KÜNYE
T.C. İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
- Esas no
- 2024/405 Esas
- Karar no
- 2025/414
- Dava
- İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/07/2024
Karar Metni
3.190 kelime·16 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili tarafından sunulan 16/07/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle. Müvekkili şirket ile davalılar arasında.
Taşıma Sözleşmesi başta olmak üzere muhtelif sözleşmeler imzalandığını, davalılar hakkında faturalar düzenlenerek gönderildiğini, ticari ilişkisi çerçevesinde davalılar adına düzenlenen ancak bedelleri ödenmeyen faturalardan kaynaklı alacağın tasfiyesi amacıyla protokoller imzalandığını, davalıların, müvekkiline olan borçlarında müvekkili karşısında birbirlerine kefil olduklarını, davalıların borçları hususunda müşterek borçlu müteselsil kefaleti kabul etmiş olduklarından takiplerde her iki taraf da borçlu olarak eklendiğini,
borcun tasfiye protokolü gereği borç tutarlarının tamamı ödenmediğinden borçlular hakkında icra takipleri başlatıldığını, faturaların ödenmemesi sebebiyle davalılar ile borcun protokol düzenlenerek ödenmesi hususunda uzlaşıldığını, belirtilen protokol hükümlerine uyulmadığını, bu nedenlerden dolayı; davalı borçluların ....İcra Dairesi ... E., ....İcra Dairesi ... E. ve ....İcra Dairesi 2023/...
E. Sayılı icra takiplerine vaki itirazlarının iptali ile alacaklarının takip taleplerinde yazılı şartlarla tahsili için takiplerin devamına karar verilmesini, davalıların takiplere konu asıl alacakların % 20’sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP
Davalılar vekili tarafından sunulan 03/09/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle. Davacının itirazın iptaline konu ettiği icra dosyalarından bir tanesinin (.... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... E. Sayılı dosyanın) dayanağı bir kısım faturalar ve kefalet sözleşmesi iken; diğer iki dosyanın (.... İcra Müdürlüğü'nün ... E. ...
E. sayılı dosyalarının) dayanağı 08.02.2023 tarihli Borç Tasfiye Protokolü olduğunu, davacının, hangi alacak için ve hangi takibe dayanarak hangi şirkete karşı talep ileri sürdüğü dava dilekçesinden anlaşılamadığını, davacının dava dilekçesi bu yönüyle gerekli şartları taşımadığını, müvekkili şirketler bakımından ekonomik mahva neden olacak nitelikte ağır şartlar ve yaptırımlar bulunan işbu Protokolün, müvekkilleri tarafından imzalanmak durumunda kalındığını, her bir hükmün müvekkilleri bakımından genel işlem koşulu niteliği ile incelenmesi gerektiğini, bu nedenlerden dolayı;
dayanakları birbirinden farklı olan üç adet icra dosyasına yapılan itirazların iptalinin, tek bir davada talep edilmesi usul ve yasaya aykırı olmakla her bir icra dosyası bakımından davaların tefrik edilmesine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan işbu davanın esas yönünden reddine, takip ve dava konusu alacak iddiasının yargılamayı gerektirmesi ve likit mahiyette olmadığı gözetilerek davanın ve icra inkar tazminatı talebinin her halükarda her iki müvekkili şirket bakımından da ayrı ayrı reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER
.... İcra Müdürlüğü'nün ... E., .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. ve .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... E. Sayılı icra dosyaları, Borç Tasfiye Protokolü, Kefalet taahhütleri, Taraflar arasındaki anlaşma ve sözleşmeler, Takibe konu fatura suretleri, Sevk irsaliyeleri, Cari hesap ekstreleri, bilirkişi kök ve ek raporu ve tüm dosya kapsamı.
.... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... A.Ş. tarafından borçlular ... ... A.Ş. ve ... Nakliyat ve Ticaret A.Ş. aleyhine 08/02/2023 tarihli borç tasfiye protokolünden kaynaklı 1.834.571,73-TL asıl alacak, 320.262,30-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.154.834,03-TL alacağa ilişkin adi takip yoluyla icra takibi başlatıldığı, borçlu tarafından takibe süresinde itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına kararı verildiği ve itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
.... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... A.Ş. tarafından borçlular ... ... A.Ş. ve ... Nakliyat ve Ticaret A.Ş. aleyhine 08/02/2023 tarihli borç tasfiye protokolünden kaynaklı 1.538.851,33-TL asıl alacak, 138.077,87-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.676.929,20-TL alacağa ilişkin adi takip yoluyla icra takibi başlatıldığı, borçlu tarafından takibe süresinde itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına kararı verildiği ve itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
.... İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... A.Ş. tarafından borçlular ... ... A.Ş. ve ... Nakliyat ve Ticaret A.Ş. aleyhine fatura ve kefalet sözleşmesinden kaynaklı 388.048,25-TL asıl alacak, 44.673,33-TL işlemiş faiz, 338.501,81-TL asıl alacak, 42.396,13-TL işlemişy faizi olmak üzere toplam 813.619,52-TL alacağa ilişkin adi takip yoluyla icra takibi başlatıldığı, borçlu tarafından takibe süresinde itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına kararı verildiği ve itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişiler ...ve ... tarafından hazırlanan 07/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle.
Davacı şirketin 2022-2023-2024 (01-11ay) yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davalı şirketlerin 2022-2023-2024 (01 Ay) yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu,
ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davacı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde Davalı ... Nakliyat Ve Tic. A.Ş.’den 2.157.949,74 TL alacaklı olduğu, Davacı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde Davalı ... Taş. Ve Tic. A.Ş.’den 3.086.815,93 TL alacaklı olduğu, Davalı ... Taşımacılık Ve tic.
A.Ş.’nin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde Davacı şirkette 3.086.815,93 TL borçlu olduğu, Davalı ... Nakliyat Ve tic.
A.Ş.’nin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde Davacı şirkette 2.157.949,74 TL borçlu olduğu, Tarafların ticari defterlerinde borç/alacak bakiyesinde mutabık olunduğu tespit edildiğini, Davacı şirketin borç tasfiye protokolüne uygun düzenlediği faiz faturaların Davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edildiğini, .... İcra Dairesi ... E. Sayılı 1.834.571,73 TL Asıl alacak 320.262,30 TL işlemiş faiz talebi yönünden yapılan incelemede.
Davacının bu icra dosyası kapsamında 1.834.571,73 TL alacaklı olduğu ve sözleşmeden kaynaklı asıl alacağa 320.262,30 TL işlemiş faiz talebinde bulunabileceği, .... İcra Dairesi ... E. Sayılı 1.538.851,33 TL Asıl alacak 138.077,87 TL işlemiş faiz talebi yönünden yapılan incelemede. Davacının bu icra dosyası kapsamında 1.518.397,39 TL alacaklı olduğu ve sözleşmeden kaynaklı asıl alacağa 76.702,63 TL işlemiş faiz talebinde bulunabileceği, .... İcra Dairesi 2023/...
E. Sayılı 726.550,06 TL Asıl alacak 87.069,46 işlemiş faiz talebi yönünden yapılan incelemede.
Davacının bu icra dosyası kapsamında faturaları incelenmiş ve protokol öncesi faturalar olduğu tespit edildiğinden, diğer bir ifade ile borcun tahsil edildiği anlaşıldığından bu icra dosyası kapsamında alacağın yerinde olmadığı sonucuna varıldığını, Davalı şirketlerin Bilançolarının incelenmesi sonucunda, davaya konu icra takiplerinin bir kısmının dayanağı olan Borç Tasfiye Protokolünün imza tarihi itibariyle davalıların ekonomik olarak mahvına neden olabileceği görülmekle birlikte tarafların karşılıklı anlaşarak sözleşmeyi imzaladıkları göz önünde bulundurulduğunda bu konudaki takdirin mahkemeye ait olduğunu,
dosyaya mübrez belgelerden akdin tip sözleşme mahiyetinde olup olmadığı, talep edilen hiçbir değişiklik hükmünün kabul edilmediği, davacı tarafın tanzim ettiği şekilde imzalanıp imzalanmadığı anlaşılamadığı; taraflar arasında ticari ilişki olduğu ve davalıların davacıya borçlu olduğu; salt sözleşmenin borç miktarını düzenleyen maddesinin davalıların ekonomik mahvına sebebiyet verebilecek nitelikte olmasının, onu genel işlem koşulu haline getirmeyeceği, HMK m. 193/f.2 uyarınca bir delil sözleşmesi hükmü, sözleşmeyi düzenleyenin karşısındaki tarafın delil gösterme ve bu bağlamda ispat hakkını elinden alan ifadeler içeriyorsa geçersiz olduğu,
ezcümle, sadece taraflardan birine ait defter kayıtlarının veya onun düzenlediği belgelere delil olarak dayanılabileceğine ve karşı tarafın bu belge ve kayıtların içeriğini şimdiden kabul ettiğine dair hükümler geçersiz kabul edildiği, bu tür hükümlerin karşı tarafın ispat ve dolayısıyla hukukî dinlenilme hakkını ihlal ettiği düşünüldüğü, tüm bu açıklamalar neticesinde nihai takdir ve kanaatin tamamen Mahkeme’ye ait olmak üzere, taraflar arasındaki sözleşmenin kesin delile ilişkin düzenlemesini ihtiva eden 2.6. madde hükmünün geçerli olmadığının düşünüldüğü,
Somut olayda taraflar arasında akdedilen borç tasfiye protokolünde tarafların el yazısıyla belirtmediği anlaşılmakta bu haliyle protokoldeki kefalet sözleşmesine ilişkin maddenin geçersiz olduğunun düşünüldüğü; fakat protokolün yanı sıra dosyaya mübrez belgeler incelendiğinde davalıların el yazısı ve imzasının bulunduğu kefalet sözleşmesi akdettiğinin müşahede edildiği; bu haliyle kefalet sözleşmesinde davalıların müteselsil kefil sıfatıyla yükümlülük altına girmeyi kabul ettikleri, borcun belirlenebilir olduğu, kefaletin geçerli olduğunun düşünüldüğü,
TBK m. 587 kapsamında ise borçluyla birlikte veya kendi aralarında müteselsil kefil olarak yükümlülük altına giren kefillerden her biri, borcun tamamından sorumlu olacağı, bu haliyle, somut ihtilafta davalı tarafların yükümlülüğü altına girdikleri borcun tamamından sorumlu olacağının düşünüldüğünün sonuç ve kanaatine varmışlardır.
Bilirkişiler ... ve... tarafından hazırlanan 26/05/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle.
Davacı şirketin 2022-2023-2024(01-11ay) yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davalı şirketlerin 2022-2023-2024 (01 Ay) yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu,
ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Tarafların ticari defterlerinde borç/alacak bakiyesinde mutabık olunduğu tespit edildiğini, Davacı şirketin borç tasfiye protokolüne uygun düzenlediği faiz faturaların Davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edildiğini, .... İcra Dairesi ...
E. Sayılı 1.834.571,73 TL Asıl alacak 320.262,30 TL işlemiş faiz talebi yönünden yapılan incelemede davacının itirazının bulunmadığı ve davacının bu icra dosyası kapsamında 1.834.571,73 TL alacaklı olduğu ve sözleşmeden kaynaklı asıl alacağa 320.262,30 TL işlemiş faiz talebinde bulunabileceği, .... İcra Dairesi ...
E. Sayılı 1.538.851,33 TL Asıl alacak 138.077,87 TL işlemiş faiz talebi yönünden yapılan incelemede davacının itirazları incelenmiş ve gerekli açıklamalar yapıldığını, davacının bu icra dosyası kapsamında 1.518.397,39 TL alacaklı olduğu ve sözleşmeden kaynaklı asıl alacağa 76.702,63 TL işlemiş faiz talebinde bulunabileceği, .... İcra Dairesi 2023/... E. Sayılı 726.550,06 TL Asıl alacak 87.069,46 işlemiş faiz talebi yönünden yapılan incelemede.
Davacının bu icra dosyası kapsamında faturaları incelendiğini, faturaların Davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, Dava dışı ... Limited Şirketi tarafından Davalılara düzenlendiği tespit edildiğini Davacı şirket faturalara taraf olmadığı ve Dava dışı şirketin alacağı olması nedeniyle alacağın yerinde olmadığı sonucuna varıldığını, HMK’nın 193.
Maddesinin 2.fıkrası “taraflardan birinin ispat hakkının kullanımını imkânsız kılan veya fevkalade güçleştiren delil sözleşmeleri geçersizdir.” şeklinde düzenlendiği, dolayısıyla kanun hükmü nazara alındığında, taraflar arasındaki sözleşmenin kesin delile ilişkin düzenlemesini ihtiva eden 2.6. madde hükmünün geçerli olmadığına dair görüşümüzü muhafaza edildiğini, kök raporda davalıların protokolün ekonomik mahvına sebebiyet verecek genel işlem koşulu şeklinde düzenlendiği itirazı bakımından gerçekten de mali incelemeler kısmında borç miktarının tarafların ekonomik mahvına sebebiyet verebileceği anlaşıldığı,
fakat sözleşmenin borç miktarını düzenleyen maddesinin sadece tarafların borç miktarını belirttiği bu haliyle maddenin genel işlem koşulu olmadığı düşünüldüğü belirtildiği, dolayısıyla, davacı tarafın davalı taraftan alacağını talep edebileceğine dair görüşlerinin de muhafaza edildiğinin sonuç ve kanaatine varmışlardır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine taşıma sözleşmesi ve borç tasfiye protokolü nedeniyle fatura ve cari hesaptan kaynaklanan alacağa ilişkin başlatılan icra takibine yönelik İİK 67 maddesi kapsamında açılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı taraf müvekkili ile davalılar arasındaki taşıma sözleşmesi ve muhtelif sözleşmeler kapsamında düzenlenen fatura alacaklarına ve borç tasfiye protokolüne ilişkin başlattıkları icra takiplerine yönelik borçlu davalılar tarafından yapılan haksız itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf ise davacı ile düzenlenen borç tasfiye protokolü genel işlem şartları içerdiğinden geçersiz olduğunu, kefaletin kanunun aradığı şartlarda olmadığını, istenen faizin protokole aykırı olduğunu, bu nedenle müvekkillerinin davacıya borcu olmadığından haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
.... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... A.Ş. tarafından borçlular ... ... A.Ş. ve ... Nakliyat ve Ticaret A.Ş. aleyhine 08/02/2023 tarihli borç tasfiye protokolünden kaynaklı 1.834.571,73-TL asıl alacak, 320.262,30-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.154.834,03-TL alacağa ilişkin adi takip yoluyla icra takibi başlatıldığı, borçlu tarafından takibe süresinde itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına kararı verildiği ve itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
.... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... A.Ş. tarafından borçlular ... ... A.Ş. ve ... Nakliyat ve Ticaret A.Ş. aleyhine 08/02/2023 tarihli borç tasfiye protokolünden kaynaklı 1.538.851,33-TL asıl alacak, 138.077,87-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.676.929,20-TL alacağa ilişkin adi takip yoluyla icra takibi başlatıldığı, borçlu tarafından takibe süresinde itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına kararı verildiği ve itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
.... İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... A.Ş. tarafından borçlular ... ... A.Ş. ve ... Nakliyat ve Ticaret A.Ş. aleyhine fatura ve kefalet sözleşmesinden kaynaklı 388.048,25-TL asıl alacak, 44.673,33-TL işlemiş faiz, 338.501,81-TL asıl alacak, 42.396,13-TL işlemişy faizi olmak üzere toplam 813.619,52-TL alacağa ilişkin adi takip yoluyla icra takibi başlatıldığı, borçlu tarafından takibe süresinde itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına kararı verildiği ve itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin icra dosyaları yönünden davaların tefriki talebinin aynı taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinden kaynaklı davaların bağlantılı olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 30/10/2023 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.
Dava konusu ihtilaf taraflar arasında taşıma sözleşmeleri ve borç tasfiye protokolü, kefalet taahhütleri kapsamında davacının sözleşmeden kaynaklı fatura alacağı olup olmadığı varsa alacak miktarının, faiz oranı ve miktarının tespiti hususundan kaynaklanmaktadır.
Mahkememizce yargılama sırasında toplanan deliller, icra dosyaları ve taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenen bilirkişi raporuna göre. Tarafların ticari defterlerinde borç/alacak bakiyesinde mutabık olunduğu tespit edildiğini, Davacı şirketin borç tasfiye protokolüne uygun düzenlediği faiz faturaların Davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edildiğini, .... İcra Dairesi ...
E. Sayılı 1.834.571,73 TL Asıl alacak 320.262,30 TL işlemiş faiz talebi yönünden yapılan incelemede davacının itirazının bulunmadığı ve davacının bu icra dosyası kapsamında 1.834.571,73 TL alacaklı olduğu ve sözleşmeden kaynaklı asıl alacağa 320.262,30 TL işlemiş faiz talebinde bulunabileceği, .... İcra Dairesi ...
E. Sayılı 1.538.851,33 TL Asıl alacak 138.077,87 TL işlemiş faiz talebi yönünden yapılan incelemede davacının itirazları incelenmiş ve gerekli açıklamalar yapıldığını, davacının bu icra dosyası kapsamında 1.518.397,39 TL alacaklı olduğu ve sözleşmeden kaynaklı asıl alacağa 76.702,63 TL işlemiş faiz talebinde bulunabileceği, .... İcra Dairesi 2023/... E. Sayılı 726.550,06 TL Asıl alacak 87.069,46 işlemiş faiz talebi yönünden yapılan incelemede.
Davacının bu icra dosyası kapsamında faturaları incelendiğini, faturaların Davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, Dava dışı ... Limited Şirketi tarafından Davalılara düzenlendiği tespit edildiğini Davacı şirket faturalara taraf olmadığı ve Dava dışı şirketin alacağı olması nedeniyle alacağın yerinde olmadığı sonucuna varıldığını, HMK’nın 193.
Maddesinin 2.fıkrası “taraflardan birinin ispat hakkının kullanımını imkânsız kılan veya fevkalade güçleştiren delil sözleşmeleri geçersizdir.” şeklinde düzenlendiği, dolayısıyla kanun hükmü nazara alındığında, taraflar arasındaki sözleşmenin kesin delile ilişkin düzenlemesini ihtiva eden 2.6. madde hükmünün geçerli olmadığına dair görüşümüzü muhafaza edildiğini, kök raporda davalıların protokolün ekonomik mahvına sebebiyet verecek genel işlem koşulu şeklinde düzenlendiği itirazı bakımından gerçekten de mali incelemeler kısmında borç miktarının tarafların ekonomik mahvına sebebiyet verebileceği anlaşıldığı,
fakat sözleşmenin borç miktarını düzenleyen maddesinin sadece tarafların borç miktarını belirttiği bu haliyle maddenin genel işlem koşulu olmadığı düşünüldüğü belirtildiği, dolayısıyla, davacı tarafın davalı taraftan alacağını talep edebileceğine sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında toplanan deliller, icra dosyası, taraf arasındaki sözleşme ve borç tasfiye protokolü, kefalet taahhütleri, faturalar, sevk irsaliyeleri ve alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı ve davalı taraf arasındaki taşıma sözleşmesinden kaynaklı ticari ilişki ve daha sonra yapılan 08/02/2023 tarihli borç tasfiye protokolü kapsamında davacı şirket tarafından davalılar aleyhine borç tasfiye protokolü ve faturalardan kaynaklı dava konusu icra takiplerinin başlatıldığı, davalılar tarafından borca itiraz edilmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığı,
davalı tarafça protokol müvekkili açısından ağır şartlar içerdiğinden ekonomik mahvına sebep olacak nitelikte olduğu, protokolün genel işlem koşulları içerdiğinden geçersiz olduğu savunulmuş ise de, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi kapsamındaki ticari ilişkiden dolayı davacı tarafın davalılardan alacaklı olduğu, bu kapsamda taraflar arasında dava konusu 08/02/2023 tarihli borç tasfiye protokolünün düzenlendiği,
ayrıca davalıların birbirleri lehine verdikleri 28/02/2023 tarihli kefalet taahhütleri nedeniyle dava konusu borca kefil oldukları, düzenlenen 08/02/2023 tarihli borç tasfiye protokolünün tarafların serbest iradesiyle düzenlendiği ve basiretli tacir olan davalı şirketleri bağladığı, 28/02/2023 tarihli kefalet taahhütlerinin kefaletin şartlarında bir eksiklik bulunmaması ve kefaletin yasal koşullarına uygun şekilde düzenlenmesi nedeniyle geçerli olduğu,
davalıların basiretli tacir olmaları ve sözleşme serbestisi kapsamında yapılan borç tasfiye protokolünün davalıların serbest iradesiyle imzalanmış olması nedeniyle taşıma sözleşmesi kapsamında davacıya borçlu olan davalı şirketler tarafından imzalanan borç tasfiye protokolünün davalıların ekonomik mahvına sebep olacağından bahisle genel işlem koşulu içerdiğine yönelik savunmasına itibar edilmesinin mümkün olmadığı,
bu kapsamda sözleşme ve borç tasfiye protokolünden kaynaklı borcun davalıların ekonomik mahvına sebep olup olmasının sözleşme ve borç tasfiye protokolünün geçerliliğine bir etki etmeyeceği açık olup, aksi halin sözleşmeye güven ilkesine aykırılık oluşturacağı anlaşılmakla, taraflar arasındaki sözleşme ve borç tasfiye protokolünden ve davalılar tarafından verilen geçerli kefalet taahhütleri kapsamında davalıların davacıya borçlu oldukları,
düzenlenen dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bilirkişi raporundaki tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre borç/alacak bakiyesinde mutabık olduklarının ve davacı şirket tarafından borç tasfiye protokolü kapsamında düzenlenen faturaların davalının ticari defter ve kayıtlarında yer aldığının tespiti ile sabit olduğu, dava konusu icra takiplerinde talep edilen (aylık %4) faiz oranının taraflar arasındaki borç tasfiye protokolünde belirlenen koşula uygun olması nedeniyle icra takibinde talep edilen faiz oranının yerinde olduğu,
bu haliyle davacı tarafın davalılardan borç tasfiye protokolü ve kefalet taahhütleri kapsamında dava konusu olan .... İcra Dairesi ... E. Sayılı icra dosyası yönünden 1.834.571,73 TL alacaklı olduğu ve sözleşmeden kaynaklı asıl alacağa 320.262,30 TL işlemiş faiz talebinde bulunabileceği, .... İcra Dairesi ...
E. Sayılı icra dosyası yönünden 1.518.397,39 TL alacaklı olduğu ve sözleşmeden kaynaklı asıl alacağa 76.702,63 TL işlemiş faiz talebinde bulunabileceği diğer dava konusu olan .... İcra Dairesi'nin ... (Eski esas: 2023/...) Esas sayılı icra dosyası yönünden davacı tarafın talebinden feragat ettiği anlaşıldığından, Davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulü ile. Davacı tarafça başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalılar tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin borçlu davalılar yönünden takip talebinde belirtilen şartlarla kaldığı yerden devamına, Davacı tarafça başlatılan .... İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı icra dosyasında 1.518.397,39-TL asıl alacak ve 76.792,63-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.595.190,02-TL alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin belirtilen miktar üzerinden takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, yukarıda belirtilen icra takiplerinde asıl alacağın likit ve takibe itirazın haksız olması nedeniyle (1.834.571,73+1.518.397,39= 3.352.969,12-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, Davacı tarafça başlatılan ....
İcra Dairesi'nin ... (Eski esas: 2023/...) Esas sayılı icra dosyası yönünden talebin feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Başkan ... · e-imza* · Üye ... · e-imza* · Üye ... · e-imza* · Katip ... · e-imza*
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/405, K. 2025/414, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama