KÜNYE
T.C. İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Mart 2026
- Esas no
- 2025/404 Esas
- Karar no
- 2026/209
- Dava
- Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 09/09/2025
Karar Metni
730 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki bulunduğu, araçta meydana gelen zarar nedeniyle; HMK 107 maddesi gereği, fazlaya ilişkin hakları da saklı kalmak kaydıyla, yapılacak bilirkişi tespiti sonucu ortaya çıkacak zarardan kaynaklı tazminat taleplerini de artırmak üzere; şimdilik 10,00-TL alacaklarının, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davaya karşı zamanaşımı itirazlarının olduğunu, öncelikle usulden, mahkeme aksi kanaatteyse, poliçeden kaynaklanan tüm sorumluluk yerine getirilmesi sebebiyle, müvekkilinin davacıya karşı başkaca herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
(1) 6102 sayılı TTK'nın 1453. maddesi uyarınca malı rehin alan kimse o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı yasanın 1406. maddesi uyarınca bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür.
Yine TTK'nın 1456/1. maddesinde "Sınırlı ayni hak ile takyit edilmiş bir mal üzerindeki, malike ait menfaat sigortalandığı takdirde, kanunda aksi öngörülmemişse, sınırlı ayni hak sahibinin hakkı sigorta tazminatı üzerinde de devam eder" düzenlemesine. 1456/2. maddesinde ise "Sigortacıya, mal üzerinde sınırlı ayni hak bulunduğu bildirildiği takdirde, ayni hak sahiplerinin izni bulunmadıkça, sigortacı sigorta tazminatını sigortalıya ödeyemez.
Ayni hakkın sicille alenileştiği veya sigortacının bunu bildiği durumlarda bildirime gerek yoktur. Sigortalı menfaate konu malın tamiri veya eski hâline getirilmesi amacıyla ve teminat gösterilmesi şartıyla, tazminat sigortalıya ödenebilir" düzenlemesine yer verilmiştir. Ayrıca Türk Medeni Kanunu'nun 879. maddesi uyarınca, sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafakatının alınması gereklidir.
Böyle bir durumda, sigortalı durumda olan rehin hakkı sahibi olduğundan sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir ve sigorta ettiren, ancak sigortalı malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatını almak suretiyle sigortadan, kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur.
Öncelikle talep hakkının rehin hakkı sahibinde olması, yani sigorta bedelinin rehin hakkı sahibine ödenmesi gerektiği durumda, rehin hakkı sahibinin muvafakatinin bulunması halinde sigortalıya sigorta bedeli ödenebilir.
Bu durumda dava açma hakkı da öncelikle rehin hakkı sahibinde olduğundan bir dava şartı olarak aktif dava ehliyeti olan davacı sıfatının da rehin hakkı sahibinde olduğu, buna karşın daini mürtehinin muvafakati halinde bu şartın yerine getirilmiş sayılacağı, yüksek yargı içtihatları ile ortaya konulmuştur. (HGK 29/09/2020 tarih ... E.-...K., Yargıtay 4.HD'nin 19.12.2022 T.,... E.- ... K., İstanbul BAM 8. HD. 10/09/2025 T., ...E.- ...K.)
Somut olayda; davaya konu kasko sigorta poliçesinde, dava dışı ... Bankası A.Ş ...
Şubesi'nin dain mürtehin sıfatı ile hak sahibi olduğu, davacının sigorta poliçesine dayanarak tazminat talebinde bulunabilmesi için, dain mürtehinin bu konuda açık muvafakatının alınması için ilgili banka şubesine yazılan müzekkereye, “… davaya konu aracın bankaya rehinli olduğu, daini mürtehin kaydının bulunduğu ve dava sonunda alacağa hükmedildiği takdirde davacıya ödenmesine muvafakatlerinin olmadığının…” mahkememize bildirildiği,
poliçe üzerinde dain-i mürtehin kaydı olan dava dışı rehin hakkı sahibi bankanın rehin hakkının devam ettiği ve eldeki dava yönünden davacıya kayıtsız ve şartsız olarak muvafakat verilmediği ve davacının dava açma hakkının ve aktif dava ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığından dava şartı olan aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Kâtip Hâkim ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/404, K. 2026/209, 11 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama