KÜNYE
T.C. İstanbul 2.FİKRÎ Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Eylül 2022
- Esas no
- 2022/48 Esas
- Karar no
- 2022/119
- Dava
- Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 04/03/2022
Karar Metni
554 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili .., bir çok ülkede tescilli “...”, “...”, “...”, +... markalarının sahibi olup, bu markaları, aynı ibareleri içeren ticaret ünvanı ile birlikte ticari faaliyetleri esnasında uzun yıllardan beri yoğun, yaygın ve eylemli biçimde kullanmdığını, “...” ve +ŞEKİL markaları, başta menşe ülke olmak üzere Paris Sözleşmesi’ne taraf pek çok ülkede ve Türkiye’de de 1997 yılından itibaren müvekkil adına tescilli olduğunu, söz konusu markaların 16., 29., 30., 40., 41., 42., 43., 44. ve 45. mal ve hizmet sınıflarında, ülkemizde Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,
... sayıları ile müvekkil şirket adına kayıtlı olduğunu, sektörde müvekkili markasının çeşitli şekillerde "...", "..." veya "..." ibareleri ile taklit edilmek istendiğini, söz konusu kötüniyetli başvurulara Türk Patent ve Marka Kurumu'nda itiraz edildiğini ve itirazları üzerine marka başvuruları reddedildiğini, diğer yandan davaya konu "..." ve "... ibarelerinin yine müvekkil markasını taklit etmek maksadı ile gerçekleştirildiğinin açıkça görüldüğünü, adına ikame edilen bir başka davada ... tescil numaralı "..." ibareli marka tescilinin hükümsüzlüğüne karar verildiğini ve söz konusu karar, Yargıtay 11 HD'nin onama kararı ile kesinleştiğini,
tarafımılarınca tespit edilen ürün "..." olarak adlandırılmakla birlikte, ürün üzerindeki görselden de anlaşıldığı üzere, kızarmış tavuk ürünü yanına sunulan bir sos olarak nitelendirildiğini, nitekim benzerlik değerlendirmesinde, taraf markalarının kapsamının birbirini tamamlayacak mahiyette olmasının da önem arz ettiğini, ürünün arkasında yer alan üretici kodu "..." olarak görüldüğünü, ürün ambalajında yer alan "..." kodu ile yapılan araştırmada ...'nin kayıtlı olduğunu, davalının ticaret sicil kaydından da faaliyet alanının gıda sektörü olduğunu, davalı kullanımlarında "..." ibaresini kullanmasına karşın ticaret unvanı da "..." olduğunu,
izah ettikleri üzere, müvekkili markasının benzer şekilde taklit edilmesi gündeme geldiğini ve "..." "...", "..." gibi müvekkil marka ibaresinin benzerleri üçüncü kişiler tarafından kendi adlarına tescil edilmek istendiğini açıklanan nedenlerle, müvekkilin ..., ..., ..., ..., ... sayılı tescilli markalarına vaki tecavüzün tespitini, men’ini ve ref’ini, davalının haksız eylemlerine son verilerek tanıtım araçlarının toplatılmasını, ihlal oluşturan ibarenin her türlü ürün ve tanıtım aracından çıkartılmasını, bunun imkansız olması halinde ürünlerin imhasını, gerçekleştirilen tecavüzün men’i ve ref’ini,
davalı ticaret unvanından "..." ibaresinin terkinini, yargılama gideri vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İş bu dava Marka tecavüz davasına ilişkindir.
Davacı vekili 18/08/2022 tarihli dilekçesi ile davalarından, dava konusu iddia ve taleplerinden uzlaşma neticesinde feragat ettiklerini beyan etmiştir.
Davacı vekilinin sunduğu vekaletnamesinin incelenmesinde davadan feragate yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.
HMK.nun 307 ve devamı maddelerinde davadan feragat ve şekli açıkça belirtilmiştir. HMK 307. maddesi düzenlemesine göre feragat davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.
Feragat beyanı dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır, hüküm ifade etmesi için karşı tarafın veya mahkemenin muvafakatine bağlı değildir (HMK 309. madde). Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir (HMK 310. Madde).
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde davanın vaki feragat nedeniyle REDDİNE karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/48, K. 2022/119, 7 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama