KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2021
- Esas no
- 2019/126 Esas
- Karar no
- 2021/68
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 07/03/2019
Karar Metni
868 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ... A.Ş. İle davalı arasında 23/08/2017 tarihli ... Satış Sözleşmesi imzaladığını, müvekkilinin, davalının işveren sıfatı ile çalışanlarına öğle yemeği imkanı tanımasına aracılık ettiğini, bu hususta, müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki neticesinde davalının sipariş talepleri uyarınca Passcardlara nakit yükleme yapıldığını, ancak davalı tarafın faturaları ödemediğini, bu nedenle davalı aleyhine ....
28. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile 21/12/2018 tarihinde 196.377,74-TL miktarlı fatura alacağına dayalı icra takibi başlatıldığını, davalı tarafında borca ve ferilerine itiraz ettiğini, açıklanan nedenlerle haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, vekalet ücreti ve yargılama harç ve giderlerinini davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalıya usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER
1-... 28. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası. 2-Mahkememizce atanan Mali Müşavi ... tarafından sunulan 25/08/2020 tarihli bilirkişi kök ve 15/01/2021 bilirkişi ek raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, faturaya dayalı icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir. Mahkememizce, ... 28. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının celp edilerek incelenmesi ile; davacı tarafından davalı aleyhine asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 196,377.74 TL alacağın tahsili amacıyla 19/12/2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 26/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 02/01/2019 tarihli dilekçesi ile borca ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu ve iş bu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların delilleri toplandıktan sonra dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, taraflar arasındaki ticari ilişkinin defterlere ne şekilde yansıdığı, faturanın defterlerde kayıtlı olup olmadığı, davacının takip tarihi itibariyle alacaklı olup olmadığı ve varsa alacağının miktarı hususunda rapor alınmıştır.
Bilirkişi tarafından sunulan 25/08/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"...davacı tarafın inceleme konusu yapılan 2017-2018 mali dönemlerine ait ticari defterlerinin e-defter olduğu, özel hesap dönemine tabi defterler olduğu, ait olduğu yılda yürürlükte olan TTK ve VUK hükümlerine göre tutulduğu, ticari defterlerinin yasal sürelerinin içerisinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, davacı tarafın dava konusu icra takibinde 185.287,85-TL asıl alacak ve 11.089,89-TL işlemiş faiz talebinde bulunduğu,
ancak davacı taraf ticari defter kayıtları incelenmesinde icra takip tarihi itibariyle davalı taraftan faturadan kaynaklı cari hesaba dayalı 184.924,11-TL alacaklı olduğu, davacı tarafın takipten önce taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca 184.924,11-TL asıl alacak için 8.722,22-TL işlemiş faiz talebinde bulunabileceğine..."dair rapor tanzim edilmiş,
Davalı defterleri yönünden alınan 15/01/2021 bilirkişi ek raporunda ise özetle:"...davalı taraf ticari defter ve belgeleri, incelemeye ibraz edilmediğinden ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığı, dava dosyası kapsamında kök rapordaki sonuç ve kanaatini değiştiren yeni bir değerlendirmenin bulunmadığına..."dair rapor tanzim edilmiştir.
Taraflar arasında, 23/08/2017 tarihli hizmet satış sözleşme ilişkisi ve taraflar arasında ticari ilişki olduğuna dair tereddüt bulunmamaktadır. Ticari davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir ancak sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir.
Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri mezkur kanunda belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir.
Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını, kabul etmiş sayılmalıdır.
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunun kabul edilmesi gerekir.
Bu açıklamalar doğrultusunda, davalı tarafın, usulüne uygun ihtarata rağmen ticari defterlerini sunmadığı ve davacı, alacağını, defterleri ile ispat etmiş olduğundan ve aralarındaki sözleşmenin 5.4 maddesine göre davacının işlemiş faiz talebinde de haklı olduğu anlaşılmakla, raporun hesap kısmına itibarla, davanın kabulüne karar verilmiş ve ayrıca davalı itirazında haksız, alacak likit olmakla, davacı lehine icra-inkar tazminatına da hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · E-imza Hakim ... · E-imza
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/126, K. 2021/68, 24 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama