KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2020
- Esas no
- 2019/240
- Karar no
- 2020/556
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 12/09/2019
Karar Metni
1.016 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
A-Tarafların İddia ve Talepleri
Davalı vekili 12/09/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalıdan chs ilişkisine dayalı olarak 23.333,66-TL alacağı olduğunu, davalı şirket ile görüşmelerine rağmen ödeme yapılmadığını, başlattıkları icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini, bunun üzerine arabuluculuk başvurusu yaptıklarını, ilk toplantıda sonuç alınamadığını, ikinci arabuluculuk toplantısından da anlaşma sağlanamadığını, anlaşma sağlanamamadığına ilişkin tutanağın arabulucu tarafından PTT marifetiyle kendilerine tebliğ edildiğini, belirterek davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından 23/10/2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ile davalı arasında herhangi bir hukuki ilişkinin bulunmadığını, müvekkilinin hiçbir borcunun olmadığını, müvekkili ile davacı arasında imzalanan bir sözlelşmenin olmadığını, davacı tarafça dava dilekçesine ek olarak başkaca bir delil ibraz edilmediğini, alacağın kabulü anlamına gelmemek ile birlikte davacının müvekkili ile arasında olan hukuki ilişkiyi, alacak iddiasını ve faturaya konu malların teslimi hususunu somut delillerle ispat etmesi gerektiğini belirterek davacının davasının reddini, davacı aleyhine %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
B-Toplanan Deliller
Davanın itirazın iptali davası olması sebebi ile öncelikle itirazın yapıldığı icra dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmış, yapılan incelemede ... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... esas sayılı dosyası ile mahkememiz dosyasının taraflarının aynı olduğu, dosyamız davacısının alacaklı, dosyamız davalılarının borçlu olduğu, dava değerlerinin asıl alacak yönünden aynı olduğu, davalı tarafından süresinde ve geçerli bir şekilde itiraz dilekçesi sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizce görevlendirilen Mali Müşavir bilirkişi ... marifetiyle hazırlanan 11/06/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı ...’nin incelenen 2019-2020 takvim yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfında olduğu, davalı ...
Proje Geliştirme Ve Yatırım Anonim Şirketi’nin yerinde inceleme talibinde bulunduğu, şirket yetkilileri ile iletişim kurulamadığından defter belge incelemesi yapılamadığı, 27/06/2019 tarihinin temerrüt tarihi olduğu, faturalara TTK.21/2 Mad.
Göre itiraz edilmediği, davalıya satılan ürünlerin 5 farklı irsaliye ile teslim edildiği, irsaliyelerin ... adındaki şahsa teslim edildiği, ...’in söz konusu malları teslim alma yetkisinin olup olmadığı hususundaki ispatın davacıya ait olduğu, davacının incelenen ticari defter ve belgelerine göre 38.418,85-TL alacağı olduğu, davacının alacağının 23.333,66-TL’lik kısmını icra takibine konu ettiği, 27/06/2019 temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz talebinin yerinde olduğu, mütalaa edilmiştir.
Anılan bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş davacı taraf sunduğu 29/06/2020 tarihli itiraz dilekçesinde davalının kendilerine 38.418,85 TL borçlu olduğu, takibe konu ettikleri alacağın dışında kendilerine kalan kısım için çek verildiğini ifade etmiştir. Kendisine usulüne uygun yapılan tebligata rağmen davalı tarafça bilirkişi raporuna karşı herhangi bir beyan ve itirazda bulunmamıştır.
C-Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe
Huzurdaki dava itirazın iptali davasıdır. Dava dilekçesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde uyuşmazlığın davacı şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı şirketin edimlerini sözleşmeye uygun olarak ifa edip etmediği, bu nedenle davacının alacağının bulunup bulunmadığı, icra takibine yapılan itirazın haklı olup olmadığı, kötüniyet ve icra inkar tazminatlarının şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiştir. Dava şartlarına ilişkin eksik ve incelenmesi gereken ilk itiraz bulunmadığı anlaşıldıktan sonra tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktaları belirlenip tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanıp bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, tarafların dilekçe ve beyanları ile duruşma esnasındaki sözlü açıklamaları, davalının icra dairesine sunduğu itiraz dilekçesi hep birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığına dair bir ihtilaf bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davalı itiraz dilekçesinde ilişkinin bulunmadığına dair bir savunma ileri sürmemekte, faize ve asıl borca dair itirazda bulunmaktadır.
TTK’nın 18. maddesinde tacir olmanın hükümleri arasında sayılan yükümlülüklerin biri de bu Kanun hükümleri uyarınca gerekli ticari defterleri tutmaktır. Defter tutma yükümlülüğü Kanunun 64. maddesinde ayrıca düzenlenerek her tacirin, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorunda olduğu belirtilmiştir.
Her iki tarafın da tacir olması nedeni ile 17/01/2020 tarihli celsede tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına, tarafların inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini incelemeye esas olmak üzere HMK 222 gereği sunmasına, bu süre içerisinde gereği yerine getirilmediği takdirde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının davalıya ihtarına karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, davacı tarafın ticari defterleri ve aldırılan bilirkişi raporundan davacının 2019-2020 takvim yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfında olduğu, davacı tarafça kesilen faturalara davalı tarafça TTK.21/2 Mad. Göre itiraz edilmediği, davalıya satılan ürünlerin 5 farklı irsaliye ile teslim edildiği, irsaliyelerin ... adındaki şahsa teslim edildiği, davalının ...’in söz konusu malları teslim alma yetkisinin olup olmadığı hususunda bir itirazda bulunmadığı, davacının takip tarihi itibariyle ticari defter ve belgelere göre 38.418,85-TL alacağı olduğu, davacının alacağının 23.333,66-TL’lik kısmını icra takibine konu ettiği anlaşılmaktadır.
Böylece davacının üzerine düşen ispat koşulunu ifa ettiği anlaşılmış, kendi lehine delil niteliği taşıyan ticari defterlerinde davacının alacağının kayıtlı olduğu görülmüş, usulüne uygun tebligata rağmen davalı tarafça ticari defterler sunulmadığından davacının defterlerine itibar edilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · E-imzalıdır Hakim ... · E-imzalıdır
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/240, K. 2020/556, 10 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama