İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/487 K.2024/429

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2022/487Karar2024/429Tarih7 Haziran 2024Okuma14 dk · 2.870 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
7 Haziran 2024
Esas no
2022/487 Esas
Karar no
2024/429
Dava
İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
09/08/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.870 kelime·14 dk okuma·5 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacı vekili tarafından sunulan 09/08/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle. Davacı şirketin, proje alanlarının güvenliğini ve korunmasını sağlamak için güvenlik işini ihale ile güvenlik sektöründe faaliyet gösteren, uzmanlık alanı güvenlik olan firmalara ihale ettiği, Davalı ...

Güvenlik şirketinin ... şirketinin güvenlik ihalelerine girerek 2017-2018, 2018-2019, 2019-2020, 2020-2021 dönemi güvenlik hizmet işini ifa ettiği, ... şirketi özel güvenlik hizmeti işini ihale ile bir bütün halinde davalı ... Güvenlik'e devrettiği, Davalı ... tarafından, ihale için teklif verilirken, tüm işçilik alacakları, kıdem, ihbar vb. Muhtemel tazminatlar hesaplanarak teklif verildiği, Davalı tarafından, ...

Arabuluculuk Bürosu'na 2022/... dosyası ile arabuluculuk başvurusu yapıldığı, Arabuluculuk görüşmelerinde, davalı şirkete işçilik alacakları için dava açan ... Güvenlik işçilerine, yıllar önce ödenmiş tazminat ve işçilik alacaklarının ...

A.Ş. den talep edildiği, şirket tarafından bu talebin kabul edilmediği, bu alacaklara ilişkin tüm sorumluluğun davalıda olduğu, davalı şirketin halen davacı şirkete yüklü miktarda borçlu olduğunun belirtildiği, Davalı, talebiyle ile ilgili ilamsız icra takibi başlattığı, icra dosyalarının, 2018 (6 dosya), 2019 (1 dosya) ve 2020 (1 dosya) yıllarına ait olduğu, Davalının 4 senenin ardından bu ödemeleri davacı şirketten talep etmesinin de kötü niyetli olduğu, tekliflerin tüm bu işçilik alacakları, kıdem, ihbar, her türlü tazminatları kapsayacak biçimde verildiği, Davalı şirketin güvenlik ihalesini alırken bu dosyalardan haberdar olmaması,

davalı tarafından iddia edildiği üzere haksız yere kendi paylarından fazlasını ödemesi gibi bir durumun söz konusu olmadığı, ödemeler yapılırken hiçbir talep ve itirazda bulunmayan davalının, şirket İle ticari ilişkisi sona erince -üstelik halihazırda şirkete cari hesapta borcu da mevcutken- geçmişe dönük böyle bir talepte bulunmasının art niyetli olduğu, Sözleşme gereği, ihaleyi alan firmalardan bir teminat alındığı, yüklenicinin şirkete borcu olmadığı ya da yüklenicinin sorumlu olduğu kalemlerde davacı şirkete borç doğurucu herhangi bir işlem ve uygulama bulunmadığı hususu tespit edildikten sonra, yüklenici firmaya iade edildiği,

bundan amaç, işçilik alacaklarını korumak olduğu, sözleşme gereği işçilik alacakları sadece yüklenicinin sorumluluğunda olduğu, şirket, bu alacakların ödenme güvencesini sağlamak için, davalı şirketten bir miktar teminat alarak onu | depozit ettiği, Sözleşmenin 11. Maddesinde, teminatın, yüklenicinin, kendi bünyesinde çalıştırdığı personellerin, Tüm Hak ve Alacaklarının Ödendiği Ve Borç Doğurucu Herhangi Bir İşlem Uygulamanın Bulunmadığı hususu tespit edildikten sonra iade edileceğinin belirtildiği, davalının, "bu alacaklardan müşterek ve müteselsilen sorumluyuz" bahanesi ile açılan icra takibinin kötü niyetli ve haksız olduğu,

Sözleşmenin 22. Maddesi, yüklenicinin kendi işçilerine yönelik sorumluluklarını düzenlediği, davalı, sözleşme kapsamında çalıştırdığı personelin kanunla sabit tüm haklarını ödemekle mükellef olup, aksi halde, şirkete yönelecek her türlü talebi karşılayacağını gayri kabili rücu ve kabul ettiği, bu hükme rağmen, davalı, haksız yere ödediğini İddia ettiği işçilik alacaklarını Şirketten talep ettiği ve kötü niyetli olarak İcra takibi başlatarak, haciz tehdidi altında şirketi ödeme yapmaya zorladığı,

yine davalı ile imzalanan sözleşmelerin eki olarak yıl yıl akdedilen 'Özel Güvenlik Hizmetleri Özel Teknik Şartnamesinde de sözleşmenin bu hükümlerinin teyit edildiği, şartnamenin 5. Maddesinin 18,19,20 ve 21. Fıkraları, davalı şirket tarafından çalıştırılacak personelin iş Kanunu'ndan kaynaklanan tüm hak ve alacaklarından yüklenici davalı şirketin sorumlu olacağını, müvekkil şirketin hiçbir şekilde sorumlu olmayacağını düzenlediği,

davalının şirkete halihazırda 205.127,35-TL borcu bulunduğu ve bu borçlardan kaçınmak için şirkete haksız ve nedensiz davaya konusu icra takibini başlattığı, şirketin cebri icra ve haciz tehdidi altında dosya borcunu ödediğinin tespitinin yapılarak, ... İcra Dairesi'nin 2022/ ... E. Sayılı dosyasına 09.05.2022 tarihinde yapılan 219.500,00-TL ödemenin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi birlikte ödenmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.

CEVAP

Davalı vekili tarafından sunulan 08/09/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle.

Davacı taraf, dava dilekçesi ekinde uyuşmazlığın konusu olan işçilerin çalıştığı 2016 yılına ilişkin taraflar arasında imzalanan özel güvenlik hizmeti alım sözleşmesinin sunulmadığını, her ne kadar icra takiplerin esas yılı 2018 olsa da icra takiplerinin dayanağı olan davalar 2016 yılında açıldığını, davacı taraf ise sorumluluklarını ortadan kaldırdığını iddia ettikleri sözleşmeyi dosyaya sunmamış olup farklı yıllara ilişkin sözleşmeleri sunduklarını, davacı ...

A.Ş. bir gayrimenkul yatırım ortaklığı şirketi olup inşaat projelerinin güvenliğini sağlamak üzere özel güvenlik şirketi olan davalı şirketin bu uzmanlık alanından faydalanmak amacıyla özel güvenlik işini davalı şirkete ihale ettiğini, bu durumda söz konusu işçiler yönünden asıl işveren ...AŞ olup alt işveren davalı şirket olduğunu, bununla beraber söz konusu işçiler ilgili projede önceden beri davacı ...

AŞ'nin özel güvenlik verdiği eski şirketler bünyesinde çalıştığını, akabinde ihalenin davalı şirketçe kazanılması ile iş sözleşmeleri davalı şirkete devrolunduğundan yeni alt işveren davalı şirket olduğunu, sonrasında işçilerin üç ay gibi kısa süreler daha çalışıp işten çıkmaları neticesinde açtıkları davalarda işçilerin davacı şirketin projesindeki tüm çalışmalarından doğan alacaklarına hükmedildiğini yani davalı şirket yıllardan beri davacı ...

AŞ'nin projesinde ve ihaleyi kazanan diğer şirketler bünyesinde çalışan işçilerin işçilik alacaklarını ödediğini, 4857 sayılı İş Kanunu'nda asıl işveren ve alt işveren kavramları ve sorumlulukları şu şekilde: İş Kanunu m.2/6 Kanun maddesinde görüleceği üzere davacı şirket söz konusu işçilerin asıl işvereni konumunda olup tüm işçilik alacaklarından müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, kanun hükmü açık olup emredici hüküm nitelikte olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile kanun hükmünde emredici şekilde düzenlenen sorumluluğun bertaraf edilmesi söz konusu olmayacağını,

bu nedenle işçilik alacaklarının sorumluluklarına ilişkin sözleşme maddeleri TBK m.27 hükmü gereğince geçersiz olacağını, kaldı ki söz konusu işçiler aslen davalı şirketin işçileri olmayıp ilgili projede davalı şirketten önce uzun dönemler çalışan işçiler olduğunu, bu noktada davacı şirketin söz konusu işçilerin işçilik alacaklarından sorumlu olmaması gibi bir durum söz konusu olmayacağını, bununla beraber yukarıda da detaylıca açıklandığı üzere söz konusu ilamlardan doğan borçların tamamı davalı şirketçe ödenmesine rağmen davacı şirket sırf teminat mektubu sunması nedeniyle cari hesaba bu borçları istediğini,

davalı şirket hem işçilere ilamlar doğrultusunda ödeme yapmış hem de davacı şirkete karşı cari hesaplar üzerinden borçlu çıkarıldığını, görüleceği üzere bu sözleşme maddelerinde davacı tarafın işçilerin işçilik alacaklarından sorumluluklarını ortadan kaldıran bir hüküm bulunmadığını, davacı taraf, sunmadığı ancak var olduğunu iddia ettiği 2016 yılına ilişkin özel güvenlik hizmeti sözleşmesinde davalı şirketin tüm işçilik alacaklarından sorumlu olduğunu ve bu hususta davacı şirkete karşı alacaklarından feragat ettiğini iddia ettiğini,

ancak hukuken doğmamış haktan feragat edilemez ilkesi mevcut olmakla beraber gerçekten de dosyaya sunulmayan sözleşmede böyle bir hüküm varsa da geçersiz olduğu her türlü izahtan vareste olduğunu, henüz doğmamış bir alacaktan davalı şirketin feragat etmesi, davacı şirketi ibra etmesi,

gayrikabili rücu kabul etmesi söz konusu olmayacağını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/1673 E. 2018/251 K. hükmüne yer verildiğini, bu hüküm başlığından da anlaşıldığı üzere hiç şüphesiz kişiliğin korunması ile ilgili olduğunu, ancak bunun dışında genel kural olarak uygulama olanağını bulan "doğmamış haktan feragat" ilkesi tüm Hukuk Dairelerince uygulanagelen bir olgu olduğunu, davalı tarafça açılan icra takibinde tahsili istenen alacaklardan davacı şirketin sorumlu olmaması söz konusu olmadığını, kaldı ki, başlatılan icra takibine itiraz etmeyen ve takibin kesinleşmesini sağlayan,

Mahkememizi yönlendirmeye ve kendilerini haklıymış gibi göstermeye çalışan davacı taraf olduğunu, davacı taraf, davalı şirketin işçilere ödediği tutarları cari hesaba işlemiş olduğundan davalı şirket mükerrer ödeme yapıldığını, tüm bu nedenlerle davanın reddinin gerektiğini talep etmiştir.

DELİLLER

... İcra Müdürlüğünün 2022/ ... Esas sayılı icra dosyası, Arabuluculuk son tutanağı, Sözleşmeler, Teknik Şartnameler, Ticari defter kayıtları, Cari hesap dökümleri, Bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.

... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davalı tarafından davacı aleyhine 25/04/2022 tarihinde toplam 180.962,11TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, borcun kaynağının muhtelif takip dosyalarına yapılan ödemelerden kaynaklandığı, takip dosyalarının ise işçilik alacaklarına ilişkin olduğu tespit edilmiş olup 09.05.2022 tarihinde, ''iş bu kötü niyetli

açılmış olan icra takibi borcu

itiraz kayıtlı ödenmekte olup her türlü hukuki hakkımız

saklıdır''. Açıklaması ile davacı şirket tarafından 219.500,00 TL ödeme yapıldığı, icra dairesi tarafından 219.441,57TL reddiyat yapılarak 58,43TL nin davacıya iade edildiği görülmüştür.

Şirketler hukuku alanında uzman bilirkişi ... ve Serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna göre.

Davacı şirketin 2017-2018-2019-2020 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerine göre Davalı şirkette 377.034,99 TL borçlu olduğu göründüğü,

davalı şirketin 2017-2018-2019-2021 yıllarına evrakları eksik veya hiç ibraz ettiğinden dolayı kısmi inceleme yapılmış olup, taraflar arasındaki ödemelerin istirdat talebine konu edilip edilemeyeğinin taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin niteliğine bağlı olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin belirlenebilmesi amacıyla iş hukuku alanında uzman bir bilirkişinin, bilirkişi heyetine eklenmesi gerektiğinin görüş ve kanaatine varılmıştır.

Nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna göre.

Davacı şirketin, dava dışı işçilerin alacakları ile ilgili olarak icraen ödemek durumunda kaldığı toplam 219.500,00 TL lik alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili talebi ile ilgili olarak, İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin, yüklenicinin işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret, yasal hakları ve sosyal haklarının dahil olması, buna karşılık ihale makamının/asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu tutulmayacağına dair sözleşmede hüküm bulunması hususları nazara alındığında, davacı şirketin/asıl işverenin ...

İcra Dairesinde 2022/...

E. Sayılı dosyasına Davacı Şirket tarafından mahkeme masrafları, vekalet ücretleri ile faiz, icra masraflarıyla birlikte ve “İş bu kötü niyetli açılmış olan icra takibi borcu ihtirazı kayıtlı ödemekte olup her türlü hukuki hakkımız saklıdır, şeklindeki ihtirazı kayıtla 09.05.2022 tarihinde ödediği toplam 219.441,57 TL nin (219.500,00 TL ödendiği ve 58,43 TL borçluya iade edildiği) dayanağı olmadığı, ödenen toplam 219.441,57 TL nin ticari faiziyle birlikte iadesinin uygun olduğu, davacı talebinin 219.500,00 TL olduğunun görüş ve kanaatine varılmıştır.

HUKUKİ NİTELENDİRME VE GEREKÇE

Dava, ... İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı dosyasında cebri icra baskısı altında ödenen paranın istirdat istemine ilişkindir. İncelenen icra dosyasından tarafların dava ve taraf ehliyeti vardır.

İcra İflas kanunun menfi tespit ve istirdat başlıklı 72. Maddesinde: ''Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.

İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar.

Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. (Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur.

İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmisinden aşağı olamaz.

Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir.

Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır.

İşçi alacakları nedeniyle asıl ve alt işveren işçiye karşı müteselsilen sorumludur. Asıl işveren ile alt işveren arasındaki uyuşmazlıklarda ise genel hükümler uygulanır. Bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.

Asıl işverenle alt işverenler arasında yapılan hizmet akitlerine göre yapılan iş kapsamında ve değişen alt işverenlere ait işyerinde ara vermeden çalışan işçilerin işçilik alacakları için açtıkları davalar sonunda ödenmesine karar verilen miktarlardan alacaklı işçiye karşı her biri müteselsilen sorumludurlar. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar.

İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide) ise, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. 6098 sayılı TBK’nun 167.

(818 sayılı BK nun 146. m.) maddesindeki düzenleme uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça müteselsil sorumlulardan her biri alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu olacaklardır. Yasa hükmünde eşit sorumluluğun müteselsil borçlularda aksinin kararlaştırılmaması halinde uygulanacağı belirtilmiştir.

Dava dışı işçinin çalışmış olduğu her bir alt işveren dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından, davalı alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemiyle sınırlı olmalıdır. Davalının “son işveren“ olması da bu sonucu değiştirmez. Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise, diğer işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işveren sorumludur.

Başka bir ifadeyle davacı üst işveren, dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatını ancak son işverenden rücuen tahsilini talep edebilir. Bunun dışındaki tüm işçilik alacaklarından ise, işçinin çalışmış olduğu dava dışı ve davalı alt işverenler, davacı üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumludurlar.

Davalının kendisi dışında başka alt işveren bünyesinde dava dışı işçinin çalışıp çalışmadığı araştırılıp, kendi dönemiyle sınırlı sorumlu tutulması gerekmektedir. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2014/42038 E, 2016/761 K)

Yargıtay uygulamaları doğrultusunda asıl işveren ile alt işveren arasında imzalanan sözleşmelerde işçilik alacaklarından hangi tarafın sorumlu olacağına dair hüküm bulunması halinde sözleşmedeki hükme göre sorumluluğun belirleneceği, sözleşmede hüküm bulunmadığı hallerde ise yarı yarıya sorumluluk esasına işçilik alacaklarından asıl işveren ile alt işverenin sorumlu olacağının belirlenmiştir.

Tüm dosya kapsamında toplanan delillerden; davacı ... Şirketi ile davalı ... Güvenlik Şirketi arasında

01.04.2017-01.04.2018 arasında geçerli olmak üzere ... A.Ş. gayrimenkullerin 1 yıl boyunca korunması işine ait özel güvenlik hizmet alımı sözleşmesi imzalandığı, süre bitiminde

01.04.2018-01.04.2019 tarihleri arasında, 01.04.2019-01.04.2020 tarihleri arasında sözleşmenin

yenilenerek en son 01.09.2020-01.09.2021 tarihleri arasında sözleşme imzalandığı,

taraflar arasında imzalanan hizmet alımları sözleşmelerinin ve

şartnamelerinin incelenmesinde;

sözleşmenin 8. Maddesinde; “Özel Teknik Şartnamede belirtilen Taşınmaz icmal listesi ve şartname iş bu sözleşmenin eki olup, Yüklenici Şartnamede yazılı tüm kurallara uymakla yükümlüdür.

Yüklenici ayrıca işin yapımı sırasında yürürlükteki kanun, tüzük, yönetmelik ve benzeri diğer mevzuat

hükümlerine de uymakla yükümlüdür.”

Sözleşmenin 22. Maddesinde; "Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili

çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri

ile belirlenmiş olup, yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür" hükmünün bulunduğu,

Sözleşmenin eki olan Özel Güvenlik Hizmetleri İşi Teknik Şartnamesinin 5.5. Maddesinde; “Yüklenici, yürürlükteki İş Kanunu ve Sosyal Güvenlik

Kurumu mevzuatı hükümlerine göre çalıştıracağı elemanlarının her türlü özlük haklarını karşılamak

zorunda olduğu,”

5/19 Maddesinde; “506 Sayılı Sosyal Sigortalar ve 4857 Sayılı İş Kanununca kendisine tanının

hak ve yüklenen sorumluluklar titizlikle korunacak ve karşılanacak, işe alma ve İşten çıkarma

eylemleriyle ilgili tüm yükümlülükler yine yükleniciye ait olacak, bu konularla ilgili olarak şirkete

herhangi bir sorumluluk yüklenmeyecektir.”

5/21 Maddesinde; “Yüklenici firma yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre çalıştıracağı elemanların

her türlü özlük haklarını karşılamak, ödemek zorundadır. bu konuda şirkin hiç bir sorumluluğu

yoktur.”

şeklinde sözleşme hükmü bulunduğu görülmüş olup davacı tarafından cebri icra baskısı altında ödeme yapılan ... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı icra dosyasında borcun kaynağının muhtelif takip dosyalarına yapılan ödemelerden kaynaklandığı, takip dosyalarının ise işçilik alacaklarına ilişkin olduğu tespit edilmiş olup davacı tarafından 09.05.2022 tarihinde, ''iş bu kötü niyetli

açılmış olan icra takibi borcu

itiraz kayıtlı ödenmekte olup her türlü hukuki hakkımız

saklıdır''. Açıklaması ile davacı şirket tarafından 219.500,00 TL ödeme yapıldığı, icra dairesi tarafından 219.441,57TL reddiyat yapılarak 58,43TL nin davacıya iade edildiği görülmüştür. Sözleşme ve şartnamele hükmü gereği işçinin işçilik alacaklarından alt işverenlerin sorumlu olacağının açıkça düzenlendiği anlaşılmıştır. Mahkememizce dava konusu olaya ilişkin tüm belge ve kayıtlar celp edilerek bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi raporu olaya uygun ve denetime elverişli olduğundan itibar edilerek hükme esas alınmış olup davacının haciz baskı ve tehdidi altında gerçekte borçlusu olmadığı bir parayı ödemek zorunda kaldığı sabit olduğundan davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (kabul oranı: %99,97 )

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın Kısmen KABULÜ ile; 219.441,57TL nin 09.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 14.990,05-TL nispi karar harcından peşin yatırılan 3.748,52-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 11.241,53-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,

3-Davacı tarafça yatırılan 3.748,52-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan toplam 9.903,20-TL yargılama giderinin kabul oranına göre 9.900,22TL sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına

5-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 34,916,23-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

6-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 58,43 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine,

9-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL'nin 1.559,53TL sinin davalıdan, 0,47TL sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,

Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 07/06/2024

Katip... ¸e-imzalı

Hakim ... ¸e-imzalı

Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.

İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/487, K. 2024/429, 7 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Talep
  5. Cevap
  6. Deliller
  7. Hukuki Nitelendirme Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/487
Karar No
2024/429
Tarih
7 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/487 K.2024/364
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/488 K.2024/424
  • Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/489 K.2024/437
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/493 K.2024/464
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2022/493 K.2024/643
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2022/494 K.2024/646

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.