İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/454 K.2024/249

Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;

Esas2018/454Karar2024/249Tarih28 Mart 2024Okuma7 dk · 1.450 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
28 Mart 2024
Esas no
2018/454 Esas
Karar no
2024/249
Dava
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Dava tarihi
23/05/2018
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.450 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili firma ile davalı ...

A.Ş arasında yıllardan beri süregelen ve en son 2013 yılında 5 yıllık bayilik sözleşmesi imzalandığını, bu sebeple aralarında ticari bir ilişki bulunmadığını, bayilik sözleşmesi gereğince davalı ile çekle ödeme sistemi kararlaştırıldığını ve buna istinaden 2013 yılında temel atılarak davacı tarafından imzalı ancak tarih ve miktarı boş bırakılarak teminat niteliğinde boş çek yaprakları verildiğini, davalı firma davacı firma arasında bayilik sözleşmesi gereği ticari ilişki devam ederken,

davalı firma tarafından hiç bir gerekçe göstermeksizin usulüne uygun fesihe yönelik herhangi bir ihtar göndermeksizin teminat olarak verilen boş çek yaprağını davalı tarafından doldurularak ...

15. İcra ...E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığını, davalı firma söz konusu borca istinaden takip başlattığını, ancak davacının ödemiş olduğu cari hesaptaki bakiyeyi göz önünde bulundurmayarak (EK), teminat olarak verilen boş çek yaprağını doldurarak davacı firmanın gerçek borcunun üstünde takip başlattığını, söz konusu olayların akabinde, davalı firma ödemesi gereken miktar belirlemeden ve ödenen parayı mahsup etmeden davacılar aleyhine ...

15. İcra ...esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü takip başlattığını haksız ve usulsüz şekilde başlatılan icra takibi ile davalıların ticari itibarını zedelenmiş ve ticari hayatları bitme noktasına geldiğini, davalı firmanın yaptığı hukuka ve hakkaniyete aykırı olan işbu takip kötü niyetle yapıldığını, yukarıda açıklamaya çalıştığımız hususlar le davalı firmanın bayilik sözleşmesi gereği usulüne uygun olarak fesih bildirimi yapmaması akabinde haksız ve kötü niyetli olarak takip başlatması hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı firmanın bayisi olduğu davalı yana borcu olmadığı kanaatinde olmadığını,

lâkin borçlarını tespiti mahkemenizin takdiriyle bilirkişi marifetiyle yapılacak ticari kayıtların incelenmesi sonucunda ortaya çıkacağını, yukarıda kısaca arz etmeye çalıştıkları nedenlerden dolayı muaccel bir alacak olmadan, davalı firmanın henüz bir riski bulunmadan ihtarname gönderilmeden, temerrüde düşürülmeden davacı firma aleyhine icra takibi başlattıklarızn ve davacıların ticari hayatları bitirilme noktasına getirildiğini, davalı firmanın kötü niyetli olduğunu belirterek davanın kabulü ile müvekkilinin davaya konu icra takibi nedeni ile davalı tarafa borcu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 25.02.2022 tarihli dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava tarihinde ... 15. İcra Müdürlüğünün ... (...Yeni Esas) esas sayılı dosyasına ve davaya konu çekten dolayı davalıya 1.538.810,49-TL tutarında borcunun bulunmadığının tespitine, davalının haksız ve kötüniyetli icra takibi yapmış olması nedeniyle dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili yargılama aşamasında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, davacının ... 15. İcra Müdürlüğünün ... (...Yeni) esas sayılı dosyası kapsamında davalıya borçlu olup olmadığı, borçlu değil ise borçlu bulunmadığı miktarın tespiti talebine ilişkindir.

Uyuşmazlığın çözümü için bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, 01.12.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunun sonuç kısmında "...Davacı; davalı arasındaki akdi ilişkiye istinaden davacı tarafından davalıya çek bedeli ve keşide yeri kısmı boş olan 21 adet çek verdiğini iddia etmişse de bu hususu ispata yönelik somut delil sunmamıştır.

Davacı; dava ve takip konusu çekin de, taraflar asındaki akdi ilişkiye istinaden davacı tarafından davalıya çek bedeli ve keşide yeri kısmı boş olarak verildiğini ve dolayısıyla da teminat olarak verildiğini ispata yönelik somut delil de sunmamıştır. Kaldı ki davalı, yukarıda açıklanan dilekçesinde, Bayilik Sözleşmesinin 6.4 maddesi uyarınca, ödeme araçlarının çek vb. olduğunu beyan etmiştir. Çek niteliği itibariyle bir “ödeme” aracıdır ve “soyut borç ikrarı” içerir.

Bu nedenle de, teminat çeki olduğu ispat edilmedikçe, karine olarak bir borcun ödenmesi amacıyla verilmiş sayılır. Yine aksi ispat edilmedikçe, çeki veren kişinin çeki alan kişiye çek tutarı kadar borçlu olduğu karine olarak varsayılır.

Davacı, davalıya çekin keşide edildiği tarih itibariyle çek tutarı kadar borçlu olmadığının ispatı için kendi ticari defter kayıtlarını sunmuş olup, bu ticari defter kayıtlarında, davacının 31.12.2017 tarihi itibariyle (yani 2017 yılı sonu itibariyle) davalıya 1.360.176,80 TL tutarında borçlu olduğu kayıtlıdır. Söz konusu 2.898.987,29 çekin keşide tarihi ise 17.01.2018 tarihidir.

Bu durumda, kanaatimizce davacı, çekin keşide edildiği tarihte davalıya çekte yazılı olan 2.898.987,29 TL tutarında borçlu olmadığını ispat etmekle yükümlüdür. Ancak sadece davacının defter kayıtlarında yer alan 31.12.2017 tarihli borç kaydından hareketle, davacının çekin keşide edildiği 17.01.2018 tarihi itibariyle davalıya çekte yazılı olan 2.898.987,29 TL tutarında borcu bulunmadığının ispat edilmiş sayılamayacağı düşünülmektedir.

Bu nedenle de davacının menfi tespit talebinin yerinde olmadığı düşünülmektedir. Takdiri tamamen Mahkemeye aittir.

Mahkemece, davacının defter kayıtlarında yer alan 31.12.2017 tarihli borç kaydından hareketle, davacının çekin keşide edildiği 17.01.2018 tarihi itibariyle davalıya çekte yazılı olan 2.898.987,29 TL tutarında borcu bulunmadığı ispat edilmiş sayılacak olursa, söz konusu çekten dolayı davacının davalıya sadece, 1.360.176,80 TL borcu bulunduğu, geri kalan (2.898.987,29 — 1.360.176,80 -) 1.538.810,49 TL tutarında borcu bulunmadığı sonucuna varılabilecektir.

Takdiri tamamen Mahkemeye aittir." şeklinde görüş bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı ile taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazları değerlendirilmek sureti ile bilirkişi heyetinden ek rapor alınmıştır. 11/04/2023 tarihli ek raporun sonuç kısmında "...Davacı; davalı arasındaki akdi ilişkiye istinaden davacı tarafından davalıya çek bedeli ve keşide yeri kısmı boş olan 21 adet çek verdiğini iddia etmişse de bu hususu ispata yönelik somut delil sunmamıştır.

Davacı; dava ve takip konusu çekin de, taraflar asındaki akdi ilişkiye istinaden davacı tarafından davalıya çek bedeli ve keşide yeri kısmı boş olarak verildiğini ve dolayısıyla da teminat olarak verildiğini ispata yönelik somut delil de sunmamıştır. Kaldı ki davalı, yukarıda açıklanan dilekçesinde, Bayilik Sözleşmesinin 6.4 maddesi uyarınca, ödeme araçlarının çek vb. olduğunu beyan etmiştir. Çek niteliği itibariyle bir “ödeme” aracıdır ve “soyut borç ikrarı” içerir.

Bu nedenle de, teminat çeki olduğu ispat edilmedikçe, karine olarak bir borcun ödenmesi amacıyla verilmiş sayılır. Yine aksi ispat edilmedikçe, çeki veren kişinin çeki alan kişiye çek tutarı kadar borçlu olduğu karine olarak varsayılır.

Davacı, davalıya çekin keşide edildiği tarih itibariyle çek tutarı kadar borçlu olmadığının ispatı için kendi ticari defter kayıtlarını sunmuş olup, bu ticari defter kayıtlarında, davacının 31.12.2017 tarihi itibariyle (yani 2017 yılı sonu itibariyle) davalıya 1.360.176,80 TL tutarında borçlu olduğu kayıtlıdır. Söz konusu 2.898.987,29 çekin keşide tarihi ise 17.01.2018 tarihidir.

Bu durumda, kanaatimizce davacı, çekin keşide edildiği tarihte davalıya çekte yazılı olan 2.898.987,29 TL tutarında borçlu olmadığını ispat etmekle yükümlüdür. Ancak sadece davacının defter kayıtlarında yer alan 31.12.2017 tarihli borç kaydından hareketle, davacının çekin keşide edildiği 17.01.2018 tarihi itibariyle davalıya çekte yazılı olan 2.898.987,29 TL tutarında borcu bulunmadığının ispat edilmiş sayılamayacağı düşünülmektedir.

Bu nedenle de davacının menfi tespit talebinin yerinde olmadığı düşünülmektedir. Takdiri tamamen Mahkemeye aittir. Bizim düşüncemiz böyle olmakla birlikte.

Mahkemece, davacının defter kayıtlarında yer alan 31.12.2017 tarihli borç kaydından hareketle, davacının çekin keşide edildiği 17.01.2018 tarihi itibariyle davalıya çekte yazılı olan 2.898.987,29 TL tutarında borcu bulunmadığı ispat edilmiş sayılacak olursa, söz konusu çekten dolayı davacının davalıya sadece, 1.360.176,80 TL borcu bulunduğu, geri kalan (2.898.987,29-1.360.176,80 =) 1.538.810,49 TL tutarında borcu bulunmadığı..." şeklinde görüş belirtilmiştir.

Bilirkişi heyeti raporu denetime uygun, kanaat oluşturmaya ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.

Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi sonucunda;

Çek niteliği itibariyle bir “ödeme” aracıdır ve “soyut borç ikrarı” içerir. Bu nedenle de, teminat çeki olduğu ispat edilmedikçe, karine olarak bir borcun ödenmesi amacıyla verilmiş sayılır. Yine aksi ispat edilmedikçe, çeki veren kişinin çeki alan kişiye çek tutarı kadar borçlu olduğu kabul edilmektedir.

Dolayısıyla, çekin lehtarı taraflar arasındaki ticari ilişkiden bağımsız olarak söz konusu senedi iktisap ettiğini belirtmiş ise bu durumda anılan çek bedelinin ödendiğinin keşideci tarafından yazılı belge ile ispatlanması gerekecektir. Somut olayda, taraflar arasında lastik tedarikine ilişkin ticari ilişki olduğu konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır.

Davacı, davalıya çekin keşide edildiği tarih itibariyle çek tutarı kadar borçlu olmadığının ispatı için kendi ticari defter kayıtlarını delil olarak göstermiştir. Davalı taraf ise söz konusu çeke dayalı alacağının taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi dışında olduğunu savunmuştur.

Bu durumda, anılan çekin taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında cari hesap borcuna ilişkin olarak verildiği ve bedelinin ödendiği hususunu ispat külfeti menfi tespit isteminde bulunan davacıya aittir. Davacının ticari defter kayıtlarında, 31.12.2017 tarihi itibariyle (yani 2017 yılı sonu itibariyle) davalıya 1.360.176,80-TL tutarında borçlu olduğu kayıtlıdır. Söz konusu 2.898.987,29-TL bedelli çekin keşide tarihi ise 17.01.2018 tarihidir.

Çekin keşide tarihi, bedeli ve yapılan mahsup işlemleri ile ticari kayıtların da mutlak şekilde uyuşmadığı görülmektedir. Bu durumda, davacının yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde davaya konu çeke ilişkin olarak borcu bulunmadığına ilişkin iddiasını ispat edemediği kanaatine varılmış ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın reddine,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-₺ maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 170,78-₺ harcın mahsubu ile bakiye 256,82-₺ harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden davalı vekili lehine hesaplanan 148.532,66-₺ vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca davacı tarafa iadesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28/03/2024

Başkan · e-imza · Üye · e-imza · Üye · e-imza · Katip · e-imza

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/454, K. 2024/249, 28 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/454
Karar No
2024/249
Tarih
28 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/534 K.2024/230
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/540 K.2024/255
  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/583 K.2024/197
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/585 K.2024/329
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/614 K.2024/177
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/646 K.2024/214

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.