KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2021
- Esas no
- 2020/453 Esas
- Karar no
- 2021/599
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 11/09/2020
Karar Metni
995 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile, Davacı ile davalı arasında 2017 tarihinde başlayan bir ticari ilişki mevcut olduğunu, cari hesaba göre 31.12.2017 tarihi itibariyle davalının davacıya, 58.793,50 TL borcu oluşmuş olduğunu, buna istinaden 08.10.2018 tarihinde .... İcra Müdürlüğü'nün 2018/...
Esas sayılı dosyası ile borçlu hakkında icra takibine girişilmiş olduğunu, 22.10.2018 tarihinde davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak bir itiraz dilekçesi ile icra takibini durdurmuş olduğunu, taraflarınca arabuluculuk kurumuna başvurulmuş ancak bu süreç de görüşme yapılmadan anlaşmama ile neticelenmiş olduğunu, davalının haksız ve kötü niyetli itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalının hükmolunan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere uygun bir icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava; davacı tarafından davalı hakkında başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK.m67 ve devamı maddeleri uyarınca iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir.
... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... E. Sayılı dosya aslı celp edilmiş ve incelenmesinde; alacaklısı ... Ltd. Şti. tarafından, borçlu İstanbulzade ... A.Ş aleyhine 58.793,50 ₺ asıl alacak üzerinden belirtilen tutara takip tarihi olan 09/10/2018 tarihinden itibaren %19,50 oranında ve değişen oranlarda işleyecek ticari temerrüt faizi işletmek kaydıyla tahsili talebi ile icra takibi başlatıldığı, takip öncesi işlemiş faiz talebinin bulunmadığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz sonucu icra takibinin durduğu, mahkememiz nezdinde görülen davanın İİK.m67 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların adreslerinin bulunduğu vergi dairelerine müzekkere yazılarak 2017-2020 yıllarına ait BA-BS formlarının karşılaştırmalı olarak celp edilmiş ve dosyamıza kazandırılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın tespiti bakımından dosya Mali Müşavir Bilirkişi ...'a tevdi edilmiş olup, 01/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle. Davacı yan tarafından incelemeye sunulan, 2017 ve 2018 ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK.
İlgili hükümleri yönünden usülüne uygun tutulmuş olduğu, ticari defterlerinin HMK 222 mad. gereğince davacı lehine delil niteliğinin sayın mahkemenizin takdirlerinde olduğu, davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, davalı yandan 09/10/2018 takip tarihi itibariyle 58.793,50 TL alacağının bulunduğu, davalı taraf ticari defterlerinin, inceleme günü olan 22/02/2021 tarihinde inceleme için sunulmamış olduğu, takdirin, tayın mahkemenize ait olduğu, davacı alacağını oluşturan ve toplam değeri 58.793,50 TL olan 4 adet faturanın davalı BA Bildirimlerinde bildirilmiş olduğu,
davacı ticari defterlerinde ve dosya içeriğinde, İşbu faturalara karşılık davalının ödeme yapmış olduğuna dair ve davacıya iade faturası düzenlemiş olduğuna dair bir muhasebe kaydına veya belgeye rastlanmamış olduğu, davacı yan 3095 sayılı yasaya istinaden icra takip tarihi olan 09/10/2018 tarihinden itibaren 58.793,50 TL'lik asıl alacağına, davacının takip talebinde belirtmiş olduğu gibi yıllık 19,50 ve değişen oranlarda ticari temerrüt faizi talep edebileceği şeklinde görüş bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: Ticari davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür.
Ticari defterler kesin delillerdendir ancak sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Tensip zaptı uyarınca dosyamıza kazandırılan davacı ve davalı BA/BS kayıtlarının incelenmesinde, bilirkişi raporunda da değinildiği üzere davacı ve davalının kayıtlarının birbirini doğruladığı ve davacı tarafından davalıya düzenlenen faturaların davalı tarafından ticari defterlerine işlenerek vergi dairesine beyan edildiği belirlenmiştir.
"...Davacı tarafın ticari defter ve kayıtların alacağın varlığı hususunda tek başına ispata yeterli değil ise de; davalının bağlı bulunduğu ... Vergi Dairesinin cevabi yazısına göre, takibe konu faturanın davalı tarafça beyan edildiği dikkate alındığında bu husus teslime karine teşkil ettiğinden aksi yöndeki iddiayı ispat yükü davalı taraftadır.
Davalı taraf, ticari defterlerini ibraz etmemiş, keza istinafa konu iddiası yönünden yargılama aşamasında taraflar arasında süre gelen ticari ilişkideki fatura örneklerini yahut ödeme belgelerini de ibraz etmemiştir.
Dosyada mevcut SMM bilirkişi raporunda, salt davacı tarafın ticari defterleri incelenmiş olup takip tarihi itibariyle davacının alacak iddiası yerinde görülmekle davalı vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 353-1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir..." (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi' nin 30.01.2020 tarih 2017/3832 E., 2020/227 Karar sayılı kararı)
Bunlarla birlikte icra takibi ve davaya konu 4 adet faturaya konu ürünlerin davalıya imza karşılığı teslim edildiği dosya kapsamı ile belirlenmiştir. Açıklanan nedenlerle davacının davasını ispat ettiği buna göre icra takibinde belirtilen tutar kadar davalıdan alacaklı olduğu sabit görülmüştür. Tarafların tacir olduğu dikkate alınarak davacının faiz oranı isteği de yerinde görülmüştür.
Ayrıca İİK 67 maddesi uyarınca itirazın iptali davasında alacaklı-davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız ve alacağın da likit olması, borçlu-davalı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibe geçmede haksız ve kötü niyetli olması zorunludur.
Alacağın likit ve hesaplanabilir olması, davalı/borçlunun itirazlarında haksız olduğunun anlaşılması karşısında hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında İİK 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/453, K. 2021/599, 23 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama