KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2020
- Esas no
- 2019/761 Esas
- Karar no
- 2020/434
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 29/03/2016
Karar Metni
556 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : müvekkillerinin murisi ...nin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla 10/07/2014 tarihinde ...yaylasından ... istikametine doğru seyir halindeyken ...Katranlık mevkiine geldiği sırada yolun stabilize ve eğimli olmasından dolayı müvekkillerinin murisi...n9in ... plakalı aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek gidiş istikametine göre yolun sol tarafında bulunan şarampole devrilmesi sonucu tek taraflı ölümlü trafik kazası sonucu vefat ettiğini, kazaya karışan ...plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortası yapılmadığını, söz konusu aracın sigortasının olmadığını,
bunun da savcılık dosyasında mevcut olduğunu, söz konusu kazadan ötürü müvekkillerinin murisi vefat ettiğinden müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını, müvekkillerinin mağduriyetlerinin giderilmesi için iş bu belirsiz alacak ve tespit davası açılmasının hasıl olduğunu beyan etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre işleten tarafından ileri sürülen tazminat talepleri teminat dışı olduğundan davanın reddine karar verilmesini, sigortalının kendi zararının tanzim edilmesi söz konusu olmadığını, bu sigorta sigortalının verdiği zararları temin etmekte, onun zararları ise bu sigortanın kapsamı dışında kaldığını, bir an için talebin teminat kapsamında olduğu düşünülse de kabul anlamına gelmemek kaydıyla iş bu dava sonucunda müvekkili kurum aleyhinde hüküm kurulup tazminat ödenmesi halinde,
müvekkili kurumun ödediği işbu tazminatı mevzuatı gereği yine söz konusu sigorta sigorta yaptırılmamış aracın sürücüsü konumunda olan müteveffanın murisi olan davacılara rücu edeceğinden davacıların aynı zamanda borcu konumda olacaklarını, bu itibarla somut olayda alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleşmiş olacağını, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, müvekkili şirkete dava tarihinden önce başvuru yapılmadığını, bu sebeple müvekkili kurumun dava tarihinden önce temerrüde düşmüş olduğunun söylenemeyeceğini,
bunun yanında araç hususi olduğundan ve davanın tameli de haksız fiil olduğundan alacağa ancak yasal faiz işletilmesi gerektiğini, davanın usul ve esasa ilişkin olarak sundukları gerekçeler dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde tanımlanan trafik kazasından kaynaklanan, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53. maddesine dayalı ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi kapsamında açılan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı davasıdır.
Davacı vekili, 06/10/2020 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini, vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307 ve devamı maddelerinde düzenlenen davadan feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak kayıtsız ve şartsız olarak yapılabilen, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmayan, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesine dair bir taraf usuli işlemi olup feragat ileri sürüldüğü an hüküm ifade eder. Davacı vekilinin feragati sayılan şartları haiz olup ve vekilin feragata yetkili olduğu anlaşılmakla, Mahkememizce davanın feragat nedeniyle reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/761, K. 2020/434, 7 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama