı veya benzer mal ve hizmetler ile ilgili olarak,
tescilli herhangi bir işaretin kullanılması SMK m. 29'a göre marka hakkının ihlali anlamına gelmektedir ve böylesi bir kullanım marka sahibinin marka hakkına tecavüz niteliği taşımakta olduğunu, bu hükme göre davacının adına tescilli markayı haksız bir şekilde kullandığını, davalının sosyal medya hesaplarında gerçekleştirdiği paylaşımlar uyarınca tespit edildiğini, söz konusu paylaşımlara ait ekran görüntüleri de işbu dilekçe ekinde sunulduğunu, bu hükme göre de;
davalının gerçekleştirdiği fiilin öncelikle tecavüz niteliğinde olup olmadığının tespitini, fiillerin durdurulmasını, tecavüzün ortadan kaldırılması ile tecavüz fiili neticesinde davacının uğramış olduğu maddi ve manevi zararın tazmininin gerektiğini, davalı tarafından gerçekleştirilen tecavüz, davacının ticari faaliyetiyle ilişkilendirilen markasının davalı tarafça ticari kullanımından kaynaklandığını, dolayısıyla aynı zamanda haksız rekabet teşkil eden söz konusu kullanımdan dolayı davacının zarara uğradığını, düzenlemeler uyarınca tecavüz fiilini işleyen davalının, marka hakkı sahibi davacının zararını tazmin etmesi gerekmekte olduğunu,
işbu zararın mahkeme tarafından belirlenebilir olması adına marka hakkına tecavüz eden davalının işbu haksız kullanımdan elde ettiği net kazancın tespiti zorunluluğunun mevcut olduğunu ancak şimdilik 1.000,00-TL'lik maddi ve 50.000,00-TL'lik manevi tazminat talebiyle daha önce de ifade edilen tecavüzün ivedilikle durdurulması ve ortadan kaldırılması taleplerinin bulunduğunu, tüm bunlara ek olarak SMK m. 149/1/f-d bentleri gereğince marka sahibine tanınan haklar kapsamında tecavüz fiilinin devamını önlemek adına mahkemece dava sonuna kadar gerekli tedbirlerin alınmasının gerektiğini,
bu bağlamda ihtiyati tedbir olarak davalı taraf nezdinde bulunan tecavüz konusu cihazlara el konulmasını, el konulan ürünlerin üzerindeki markaların silinmesini ve tanıtımının durdurulmasına dair talep ve dava etmiştir.
Cevap dilekçesi: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davalı müvekkili ...'in, Plastik, Rekonstrüktif, Estetik Cerrahi Profesörü olduğunu, mesleğini kendisinin meme cerrahisi, yüz-burun-meme estetiği, invazif estetik girişimler de uygulamak, alanında son derece önemli bir hekim olduğunu, davacının dilekçe ekinde müvekkilinin Instagram sayfasından bir görüntü alarak, net de anlaşılamayan görüntü ile kendi markasına benzer markanın kullanımı iddialarına dayalı olarak maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğunu, oysa ki;
öncelikle davacıların ... markasının hükümsüzlüğüne ilişkin bir dava açmadıkları gibi, açacaklarına ilişkin de bir beyanda bulunmadan müvekkile haksız ve hukuki dayanaktan yoksun, kötü niyetli işbu davayı açtıklarını, müvekkilin davacının markasıyla hiçbir benzerliği olmayan ... markasının sahibi ya da sitelerinde, levhalarında logosunu basarak kullanan, marka üreticisi ya da satıcısı konumunda olmadığını, ayrıca müvekkiline satılmış olan cihazın hiçbir yerinde marka isminin geçmediğini, cihazın üzerinde marka ismi yazmadığı dosyaya sunulan dava dilekçesi ekindeki fotoğraftan da anlaşılacağını,
ilgili husumetin bu sebeplerden de müvekkili ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin satan kişi, yarar sağlayan kişi olmadığını, müvekkiline yönelik açılan haksız davanın müvekkilinin konuyla hiçbir bağlantısı olmamasının marka sahibi ile ürün satıcısına yöneltilmesi gereken bir dava iken, davanın müvekkiline yöneltilmesinin hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, müvekkilinin ilgili ürünü ekte sunulan davada ihbar edilmesini talep ettiği ...
Şirketi'nden16.01.2022 tarihinde satın aldığını ancak ürün kullanımındaki bazı aksaklıklar sebebiyle müvekkili tarafından ürünün kullanılmadığı, davacının ihtarını göndermesinden önceki tarihe denk gelen 01.09.2022 tarihinde ürünü iade ettiğini, ... markasının işleme özgü markalaşma olduğunu, uluslararası alanda yaygın kullanımı da olması sebebiyle ilgili ürünü kullanamamış dahi olan müvekkiline hiçbir husumeti olmadan davanın açılması sebebiyle öncelikle davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının tescilli markası ile davalı müvekkiline satılan ve iade edilmiş olan cihazın markasının hiçbir benzerliği bulunmadığını,
bu nedenle davanın reddine dair karar verilmesini ve davaya konu ... markası, logosu ile ... markasının hiçbir fonotik, söyleniş, yazı stili açısından da benzerliği olmadığını, müvekkilinin uluslararası kullanıma konu teknolojinin tekel hakkına sahip olmaya çalışarak hareket etmesinin markanın tanınmış haline dayalı olarak tekelini alma konusunda kötü niyetli yaklaştığının sabit olduğunu ve bu nedenle de davanın reddi gerektiğini, tecavüz fiillerinin durdurulması davasının açılması için tecavüzün ya da tecavüz tehlikesinin somut olması gerektiğini, oysa ki;
müvekkilinin ekte tutanakta da belirtildiği gibi, internet sitelerinden de bakılabileceği incelenebileceği gibi, ayrıca tüm ticari defter kayıtlarından da açıkça görüleceğini, ilgili ürünü kendisine ihtar gönderilmeden önce iade etmiş olduğu,
hiçbir zaman marka reklamını yapmamış olduğunu, logosunu kullanmamış olduğunu, yalnızca tıbbi kullanım açısından da yerleşmiş olan tescilli ... markasını hizmet verdiği muayenehanesindeki hizmetin açıklanması amacıyla belirtildiğini, davacı ekinde sunulan görselden de anlaşıldığı gibi ürün üzerinde herhangi bir yazı, logo, marka da yer almadığını, tüm açıklamaları sebebi ile davanın ilgili cihazın satın alındığı ...
Şirketi'ne ihbarını, öncelikle müvekkilinin davalı sıfatı olmadığından husumet yokluğu nedeniyle reddini, haksız ve hukuki dayanaklardan yoksun davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller: TPMK'ya yazılan müzekkereye cevap verildiği anlaşılmakla marka tescil dosyasının tasdikli suretlerinin Mahkememize gönderildiği ve dosyamız arasına alındığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi Raporu: 27/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda; " Davacı tarafa ait ... tescil numaralı... ibareli markanın Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil).
Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, toto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri, Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri. Veterinerlik ve hayvan üretme, besicilik, nalbanılık ile ilgili hizmetler.
Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri. İşyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri kapsamında tescilli olduğu, koruma süresinin devam ettiğine, davacı tarafa ait... tescil numaralı ... ibareli markanın Tıbbi hizmetler, güzellik bakımı hizmetleri. Veterinerlik ve hayvan üretme, besicilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler. Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri.
İşyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri kapsamında tescilli olduğu, koruma süresinin devam ettiğine, ” Davalı tarafın ... ibaresini verdiği hizmetlerin markası olarak değil, ... isimli bir cihaz sayesinde vücutta istenmeyen yağların yakımınım gerçekleştirildiği açıklamasında bulunmasından kaynaklı, takdiri Yüce Mahkemeye ait olmak üzere 6769 Sayılı SMK md. 7/S(b) kapsamında değerlendirilebileceği ve davacının tescilli markalarından doğan haklarını ihlal etmediği, ayrıca ...'in vücutta istenmeyen yağların yakımını gerçekleştiren aletin ismi olduğu, bu alet tibbi amaçlarla kullanılacak ise Nice ...
Sınıf “Cerrahi, tibbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar” kapsamına, zayıflamak ve güzel görünmek amacıyla kullanılacak ise Nice ...
Sınıf “Güzellik amaçlı ve kişisel bakım için kullanılan bu sınıfa dahil aletler” kapsamına girdiğinden ve davacının bu kapsamda marka tescili bulunmadığından da takdiri Yüce Mahkemeye ait olmak üzere marka hakkına tecavüzden bahsedilemeyeceği, Y 6769 Sayılı SMK 151 “Ortak Hükümler” başlıklı maddesinin 2. Bendinde yoksul kalınan kazanç hesaplamasının nasıl yapılacağı açıkça belirtildiği,
davacı tarafın, müvekkilinin tecavüz sebebiyle uğramış olduğu zarar için şimdilik 1.000,00-TL maddi ve 50.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine karar verilmesinin talep etmiş ise de 6769 Sayılı SMK 151 “Ortak Hükümler” başlıklı maddesinin 2. Bendinde yoksul kalınan kazanç hesaplamasının nasıl yapılacağı hususunda talepte bulunmadığı, kaldı ki heyetimizde muhasip bilirkişi bulunmamasından kaynaklı, yoksul kalınan kazanç hesaplamasının yapılamayacağını"na dair kanaatlerini bildirmişlerdir.
Bilirkişi Raporu: 08/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...",“...” ve “..." ibareleri elektriksel kas uyarımı ve bu yolla vücut şekillendirme amaçlı sektörde uzun yıllardır yaygın olarak kullanılmakta olduğu, davalının “...” ibaresini elektriksel kas uyarımı uygulaması ve bu amaçla kullanılan cihazların genel adı. olarak kullanılmasının. marka hakkına tecavüz kapsamında değerlendirilemeyeceği, davacının markasının korunduğu ...
Sınıfta davacı tarafın tescilli... markası ile benzer olduğu, davacının ... numara ile tescilli ... markasının ayırt ediciliğinin düşük, zayıf marka olması sebebiyle koruma alanının sınırlı olduğu, markaya tecavüzün gerçekleşmediği, mali inceleme sonucunda davacının defterlerinde ve resmi belgelerinde 2022 yılında satış faturalarında dava konusu marka ile satışına rastlanmadığı, 2022 yılında Davacının Talebi olan SMK 151/2-a bendine göre tazminat hesabının yapılmasının imkansız olduğu, tazminatın Sayın Mahkemenin taktirinde olduğu,
Sayın Mahkeme Tazminata karar vermesi durumunda, kararında yardımcı olması adına, davacının 2022 yılında Faaliyet karının 254.378,31 TL, verilen hizmeti elde ederken katlandığı hizmet maliyetlerinin düşülmesinden elde ettiği karın 3.174.694,32, TL olduğu"na dair kanaatlerini bildirmişlerdir.
Dava ve uyuşmazlık : Taraflar arasındaki dava davalının eylemlerinin davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin tespine, durdurulması, önlenmesi, ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davacı taraf TPMK nezdinde ... tescil numaralı "..." ibareli markanın bulunduğunu, davalının ise "..." ibaresi ile instagram isimli sosyal medya platformunda profdrserhantuncer kullanıcı adıyla kullanımlarının bulunduğunu belirterek davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet niteliğinde olduğunu belirterek davanın kabulünü savunmuştur. Davalı ise "..." ibareli markaların farklı kullanıcılar tarafından TPMK nezdinde tescil edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Gerekçe: Davacı, davalı tarafından kullanılan "..." ibaresinin kendisine ait "..." ibareli markası ile ayırt edilemeyecek benzerlikte olduğunu, böylelikle davalının haksız kazanç elde ettiğini ve marka hakkına tecavüzün şartlarının oluştuğunu belirterek tespitle birlikte maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Tüm dosya kapsamı sunulan deliller, dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporu ve davaya dayanak kullanımlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, her ne kadar davacı kendisine ait "...", ibareli markasına davalının "..." "..." şeklindeki kullanımının- tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu belirtmiş ise de, içerisinde sektör bilirkişisinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden alınan raporla tespit olunduğu üzere, davalı kullanımlarının elektriksel kas uyarımı ve bu yolla
vücut şekillendirme amaçlı sektörde uzun yıllardır yaygın olarak kullanılmakta olduğu, davalının ... hesabında yapılan kullanımların elektriksel kas uyarımı uygulaması ve bu amaçla kullanılan cihazların genel adı olarak kullanmasının marka hakkına tecavüz kapsamında değerlendirilemeyeceği ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği, ...'in zayıflama ve vücut şekillendirme cihazı olarak dünyada bir çok ülkede kullanıldığı,
bu noktada güzellik bakım hizmetlerine konu zayıflama hizmetleri bakımından ibarenin tamamlayıcı nitelikte olduğu ve ayırt ediciliğinin düşük ve zayıf marka niteliğinde olduğu açıklanan tüm bu hususlar çerçevesinde dosyada mevcut somut olayda marka hakkına tecavüzden ve haksız rekabetten bahsedilemeyeceği anlaşılmakla davanın tümden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/264, K. 2025/171, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama