KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2020
- Esas no
- 2017/765 Esas
- Karar no
- 2020/96
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 06/09/2017
Karar Metni
839 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Telekomünikasyon alanında faaliyet gösteren ve kendi sektörü içerisinde ülkemizin öncü şirketlerinden biri olan müvekkili şirket ile davacı arasında Bayilik Sözleşmesi akdedildiğini, bayinin akdedilen sözleşme uyarınca müvekkili şirketten satın almış olduğu ürünlere ilişkin var olan borçlarını ödememesi nedeni ile bayi aleyhine cari hesapta yer alan borcun tahsili amacıyla tarafımızca ... 14. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra yoluyla takip başlatıldığını, ancak davalı tarafından haksız ve hukuki mesnetten yoksun olarak ilgili icra takibine itiraz edildiğini, davalı şirket vekili aracılığıyla dosyaya icra dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde, davalı şirketin ödeme emrince bulunan adresinin Ankara olması nedeni ile icra takibine bakmakla yetkili icra dairesinin de Ankara Batı İcra Daireleri olduğu iddia edildiğini, davalı tarafından müvekkili şirketten satın alınan ticari emtiaya ilişkin tüm borç ödenmediği gibi, borcun tahsili amacıyla açılan icra takibinede davalı tarafından kötü niyetle itiraz edildiğini,
davanın kabulü ile haksız ve hukuki mesnetten yoksun itirazın iptali ile takipte talep edilen ticari faiz ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeni ile takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına; karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP;Davalıya usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiş ve duruşmalara da katılmamıştır.
DELİLLER
1-... 14. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası. 2-... Bayilik Sözleşmesi, cari hesap ekstreleri. 3-Mahkememizce atanan Mali Müşavir ... ve ... Hukuk Fak. Öğr. Gör. ... tarafından sunulan 08/11/2018 tarihli bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Bayilik sözleşmesinden kaynaklandğı iddia edilen cari hesap alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. Maddesine göre iptali talebidir.
Taraf delilleri toplanmış olup, taraflar defter deliline dayanmakla, dosya defter incelemesi için bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Taraflar arasında sözleşme ve ticari ilişki olduğu sabit olup, taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesinin 12. Maddesine göre: "...bayi, işbu sözleşmeden doğacak uyuşmazlıklarda, Distribütör'ün ticari defter, bilgisayar kayıt ve diğer belgelerinin geçerli, bağlayıcı ve kesin delil teşkil edeceğini, Distribütör'ü yemin teklifinden beri kıldığını ve bu maddenin HUMK287 maddesi anlamında kesin delil sözleşmesi niteliğinde olduğunu, kabul, beyan ve taahhüt eder..." şeklinde taraflar arasında münhasır delil sözleşmesinin de imzalandığı sabittir.
6100 sayılı HMK’nin 193/2. maddesi uyarınca, taraflar arasındaki münhasır delil sözleşmesine rağmen bu delilin aksi, yine aynı kuvvetteki başka bir delille ispatlanabileceği gibi taraflardan birinin ispat hakkının kullanımını imkansız kılan veya fevkalade güçleştiren delil sözleşmeleri de geçersizdir.
Bir başka deyişle, delil sözleşmesinin varlığı davalı tarafın yasal delillerini sunma olanağını ortadan kaldırmayacağı gibi, ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine de engel teşkil etmeyecektir bu nedenle tarafların defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş ancak davalı taraf ticari defterlerini sunmadığı gibi, ödeme iddiasında da bulunmamıştır.
Buna göre, 08/11/2018 tarihli bilirkişi raporuna göre, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı yana ait incelenen 2015-2016 yılı ticari defteri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulduğu, davalı yanın incelemeye gelmediği, ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, taraflar arasında bayilik sözleşmesi akdedildiği, buna istinaden davacı tarafından davalı yana telekomünikasyon ürünlerinin verilip fatura düzenlendiği,
netice-i talep ile bağlılık ilkesi gereğince davacının yanın incelenen ticari defterlerine göre davalı yandan 05/12/2016 takip tarihi itibariyle 5.205,16-TL alacaklı olduğu ancak davalının takip öncesi temerrüde düşürülmediği dikkate alınarak işlemiş faiz yönünden red, diğer talepler yönünden davanın kabulüne ve İİK 67 maddesi uyarınca itirazın iptali davasında alacaklı-davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız ve alacağın da likit olması, borçlu-davalı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibe geçmede haksız ve kötü niyetli olması zorunludur.
Alacağın likit ve hesaplanabilir olması, davalı/borçlunun itirazlarında haksız olduğunun anlaşılması karşısında hüküm altına alınan asıl alacak miktarının %20'si oranında İİK 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · E-imza Hakim ... · E-imza
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/765, K. 2020/96, 12 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama