KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2023
- Esas no
- 2020/652 Esas
- Karar no
- 2023/569
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 20/11/2020
Karar Metni
1.501 kelime·8 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava dilekçesi özetle şöyledir :
"Davalı/borçlular tarafından 19.09.2018 tarihinde ... İlçesi, ... Mahalle, ...adresinde yapılan çalışma esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkil şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edilmiştir.
Meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkil şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıplar müvekkil şirketin maddi zararına sebebiyet vermiştir.
2.Davalı/borçlular tarafından hasardan doğan bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 14.955,86-TL'nin tahsili amacıyla ilamsız takip yapılmış ve borçluya ... ödeme emri gönderilmiştir. Davalı ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz etmiştir.
Borçlu itirazında icra dairesinin yetkisine, takibe , takibe konu borca , borç miktarına, faize , faiz oranına, ödeme emrine asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz etmiş, takibin durdurulmasını talep etmiştir.
Borçlunun itirazı ile mezkur icra takibinin durdurulmasının akabinde işbu dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hasebiyle huzurdaki itirazın iptali davası için dava şartı teşkil eden 6102 S.'lı TTK'nın 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş; görüşme sonunda anlaşılamaması üzerine ilgili anlaşamama tutanağı tanzim edilmiş olup işbu dava dilekçemiz ekinde Sayın Mahkemenize sunulmaktadır.
Borçlu borca itiraz ederek takibi durdurmuş ise de itirazı haksız ve dayanaksızdır. Şöyle ki; davalı her ne kadar borcunun bulunmadığından bahisle borca itiraz etmiş ise de icra takibine konu olan alacak, davalının kusurlu şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle uğranılan maddi zararlardan ibaret hasar bedeli olup zarar veren davalı bedelden sorumludur.
Ayrıca davalı/borçlu tarafından yapılan itiraz beyanıyla icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olsa da müvekkil şirket tesislerine hasar verilmiş olup söz konusu zarar verici eylemin niteliği itibariyle haksız fiil teşkil etmesi ve haksız fiilden doğan davalarda "zarar görenin yerleşim yeri" icra daireleri ve mahkemelerinin de yetkisinin bulunması dolayısıyla zarar gören müvekkil şirketin yerleşim yerinin tabi olduğu İstanbul Adliyesinin icra daireleri ve mahkemeleri İİK 50. Maddesinin atfı ve HMK'nın 16. Maddesi gereği yetkilidir.
Söz konusu hasar sebebiyle borç tahakkuku ve akabinde de icra takibine geçilmiştir. Borçlular, haksız fiilden kaynaklı müvekkil kuruma vermiş oldukları zararı henüz tazmin etmemiş; hasar bedeli alacağına ilişkin icra takibine de kötü niyetle itiraz etmişlerdir. Dilekçemiz ekinde sunduğumuz hasara ilişkin tutanaklar incelendiğinde huzurdaki davamızın haklılığı ve davalının itirazlarının haksızlığı ortaya çıkacaktır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, borçlunun itirazının iptaline ve hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye hükmedilmesini talep etmek zarureti doğmuştur.
CEVAP
26/01/2021 tarihli cevap dilekçesi özetle şöyledir:
"Dava konusu kaza 19.03.2018 tarihinde ... ilçesinde meydana gelmiştir. Kazanın gerçekleştiği yer ya da davalının yerleşim yerinde tazminat davası açılmasına ilişkin genel yetki kuralları uyarınca öncelikli olarak mahkemenizin yetkisizliği ile dosyanın yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesini talep ediyoruz.
Davacı tarafından, davalıların gerçekleştirmiş olduğu çalışma esnasında davalılarca gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisinin davacı tarafından giderilmiş olduğunu ve hasar onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasara bağlı diğer kayıpların tazmini talep edilmiştir. Davacının iddiası, müvekkil ...
A.Ş.’nin diğer davalı ...’nin yüklenicisi olarak faaliyet gösterdiği ve bu faaliyet esnasında kazanın gerçekleştiğidir. Bu husus gerçeğe aykırılık taşımakla davacı tarafın kötü niyeti söz konusudur. Zira, kazanın gerçekleştiği yer ve tarihte müvekkil şirketin herhangi bir çalışması bulunmamaktadır. Konuya ilişkin olarak da ...Başkanlığı tarafından düzenlenen ...-E....sayılı yazıda “... A.Ş.’ne ihale edilen ...
İnşaatı işi kapsamında bahse konu adres ve tarihlerde idaremizde herhangi bir iş talimatı verilmemiş olup talep edilen hasarların idaremiz ve yüklenici firma ... A.Ş. ile hiçbir ilişiği bulunmamaktadır” şeklinde açıklama yapılmış ve bu açıklamaya içerir yazı davacı firmaya tebliğ edilmiştir.
Su ve kanalizasyon işlerinde yetkili idari kurum olan ... tarafından düzenlenen yazı uyarınca müvekkil şirketin davacının zararından herhangi bir sorumluluğu bulunmamakla birlikte huzurda görülmekte olan davanın reddi gerekmektedir. Davacı tarafça kötü niyetli olarak icra takibine geçilmiştir.
İcra takibi başlatmak suretiyle davacı tarafından haksız kazanç elde edilmeye çalışılmakta olup kötü niyet devam ettirilerek huzurda görülmekte olan itirazın iptali davası ikame edilmiştir. Bu sebeple davacının takip tutarının %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ediyoruz.
01/02/2021 tarihli cevap dilekçesi özetle şöyledir: " Dava konusu hasar bizzat müvekkilim idare tarafından verilen bir hasar değildir. Söz konusu hasarın gerçekleştiği yerde idaremiz tarafından bizzat bir çalışma yürütülmediği gibi , müteahhit tarafından da mezkur adreste çalışma yapılmadığı bildirilmiştir. Dolayısıyla gerçekleşen hasarda müvekkil idarenin bir sorumluluğu sözkonusu değildir. Bu hususun tesbiti için İBB Altyapı ve Koordinasyon Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davası konusu hasarın gerçekleştiği yerde çalışma yapmak üzere müvekkil ... bir kazı ruhsatı başvurusu yapılıp yapılmadığının sorulmasını talep ediyoruz.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce ... 26.İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyası getirtilmiş olup incelenmesinde; alacaklısı ... Şirketi tarafından, borçlu ... ve ... Şirketi aleyhine 12.813,69-TL hasar bedeli, 2.142,17-TL gecikme faizi olmak üzere toplam 14.955,86-TL'nin icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %.9,00 oranında faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. 16/09/2021 tarihli bilirkişi raporu özetle şöyledir;
"Dosya kapsamına sunulan hasar tespit tutanağı ve yazışmalar kapsamında hasarın varlığının sabit olduğu, Davacı ...' a ait alt yapı tesislerinin standartlar çerçevesinde tesis edildiği anlaşılmış olup davalı tarafça bu durumun aksini ispat eden bir tespit bulunmamakta, tutanak kayıtlarına da herhangi bir şerh düşülmemiştir ayrıca davalı şirketçe çalışma yapıları atık su/ yağmur su hat derinliği davacının yer altı kablo güzergâhından daha fazladır.
Üstelik sunulan fotoğraflardan davacı şirkete ait hasar gören kablo derinliğinin mevzuatça belirlenen 80 cm. derinliğe haiz olduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle davacı şirkete müterafik kusur bakımından yeterli delil bulunmadığı kanaatine varılmıştır. davacı ... tarafından arızanın kendi elemanları dışında özel adam tutularak onarımının yapıldığına ilişkin dosya kapsamına sunulmuş belge bulunmamaktadır. ... bünyesinde çalışan AOB (Arıza Onarım Bakım) görevlilerince arızanın giderildiği anlaşılmış Üstelik dosya kapsamında yer alan ...
Sistem İşletme Müdürlüğünce davalıya gönderilen 03/12/2018 tarihli yazı içeriğinde HASARIN EKİPLERİNCE TAMİR EDİLDİĞİ açıkça belirtilmiştir. Arızayı gideren AOB (Arıza Onarım bakım) tarafından davacı ... a kesilmiş herhangi bir fatura bulunmamaktadır. Davacı tarafça hasarın onarımını üstlenen alt yüklenicilere ilişkin herhangi bir Hizmet Alım Sözleşmesi doşya kapsamına sunulmamıştır.
Herhangi bir yüklenici tarafından davacı şirket adına hasar bedelini ihtiva eden kesilmiş fatura, hakediş örneği, yüklenici teknik personel imzalı belge vb. görülememiştir..."
05/12/2022 tarihli bilirkişi ek raporu özetle şöyledir:
"Davaci vekilinin itirazları yukarıda tek tek değerlendirilmiş olup, takibin toplam 1.180,28 TL. (KDV dahil malzeme Kablo ek muf bedeli) 319,78 TL. (şebeke yıpranma bedeli) * 197,32 TL. (fakip tarihine kadar işlemiş faiz) 1.377,60 TL. üzerinden davalılar ... ile yüklenicisi diğer davalı ...Tic.A.Ş. adına devam edebileceği kanaatim aynen devam etmektedir..."
10/09/2023 tarihli bilirkişi kök raporu özetle şöyledir:
"Davacı ...a.ş. ite davalılar ... ve yüklenici firması ... inşaat arasında görülen itirazın iptali davasında Davacı Şirket; yeraltı kablosuna verilen hasarın onarım bedeli olarak 13.078,70 TL (On üç bin yetmiş sekiz lira yetmiş kuruş) tutarında Davalılardan alacaklıdır. ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi Sayın Hâkimliğine Arz Ederim..."
Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, 19.09.2018 tarihinde... adresinde yapılan çalışma sırasında davacının enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği iddia edilmiştir. Mahkememizce hükme ve denetime elverişli olduğu kabul edilen teknik uzmanların düzenlediği bilirkişi raporlarına davacıya ait alt yapıda hasar meydana geldiği ortaya konulmuş mahkememizce de hasarın varlığı kabul edilmiştir.
Hasarın meydana gelmesinde ise Davalı ... ve söz konusu çalışmanın yüklenicisi konumunda olan ... A.Ş.nin müşterek ve müteselsil sorumlu olduğu, ilgililer arasındaki taşeronluk sözleşmesinin davalıların iç ilişkileri kapsamında kaldığı değerlendirilmiş; meydana gelen hasarın gerçek bedeli olan 11.205,40TL yönünden takibin devamına, uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatına yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · E-imzalıdır Hakim · E-imzalıdır
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/652, K. 2023/569, 14 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama