KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2023
- Esas no
- 2023/70 Esas
- Karar no
- 2023/44
- Dava
- Marka (Manevi Tazminat İstemli
- Dava tarihi
- 01/03/2023
Karar Metni
1.578 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Manevi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında özetle.
Müvekkili şirketin Çin’in önde gelen ve ürettiği teknolojik ürünler ile dünya çapında milyonlarca kullanıcı tarafından ürünleri kullanılan “...” markasının sahibi olduğunu, Dünya’nın en büyük teknoloji firmaları arasında yer aldığını, Türkiye’de kendi sektörünün en önde gelen firmaları arasında yer aldığı gibi dünya genelinde birçok farklı ülkede de ürünlerini tüketicilerle buluşturduğunu, müvekkilinin “...” markası dışında Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde korunan 200’den fazla tescilli markasının bulunduğunu, davalı tarafın müvekkiline ait “...” markasını meşru bağlantısı,
sözleşmesi ve hukuka uygun amacı olmaksızın izinsiz ve tecavüz teşkil eder şekilde kullandığını, davalı şirketin “...” ibareli taklit ürünlerin satışını gerçekleştirdiğini, davalının bu eylemleriyle taklit ürün satışına sürekli olarak devam ettiğini, bu suretle tüketiciyi de yanılttığını beyan ederek; davalı tarafından yapılan, müvekkilin marka hakkına yönelik tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, ref’ine ve devam edenler yönünden men’ine, tecavüz sebebiyle oluşan maddi zararlara ilişkin 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
davalı aleyhine verilen kararın masrafı davalıdan karşılanarak bir tirajı yüksek gazetede ilanına, davalının da ürünlerin orijinal olduğuna yönelik bir iddiası bulunmaması nedeniyle bu ürünlere ilişkin olarak uğrayabilecekleri bir zarar söz konusu olmadığından, yargılama süreleri ve teminat tutarının bu süreçte değer kaybedecek olması da göz önüne alınarak,
müvekkili tarafından sunulan 10.000,00 TL nakdi teminatın iadesine ve 6100 sayılı HMK 397/2. maddesi uyarınca yasal süre içerisinde işbu dava açıldığından tedbirin teminatsız şekilde devamına, işbu dosyanın eki niteliğindeki Mahkememizin 2023/9 D.İş sayılı dosyası kapsamında yapılan, yeddiemin masrafları da dahil olmak üzere tüm giderler ve işbu davada oluşacak yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İşbu dava; Marka Hakkına Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Ref'i, Men'e ilişkin manevi tazminat talepli davadır.
Dosyaya sunulan 14/06/2023 tarihli dilekçe incelenmiş olup, tarafların sulh oldukları, anlaşma sağladıkları görülmüştür.
Sulh 6100 sayılı HMK'nın 313 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre "Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir."
Sulh, 6100 sayılı HMK'nın 313 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK'nın 313/1. maddesine göre sulh. "Görülmekte olan bir davada, taraflar arasındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dahil edilebilir.
Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir." Aynı Kanunun 314. maddesine ise; sulhun hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği hükme bağlanmıştır. Yine anılan Kanunun 315. maddesi gereğince sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki netice doğurur. Mahkeme dışı sulh ise, borçlar hukukunun konusu olduğundan düzenleme dışı bırakılmıştır.
Madde gerekçesinde, taraflardan birinin, mahkeme dışı sulh sözleşmesi yapıldığı ve bu sözleşmeye uygun mahkemece bir karar verilmesi gerektiği yolundaki iddia ve talebinin, diğer tarafın kabulüne bağlı olduğu belirtilmiştir. Mahkeme taraflar sulha göre karar verilmesini isterlerse sulh sözleşmesine göre karar verir. (Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2021/6752 Esas ve 2022/7024 Karar sayılı kararı.)
Yine Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2022/7764 Esas 2022/9438 Karar sayılı kararında; "... Sulh, bir sözleşme olarak mahkeme dışında da yapılabilir; buna, mahkeme dışı sulh denir. HMK’da mahkeme dışı sulh düzenlenmemiştir. ...HMK’nın “Sulhun etkisi” başlığı altında düzenlenen 315. maddesinde ise ; “Sulh ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hallerinde sulhun iptali istenebilir.” şeklinde düzenleme yapılmıştır..." belirlemesinde bulunmuştur.
"...Sulh görülmekte olan bir davada taraflar arasındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdiren bir sözleşmedir.
Dosyada, her iki taraf sulh sözleşmesine göre karar verilmesini talep etmediğinden HMK'nın 315/1.fıkrası gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, her iki tarafça yapılan yargılama giderlerinin beyanları doğrultusunda kendi üzerilerinde bırakılmasına ve taraflar lehlerine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, davacı vekili istinaf başvurusundan feragat ettiğini beyan etmiş ise de tarafların sulh olduğu,
buna ilişkin protokolün dosyaya ibraz edildiği anlaşıldığından davacının istinaf başvurusu hakkında inceleme yapılmasına ve karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. (İSTANBUL BAM 17. HD 2021/1210 Esas-2022/1093 Karar)"
Somut hadisede; davacı ve davalı vekillerinin mahkemeye sundukları dilekçeler ile sulh protokolü sebebi ile ve sulh sözleşmesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep ettikleri açıkça anlaşılmaktadır. Ayrıca 19/09/2023 tarihli duruşmada da yine taraf vekilleri ve davalı asil sulh protokolü çerçevesinde karar verilmesini talep etmiştir. Gelinen aşamada HMK'nın 315. maddesinin emredici hükmü gereğince sulh sözleşmesi gereğince karar verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücreti bakımından da sulh sözleşmesindeki iradeleri ile talepleri olmadığı gözetilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/70, K. 2023/44, 19 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama