İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/68 K.2024/159

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;

Esas2023/68Karar2024/159Tarih6 Haziran 2024Okuma12 dk · 2.346 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 2.FİKRÎ Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
6 Haziran 2024
Esas no
2023/68 Esas
Karar no
2024/159
Dava
Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan),Haksız Rekabet
Dava tarihi
01/03/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.346 kelime·12 dk okuma·1 bölüm

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili, müvekkili markasının ... tarafından ilk olarak 1967 yılında yaratıldığını, 2007 yılında 4.2 milyar dolara varan cirosu ile Amerika Birleşik Devletleri'ndeki en büyük perakende satış mağazalarından birisi olduğunu, müvekkili firmanın şu anda giyim ürünleri, aksesuarlar, kokular, mobilyalar, gözlükler ürettiğini ve ...'da ... adlı bir restoran işlettiğini, 2009 yılı itibariyle ..., ...'nin (... da dahil olmak üzere) dünya çapında toplam 326 satış noktasına sahip olduğunu, bu satış noktalarına örnek olarak ..., ..., ..., ..., ..., ...ve ...'nun verilebilir olduğunu,

müvekkilinin kendisine ait “...” markasını uzun yıllardır menşe ülke ... başta olmak üzere dünya genelinde, Türkiye de dahil 100'den fazla ülkede yoğun ve yaygın bir şekilde kullandığını ve tescil kayıtları ile koruma altına aldığını, davacı firma ile “...” ve markaları arasında tüketici nezdinde çok güçlü bir bağ oluştuğunu, “...” ve markalarının veyahut benzeri ibarelerin üçüncü kişiler tarafından izinsiz kullanılması veya tescil ettirilmesi durumunun müvekkili firmanın Paris Sözleşmesi ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile koruma altına alınan markasal haklarının ve tekel hakkının ihlali sonucunu doğurmakta olduğunu, davalı tarafın,

... adresli web sitesinde ve "..." adresindeki iş yerinde, davacı şirketin Türk Patent nezdinde ..., ... ve ... sayı ile kayıtlı markalarının aynı/benzerini, müvekkili markalarının da tescilli olduğu ... sınıfta yer alan emtialar üzerinde, izinsiz ve hukuka aykırı bir biçimde kullandığının tespit edilmiş olduğunu, dolayısıyla davalı tarafın ... adresli web sitesinde ve "..." adresindeki iş yerinde bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak,

tecavüze konu ürünlere ilişkin delillerin toplanmasının talep edilmekte olduğunu, müvekkili şirketin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli "...", & "..." ibareli tanınmış markalarına vaki tecavüzün durdurulmasına, men'ine ve ref'ine, davalının haksız eylemlerine son verilerek "...", & ve “..." ibaresini taşıyan tüm ürünlere el konularak toplatılmasına, bu ibarenin her türlü ürün ve tanıtım aracından çıkartılmasına,

bunun imkansız olması halinde bunların imhasına, davalının davacı marka hakkına ihlali neticesinde ortaya çıkan haksız rekabetinin men'ine, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkili ...Şirketi'nin 2000 yılından bu güne ithalat ve seyahat çantaları imalatı sektörde faaliyet gösterdiğini, müvekkili üretimini yapmış olduğu ürünleri, ...satış mağazasında ... fabrika showroom ve fuar alanında tüketiciye sunduğunu, müvekkilinin ayrıca toptan satış yaptığını, ... markasını taşıyan ürünlerin Türkiye'nin her yerinde satışa sunulduğunu, müvekkili firmanın ürünlerinin 2 yıl garantili olarak satışa sunulduğunu, müvekkilinin ... markasını 10 yılı aşkın süredir kullandığını, 10 yıl önce TPE nezdinde tescilini sağladığını, markasına ciddi yatırımlar yaptığını,

bu yatırımların karşılığında yüksek satış rakamlarına ve yüksek tanınmışlığa ulaştığını, müvekkilinin ... markasını yoğunlukla ... sınıf kapsamında valiz ve çantalar üzerinde kullandığını, davacının "...” ibaresinde tescilli isminin yanına, "..." ve "..." ibarelerini ekleyerek oluşturduğu markasını kullanmasının iltibas oluşturmaya yeterli olmayacağını, TPMK kayıtlarından davacının ...+şekil markasının 'giyim ürünleri" alanında tanınmış olduğu anlaşılsa da ... ibareli başka markaların da tanınmış marka statüsünde olduğunu, ... markasının davacının tekeline bırakılmadığını,

müvekkili ile davacı markasının yazı sitili ve şekil kombinasyonu olarak benzemediğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkememizin 24/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davacı tarafından sunulan tespiti için bahsi geçen karşı tarafın ilgili internet web sitesinin "...” Domain (Ana Alan Adı) URL adresine ait, alan adı altında...(Alt Alan Adı) olarak oluşturulmuş “...” olunduğu, aktif olarak yayında olduğu ve ilgili ...

(Alt Alan Adı) internet sitesi incelendiğinde, web sitesi içerisinde davaya konu “...” ibareli ürünlerin tanıtım ve satışlarının yapıldığı, ilgili intenet sitesi içerik saylayıcısı tespiti için detaylıca incelendiğinde; firma unvanının “...Şirketi" olarak, iletişim adresinin “...” olarak, iletişim numarasının “...” olarak belirtildiğinin tespit edildiği, ilgili internet sitesi üzerinde ve tespit talep edilen “..." adresinde markasal kullanımların gerçekleştirildiği,

inceleme sırasında arz edilen aleyhine tespit talep olunan yan adına tescilli markanın varlığı ve davalı kullanımından “...” ve “...” unsurunun dışında ayırt edici unsurların ve renklerin de var olması nedeni ile ihtilaf konusunun aleyhine tespit talep olunan yanın savunmalarının alınmasının akabinde esas yargılama sırasında çözüme kavuşturulabileceği, mahalde bulunan işletmenin ... Şirketi'ne ait olduğu yönünde görüş ve kanaate ulaştıkları anlaşılmıştır.

Mahkememizin 21/11/2023 tarihli celsesinin 1 nolu maddesi gereği "...Dosyanın Mahkememizce resen seçilecek bir marka patent vekili, bir sektör uzmanı ve bir bilişim uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdine, tarafların tüm iddia, savunma ve talepleri ayrıntılı olarak tek tek değerlendirilmek suretiyle bilirkişi raporu alınmasına..." yönünde karar verilmiş olup, bilirkişi raporu 19/02/2024 tarihinde mahkememiz dosyası içerisine ibraz etmiştir.

Mahkememizin 19/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davalıya ait olduğu belirtilen ilgili web sitesinin domain adının (Ana alan adının) "...” olduğu, site içerisinde yer alan “...” başlığına tıkanıldığında “...” isimli alt alan adına yönlendirme yaptığı, web sitenin ÜRÜNLER menüsü altında "..." ile "..." isimli valiz görsellerinin yer aldığı,

ilgili sitede ONLİNE ALIŞVERİŞ başlığına tıkanıldığında “...” isimli online mağazasına yönlendirme yaptığı, ilgili siteye giriş yapan kullanıcılara ise ...ve ... adıyla çeşitli büyüklükte ve renkte valiz görseller ile makyaj çantası, laptop çantası ve kadın çantası ürünlerine ait görsellerin, bilgilerin sunulduğu, kullanıcılara satın alma seçeneğinin sunulduğu, söz konusu sitede sadece valiz ve çanta ürünlerinin yer aldığı, ilgili sitede iletişim başlığı altında “...” bilgilerinin yer aldığı, taraf markalarındaki kelime unsuru, işitsel ve görsel açıdan bulunan benzerlik nedeniyle son tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğu,

tüketici gözünde davacı ile davalı arasında ticari ilişki var olduğu algısını yaratabileceği karşısında tüketicide oluşacak bu karıştırılmanın davacı markasına zarar vereceği ve bu nedenle davalı tarafın .... ve ... görselli marka kullanımlarının SMK 29/1 maddesi gereğince marka hakkına tecavüz oluşturduğu yönünde görüş ve kanaate ulaştıkları anlaşılmıştır.

Dava; davacıya ait marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve refi istemlerine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkiline ait "..." ibareli markalarına, davalı tarafın kullanımları ile iltibas yarattığını ve haksız rekabet oluşturduğunu belirterek marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti isteminde bulunmuştur.

Bu bakımdan öncelikle karıştırılma ihtimali yaratmanın incelenmesi gerekir.

Markalar arasında ayniyet veya benzerliğin tespitinde markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınması gerekmektedir. ...'a göre; marka incelemesi, markayı oluşturan unsurlar parçalara bölünerek yapılmamalıdır. Markaların tek başına ayrım gücü bulunmayan tanımlayıcı işaretlerden oluşan kısımlarının aynı yada benzer olup olmadıklarının üzerinde durulmasına gerek yoktur. (Prof. Dr. Sabih Arkan, Marka Hukuku, cilt 1, s. 99).

İltibasın, karıştırılma olasılığının belirlenmesinde iki markanın bir bütün olarak bıraktıktan genel izlenime bakılmalıdır. Markanın esas unsurunun kullanılıp kullanılmaması iltibası belirlemede önemlidir.

Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, tüketicilerin bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde ve herhangi bir sebeple bağlantı kurma ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım veya bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “...” bunların karıştırılabileceği yönünde ise iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.06.2012 tarihli ve 2012/11-155 E. 2012/376 K. sayılı kararı).

Başka bir deyişle karıştırılma ihtimali; görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın asıl unsurları ve tamamlayıcı unsurları, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir.

Yine tüketicilerin, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.

Marka hakkına tecavüz sayılan fiilleri SMK Madde 29’da sayılmıştır. Marka hakkına tecavüz sayılan haller Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7. Maddesine atıf yapılmak suretiyle 29. Maddesinde düzenlenmiştir.

6769 sayılı SMK madde 29’a göre, Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanılması ve yine madde 29/b’ye göre Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edilmesi marka hakkına tecavüz sayılmaktadır.

Marka hakkı sahibinin markasına zarar vermeye yönelik tüm fiilleri engelleme hakkı vardır. Marka hakkına tecavüz de bunların başında gelir. Marka hakkına tecavüzün varlığı için Sınai Mülkiyet Kanun’da belirtilen eylemlerden birinin gerçekleşmiş olması ve somut olayda bu eylemin hukuka uygunluk sebeplerinden birinin bulunmaması gerekir.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7. Maddesinde ise;

Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır.

a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.

b)Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.

c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmıştık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.

6769 sayılı SMK’nın yukarıdaki ilgili maddeleri genel olarak, marka sahibinin tescilli markası ile iltibasa neden olacak işaretlerin kullanılmasını yasaklamaktadır. Madde metninde de belirtildiği üzere; tescilli marka ile aynı veya benzer olan bir işaretin tescilli markanın kapsadığı mal ve hizmetlerde kullanılarak halk tarafından karıştırılma ihtimaline yol açılması marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmektedir. Aynca işaret ile tescilli marka arasında halk nazarında “ilişkilendirme” olduğu ihtimali de “karıştırılma ihtimali” kavramına dahil sayılmıştır. Marka sahibi tescilli markası ile bağlantı kurulması ve veya karıştırılma olasılığı taşıyan markaların aynı veya benzer mal ve hizmetlerde kullanılmasını önleme yetki ve hakkına sahiptir.

6102 sayılı TTK'nın 54 vd maddeleri ise Haksız Rekabete ilişkindir. Madde 54- "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. " hükümlerine amridir.

Yine TTK Madde 55- (1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle;....4. Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,... dürüstlüğe aykırı davranmış olur.

Şeklinde düzenlenmiş Madde 56 da "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men'ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini,

e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği düzenlenmiş kararların ilanının talep edebileceği öngörülmüştür.

TTK hükümlerinden de anlaşılacağı üzere başkasının haklı olarak kullandığı tanıtıcı işaretlerle kullanmak veyahut iltibasa meydan verecek eylemlerde kullanmak haksız rekabet olarak nitelendirilmiştir.

Tacirin ticari hayatı ile ilgili olarak yaptığı işlerde diğer şahıslardan daha çok "özen göstermesi" gerektiği kabul edilmektedir. Tacir devamlı olarak yaptığı işlerle ilgili mevzuatı, ne yapması gerekeceğini tacir olmayan şahıslardan daha iyi bilir ve bilmek zorundadır. Tacirin bilmek zorunda olduğu şeylerin başında ticari hayatı için gerekli olan kanun hükümleri, ticari hayatın gerekleri ve teamülleri ile ticari örf ve adet gelir. Bu bağlamda, başvuru sahiplerinin tacir olması durumunda T.T.K. M.18/f.2 uyarınca "basiretli bir tacir gibi" hareket etme yükümü altında oldukları kabul edilmektedir. Fakat; bu yükümlülüğün çok katı ve sert değerlendirilmemesi her somut olayın özelliğine göre incelenmesi gerekmektedir.

Dosya kapsamında mahkememizce TPMK kayıtları istenmiş, buna ilişkin kayıtlar dosya arasına alınmıştır.

Bilindiği üzere, marka sahibinin markası hangi sınıflarda tescil edilmişse, markasının başkası tarafından kullanılmasını ve tescilini önleme yetkisi, o mal veya hizmetler ve onlarla benzer olan mal ve hizmetlerle sınırlıdır. Taraflar her ne kadar farklı sınıflarda hizmet vermekteyseler de, davacının ... oynayan ... ve “...” ibareli markasının tanınmış marka olarak tescilli olduğu göz önüne alındığında, davacı markasına tanınan korumanın yalnız tescilli olduğu sınıflarla sınırlı kalmayacağı ve daha geniş bir korumadan yararlanacağı anlaşılmaktadır.

Davalının “...” isimli web sitesinde, ürünler menüsü altında "..." ile "..." isimli valiz görsellerinin yer aldığı, ilgili siteye giriş yapan kullanıcılara ise ...S ve ...adıyla çeşitli büyüklükte ve renkte valiz görseller ile makyaj çantası, laptop çantası ve kadın çantası ürünlerine ait görsellerin, bilgilerin sunulduğu, kullanıcılara satın alma seçeneğinin yer aldığı, söz konusu sitede sadece valiz ve çanta ürünlerinin bulunduğu, davalının marka kullanımının ... oynayan ... ve “...” ibaresinden ve “...” ibaresinden oluştuğu, ... oynayan...ve “...” ibaresinin davacı adına tescilli tanınmış marka ile ortak olduğu,

davacının markasını genel olarak tekstil sektöründe, davalının ise markasını genel olarak valiz/bavul sektöründe kullandığı, taraf markalarındaki kelime unsuru, işitsel ve görsel açıdan bulunan benzerlik nedeniyle son tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğu,

tüketici gözünde davacı ile davalı arasında ticari ilişki var olduğu algısını yaratabileceği, yukarıda da açıklandığı üzere taraflar her ne kadar farklı sınıflarda hizmet vermekteyseler de, davacı markasının tanınmış marka statüsünde yer alması sebebiyle davacı markasının daha geniş bir korumadan yararlanacağı, taraf markalarındaki esaslı unsurun ... oynayan ... ve “...” ibaresi olduğu, tarafların markalarındaki esaslı unsurların ortak olduğu,

davalı markasındaki “...” ve “...” ibarelerinin davacı markasından ayırt edilebilecek derecede farklılaştıramadığı,bu kullanımın tüketici gözünde davacı ile davalı arasında ticari ilişki var olduğu algısını yaratabileceği, tüketicide oluşacak bu karıştırılmanın davacı markasına zarar vereceği ve bu nedenle davalı tarafın bu kullanımının davacının marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu ve aynı zamanda davalı fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiği, davalı markalarının hükümsüzlüğünün talep olunduğu ...

1. FSHHM'nin ...Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması talebinin dosya kapsamıyla uyumlu olmadığı ve yargılamayı sürüncemede bırakacağı değerlendirilerek bekletici mesele talebinin yerinde olmadığı anlaşılmış, tüm dosya kapsamı sunulan deliller ve davaya dayanak kullanımlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete yönelik açmış olduğu davanın kabulü yönünde aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalının, davacının TPMK nezdinde tescilli "..." ibareli marka hakkına tecavüz ettiğinin tespitine, davalının bu suretle haksız rekabette bulunduğunun tespitine, tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına, önlenmesine, men'ine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına,

-Davalının "...", "¸", "... ¸ " ve “"..."” ibaresini taşıyan tüm ürünlerine el konularak ürünlerin toplatılmasına, bu ibarelerin her türlü ürün ve tanıtım aracından çıkartılmasına, çıkartılması mümkün değilse imhasına,

2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 247,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan; 179,90 TL Başvuru Harcı, 179,90 TL Peşin/Nisbi Harcı, 130,00 TL Tebligat Posta ve diğer masraflar ile 11.750,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.239,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen;

a-)Marka hakkına tecavüz davası bakımından 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

b-)Haksız rekabet davası bakımından 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Fazla yatan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,

Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/06/2024

Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır

İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/68, K. 2024/159, 6 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2023/68
Karar No
2024/159
Tarih
6 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/68 K.2024/461
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/68 K.2024/541
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/69 K.2024/451
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/69 K.2024/629
  • İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/69 K.2024/269
  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/69 K.2024/455

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.