KÜNYE
T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Mart 2026
- Esas no
- 2025/297 Esas
- Karar no
- 2026/237
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/04/2025
Karar Metni
760 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili şirketin alacağının tahsilini sağlamak amacı ile ....
İcra Müdürlüğünün 2025/... esas sayılı dosyası üzerinden davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçluya ödeme emri gönderildiğini, davalı borçlunun bahse konu icra takibine itiraz ettiğini, bu nedenle icra takibinin durduğunu, müvekkili ile davalı arasında uzun süredir kesintisiz şekilde devam eden cari hesap ilişkisi bulunduğunu, bu kapsamda gerçekleştirilen ticari işlemlerin düzenli olarak mutabakata bağlandığını ve söz konusu alacak, bu cari hesap ilişkisi çerçevesinde doğduğunu,
alacağın dayanağını oluşturan işlem hareketleri cari hesap ekstresi ile muhasebe kayıtlarında açıkça yer almakta olduğunu, bu belgeler bilahare yasal sürenin dahilinde sunulacağını, mevcut durum itibarıyla taraflar arasında alacağına ilişkin herhangi bir ihtilaf ya da itiraz ileri sürülmediğini, dolayısıyla alacağın varlığının sabit olup tahsilinin hukuken haklı ve gerekli olduğunu, bu nedenlerle itirazın iptalini, takibin kaldığı yerden devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı firma arasında ticari işlemler gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketin cari hesap kayıtları incelendiğinde davacının herhangi bir alacağı bulunmadığını, kaldı ki davacı tarafça cari hesap alacağı olarak başlatılan takibin haksız olduğundan yasal süresi içinde asıl alacağa, işlemiş faize, faiz oranına ve takibin diğer tüm ferilerine itiraz edildiğini, bu durum karşısında iddialarının hukuken kabul edilmesinin mümkün olmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Tüm deliller toplanmış ve dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Cari hesap alacağının tahsili istemli icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. .... İcra Dairesinin 2025/... Esas Sayılı dosyası celp edilmiş ve incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, 2.687.280,74Tl asıl alacak üzerinden ve TTK'nın 1530. Maddesi uyarınca faiziyle tahsili talep edildiği, yasal süresinde borçlunun borca ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz sonucu icra takibinin durduğu, mahkememiz nezdinde görülen davanın İİK.m 67 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümü için dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Mahkememizce re'sen görevlendirilen Mali Müşavir Bilirkişi tarafından hazırlanan 09.02.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle.
"Taraflar arasında uzun süredir devam eden yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunduğu, davacı kayıtlarında yer alan satış faturaları ile iade faturalarının/alım faturalarının B formları ile uyumlu olduğu, davalının 26.03.2025 takip tarihi itibarıyla 2.687.280,72 TL borç bakiyesi bulunduğu, icra takibine konu edilen 2.687.280,74 TL asıl alacak tutarının, davacı muhasebe kayıtlarıyla örtüştüğü, davalı taraf defter kayıtlarında davacının 2.687.280,74 TL (A) olduğu ve tarafların mutabık oldukları, buna karşılık taraflar arasındaki ilişkinin TTK 1530 kapsamında otomatik temerrüt faizi uygulanmasını gerektirir nitelikte olmadığı,
dosya kapsamında temerrüt ihtarına dair belge bulunmadığı anlaşıldığından, TTK 1530 uyarınca ve BK 117 md uyarınca faiz talebinin yerinde olmadığı" görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı tarafların beyan ve itiraz dilekçesi sundukları görülmüş, itiraz edilen konular mahkememizce resen değerlendirileceğinden yeni veya ek rapor alınmamıştır.
Tarafların sunduğu belgeler, mailler, protokol, vergi beyannameleri, ticari defter kayıtları ve bilirkişi raporunda, davacının dayandığı cari hesaba konu faturaların davalıya tebliğ edildiği, iki tarafın da ticari defterlerine kayıt edildiği, defterlerin uyumlu ve birbirini doğrular nitelikte olduğu, talep edilen alacak miktarı ile bire bir örtüşen miktarda davacının alacaklı olduğu, davalının ödeme belgesini sunmadığı, bu haliyle itirazın haksız olduğu ve davanın kabulüne, likit alacak nedeniyle davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, takipten itibaren davacının avans faizi talep hakkı olduğundan takip miktarına takip tarihinden itibaren avans faizinin uygulanmasına karar vermek gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/297, K. 2026/237, 25 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama