İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2015/352 K.2025/31

Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;

Esas2015/352Karar2025/31Tarih16 Ocak 2025Okuma11 dk · 2.267 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
16 Ocak 2025
Esas no
2015/352 Esas
Karar no
2025/31
Dava
Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Dava tarihi
01/08/2013
Dava tarihi
21/09/2016
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.267 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; davacılardan ... ile ...'nun bazı şirketlerde ortak olduklarını, davalılardan ...'ın ise davacı ...'e faizle para veren kişi olduğunu, diğer davalı ... ile davalı ...'ın eşi ve ayrıca ...

2 Noterliğinin ... tarihli ihtarnamesinden anlaşılacağı üzere davaya konu senetleri davalı ...'dan devir ve temlik alan kişi konumunda olduğunu, davacılardan İbrahim'in tüm malvarlığını tefecilikle aldığı ve alacağı paraların teminatı olarak davalı ... ve onun talimatıyla yakınlarına vermesi üzerine davacı ... aynı zamanda İbrahim'in ortağı bulunan ...nun devreye girmesiyle tefecilik ilişkisine karşın davacı ...'in verdiği mal varlıklarının tamanını kurtarmak amacıyla davalı ile protokol düzenlendiğini ve bu protokolde bahsi geçen senetler düzenlenerek kendisine verildiğini,

taraflar arasında 06/08/2012 tarihli iş tasfiye sözleşmesi tanzim edildiğini, taraflar arasındaki bu protokolden önceki tircari ilişkilerin karşılıklı olaran sonlandırıldığından bahsedildiğini, oysa taraflar arasında her hangi bir ticari ilişki bulunmadığını, sadece davacılardan ... ile davalı ... arasında tefecilik olarak nitelendirilen borç para ilişkisi mevcut olduğunu, davacı ...'in sahibi olduğu tüm şirketlerdeki hisseler ile taşınmazların davalı ve adamlarının üzerine aktardıldığını, olayın ayrıntılarının ...

C.Başsavacılığının ... sayılı soruşturma dosyası ile açıklandığını, davacılardan müşterek ve müteselsil borçlu olarak protokolde ve protokolde bahsi geçen senetlerde adı yer alan davacı ..., başkaca ilişkilerde ortağı olduğu diğer davacı ...'in bu tefe ilişkisi içinde olduğu davalıya olan borcu nedeni ile kendine ait bazı maddi değerleri iş tasfiyesi sözleşmesinden önce davalıya teminat olarak bırakın ve yine iş tasfyesi sözleşmesi ile arkadaşı ve ortağı bulunduğu davacı ...'in davalı ve gösterdiği şahıslara geçen maddi değerlerini kurtarmak için olaya müşterek ve müteselsil borçulu sıfatı ile katılan kişi olduğunu,

Ödünç para vermeye işinin yasal düzenlemelerle ancak lisans alanlar tarafından yapılabileceğini, bunun dışında ödünç para verme işlerini yapanların tefeci sayılacağını, davaya konu alacak borç ilişkisi BK anlamında bir borç niteliğinde olmayan, TCK 204 anlamında su yani tefecilik sayılan bir eksik borçlardan olduğunu, her iki davacının da sözleşmeye göre borçlu ve müşterek borçlu sıfatı ile verdiği kambiyo senetleri ile davalıya bir borcunun bulunmadığı gibi bu kambiyo evraklarının da yasa dışı bir eylemi hukuki boyuta taşımaya dair suç aletleri olduğunu, bu nedenlerde davacıların davalılara bir borcunun bulunmadığını,

kambiyo senetleri bedelsiz olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, bir borç ilişkisinin kabulünde dahi bu borç, genel hükümler çerçevesinde eksik borç olarak sayıldığında icra yolu ile tahsili mümkün olamayacağını, sözleşme ile sözleşmede bahsi geçen diğer senetler ile icra takibine karşı dava açma hakkı saklı tutulmak kaydı ile tanzim tarihi 06/08/2012, 01/08/2013 vade tarihli 2.500.000 TL bedelli alacaklısının davalı ... olduğu, bahsi geçen ihtarnamede son cirantasının diğer davalı ... bulunduğu,

müşterek ve müteselsil borçluların davalı İbrahimAygın ile ... olan ve yetkili yer mahkeme ve icra dairelerinin İstanbul olarak belirtildiği senetten dolayı davalılara borçlu bulunmadıklarının saptanmasına karar verilmesi için iş bu davanın açıldığını, 01/05/2013 vade tarihli senete karşı açmış oldukları dava ...

18 ATM sinin ... esas sayılı dosyasıyla derdest bulunmduğunu ve İhtiyati Tedbir kararı verildiğini, tüm bu nedenlerle öncelikle İİK nun 72. Maddesi gereğince dilekçede bahsi geçen kambiyo senetlerine dayalı olarak davacılar aleyhine icra takibine geçilmesi ihtimaline karşı İhtiyati Tedbir Kararı verilmesini, sunulan nedenler ve yargılama esnasında ortaya çıkabilecek sait tüm nedenlerle davanın kabulü ile,

davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine, senedi ileride açılacak icra takibi tehdidiyle ödemek zorunda kalmamak için bu bedellerin davalılardan ödeme tarihinden itibaren en yüksek banka faiziyle istirdatına, sözleşme gereği verilen senetlerin iptaline, yüzde 20'den az olmamak kaydı ile İİK na göre kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Asıl dava yönünden dava dilekçesi davalılara usulünce tebliğ edilmiş, süresi içerisinde beyanda bulunulmamıştır.

...

13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... esas sırasında davacısı ... vekili davalılar ..., ..., ...ve ... aleyhine açtığı davanın dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin emrine yazılı olan 01/08/2013 vade tarihli 2.500.000 TL bedelli senedin ...'in azlettiği davalılar ...ve ... tarafından vekil sıfatı ile sahtesini üretmek suretiyle vekiledenine kendilerine sahte senedin iade edilip, gerçek senedin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri davalılar ... ve ...'na verilmesi neticesinde vekil edeninin alacağına kavuşamadığını ve kendilerine bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi,

borçlu davalıların azledilmiş avukatlarına ödeme yapıldığını iddia ettiklerini, ancak böyle bir ödemenin yapılmadığını, davalılar ... ve ...'nun dava konusu ve üretilerek sahtesi davacı müvekkiline verilen 01/08/2013 vade tarihli ve 2.500.000 TL bedelli senet icra takibine konu edilmeden anılan senedin bedelsiz olduğu iddiasıyla evveliyatı ... 44. Asliye Ticaret mahkemesinin ... E. sonrasında mahkemelerin heyet olarak birleşmesi sebebiyle halen ...

3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. sayılı dava dosyasıyla menfi tespit davası açtıklarını, davanın Yargıtay 19 HD'nin 28/10/2014 tarihli bozma ilamından sonra halen mahkemede derdest olduğunu, sözkonusu dava ile, yeni açılan işbu davanın bağlantılı olması sebebiyle yargılamanın uzamasına sebebiyet verilmemesi açısından davaların birleştirilmesi talebinde bulunduklarını, keza dava konusu senedin sahte olarak üretilmiş olması sebebiyle halen davalılar aleyhine ...

1. Ağır Ceza Mah. ...

E. sayılı dava dosyasıyla kamu davasının da devam ettiğini, derdest olduğunu, sözkonusu senedin davalıların fikir ve eylem birliği neticesinde hukuka aykırı olarak ele geçirildiğini, belirli bir miktar karşılığında borçlulara satıldığı kanaatinde olduklarını beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 06/08/2012 tarihli iş tasfiye sözleşmesi uyarınca 01/08/2013 vade tarihli senede bağlanmış olan 2.500.000 TL bedelli alacağın 01/08/2013 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,

davalıların dava konusu alacağa ve faizlerine yeter malvarlıklarına tedbir konulmasını ve dosyanın ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin... E. sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ve dava etmişlerdir

Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu senet aslının müvekkilinde olmadığını ve senet bedelinin müvekkili tarafından tahsil edilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'in vekili tarafından müvekkiline gönderilen ihtarname neticesinde 01.08.2013 vade tarihli 3 adet senedin ödenmesinin talep edildiğini, davacı vekili ile yapılan görüşmeler neticesinde ...

25. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına dayanak senet kapsamında borç ödeme sözleşmesi yapıldığını ve 2.500.000,00-TL'lik senedin masraf ve vekalet ücretleriyle birlikte ödendiğini, 01.05.2013 tarihli ikinci senetle ilgili dava açıldığını ve senet bedelinin teminat olarak yatırıldığını, bu sebeple başlatılan takibin durduğunu, işbu davanın konusunu oluşturan 01.08.2013 tarihli 2.500.000,00-TL bedelli senedin yine davacı vekiline ödendiğini, davacı tarafça vekilinin azledildiğine ilişkin herhangi bir bildirimde bulunulmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Asıl dava, İİK'nun 72.maddesine dayalı olarak bedelsizlik iddiası ile açılan menfi tespit davasıdır. Birleşen dava, 06/08/2012 tarihli iş tasfiye sözleşmesi uyarınca 01/08/2013 vade tarihli senede bağlanmış olan 2.500.000,00-₺ bedelli alacağın 01/08/2013 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talebinden ibarettir.

... 44. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E.K. sayılı 19/09/2013 tarihli kararı ile "...Davacılar vekillerinin feragatı nedeni ile KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA..." karar verilmiş, kararın temyizi neticesinde Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2013/18855-2014/15632 E.K. sayılı 28.10.2014 tarihli ilamı ile "...Dava, İİK'nun 72.maddesine dayalı olarak bedelsizlik iddiası ile açılan menfi tespit davasıdır.

Davacı vekili, 19.09.2013 havale tarihli dilekçesi ile senet bedelinin ödenmiş olduğunu, bu nedenle sair hakları saklı kalmak kaydıyla menfi tespit davasının konusuz kaldığını bildirmiştir. Anılan bu dilekçe, davadan feragat anlamında kabul edilemez. Bu durumda, dava konusu borcun, yargılama sırasında ödenip ödenmediği araştırılarak 19.09.2013 tarihli davacı vekilinin dilekçesinin bu aşamadan sonra değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

Diğer yandan dava dilekçesi davalılardan ...'a 23.08.2013, diğer davalı ...'e 22.08.2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davaya karşı vermiş oldukları cevap dilekçeleri beklenmeden davalıların hukuki dinlenme hakkı ihlal edilerek yargılamanın sonlandırılması da 6100 sayılı HMK .27.maddesi hükmüne aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA..." şeklinde karar verilmiş, mahkememizce usul ve yasaya uygun görülen bozma ilamına uyularak yargılamaya 2015/352 esas sırası üzerinden devam edilmiştir.

Yargılamanın on yılı aşkın süredir devam ettiği gözetilerek adil yargılanma ve makul sürede yargılamanın sona erdirilmesi ilkesi uyarınca 18/09/2024 tarihli ara karar ile yurt dışı adresine tebligat yapılamayan davalı ... aleyhine açılan dava işbu davadan tefrik edilerek yargılamaya ... esas sırasına kaydedilmiş ve yargılamaya bu dosya üzerinden devam edilmektedir.

Asıl davada; davacılar vekili 19.09.2013 tarihli dilekçesinde davaya konu senet bedelinin ödendiğini ve davanın konusuz kaldığını beyan etmiştir. Bunun üzerine mahkememizce konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin ... E.K. sayılı 28.10.2014 tarihli ilamı ile dilekçe teatisi tamamlandıktan sonra karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur. Bozma kararındaki gerekçe incelendiğinde, davacı vekilinin beyanına konu ödemenin dava tarihinden önce mi yoksa sonra mı gerçekleştiğinin ortaya çıkarılması zorunluluğudur. Zira bu durum, dava sonucunda verilecek kararı ve yargılama giderlerinden kimin sorumlu olacağını doğrudan etkilemektedir.

Her ne kadar dava dilekçesinde birden fazla senede ilişkin açıklamalara yer verilmiş ise de huzurdaki davada uyuşmazlık 06/08/2012 tanzim. 01/08/2013 vade tarihli, 2.500.000,00-₺ bedelli, alacaklısı davalı ... , müşterek borçluları davacılar ... ve ..., cirantası davalı ... olan bonodur. Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri niteliktedir.

Davacı vekilinin beyanları doğrultusunda asıl dava yönünden incelenecek farklı bir husus bulunmadığı anlaşılmakla konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Buna karşılık, davacı, mahkememize sunduğu beyan dilekçesinde dava açıldıktan hemen sonra ödeme yaptığını belirtmiştir.

Ayrıca, konusuz kalmanın bildirildiği dilekçede, istirdat davası açma hakkı saklı kalmak kaydıyla senet bedelini ödediğini belirtmiş; huzurdaki davaya istirdat davası olarak devam edilmesini talep etmemiş; aradan geçen 12 yıl zarfında istirdat davası açtığına dair belgeyi veya buna ilişkin yaptığı usul işlemini dosyaya sunmamıştır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 331. maddesi uyarınca, bir davanın konusuz kalması halinde yargılama giderlerinin dava açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre karara bağlanması gerekmektedir. Bu durumda, davalıların dava açılmasında kusuru olmadığı anlaşıldığından davalı vekili lehine yargılama giderine hükmedilmesi gerekmiştir.

Yargılama gideri hesaplanırken, davacının konusuz kalma beyanının ön inceleme duruşmasından önce sunulduğu hususu dikkate alınmış ve hesaplanan vekalet ücretinin yarısına hükmedilmiştir.

Birleşen davada davacılar; asıl davanın davacılarının kendilerine sahte senet iade etmek suretiyle senet bedelini ödemekten kurtulduklarını belirterek 06/08/2012 tarihli iş tasfiye sözleşmesi uyarınca 01/08/2013 vade tarihli senede bağlanmış olan 2.500.000 TL bedelli alacağın 01/08/2013 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

HMK'nin 190. maddesi uyarınca, kanunda özel bir düzenleme bulunmayan hallerde, kural olarak herkes iddiasını ispatla mükelleftir. Kambiyo senetlerinin soyut borç ikrarı içermesi nedeniyle ispat külfeti bakımından istisna bulunmakta olup, ispat yükü borçlu olmadığını iddia eden alacaklıya aittir.

Somut olayda ilk bakışta davacıların 06/08/2012 tanzim, 01/08/2013 vade tarihli, 2.500.000,00-₺ bedelli senet yönünden alacaklı olduklarını ispat için dava açtıkları görülse de uyuşmazlığın esasının birleşen davacıların elindeki senedin taraflar arasındaki protokole konu senet olmadığı, kendilerine azledilen vekilleri aracılığıyla farklı bir senet teslim edildiği ve böylelikle alacaklarının kambiyo takibi yoluyla tahsili imkanının ortadan kalktığına ilişkindir.

Bu durumda, az evvel belirtildiği üzere, HMK'nin 190. maddesi uyarınca, bu iddianın ispatı külfeti davacıların üzerindedir. Davalılar, söz konusu iddiayı kabul etmemiştir. Anılan sahtelik iddiasına ilişkin ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.02.2022 tarihli ve ...

E., ...K. sayılı dosyası üzerinde devam eden yargılama uzun yıllar boyunca mahkememizce bekletici mesele yapılmış; anılan yargılama sonucunda sahtecilik eyleminin gerçekleştiği iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir. Kararın ilgili kısmı şu şekildedir:

"...her ne kadar tüm sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan ve ayrıca sanıklar ... ve ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de.

Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 23/12/2021 tarihli genişletilmiş uzmanlık raporunda; inceleme konusu senedin arka yüzündeki "Yüksel Gündoğdu emrine ödeyiniz" yazısı ve altında atılı imza ile ...'ın mukayese imza ve yazıları arasında yapılan incelemede uygun benzerlikler saptandığı, söz konusu yazının ve imzanın ...'ın eli ürünü olduğunun belirtilmiş olması, senet alacaklısı olarak görünen ve duruşmada tanık olarak dinlenen ... beyanında;

senet alacaklısı olup kendisinin ciro imzasının bulunduğunu belirterek söz konusu senedin eşi ile yaşadığı sorunlar nedeni ile eşinden ayrılmasından sonra eşi ...'e kendisine ciro ederek verdiğini beyan ettiği, dolayısıyla söz konusu senedin sanıklara tahsil için verildiği andan önce mi yoksa verildikten sonra mı sahte olarak düzenlendiğinin tam olarak tespit edilemediği,

ayrıca sahte senedin en başta sanıklara verilen senet mi olup olmadığı konusunda şüphe oluştuğu, dosya kapsamında aldırılan Adli Tıp raporlarında suça konu senedin ön ve arka yüzündeki imza ve yazıların sanıkların eli ürünü olduğuna dair herhangi bir tespitin de bulunmadığı, senette ...'ın ciro imzası bulunması nedeniyle sanıklar tarafından senedin sahte olarak düzenlenmesi halinde senetteki ciro imzasının ...'a ait olmaması gerektiği, zira ...'ın orjinal senetlerdeki ciro imzasının kendisine ait olduğunu beyan ettiği, dolayısıyla sanıkların katılanlar vekili Av. ...'ya teslim ettiği senedin sahte olduğunun iddia edildiği,

bu senedin sahte olduğu kabul edildiğinde senetteki ciranta imzasının da sahte olması gerektiği, oysa ciranta imzasının ...'a ait olduğunun Adli Tıp raporu ile tespit edildiği, senet sahte olsa dahi bu senedin ilk verildiği anda sahte olarak düzenlenmiş olarak tanık ...'a verilip onun da ciro etmiş olması gerektiği, bu nedenle sanıklarınAv. ...'ya sahte senet teslim ettikleri hususunda iddia dışında kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, ..."

Anılan beraat kararı yargısal denetimden geçerek kesinleşmiştir. Ceza muhakemesi tarafından uyuşmazlık konusu senedin sahte olarak tedavüle sokulduğu iddiasının ispatlanamadığı yönündeki maddi vaka tespitinden ayrılmayı gerektirir mevcut uyuşmazlık dosyasında mevcut farklı bir yazılı delil bulunmadığı anlaşıldığından ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

A)1-Asıl dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 42.693,75-TL harçtan mahsubu ile bakiye 42.078,35-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 167.500,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalılara verilmesine,

B)1-Birleşen davanın reddine,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 42.693,75-TL harçtan mahsubu ile bakiye 42.078,35-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalılar vekili lehine hesaplanan 335.000,00-₺ nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara mütesaviyen verilmesine,

6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde asıl dava yönünden Yargıtay'a temyiz yolu, birleşen dava yönünden İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi'ne istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/01/2025

Başkan ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Katip ... · e-imza

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/352, K. 2025/31, 16 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2015/352
Karar No
2025/31
Tarih
16 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2015/455 K.2025/13
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2015/458 K.2025/13
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2015/493 K.2025/45
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2015/673 K.2025/4
  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2015/705 K.2025/48
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2015/969 K.2025/10

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.