KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2024
- Esas no
- 2021/798 Esas
- Karar no
- 2024/544
- Dava
- Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı
- Dava tarihi
- 06/12/2021
Karar Metni
1.858 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Dava dilekçesi özetle şöyledir:
"Müvekkilim ..., ...’a (T.C. No:...) ait ... plakalı cürüf nakliye aracı sevk ve idare ettiği esnada kaza geçirmiştir. Müvekkilimiz 07.12.2013 tarihinde nakliye aracı ile ... Fabrikası’ndan aldığı hammaddeyi... Fabrikası’na götürmüştür. Araçtaki yükü boşaltmak için damperin hidroliğini çalıştırmış ve yük boşalmaya başladıktan bir süre sonra damperin krikosunun (pistonun) kırılması sonucu damper düşmüştür.
Araçta meydana gelen şiddetli sarsıntı sonucu müvekkilim yaralanmış ve müvekkilimin bilinci kapanarak, bayılmıştır. 2-Olay yerine gelen 112 Acil ekipleri tarafından müvekkilim derhal ... Devlet Hastanesi’ne götürülmüştür. Yapılan tetkikler sonucunda müvekkilin belinde kırık olduğu anlaşılmış, ... kırığı tanısı konulmuştur.Bunun üzerine müvekkilim ameliyata alınmış ve beline 7 adet platin takılmıştır.
Bir süre hastanede tedavisi yapılan müvekkil 6 ay boyunca yataktan kalkmadan tedaviye devam etmiştir. ...Devlet Hastanesi'nden alınan kati hekim raporunda "..." denilerek yaralanmanın ciddiyeti ifade edilmiştir.
Müvekkilim kazadan sonra yürüyemeyecek bir duruma gelmiş, işine devam edememiştir. Müvekkilim ciddi biçimde iş gücü kaybı yaşamış, yaşadığı bu kaza neticesinde çalışmak şöyle dursun, müvekkilim kişisel ihtiyaçlarını bile tek başına gideremeyecek bir hale gelmiştir. Şu an dahi uzun süre ayakta kalmakta zorlanmakta, bu durum günlük hayatını dahi çekilmez hale getirmektedir. O dönemde SGK tarafından yapılan tahkikatlarda da müvekkilin maluliyet oranı % 47 olarak tespit edilmiştir. Müvekkilin iş gücü kaybı mevcut olup mağduriyeti halen devam etmektedir.
Müvekkilim geçirmiş olduğu bu kaza neticesinde masraflar yapmış, tedavi giderlerini karşılamak zorunda kalmıştır. Bu durum müvekkilimde büyük bir maddi yük oluşturmuştur. Müvekkili ve ailesini büyük bir bunalıma sokmuş ve yıkıma sürüklemiştir. Müvekkilim çalışamadığından dolayı aylık gelirinden de olmuştur. Bu da müvekkilime fazladan maddi yük bindirmiş, ayrıca manevi yönden de bunalıma itmiştir.
Kazanın Haber Merkezi görevlilerince emniyete bildirilmesine üzerine polis memurlarınca olay yerine gidilerek inceleme yapılmıştır. Olay yerinde yapılan incelemede şu ifadelere yer verilmiştir.
Burada önemle belirtmek gerekir ve Sayın Mahkemenin de takdir edileceği üzere işleten, aracın trafiğe elverişli bir biçimde çıkarılmasını ve yeterli bakımının yapılmasını sağlamalıdır. İşleten teknik arızaları önlemek ve bunlarla alakalı gerekli tedbirleri almak zorundadır. Huzurdaki davamız açısından bakıldığında araca periyodik bakım ve onarımlarının eksik ve kusurlu yapılması nedeni ile aracın krikosu ırılmış ve dava konusu olay meydana gelmiştir.
Bu durum söz konusu olayda müvekkilimize herhangi bir sorumluluk atfedilemeyeceğini, huzurdaki olay açısından tamamı ile işletenin sorumlu olduğunu açık biçimde göstermektedir. İşletenin bu sorumluluğu ile bağlantılı olarak davalı sigorta şirketinin bu kaza nedeni ile doğmuş zararın tamamından müvekkilime karşı sorumlu olduğu tartışmasız bir gerçektir.
Kazaya sebebiyet veren aracın Zorunlu Trafik Sigortası davalı ... Sigorta tarafından yapılmıştır. Trafik kazasına karışan aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) veya poliçe kapsamına göre İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası (Kasko Sigortası) hangi sigorta şirketi tarafından yapılmışsa, o sigorta şirketi de ölüm, yaralama veya diğer zararlardan sorumludur (KTK md.91).
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesine göre, sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.
Meydana gelen kaza nedeniyle davalı sigorta şirketinin sorumluğunu kesin olup, Bu nedenle uğranılan zararın tamamının poliçe limiti dahilinde dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalı Sigorta Şirketinden tahsiline karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP
04/03/2022 tarihli cevap dilekçesi özetle şöyledir:
"dava görevli olmayan bir mahkemede açıldığından sayın mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekmektedir. sayın mahkemeniz tarafından davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerekmektedir. zira davacı yanın tazminat talebi zamanaşımına uğramıştır. dava konusu kaza fabrika alanında yani iş sahasında; sigortalı aracın yükünün boşaltılması için damperinin hidroliğinin çalıştırılması ve bir süre sonra damperin krikosunun (pistonunun) kırılması esnada meydana gelmiştir. anılan bu sebeple söz konusu kaza sigortalı aracın işletilme hali dışında iş sahasında, iş kazası olarak meydana geldiğinden,
davacının tazminat talepleri zmms poliçesi kapsamında bulunmadığından müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmamaktadır.her durumda müvekkil şirket sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlüdür.
öncelikle davacı tarafından müvekkil şirket sigortalısı ... plakalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunduğunun ispat edilmesi gerekmektedir. davacının dava konusu kaza nedeniyle maluliyeti bulunup bulunmadığı hususu adli tıp kurumu 3. ihtisas dairesi tarafından “çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliği” doğrultusunda incelenmelidir. müvekkil şirketin poliçe kapsamında geçici iş göremezlik,
bakım/bakıcı ve tedavi giderlerine ilişkin sorumluluğu bulunmadığından bu talep yönünden her halde davanın reddine karar verilmelidir. dava konusu kaza nedeniyle tazminat hesabı yapılmasına karar verilmesi halinde maluliyet hesabının, sigorta aktüerleri yönetmeliği uyarınca hazine müsteşarlığınca yetkilendirilen aktüerler listesine kayıtlı, lisanslı aktüerler tarafından ve trh 2010 ulusal mortalite tablosunda yer alan verilere göre yapılması gerekmektedir.
davacı tarafın dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gereklidir. her durumda, müvekkil şirketin sorumluluğu poliçede belirtilen limit ile sınırlıdır. davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dava konusu tazminat “ancak dava tarihinden itibaren” işleyecek “yasal faiz” ile birlikte talep edilebileceğini...." talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizde görülmekte olan işbu dava trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi aleyhine açılan tazminat isteminden ibarettir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 2/2. maddesinde; "Bu Kanun, karayollarında uygulanır. Ancak aksine bir hüküm yoksa;
a) Karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler ile,
b) Erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da,
Bu Kanun hükümleri uygulanır" şeklinde düzenleme yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. Maddesinde karayolu "Trafik için, kamunun yararlanmasına açık olan arazi şeridi, köprüler ve alanlardır" şeklinde tanımlanmıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2013/3975 E 2014/3360 K sayılı ilamında özetle; "1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Bir rizikonun meydana getirdiği zararın sigorta kapsamına girebilmesi için, o rizikonun motorlu araç tarafından karayolunda meydana getirilmiş olması zorunludur. Karayolları Trafik Kanunu’nun tanımlarla ilgili 3. maddesinde, karayolu; trafik için kamunun yararlanmasına açık olan arazi şeridi, köprüler ve alanlar olarak tanımlanmıştır.
Aynı Yasa’nın 2/2. maddesinde, aksine hüküm bulunmadığı hallerde, karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık alanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj yolu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler ile erişme kontrolü kara yollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımları da bu yasa uygulaması bakımından karayolu olarak kabul edilmiştir.
Somut olayda, kazanın meydana geldiği yer sulama barajı inşaat sahasıdır. Davalı sigorta şirketi, kaza yerinin karayolu olmadığı, bu nedenle rizikonun teminat kapsamında bulunmadığını savunmuştur. O halde mahkemece, yukarıdaki açıklamalar ışığında, kaza yerinin kaza tarihi itibariyle karayolu sayılan bir yer olup olmadığının, bu suretle rizikonun teminat kapsamında kalıp kalmayacağının olay yerinde keşif de yapılarak saptanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." şeklinde karar verilmiştir. 12/02/2023 tarihli bilirkişi raporu özetle şöyledir:
"1-Olayın bir iş kazası olmasının yanı sıra 2918 sayılı KTK kapsamında değerlendirilmesi gereken bir kaza olduğu, Dava dışı işveren ...'ın kazanın oluşumunda *S1 (yüzde ellibir) oranında kusurlu olduğu, 3-Davacı sürücü ...'in kazanın oluşumunda *449 (yüzde kırkdokuz) oranında kusurlu olduğu,
4-... plakalı kamyonun maliki (ruhsat sahibi) dava dışı ...'ın davacı sürücü ...'in kusurundan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu (2918 sayılı KTK madde 85) 5-Emniyet kemeri kullanmadığı tespit edilen davacı için hesaplanacak tazminat miktarından müterafik kusur indirimi uygulanıp uygulanmamasına ve eğer uygulanacaksa hangi oranda uygulanacağına yönelik kararın Mahkemenin Sayın Hakimin takdirinde olduğu,
6-Davacının 449 müterafik kusuru dışında kalan işveren /işletenin 651 kusur oranındaki sorumluk durumuna göre belirlenen zarar tutarından 9620 müterafik kusur indirimi yapılması sonucu yapılan hesaplamaya göre davacı ...'in a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait 9642,2 maluliyetiyle ilgili maddi zararının 7.837,33 TL, 287.343,86 TL.
Olduğu, c)Davacının geçici ve sürekli iş göremezlik dönemindeki maddi zarar toplamı, davalının zorunlu trafik sigorta poliçesine istinaden kaza tarihi itibariyle sorumlu olduğu 250.000,00 TL.lık sakatlık teminat limitini aşması nedeniyle.
Davalının sorumluluğunun - 250.000,00 TL. lık limit ile sınırlı olacağı, (Davalı tarafından 18.02.2021 tarihinde ödendiği iddia edilen 20.982,74 TL.nın ödeme belgesinin ibrazı halinde davalının sorumluluğu 229.017,26 TL ile sınırlı olacaktır) d)Başvuru tarihine göre temerrüt tarihinin 03.08.2021 olarak tespit edildiği, c)Dava dilekçesinde en yüksek banka mevduat faizi talep edildiği, Sigortalı aracın kullanım şeklinin ticari olduğu, Olay iş kazası olup, davacının işleten/işveren aleyhine dava açması halinde talep edebileceği faiz oranlarının yasal faiz olacağı, Davalı sigorta şirketinin işletenin sorumluluğunu üstlenmiş olduğu,
Buna göre de olaya uygulanacak faiz cinsine ilişkin takdirin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu..." rapor edilmiştir.
22/08/2022 tarihli ATK Raporu özetle şöyledir:
"Üzeyir oğlu, 13.08.1960 doğumlu ...’in 07.12.2013 tarihinde geçirdiği kazaya bağlı yaralanması 03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve şoför olduğu anlaşılmakla beraber meslek grup numarası Grup 41 alınarak.
Gr41 X (2...............33)A %37 Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu kararında belirlenen yaşı dikkate alındığında E cetveline (yaşına) göre %42,2 (yüzdekırkikivirgüliki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, 3. Kişinin geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." rapor edilmiştir.
... İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün müzekkere cevabında kazanın gerçekleştiği yerin fabrika sahası içerisinde olduğu ve 2918 sayılı Kanun kapsamında karayolu olmadığının tespit edildiği bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davacı tarafından 07.12.2013 tarihinde gerçekleşen kaza nedeniyle sevk ve idare ettiği aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasına karşı maddi tazminat talepli dava ikame edilmiştir. Bilindiği üzere ZMM sigortası kapsamında bir rizikonun teminat kapsamında kalabilmesi için rizikonun karayolunda yahut karayolu sayılan yerlerde gerçekleşmiş bulunması gerekmektedir. Somut olayda...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...
Soruşturma sayılı dosyasına yansıyan tutanaklardan kazanın fabrika sahası içerisinde gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Bu sebeple kazanın gerçekleştiği yerine 2918 sayılı Kanun kapsamında karayolu ya da karayolu sayılan yerlerden olup olmadığının tespit edilebilmesi için ilgili kolluk kuvvetinden araştırma yapılması istenilmiş olup kolluk kuvvetinin yazı cevabından söz konusu yerine fabrika sahası içerisinde olduğu ve 2918 sayılı Kanun kapsamında olmadığının tespit edildiği bildirilmiştir.
Tüm bu sebeplerle davaya konu kazanın gerçekleştiği yerin 2918 sayılı Kanun kapsamında olmadığı ve dolayısıyla ZMM sigortası kapsamında teminat dahilinde olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş ve davacı tarafça belirsiz alacak davası belirli hâle çevrilmediğinden HMK 341/3 uyarınca istinaf yasa yolu açık olacak şekilde aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Katip E-imzalıdır Hakim · E-imzalıdır
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/798, K. 2024/544, 2 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama