KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2018
- Esas no
- 2016/485 Esas
- Karar no
- 2018/352
- Dava
- İtirazın İptali (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/05/2016
Karar Metni
610 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : davalının 2015 yılında muhtelif tarihlerde manda sütü ve süt ürünlerini müvekkilinden satın aldığını, bunların faturaya bağlandığını, ödenmeyen fatura bedelleri için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibiyle 53.392,00-TL asıl alacak ve faizden oluşan takip başlatıldığını, buna rağmen takibe haksız olarak davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermediği, duruşmalara da gelmediği anlaşılmıştır.
DELİLLER
1- İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası. 2-Dava konusu faturalar. 3-Mahkememizce tayin edilen Bilirkişi ... tarafından sunulan bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 232/1. Maddesine göre satım sözleşmesinden kaynaklanan semen alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK 67. Maddesine göre iptali ve icra inkar tazminatı talebidir.
Davacı taraf dosyaya sunduğu bir kısım faturalardan dolayı davalı yana süt ve süt ürünleri satıp teslim ettiğini ileri sürmüştür. Bunun üzerine mahkememizce dosyanın mündericatı ve tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme ara kararı oluşturulmuş, inceleme günü taraflara usulüne uygun tebliğ edilmiş, incelemeye yalnızca davacı taraf iştirak edip defterlerini ibraz etmiş, davalı taraf ise iştirak etmemiştir. Bilirkişi raporunun tebliği üzerine davalı yanı temsilen dosyaya vekaletname sunularak bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazda bulunulmuştur.
Davalı taraf süresinden sonra ... Bank Şubesi aracılığıyla yapıldığı iddia edilen bir kısım ödemeler ve çeklerden genel olarak bahsetmiş ise de bu ödemeler ve ileri sürülen beyanları destekler mahiyette dilekçe ekinde hiçbir delil sunulmadığı görülmüştür, bu sebeple genel ifadeler içeren ve hiçbir delille desteklenmeyen delil bildirimi HMK 145. Maddesi bağlamında yargılamayı geciktirmeye matuf delil bildirimi olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle bu beyanlara ve yapıldığı iddia edilen ödemelere itibar edilmemiştir.
Davacı yanın dosyaya sunduğu sevk irsaliyelerinde davalı yanın isminin bulunduğu, imzasının bulunmadığı, bu yönüyle ancak takdiri delil olarak kabul edilebileceği düsturu ile bu sevk irsaliyelerini destekler mahiyetteki davacı yanın ticari defter ve kayıtları ile dosyamıza sunulan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde takip tarihi itibari ile davalının davacıya anılan ticari ilişkiden dolayı 50.112,00-TL borçlu olduğu sabit görülmüştür. Bu sebeple davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
Davalı her ne kadar bilirkişi raporu ibraz edildikten sonra dosyaya vekaletname sunmuş ise de yargılamaya dair vekil vasıtasıyla yapılan tek işlem bilirkişi raporuna karşı bir sayfalık beyan ve itiraz dilekçesinden ibaret olduğundan bu emek ve mesai vekalet ücretine hak kazanmaya yeterli görülmediğinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Katip ... E-İmza Hakim ... E-İmza
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/485, K. 2018/352, 3 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama