KÜNYE
T.C. İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2019
- Esas no
- 2019/505 Esas
- Karar no
- 2019/66
- Dava
- Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 24/09/2019
Karar Metni
670 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili mahkememize verdiği 24/09/2019 havale tarihli dilekçesinde özetle.
Taraflar arasında sözlü olarak 23.02.2016 tarihinde bir takım kumaşların alınması hususunda anlaşıldığını, davalının müvekkilinden 25.000 TL ve 27.500 TL iki adet senet aldığını, müvekkilinin kumaşları aldıktan sonra bir takım kumaşların çürük/bozuk olması sebebiyle, davalıya teslim ettiğini, müvekkili net 7116 metre kumaş, metresini 4.30 TL den hesaplayarak davalıya iade ettiğini, müvekkilinin sürekli olarak davalıdan bedelsiz kalan senetlerin iadesini talep ettiğini, ancak davalı tarafından sürekli oyalandığını, davalının senetleri diğer davalı ...'e cirolayarak temlik ettiğini, müvekkilin davalıya elden ödemeler, banka havalesi,
iade edilen kumaşlar ve davalıların karı-koca olması nedeniyle aralarında organik bağ bulunması ve davalı senedi iyi niyetli iktisap etmesinin mümkün olmayacağından bahisle, senetlerin bedelsiz kaldığını ve dolayısıyla müvekkilin davalılara herhangi bir borcunun olmadığnı tespiti ile ... 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına vaki takibin iptalini, kötü niyetli davalıların %20 'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava davacı tarafından davalılar aleyhine açılan kambiyo senedine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. HMK'nın 115/1 maddesi gereğince mahkemeler dava şartının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
HMK 137 ve devam maddeleri gereğince dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılır. Mahkeme ön incelemede; dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını tam olarak belirler, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapar, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda onları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder ve bu hususları tutanağa geçirir.
Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir. HMK 138.maddesi gerekçesinde de belirtildiği üzere yargılamada usule ilişkin iddia ve savunma sebeplerinin hallinden sonra işin esasına girilerek uyuşmazlık çözümlenir. Usule ilişkin hususlar ya dava şartıdır ya ilk itiraz niteliğindedir.
Usule ilişkin hususlar şekli nitelik taşıdığından yargılamanın başında dosya üzerinden de incelenerek karar bağlanabilir. Ancak Mahkeme kararını vermek için tarafların dinlenmesine ihtiyaç duyuyorsa bunu da tahkikat aşamasında değil ön inceleme oturumunda yapacaktır.
Aynı husus Yasanın 140/1.maddesinde de belirtilmiş olup ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar verebilmek için hakimin gerekli gördüğü takdirde tarafları dinleyebileceği hükme bağlanmıştır.
Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkındaki 7155 sayılı kanunun 20.maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 5/A-1 maddesinde; bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olduğu hükmü getirilmiştir.
Dava dilekçesinde dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulduğuna ilişkin herhangi bir beyan bulunmadığı gibi dava dilekçesine arabuluculuk anlaşamama tutanağının eklenmediği, buna göre arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açıldığı, dava menfi tespit davası olup temelinde taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisinden kaynaklı ihtilaf olması nedeniyle TTK'nın 5/A-1 maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurmanın zorunlu olduğu davalardan olup, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi'nin 2019/1509 Esas, 2019/1299 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir. Bu nedenle dava şartının bulunmadığı anlaşıldığından HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/505, K. 2019/66, 25 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama