KÜNYE
T.C. İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2024
- Esas no
- 2023/621 Esas
- Karar no
- 2024/83
- Dava
- 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 17/10/2023
Karar Metni
1.598 kelime·8 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından sunulan 17/10/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle. Davalı icra dosyasında borçlu ... şirketi ... Bankasına olan ticari kaynaklı borcu sebebiyle davalı ... Bankası tarafından takibe geçildiğini, davalı alacaklı ... Bankası tarafından davalı Borçlu davalı şirket ... davalı banka tarafından başlatılan takip dosya numarası ... 6. İcra Müdürlüğü ...
E. Sayılı dosyasından devam ettiğini, icra dosyasında davalı bankanın talebiyle, davacı 3. Şahıs müvekkili şirkete haciz ihbarnamesi gönderildiğini, ancak gönderilen 3 haciz ihbarnamesi de davacı 3. Şahıs müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, her 3 ihbarnamenin de tebligatı davacı müvekkili şirkette çalışmamasına ve tanınmamasına rağmen daimi çalışan olduğu iddia edilen kişilere usulsüz olarak tebliğ edildiğini, haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edildiğine karşı şikayet yoluna başvurulduğunu, şikayetleri ...
41. İcra Hukuk Mahkemesi ... E. Sayılı dosyasından görüldüğünü, tebligatın usulsüzlüğüne ilişkin yapılan şikayetleri sonucunda kabul kararı verildiği takdirde dava hakkında davanın konusuz kalması değil, ... ilişkin karar verilmesi ve davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi aksine davayı açmaya sebebiyet verdiren tarafın alacaklı ...
Bankası ve davalı borçlu olduğundan lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi Yargıtay yerleşik içtihatlarında olduğunu, 89/3 haciz ihbarnamesinin usulsüz olarak tebliğ edildiği tarih 02/10/2023 olarak gözüktüğünü, davacı 3. şahıs müvekkili haciz ihbarnamelerinden şans eseri haberdar olduğunu, ... 6. İcra dairesi ...
E. Sayılı dosyasından gönderilen ve usulsüz bir biçimde tebliğ edilen ve davacı müvekkilinin şans eseri 06/10/2023 tarihinde muttali olduğu 89/1 haciz ihbarnamesinde davalı borçlu ...'un davacı müvekkilindeki 55.0000,00-TL tutarında alacağı veya borçlu davalıya at uhdesinde mal bulunup bulunmadığına ilişkin ihbarname gönderildiğini, 89/1 haciz ihbarnamesi şirkette çalışan olmayan ve şirket yetkililerince tanınmayan bir şahısa usulsüz bir biçimde tebliğ edildiğini, akabinde alacaklı tarafından 60.000-TL değerinde 89/2 haciz ihbarnamesi düzenlendiğini,
89/2 haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi olarak 06/09/2023 tarihi yazılmış olsa da anılan tebligat davacı müvekkiline tebliğ edilmediğini, akabinde 89/3 haciz ihbarnamesi gönderildiğini, gönderilen son tebligatta usulsüz olarak tebliğ edildiğini, haciz ihbarnamelerinin üçünde tebliğ edilen şahısların ad ve soyadları tebliğ mazbatasına şerh düşüldüğünü, bu kişiler davacı müvekkili şirketçe tanınmadığını, davalı borçlu ile davalı takip alacaklısı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını,
ihtiyati tedbir kararı verilerek davacı müvekkiline karşı haciz yoluna başvurulmaması adına takibin davacı müvekkili yönünden durdurulmasına karar verilmesini, davacı müvekkili lehine öncelikle teminatsız olarak bu mümkün değilse makul bir teminat karşılığında İhtiyati Tedbir Kararı Verilerek, davacı müvekkilinin dava sonuna dek borçlu kaydının yapılmamasına tarafına herhangi bir haciz işlemi yapılmamasına, bu süreçte yaptığı yapacağı ödemelerin davalı alacaklıya ödenmemesine ilişkin Tedbir Kararı Verilerek İcra Dairesine Bu Hususta Müzekkere Yazılmasını talep etmişlerdir.
Davalı vekili tarafından sunulan 20/11/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; ...Bankası ... alacağının tahsil edilebilmesi maksadıyla davalı tarafça ...Şirketine karşı ... 6. İcra Dairesi ...
E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, İcra Müdürlüğünce gönderilmiş olan.. ihbarnamesi 01/08/2023 tarihinde tebliğ edilmiş olmakla birlikte, davacı şirket tarafından ihbarnameye karşılık olarak herhangi bir cevap ya da itiraz edilmediğini, ... ihtarnamesi 06/09/2023 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen aynı şekilde davacı şirket tarafından buna karşı herhangi bir itirazın olmadığını, davacı tarafından ikame edilen işbu davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafından bu dilekçe ile izah etmiş olunan süreçle ile ilgili olarak usulsüz tebligat şikayeti adı altında ikame edilmiş olan ...
41. İcra Hukuk Mahkemesi...
E. Sayılı dosyada gerekçeli kararın verildiğini, işbu karar gereğince, tebligatların usulsüz olduğunu kanısıyla hüküm kurulduğunu, iş bu davanın konusuz kalması sebebiyle hukuki yarar yokluğu sebebiyle reddinin gerektiğini, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için tebliğin usulsüz olduğu düşünülse dahi tebliğ memurunun görev kapsamında olan bu husus için davacı banka adına sorumluluk doğurmadığını, Davacı tarafın dava dilekçesinde ...
Ve ... isimli şahısların şirket çalışanı olmadığını beyan ettiğini, basiretli tacir konumundaki davacının iş yerine gelen tebligatların şirkette çalışmayan kişilerce alınmış olması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu kişilerin şirketle bağı yoksa iş yerine nasıl girebildikleri, girmekle kalmayıp tebliğ memurunu karşılayarak imza mukabilinde haciz ihbarnamelerini tebliğ almış olmaları anlaşılamayacağını, ayrıca bu husus bir defaya mahsus olmamakla, mazbatalar incelendiğinde görüleceği üzere defalarca tekrarlandığını, 89/1 ihbarnamesini 01/08/2023 tarihinde tebligat alan ...,
89/2 ihbarnamesini de 06/09/2023 tarihinde tebliğ almış olup ihbarnameler arasında geçen süre zarfında orada bulunduğunun açıkça kanıtı olduğunu, iş bu huzurdaki davanın davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olduğunu, tebligat mazbataları incelendiğinde görüleceği üzere birden fazla tebliğ işlemi aynı şahıslara yapılmış olmakla bu şahısların zımni olarak tebliğ almaya yetkili kılındıklarının açık olduğunu, üçüncü kişinin açtığı menfi tespit davasında ispat yükü üçüncü şahsa ait olduğunu,
üçüncü şahısın haciz ihbarnamesine itiraz ettiği durumlarda alacaklının itirazın etkisiz kılınması için bu menfi tespit davasında ispat yükü üçüncü şahıslarda olduğunu, burada üçüncü şahıs takip borçlusuna borcunun olmadığını veya haciz ihbarnamesine konu malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmek ile yükümlü olduğunu, davacı herhangi bir ispat külfetinde bulunmamış olup ...'la arasında herhangi bir ticari ilişkinin yokluğuna dair beyanını ispatlayamadığını, bu doğrultuda davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafın üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
... 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası, ... 41. İcra Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası, Ticari defterler, Sözleşmeler, BA/BS formları ve tüm dosya kapsamı.
... 6. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasının uyap suretinin incelenmesinde; alacaklı davalı banka tarafından borçlu davalı ... Şirketi aleyhine başlatılan icra takibi sırasında davacı ... Şirketi adına 23.515,55TL alacak için İİK 89 maddesi kapsamında haciz ihbarnamesi gönderildiği anlaşılmıştır.
... 41. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, ...Karar sayılı dosyasının uyap suretinin incelenmesinde; davacı ... Şirketi tarafından davalı Banka VE davalı ... Şirketi aleyhine dava konusu ... 6. İcra Dairesi’nin ... esas sayılı icra dosyasında davacı şirkete İİK 89 maddesi kapsamında gönderilen haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edildiğinden bahisle iptaline yönelik icra memur muamelesini şikayete ilişkin dava sonucunda davanın kabulü ile, davacı adına gönderilen İ.İ.K. 89/1 haciz ihbarnamesi tebligatının usulsüzlüğüne, İ.İ.K. 89/1 haciz ihbarnamesinin 06/10/2023 tarihinde tebliğ edildiğinin kabulüne, davacıya gönderilen İ.İ.K. 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; Dava; davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine açılan İİK 89. madde hükmüne dayanılarak açılmış menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı taraf, davalı banka ile davalı şirket arasındaki icra takibi sırasında taraflarına gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı banka tarafından sunulan cevap dilekçesi ile, davanın konusuz kalması sebebi ile reddine karar verilmesini talep etmiş ise de 25/01/2024 tarihinde saat 19.30 da beyan dilekçesi sunduğu ve kabul beyanı ile davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden aleyhlerine yargılama gideri hükmedilmemesini talep etmiş olup davalı banka tarafından sunulan beyan dilekçesi duruşma gününden bir gün önce dosya incelendikten sonra sunulması ve dosya arasına alınmaması, davalı vekili tarafından da duruşmada davayı kabul ettiklerinin beyan edilmemesi sebebi ile kabul beyanı doğrultusunda kısa karar oluşturulamamış ise de bu durum yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilirken dikkate alınmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 308 ve devam maddeleri gereğince kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur. Dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır, hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen kabulde, kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir, Kabulün kayıtsız şartsız olması gerekir, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, iptali istenebilir.
Feragat ve kabul hâlinde yargılama giderlerine ilişkin yasal düzenlemenin bulunduğu HMK 312/1 maddesine göre; Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir.
HMK 312/2 maddesinde: ''Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez.'' şeklinde düzenleme getirilmiştir.
Eldeki davada, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davalı ... ise takip borçlusu olduğu, İİK'nın 89. Maddesine göre açılan davalarda husumetin takip alacaklısına yöneltilmesi gerektiği, takip borçlusunun pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden ihtilaf devam ettiğinden bu hususta yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda, dava konusu icra dosyasında davacı şirkete gönderilen haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edilmesinden davalı bankanın sorumlu olmadığı, davalı bankanın haciz ihbarnamesi tebliği talebi sonrasında tebliğ işlemlerinin icra memurunca yapıldığı bu nedenle birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerinin tebliğinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı hususunun denetiminin icra memuruna ait olduğu,
icra memurunca birinci ve ikinci haciz ihbarnameleri usulüne uygun tebliğ edilmiş ise üçüncü haciz ihbarnamesinin düzenlenmesi gerektiği açık olup ...
41. İcra Hukuk Mahkemesinin ... esasında görülen davada da haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliği hususundaki davanın icra memur muamelesini şikayete ilişkin olduğu ve haciz ihbarnamelerinin iptaline karar verildiği anlaşılmakla, davanın açılmasında davalı bankanın kusur ve sorumluluğu bulunmadığından HMK 312/2 gereği davacı şirket lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti tayinine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/621, K. 2024/83, 26 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama