KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2023
- Esas no
- 2019/717 Esas
- Karar no
- 2023/883
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 04/10/2019
Karar Metni
2.369 kelime·12 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 04/10/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 07.03.2018 günü saat 14.50 sıralarında eşinin kullandığı ... plakalı motosiklette yolcu olarak seyretmekte iken ... İnşaat Taah. Taş. San ve Tic Ltd Şt'ne ait ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonetin motosiklete çarpması sonucü motosikletten düşerek sürüklendiğini ve ağır derece yaralandığını, kazaya sebebiyet veren aracın Karayolları Zorunlu Mali Trafik Sigortası davalılardan ...
Sigorta A.Ş tarafından ... poliçe numarasıyla yapıldığını, müvekkilinin yolcu olarak bindiği ... plakalı motosikletin trafik sigortası olmadığı için ... Hesabına da husumet yöneltildiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin ciddi derecede yaralanmış sağ ayak ekseninde kırık oluştuğunu, geçirdiği ameliyat sonucu platin ve çivi takıldığını, yüzünde sağ kaş altı ve burun kenarında yaralanmalar olduğunu, uzun süre yatağa bağlı kaldığını ...
Devlet Hastanesi'nden alınan 14.01.2019 tarihli heyet raporuna göre müvekkilinin maluliyet oranı %18 olduğunu, davalılardan ... Sigorta A.Ş'ne tazminat talepli olarak 11.04.2019 - tarihinde başvuru da bulunulduğunu, diğer davalı ...
Hesabına ise 28.06.2018 tarihinde başvurulduğunu, taraflarına herhangi bir olumlu dönüş yapılmaması üzerine arabuluculuğa başvurulduğunu ve taraflarca anlaşma sağlanamadığını beyanla; müvekkilinin uğradığı manevi zarar nedeniyle 30.000,00 TL'nin 07.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... Sigorta A.Ş ve ...
Hesabı haricindeki davalılardan müteselsilen tahsilini, müvekkillerine ödenmesi gerekli ve şu an için miktarı belirsiz olan ancak, müvekkilin uğradığı maddi zarar namı ile şimdilik 1.000,00 TL nin gücünü kaybetmesi, sakatlanmadan doğan zarar ve sakatlık oranı ortaya çıkana kadar tamamen çalışamadığı dönemlerdeki mevcut zarar, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, bakıcı giderleri, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar toplamı olmak üzerc oluşan zarar 07.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müteselsilen tahsiline, dava harç,
masrafları ve vekâlet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin 12/11/2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davaya usul ve esas yönünden itiraz ettiklerini, usul yönünden dava tarihi itibariyle davada talep edilen tazminatlar zamanaşımına uğramış olduğunu ve davacının KZMM Sigortası Genel Şartlarında belirtilen başvuru şartlarını sağlamaksızın iş bu davayı açtığını, bu nedenle dava usulden reddedilmesi gerektiğini, esas yönünden ise; müvekkil şirket tarafından ...
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalanan ... plakalı aracın 07.03.2018 tarihinde işletilmesi sırasında oluşan kazada davacı yaya ... yaralandığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; müvekkili şirketin maddi tazminat talepleri açısından, poliçe limitleri dâhilinde ve sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında davacının zararlarını gidermekle yükümlü olduğunu, davacının içinde bulunduğu ... plakalı aracın sürücüsü kavşaklara girerken geçiş önceliğine uymayarak KTK 57/a-1 kuralını ve motorlu araçlardan soldaki sağdan gelen araca, geçiş hakkını vermek zorunda olduğunu,
bu kuralı uymayarak KTK 57/c-2 kuralını ihlal ederek kazanın oluşumuna sebep vermiş olduğunu, davacının içinde bulunduğu aracın sürücüsü dava konusu kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, dava dilekçesinde belirsiz alacak davasının açıldığı belirtilmesine karşın, fazlaya ilişkin tüm hakların saklı tutulduğu da beyan edilmiş olduğunu, dava dilekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının kısmi dava açtığı anlaşıldığını, dava dilekçesinde tazminata kaza tarihinden itibaren faiz işlemesi talep edildiğini,
ancak müvekkili şirketin temerrüdünün başlangıcı KTK'nın 98. ve 99. maddesine göre belirleneceğinden davacıların bu talebinin hukuka aykırı olduğunu, davacılar müvekkili şirkete tazminat için herhangi bir başvuruda bulunmadığını için davacıların tazminatı dava tarihinde muaccel hale geldiğini, bu nedenle davacılara tazminat ödenmesine karar verilmesi halinde, ödenecek tazminata dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini beyanla; davanın reddini, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Hesabı vekilinin 05/11/2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle.
6704 Sayılı Kanun gereği dava açılmadan önce sigorta şirketlerine başvuru şartı bulunduğunu, zarar görenlerin istenen evraklarla sigorta şirketine yazılı olarak başvuruda bulunması gerektiğini, sigorta kuruluşunun 15 gün içerisinde bir yanıt vermemesi veya karşılıklı anlaşma sağlanamama halinde ise zarar görenin dava açma veya Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurma hakkına sahip olacağını, gerek kaza tarihinde gerekse dava tarihinde yürürlükte olan 6704 sayılı kanun gereği başvuru şartı yerine getirilmeksizin açılan iş bu davanın başvuru şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini,
davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla esasa geçilmesi halinde, davaya konu kazaya ilişkin kusur oranlarının tespiti Adli Tıp Kurumu vasıtasıyla yapılması gerektiğini, davacının daimi maluliyet durumunun tespiti adına Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesi’nden özürlü sağlık raporu alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik kaybından doğan zararının ve geçici bakıcı giderinin tazmini hususunda müvekkili ...
Hesabı’nın sorumluluğu bulunmadığını, SGK tarafından davacıya ödenmiş rücuya tabi tazminat miktarı tespit edilmesi gerektiğini, ...
Hesabı’nın Sorumluluğu teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, müvekkili Kuruma davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili kurum yönünden ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini beyanla; davanın reddini ve yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... İnşaat vekilinin 18/11/2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; öncelikle kazanın müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilmediğini ve ayrıca müvekkili şirkete ait aracın ZMSS sigortası mevcut olduğunu, ZMSS’nin varlığı halinde müvekkile husumet yöneltilmesi yasaya aykırı olduğunu, gerçekleşen kazada davacının bulunduğu araç sürücüsü asli kusurlu olduğunu, ...
Polis Merkezinden gelen ekiplerce tutulan kaza tespit tutanağında ... plakalı aracın sürücüsü ...’ın 2918 Sayılı Kanunun 57/1-A hükmüne aykırı hareket etmek suretiyle kavşaklarda geçiş üstünlüğüne uyma kuralını ihlal ettiğini, kazanın bu nedenle meydana geldiğini tespit ve rapor edildiğini, ayrıca Trafik İhtisas Dairesinden gelen rapora göre de ...’ın asli kusurlu olduğu,
trafik kurallarına ve geçiş üstünlüğüne aykırı davranmak suretiyle kazaya sebebiyet verdiğini, bu nedenle de asli kusurlu olduğunu tespit ve rapor edildiğini, dolayısıyla da müvekkiline atfedilebilecek herhangi bir kusurun bulunmaması nedeniyle huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, gerçekleşen kazada müvekkil şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını, maluliyete itiraz ettiklerini, davacının maddi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, davacının talep etmiş olduğu manevi tazminat bedeli haksız ve hukuka aykırı olmakla birlikte manevi tazminatın muhteviyatına da aykırılık teşkil ettiğini,
davacının faiz oranı ve faize dair talepleri de yasaya aykırı olduğunu beyanla; davanın reddine yargılama giderleri ve ücreti vekaletin Davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep
Davalı ... vekilinin 12/02/2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; öncelikle huzurdaki davanın niteliği ve muhteviyatı itibariyle ticari uyuşmazlık olduğundan ve davacı tarafından müvekkiline istinaden yapılmış bir arabuluculuk başvurusunun bulunmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, davacının tüm istemlerine karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, dava konusu konusu kazada davacı, eşinin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motorda kask kullanmaksızın yolculuk halinde olduğu kaza tespit tutanağıyla sabit olduğunu,
dava dosyasında mübrez olan İstanbul ...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla aldırılan 04.05.2018 tarihli bilirkişi raporuyla da sabit müvekkilinin kusurunun bulunmadığının sabit olduğunu, dolayısıyla da müvekkile atfedilebilecek herhangi bir kusurun bulunmaması nedeniyle iş bu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacıda söz konusu trafik kazası sebebiyle meydana geldiği iddia edilen maluliyetin kaza nedeniyle meydana gelip gelmediğinin araştırılması gerektiğini,
kaza tarihi öncesine dair davacının sağlık kuruluşlarından ilgili talep ve tedavilerine dair kayıtlarının olup olmadığının araştırılmasını ve tespiti halinde celbini talep ettiklerini, davacının maluliyetine ilişkin iddiasının tam teşekküllü devlet hastanesinden alınacak bir heyet raporuyla aydınlatılması gerektiğini, davacının talep etmiş olduğu manevi tazminat haksız ve fahiş olduğnu, davayı kabul manasına gelmemek kaydıyla hükmedilecekse dahi bunun zenginleşme ölçütü olarak değil hakkaniyet sonucu tayini gerektiğini beyanla; davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 2022/... sayılı 05/04/2021 tarihli kusur raporu, -İstanbul Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu 2022/...-3165 sayılı 05/05/2023 tarihli maluliyet raporu, -Aktüerya uzmanı ...tarafından hazırlanan 10/10/2023 tarihli bilirkişi raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı kaynaklı geçici iş göremezlik ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Dosya kapsamında yer alan İstanbul Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Dairesinin 2020/81419 sayılı 05/10/2020 tarihli maluliyet raporu özetle:"...30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında engellilik oranının % 0(yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği..." belirtilmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Dairesinin 2021/57094 sayılı 17/06/2021 tarihli maluliyet raporu özetle;"...11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak: Gr 1 XII (32a.......1)A %5 E cetveline göre %5.1 (yüzdebeşnoktabir) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı,2.
İyileşme(iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği..." belirtilmiş ancak kaza tarihi ile uyumlu yönetmeliğe göre hazırlanmadığı anlaşıldığından yeniden İstanbul Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Dairesinin 2022/44047 sayılı 26/04/2022 tarihli maluliyet raporu özetle;"...30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında engellilik oranının % 0(yüzdesıfır) olduğu,iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği.." şeklinde rapor
alınmıştır.
Raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek üzere İstanbul Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu 2022/...-3165 sayılı 05/05/2023 tarihli maluliyet raporunda özetle;"...A-) 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak: Gr 1 XII(32a...1)A %5, E cetveline göre %5.1 (yüzdebeşnoktabir) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı,
B-) 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında yapılan değerlendirilmesinde.
Kişinin tüm vücut engellilik oranının % 0 (yüzdesıfır) olduğu, C-) Özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği, D-) İyileşme(iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği..." mütalaa edilmiş ve bu rapor hükme esas alınmıştır.
Kusur incelemesi yapmak üzere İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 2022/... sayılı 05/04/2021 tarihli kusur raporunda özetle; "..Davalı sürücü ...' ün %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu, Dava dışı sürücü ...' ın %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu, Davacı ...' ın kusursuz olduğu..." belirtilmiştir.
Alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin kusur raporu ile İstanbul Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu maluliyet raporu dikkate alınarak Aktüerya uzmanı bilirkişi ...tarafından hazırlanan 10/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"...07.03.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalıların müteselsilen %100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...'ın geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararının - 13.058,19 TL.
Olduğu, ATK tarafından kaza tarihinde geçerli olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyet oranı %0 olarak belirlendiğinden, buna göre davacının sürekli iş göremezlik dönemi için maddi zararının söz konusu olmayacağı, yukarıda belirlenen zarar tutarı zorunlu trafik sigorta poliçesi limitleri içinde kalmakta olup, zorunlu trafik sigorta poliçesi manevi tazminat taleplerini kapsamadığından davalı sürücünün %30 kusurlu olması nedeniyle Sayın Mahkemece takdir edilecek manevi tazminat tutarından ...
Hesabı ile ... Sigorta dışındaki davalıların sorumlu olacağı, başvuru tarihine göre temerrüt tarihleri; ... Hesabı bakımından 11.07.2018, ...
Sigorta bakımından 26.04.2019 olarak belirlenmiş olup, davalı araç sürücüsü ve işleten bakımından temerrüdün 07.03.2018 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı, dava dilekçesinde yasal faiz talep edildiği,..."yönünde kanaat bildirilmiş, işbu bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, mahkememizce verilen kararda dikkate alınmış ve davacının bedel artırım dilekçesi de dikkate alınarak geçici iş göremezlik tazminatın kabulü yönünde karar verilmiştir.
Manevi tazminat yönünden. Gerek 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi, gerekse de 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalı yakınlarına verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri gözönünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez ve yine 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de açıklandığı üzere zarar görenin müterafik kusurunun varlığı halinde bu durumun manevi tazminatın takdirinde gözönünde bulundurulması gerekir.
Bu açıklamalar ışığında somut olayda, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, davacının %0 (yüzdesıfır) maluliyet oranı, ancak 9 aya kadar geçici işgöremezliğinin bulunması ile maluliyetin tespit tarihi, tarafların kusur durumları da dikkate alınarak davacı lehine 5.000,00TL manevi tazminata hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/717, K. 2023/883, 25 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama