İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/674 K.2025/292

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2024/674Karar2025/292Tarih13 Mayıs 2025Okuma10 dk · 1.984 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
13 Mayıs 2025
Esas no
2024/674 Esas
Karar no
2025/292
Dava
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
15/11/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.984 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle.

Davacının 2008 yılından itibaren kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektörde faaliyet gösteren işletmelere pompa, su motorları, atık su sistemleri bakım servisi ve onarımı hizmeti sunduğunu, 2023 yılından bu yana davalı şirket ile teknik servis hizmeti ilişkisini sürdürdüğünü, 2024 yılı Haziran ayında davalıya ait işyerinde yapılan incelemeler neticesinde 223.374,00 TL tutarında fatura düzenlemesini gerçekleştirdiğini, bu kapsamda toplam 7 adet fatura ile belgelediği hizmetin bedelini tahsil edememesi üzerine 16.09.2024 tarihinde ....

İcra Müdürlüğü’nün ...

E. sayılı dosyası üzerinden icra takibini başlattığını, davalının borcu ödememek maksadıyla kötü niyetli şekilde takibe itiraz ettiğini, davacının elinde yer alan yazılı belgeler, fatura kayıtları ve BA/BS formlarına dayanarak alacaklı olduğunu ortaya koyduğunu, davalı tarafın hizmetten yararlanıp ödeme yapmaksızın icra takibine haksız itiraz ettiğini, yapılan hizmete ilişkin herhangi bir ihtirazı kaydının bulunmadığını, sözleşme şartları ile bağlı olan davalının no-show niteliğindeki rezervasyon iptalini de usulüne uygun gerçekleştirmediğini,

ticaret hukuku kapsamında tacir sıfatını taşıyan tarafların basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı hareket edilemeyeceğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin açık hükümlerine rağmen faturaların ödenmemesi nedeniyle 62.099,00 TL’lik takip miktarının %20’si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı tarafa çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır.

DELİLLER

.... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı, davacı şirketin ticari defter ve kayıtları, davalı şirketin 2024 Haziran - Eylül aylarına ilişkin BA-BS formları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine faturadan kaynaklanan alacak nedeniyle İİK 67 maddesi kapsamında açılan itirazın iptali davasıdır.

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı taraf arasında 2023 yılında beri ticari ilişki bulunduğunu ve müvekkili tarafından davalıya teknik servis hizmetinin verildiğini, servis formları, servis hizmet teslim fişleri ile davalının işyerinde arıza tespitleri, gerekli parça değişikliği ve onarım işlemlerinin yapıldığını ve çalışır vaziyette teslim edildiğini, davalı lehine düzenlenen faturaların davalı tarafa tebliğ edildiğini, davalı tarafın borcunu ödemediğini, bu nedenle davalı tarafça icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Davalı tarafa usul ve yasaya uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiş ve davayı inkar etmiştir.

Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 21/09/2024 tarihli arabuluculuk son oturum tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.

.... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 223.374,81 TL borcun ödenmesi amacıyla tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 24/09/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 26/09/2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Davalı tarafa ticari defter ve kayıtlarını Mahkememizce belirlenen inceleme gününde sunması için öninceleme duruşmasında ihtaratın yapıldığı ancak belirlenen inceleme gününde ticari defter ve kayıtlarını sunmadığından ticari defter ve kayıtlarına dayanmaktan vazgeçtiği anlaşılmıştır.

Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından 21/04/2025 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre;" Davacı defterlerinin, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK.

M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan 2024 yılında E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, E-Defter uygulamasında yalnız Envanter Defterinin noter tasdikine tabi olduğu, 2024 yılı envanter defteri açılış tasdikinin süresi içinde yapıldığı, davacı, 2024 yılında E-Defter kullanıcısı olup, tuttuğu elektronik defterlerin beratları, yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, ilgili yıllara ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davacının incelenen ticari defterlerine göre, davacı 120.

Alıcılar hesap kodu altında davalı ile olan cari ilişkilerini takip etmekte olup, Davacının ticari defterleri incelendiğinde, davalı adına düzenlenen ve takibe konu edilen ..., ... numaralı toplam 7 adet faturanın muhasebe kayıtlarında işlendiği görülmüştür.

Bu faturalar 120 hesap kodu altında kaydedilmiş olup düzenlenen faturalardan kaynaklı, davacının takip tarihi (16.09.2024) itibarıyla davalıdan toplamda 223.374,81 TL alacaklı olduğu, davalı yan 24.02.2025 günü saat 14:00'da mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmamış, ticari defter ve belge ibraz etmediği, davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu faturalardan 2 tanesi (... ve ... numaralı) yönünden davalının BA bildiriminde bulunduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu faturaların E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlendiği,

dosya kapsamındaki incelemeye göre, söz konusu faturaların tamamının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturaların taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında ürün bedelleri ve teknik servis hizmeti karşılığında düzenlendiği, davalının 2024 yılına ait BA formlarında sadece ... ve ... numaralı faturalar BA bildirimi verildiği, diğer faturalar yönünden davalının herhangi bir bildiriminin bulunmadığı, faturaların davalıya teslimine ilişkin herhangi bir somut veriye dosya içerisinde rastlanmadığı,

buna karşın davalının da takipten önce söz konusu faturalara itirazına yönelik bir belgenin bulunmadığı ve düzenlenen bir iade faturası da görülmediği, bu bağlamda, davacı tarafından düzenlenen faturaların geçerliliği ile kabul edilip edilmeyeceği hususunda yapılacak hukuki değerlendirme ve sonucuna göre bir karar verilmesi, tamamen Sayın Mahkeme’nin takdirine bırakıldığı, neticeten.

Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre, takibe konu faturalardan kaynaklı davacının takip tarihi (16.09.2024) itibarıyla davalıdan toplamda 223.374,81 TL alacaklı olduğu" şeklinde rapor düzenlendiği anlaşılmıştır.

"...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).

Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.

Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).

Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).

İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).

Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır.

Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir.

Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir.

Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir.

Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.

Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir.

Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2016/2310 Esas 2017/2537 Karar sayılı ilamı).

Taraflar arasında teknik servis hizmeti verilmesine ilişkin ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafça davalı taraf lehine dava konusu e-faturaların düzenlendiği ve icra takibine konu edildiği, davacının alacağına dayanak olan faturaların e-fatura niteliğinde olduğu, ve faturaların davalıya tebliğ edildiği, faturalara itiraz olmadığı, faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, davalı yanın takibe konu faturalardan 2 tanesi (... ve ... numaralı) yönünden davalının BA bildiriminde bulunduğu, dava konusu diğer faturalar yönünden ise faturaların davalı tarafa tebliğ edildiği ve davalının 8 gün içerisinde itiraz etmediği;

faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun davacı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez davalıya geçtiği,

davalı taraf defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nun 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekmektedir.

Davalı şirket, davacı şirkete borçlarının bulunmadığı yönünde icra takibinde itirazda bulunmuş ise davalı tarafça borcu bulunmadığı hususunda ispata yarar delil ibraz edememiştir. Bu haliyle davacı taraf takip konusu faturalardan dolayı 223.374,81 TL davalı şirketten alacaklı olduğunu ispat ettiği anlaşılmakla davanın kabulü ile; davacı tarafça açılan davanın kabulü ile; davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı yüklenmesine dair oluşan vicdani kanıya göre aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile;

a) Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına,

b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si (44.674,96 TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,

2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 15.258,73-TL harçtan daha önceden ödenen 2.697,80-TL peşin harç düşüldükten sonra eksik kalan 12.560,93-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,

4-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 35.739,97-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

5-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL başvuru harcı, 2.697,80-TL peşin harç olmak üzere toplam 3.125,40-TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

6-Davacı tarafça yapılan 6.000,00-TL Bilirkişi ücreti ve 420,00-TL posta giderinden ibaret toplam 6.420,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

7-Davacı tarafça yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi ve talep edilmesi halinde davacıya iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 13/05/2025

Katip ... · e-imzalı* Hakim ... · e-imzalı*

İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/674, K. 2025/292, 13 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Talep
  5. Cevap
  6. Deliller
  7. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/674
Karar No
2025/292
Tarih
13 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/674 K.2025/323
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/674 K.2025/427
  • İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/674 K.2025/466
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/674 K.2025/447
  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/675 K.2025/369
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/675 K.2025/418

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.