KÜNYE
T.C. İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2025
- Esas no
- 2022/211 Esas
- Karar no
- 2025/218
- Dava
- Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 21/10/2022
Karar Metni
1.417 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkillerinin Türkiye çapında tescilli ve Dünyaca tanınan ..., ... ve ... markalarının sahibi olduğunu, müvekkillerinin tescilli markalarının izinsiz bir şekilde kullanılması, ürünlerinin satışa arz edilmesi, depolanması üzerine, müvekkili şirketlerin ihlalin tespit edilebilmesi için davalı hakkında Mahkememizden delil tespiti talebinde bulunulduğunu, Mahkememizin 26.09.2022 tarihli ... D.İş ve...
Karar sayılı kararında belirtilen ''...” adresinde 10.10.2022 tarihinde yapılan tespitte elde edilen taklit ürünlerin yediemine teslim edildiğini, tespit edilen ürünlerin ... MARKA VE LOGOLU 109 ADET ŞAL,... MARKA VE LOGOLU 4 ADET BATTANİYE, ... MARKA VE LOGOLU 156 ADET ŞAL, ...
MARKA VE LOGOLU 72 ADET ŞAL cinsi ürünlere tedbiren el konularak yeddiemine tespit edildiğini, ürünlerin taklit olduğunun 10.10.2022 tarihli bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, raporun 17.10.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, ihtiyati tedbir kararının devamını talep ettiklerini beyan ederek davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz eylemi olduğunun tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, giderilmesine,
taklit ürünlerin kapladığı yer ve muhafazasının ciddi külfet meydana getirmesi sebebiyle Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 163. maddesine istinaden hızlı imhasına, depolama-sundurma ücretinin davalıya tahmiline, şimdilik her bir davacı için 1.000-TL maddi (6769 sayılı SMK m.151/2(b) bendine göre hesaplanmak
üzere), 5.000-TL manevi, 5.000-TL itibar tazminatının haksız fiil tarihinden işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte hüküm altına alınmasına, kararın ilanına, Mahkememizin 26.09.2022 tarihli ...Değişik İş ve ...K.sayılı dosyası için yapılan tüm tespit gideri, peşin alınan harç ve bilirkişi ücreti hem de işbu dosya için tüm yargılama giderleri ve her bir davacı için ayrı ayrı vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun olarak tebligat yapılmış olup, davalı süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
Dosya kapsamında taraflarca bildirilen deliller toplanmış, bilirkişi raporları alınmıştır.
Mahkememizin 13/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...Marka hakkına tecavüz için gerekli iltibasın söz konusu olduğu tespit edilmiş olup, davalı eyleminin SMK’nın 7 ve 29. maddeleri gereğince davacının marka hakkına tecavüz
oluşturup oluşturmadığına ilişkin nihai hukuki değerlendirme ve takdirin Mahkemeye ait olduğu, Değişik iş dosyası kapsamında tespit edilen ürünlerin; o “orijinal ürün” olduklarını gösterir herhangi bir evrağın davalı tarafından ibraz edilmediği hususu, o ve aynı zamanda değişik iş dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporlarında, davalı işyerinde tespit edilen dava konusu ürünlerin malzeme ve işçilik kalitesi, yapıştırılma biçimleri, dikiş biçimleri itibariyle orijinal ürünlerden uzak ve kalitesiz olduklarına dair tespitler göz önüne alındığında, SMK m.150/2 kapsamında.
“Davalı tarafa ait ürünlerin “kötü üretim ve kullanımı” ya da “uygun olmayan tarzda piyasaya sunulması” şeklinde aranan şartların, somut olay bazında gerçekleşmiş olacağı ve itibar tazminatı hesabı yapılması gerektiğinin değerlendirilebileceği, itibar tazminatı hesabı ile ilgili olarak, marka sahibinin oluşan itibar kaybı nedeniyle satışını yapamadığı ürünlerin kaç adet olduğunun, satış fiyatlarının, satış maliyetlerinin ve satış masraflarının tespiti ile itibar kaybından kaynaklanan zararı hesap edilebileceği, ancak, dosya içeriğinde bu tespit ve hesabın yapılmasına ilişkin bilgi ve belge bulunmadığından, itibar
tazminatına karar verilmesi halinde, her bir davacı için ayrı ayrı olmak üzere istenebilecek itibar tazminatı tutarının Türk Borçlar Kanunu’nun 50. ve 51. maddelerine göre belirlenmesi hususunun Mahkemenin takdirinde olduğu, davacı vekili tarafından tazminat talebine yönelik olarak SMK 151/2-b seçeneğinin tercih edildiği, söz konusu maddi tazminat seçeneğinin hesaplanabilmesi ve bu açıdan mali değerlendirme yapılabilmesi için, davalı defter ve kayıtlarının incelenmesi gerekliliğinden müzekkere ile dosyaya alınan davalının 2021 ve 2022 yılları Gelir Vergisi Beyannamesi incelenmiş, davalının 2022 yılında 2021 yılı satışlarının 3 katı üzerinde artış eğilimi gösterdiği, yıl sonu itibariyle zarar beyan ettiği,
muhasebe kayıt sistemi nedeniyle davalı satışlarının ne kadarlık kısmının dava konusu ürünlere ait olduğunun tespit edilemeyeceğinden SMK 151/2b maddesi uyarınca tazminat hesaplanamayacağı, davacının talep edeceği tazminat miktarı takdirinin Mahkemeye ait olacağı..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmiştir.
Mahkememizin 02/01/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; "... 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ...Değişik İş dosyası kapsamında tespit edilen ... marka ve logolu 109 adet şal, ... marka 4 adet battaniye, 156 adet şal, ... marka ve logolu 72 adet şal olmak üzere toplam 341 adet ürün için net kar miktarının yaklaşık 8.565 USD olduğu..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmiştir.
Mahkememizin 2022/117 D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda; "...Tespit gerçekleştirilen mahalde tespit taleplerine konu “..., ...,...” markalarının kelime ve şekil unsurlarını ihtiva eden ürünler tespit edilmekle birlikte tutanak altına alındığı ve fotoğraflandığı, mahalde bulunan vergi levhasının ... T.C. Kimlik numaralı ...’ a ait olduğu, detaylarına yer verilen kullanımların malzeme ve işçilik kalitesi, yapıştırılma biçimleri, dikiş biçimleri, markasal kullanım hususları ile orijinal ürünlerden uzak ve kalitesiz olmaları nedenleriyle orijinal ürünler olmadıklarının ve tespit talep eden ..., ... S.A., ... adına tescilli markalara tecavüz teşkil eder kullanımların gerçekleştirildiğinin değerlendirilebileceği..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmiştir.
Davacı vekili 20/03/2025 tarihli dilekçesi ile, 1.000,00 TL maddi tazminat talebini 301.945,00 TL arttırarak 302.945,00 TL olarak neticelendirmiştir.
Dava; marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, kaldırılması, maddi, manevi ve itibar tazminat talepleri ile taklit olduğu belirtilen ürünlerin imhası taleplerine ilişkindir.
TPMK kayıtları incelendiğinde; davacı tarafın; ..., ... ve ... adına kayıtlı markalarının Türk Patent ve Marka Kurumu'nda tescilli olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 26.09.2022 tarihli ...d.iş ve ... k. sayılı kararında belirtilen; ‘‘...’’ adresinde 10.10.2022 tarihinde tespit ve bilirkişi incelemesi yapılmış olup, tespit işlemi sonucu elde edilen; -... MARKA VE LOGOLU 109 ADET ŞAL,
-... MARKA VE LOGOLU 4 ADET BATTANİYE, -... MARKA VE LOGOLU 156 ADET ŞAL,-... MARKA VE LOGOLU 72 ADET ŞAL cinsi ürünlerin taklit olduğu 10.10.2022 tarihli bilirkişi raporu ile tespit olunmuştur.
SMK'nun 29.maddesinde tecavüz oluşturan eylemlerin seçimlik hareket olarak sıralandığı, ürünü ticari amaçla elde bulundurmak fiilinin tecavüz oluşturduğu, denetime elverişli raporda da tespit edildiği üzere, davacı adına tescilli markalar ile dosya içerisinde detayları bildirilen davalı kullanımlarının nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek kadar benzerlik arz ettiği, bu tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında markaya tecavüz şartlarının oluştuğu, bu nedenle tecavüze dayalı taleplerin kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Maddi, Manevi tazminat istemleri ile İtibar Tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede ise; yukarıda da açıklandığı üzere davalının davacı markasını hukuka aykırı olarak kullandığı, kullanımında kusurlu olan davalının iyi niyetli olarak kabul edilemeyeceği, maddi tazminat açısından dosyadaki bilgi ve belgelere göre bilirkişi raporlarındaki tespitlerin dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılarak davacının maddi tazminat istemine konu miktarın yerinde olduğu, marka hakkına tecavüzden dolayı davacının şeref ve saygınlığının ihlal edildiği,
ayrıca değişik iş dosyasındaki bilirkişi raporunda ve mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davalı tarafça kötü üretimin ve kötü kullanımın gerçekleştirildiği ve davacının ticari itibarının zedelendiği anlaşılmış, tecavüz eyleminin işleniş şekli, kusurun ağırlığı, tarafların birbirlerine göre konumları ve hakkaniyet gereği manevi ve itibar tazminat miktarı takdiren belirlenmiştir.
Tüm dosya kapsamı sunulan deliller ve davaya dayanak kullanımlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının markaya tecavüze yönelik açmış olduğu davanın tümden kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/211, K. 2025/218, 23 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama