KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2026
- Esas no
- 2025/252 Esas
- Karar no
- 2026/54
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 09/04/2025
Karar Metni
1.524 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların Talepleri
Davacı vekilinin 09/04/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı şirket tarafından ... numaralı Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi ile ...
A.Ş. adına sigortalı ... plakalı aracın, 07/01/2024 tarihinde İstanbul İli, Beylikdüzü İlçesi, Marmara Mahallesi mevkiinde ... sevk ve idaresinde bulunduğu esnada ...karşısına geldiği esnada aracın ön camı, sağ yanı, sağ ön direk ve muhtelif kısımlarına davalıya ait yetki ve sorumluluklarında bulunan ... numaralı aydınlatma direğinin devrilmesi sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sebebiyle oluşan zararın poliçe kapsamında giderilmesi amacıyla sigortalı şirket tarafından davacı şirkete başvurulduğunu; yapılan eksper ve hasar tespit çalışmaları akabinde aracın onarımına istinaden 20/02/2024 tarihinde ...
Pazarlama ve Tic.
A.Ş.’e 116.997,11TL hasar tazminatı ödendiğini, hasarın meydana gelmesinin sebebinin davalı ...'a ait aydınlatma direğinin devrilmesi olduğunu, kaza akabinde tanzim edilen kaza tespit tutanağında; ''bu kazanın oluşumunda sürücü beyanı ile kaza mahallinin incelenmesi sonucu aydınlatma direğinin seyir halindeki aracın üzerine devrilmesi sonucu direğin bakım ve onarımından sorumlu kurumun kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır'' denildiğini, bunun yanı sıra hasar tespit çalışmaları sonucunda tanzim edilen eksper raporunda da kusurlu kurum olarak davalı ...'ın gösterildiğini, Genel Aydınlatma Yönetmeliğinin 2. bölüm 5. maddesinde;
''Dağıtım şirketi; dağıtım bölgesindeki yerleşim yerlerinde bulunan otoyollar ve özelleştirilmiş erişme kontrollü karayolları hariç, kamunun genel kullanımına yönelik bulvar, cadde, sokak, alt-üst geçit, köprü, meydan, kavşak, yürüyüş yolu ve yaya geçidi aydınlatmasından ve bunlara ait gerekli aydınlatma ve ölçüm sistemlerinin tesis edilmesi ve işletilmesinden sorumludur.
Bu sorumluluk, imar planlarında bulvar, cadde veya çıkmaz sokaklar dahil, sokak olarak belirlenen meskun yerlerin tamamını kapsar.'' denildiğini, 2918 sayılı Kanunun "Karayolu trafik güvenliği" başlıklı 13. Maddesinde; "...Karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşlar, karayolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakla yükümlüdür.'' denildiğini, mevcut hükümler kapsamında davalının sorumluğunun açıkça ortada olduğunu, ayrıca davalı ...'ın haksız eylemi ile BK 49 haksız fiil sorumluluk hükümlerine göre de meydana gelen hasar ve oluşan zarardan sorumlu olduğunu,
Borçlar Kanunun ilgili maddesi ve Türk Ticaret Kanunu madde 1472'nin “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.
Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.’’ şeklinde olduğunu, madde hükmünden de anlaşılacağı üzere sigortacıya ödediği tazminatı zarara sebebiyet verenlerden ve bu fiilden sorumlu olanlardan kendi sigortalısına halef olarak geri alma hakkı tanındığını belirterek davanın KABULÜNE,
116.997,11TL tazminatın hasar tarihinden (07/01/2024) itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile yargılama giderleri ile birlikte vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 09/05/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; iddia olunan hasarın tazmini için mevzuatta belirtilen şartların dava konusu talepler yönünden mevcut olmadığını, gerek davacı taraf gerekse dava dışı sigortalı tazmin için davacı şirkete süresi içerisinde müracaat etmediğini,
21/12/2012 tarihli EPDK Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği'nin "Kullanıcı zararının tazmini" başlıklı 26. Maddesinde "(1) Kullanıcının kendi hatasından kaynaklanmaması kaydıyla kullanıcıya ait teçhizatta ortaya çıkan ve dağıtım şebekesinden kaynaklanan hasara ilişkin zararın tazmini için kullanıcı tarafından dağıtım şirketine zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren 10 (on) iş günü içerisinde talepte bulunulabilir.
(2) Zararın tazmin edilebilmesi için hasarın niteliği, kullanıcı tesisinin durumu, dağıtım şebekesinde meydana gelen kesinti, arıza, dalgalanma gibi hususlarda dağıtım şirketi tarafından yapılacak/yaptırılacak inceleme ve değerlendirme neticesinde söz konusu hasarın dağıtım şebekesinden kaynaklandığının tespit edilmesi gereklidir...." hükümleri bulunduğunu, gerek davacı tarafın gerekse dava dışı sigortalının tazmin için davalı şirkete süresi içerisinde müracaat etmediğini,
davacı tarafın halefiyet ilkesi gereği tazmini talebinde bulunduğu zararların giderilmesi ve tazminine ilişkin olarak özel bir başvuru usulü ve süresi öngörüldüğünün ilgili Yönetmelik hükmü nazarında görüldüğünü, bu düzenlemedeki sürelerin geçirilmesinden dolayı zararın davalı şirket tarafından karşılanması talebinin usul ve yasayla uyarlı bir talep olmadığından davanın reddine karar verilmesinin talep edildiğini, ayrıca iddia olunan hasarın davalı şirketin dağıtım tesisinden kaynaklandığının ispat edilmesi gerektiğini, dava konusu edilen hasarın davalı şirket tesislerinden kaynaklı olarak meydana gelmediğini,
davacı tarafın dava konusu zarara davalı şirketin neden olduğu yolundaki iddialarını ispatlayabilecek nitelikte herhangi bir belgeyi Sayın Mahkemeye sunamadığını, dosyaya bu konuda sunulan ekspertiz raporu gibi tespit içeren evrakların kabulünün mümkün olmadığını, söz konusu süreçlere davalının hiçbir şekilde dahil edilmediğini, anılan tespitlere ilişkin itiraz ve beyanda bulunma haklarının göz ardı edildiğini, hasarın davacı şirketten kaynaklandığının davacı şirket tarafından ispatı gerektiğini, yasal süresi içerisinde zarara uğrayanlar tarafından başvuru yapılmasının yeterli olmadığını,
hasarın davalı şirketten kaynaklı olması şartının da arandığını, direğin davacının aracına düşmesinde davacının yahut üçüncü bir kişinin kusuru olup olmadığı hususunun davacı tarafça açık bir şekilde ortaya konmadığını, dava konusu olayda davalı şirketin sorumluluğunu doğuracak illiyet bağının mevcut olmadığını, davacı tarafın delil olarak dayandığı ekspertiz raporunun yeterliliğinin ve neye istinaden hazırlandığının belirli olmadığını, Sayın Mahkeme huzurunda, bilirkişi incelemesi yaptırılmadan ve buna ilişkin beyan ve itirazlar alınmadan yalnızca tek taraflı düzenlenmiş olan rapora dayanılmasının da hukuken mümkün olmadığını,
davacı tarafından sigortalısına yapılan ödemenin sigorta hukuku bağlamında kabul görür bir ödeme olup olmadığının da değerlendirilmesi gerektiğini, sigortacının yaptığı bir ödeme nedeniyle sigortalısına halef olabilmesi için yapılan ödemenin.
1) Gerçek Hak Sahibine, 2) Geçerli Bir Poliçe Kapsamında, 3) Poliçe Genel ve Şartları ile Çelişmeyen Riziko nedeniyle yapılması gerektiğini, bu kapsamda sigorta poliçesinin genel ve özel şartları göz önünde bulundurularak bu şartlara uyar şekilde meydana gelen bir rizikonun varlığının araştırılması gerektiğini, dava dilekçesi ekinde sunulan poliçenin genel ve özel şartları ihtiva eder şekilde sunulmadığını, davacıya kesin süre verilerek poliçenin tamamının dosyaya kazandırılması ve değerlendirilmesi gerektiğini,
zira cihaz hasarları bakımından sigorta şirketlerinin sigortalılarına özel şartlar bağlamında herhangi bir hasarın meydana gelmemesi için pek çok yükümlülük yüklediklerini, bu kapsamda söz konusu şartların da göz önünde bulundurulması suretiyle davacı tarafından sigortalısına yapılan ödemenin poliçeye uyar bir ödeme olup olmadığının veyahut jest ödemesi mahiyetinde olup olmadığının tespiti gerektiğini, meydana gelen hasardan dolayı fatura edilen hasar bedelinin davacı sigorta şirketi tarafından yeterince titizlikle incelenip araştırılmadan ödendiğini,
davacı sigorta şirketinin sigortalısının kusuru ile meydana gelen hasardan kaynaklanan sigorta tazminatını öderken basiretli tacirin göstermesi gereken dikkati ve özeni göstermediğini, malvarlığındaki eksilmeyi davalı şirkete fatura etmeye çalıştığını belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddin, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin Davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
B.Uyuşmazlık, Deliller, Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe Dava, Davacı yanca sigortalı araca elektrik direğinin devrilmesi neticesinde gerçekleştiği beyan olunan kaza sebebiyle davacının sigortalısına yaptığı ödemenin davalıya rücusu talepli davadır. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiştir. Dava şartlarına ilişkin eksik ve incelenmesi gereken ilk itiraz bulunmadığı anlaşıldıktan sonra tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktaları belirlenip tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanıp bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen Makine mühendisi bilirkişi ..., Elektrik mühendisi bilirkişi ... hazırladığı 22.10.2025 tarihli raporda. "Kaza tesis, işletme ve bakım sorumluluğu davalı ... A.Ş.'nde olan ... nolu aydınlatma direğinin araç üzerine devrilmesinden kaynaklandığı için ve direğin devrilmesi de davalı dağıtım şirketince yapılan ayıplı temel imalatından kaynaklandığı için davalı ...
A.Ş.'nin dava konusu trafik kazasında meydana gelen hasarda %100 kusurlu olduğu, Direk dava konusu ... plakalı aracın üzerine seyir halinde iken tesadüfen düştüğünden ve davacı sigortalısı ...
A.Ş. veya araç sürücüsü ...'ın direğe çarpma veya başkaca bir müdahalesi bulunmadığından trafik kazasında meydana gelen hasarda kusuru bulunmadığı, Meydana gelen kazada bakım ve onarımdan çok ayıplı temel imalatı ve montajının söz konusu olduğu, Onarım Tutarının KDV Dahil 116.997,73TL olduğu ve kadri marufunda olduğu, davacının sigortalısına yaptığı ödemenin yerinde olduğu ve davalının kazada %100 kusurlu olduğunun tespitiyle onarım tutarının tamamından sorumlu olacağı" şeklinde mütalaada bulunmuştur.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde. Davacı sigorta şirketi tarafından ... numaralı Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi ile ...
A.Ş. adına sigortalı ... plakalı aracın, 07/01/2024 tarihinde dava dışı ... sevk ve idaresinde bulunduğu esnada davalı kurulca kurumunu ve bakımı yapılan ... numaralı aydınlatma direğinin devrilmesi sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmış, davacının işbu kaza sebebiyle dava konusu araçta oluşan hasarın giderilmesi amacıyla 20/02/2024 tarihinde ... Pazarlama ve Tic.
A.Ş.’e 116.997,11TL hasar tazminatı ödendiği görülmüş olmakla işbu dava yapılan ödemenin davalı yana rücusu istemli alacak davasıdır. Davalı yan davanın reddini savunmuştur.
Mahkememizce yapıaln yargılamada alınan bilirkişi raporu ile davacı sigortanın yaptığı ödemenin kadri maruf olduğu, gerçekleşen kazaya davalının sorumluluk sahasındaki direğin devrilmesi dışında başka bir hususun etki etmediği, davalının meydana gelen kazada %100 sorumlu olduğu anlaşılmış olmakla davacının davalıya kusuru oranında rücu imkanın bulunduğu değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmiş, kısa kararın bir nolu bendinde sehven unutulan "davacının davalıya yaptığı ödemenin" ibaresinin hükmün infazında tereddüt yaratabileceği gözetilerek silinmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/252, K. 2026/54, 20 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama