KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2024
- Esas no
- 2024/259 Esas
- Karar no
- 2024/661
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 13/11/2023
Karar Metni
992 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. "Müvekkil tarafından ... lehine, 50.000 TL bedelli, 5 adet senet düzenlemiştir. ... işbu senetleri ciro ederek müvekkilin tanımadığı ...'na teslim etmiştir.Vade günü yaklaştığında ...'nun arkadaşı olduğunu iddia eden ... isimli şahıs, müvekkil ile irtibata geçerek senetlerin kendilerinde olduğunu, borcu ödemesi gerektiğini söylemiş ve müvekkili görüntülü arayarak,
fotoğraflar göndererek senetleri müvekkile göstermiştir.Bunun üzerine müvekkil, 30/07/2023 vade tarihli senet ödemesi için 50.000 TL'yi 46.000 TL ve 4.000 TL şeklinde iki parça halinde ...'ın kendisine bildirdiği "..." IBAN numaralı hesaba, açıklama kısmına ''... adına senet ödeme ve ...'' yazarak göndermiştir....'ın, müvekkili engellemesinin hemen ardından; ... İcra Dairesi'nin ...E.
No'lu takibi başlatarak, bedeli zaten ödenmiş olan senetleri icra takibine dayanak olarak göstermiştir. Hali hazırda bedeli ödenmiş olan senetler için müvekkil mükerrer olarak senet bedeli, icra masrafları ve icra vekalet ücreti olmak üzere 63.400 TL ödeme yapmak zorunda kalmıştır. Müvekkil, 50.000-TL bedelli aynı senetten kaynaklı olarak ...'a 50.000-TL, ... İcra Dairesi'nin ... E. No'lu dosyasına ise 63.400-TL olmak üzere toplam 113.400-TL ödemek zorunda kalmıştır.
Yukarıda izah edilen sebeplerle; davalı/borçlunun haksız itirazının iptali ile icra takibinin devamına, davalı/borçlunun sebep olduğu 63.400-TL zararın tazmini ve %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesi için işbu itirazın iptali davasının açılması zorunlu hale gelmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davamızın kabulü ile davalı/borçlunun itirazının iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini.." talep ve dava etmiştir.
Davalının cevap dilekçesinde özetle; "Yukarıda esas sayılı dava dosyası davalısıyım. Adıma ... tarafından galerici ...'na hesabına 50.000 TL karşılığı seneti geri almam için 50.000 TL hesabınma yatırmıştır. Bende bu parayı ...'nun .... Bankası hesabına gönderdim. Buna ilişkin dekontum dilekçem ekinde mevcuttur. Ayrıca 50.000 TL karşılığında olan senet de dilekçem ekindedir, borçla yada alacakla benim herhangi bir ilgim yoktur, ben sadece aracılık yaptım, buradaki olay parayı gönderen ...'in karşı taraf olan ...'na güvenmemesinden kaynaklanmıştır. Benim borçla yada alacakla herhangi bir ilgim yoktur.Takdiri Yüce mahkemenize bırakıyorum.." talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; sebepsiz zenginleşme ve haksız fiil sebebine dayalı alacak talebine ilişkindir. ... 33. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... karar sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde davaya bakmaya görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilerek dosya mahkememize gönderilmiştir. Tarafların tacir olup olmadığına ilişkin olarak ... Ticaret Sicil Müdürlüğü ,... Vergi Dairesi ,... Vergi Dairesi, ... Esnaf ve Sanaatkarlar odası, ... Vergi Dairesi, ... Esnaf ve Sanaatkarlar Odası, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabi yazılarına göre davacı ve davalının tacir olmadıkları anlaşılmıştır.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır.
Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir.
Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, davacının tacir olması davayı ticari iş haline getirmez.
Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili ve her iki tarafın tacir olması gerekir.
Tüm dosya kapsamı itibariyle; davacı ve davalının tacir sıfatını taşımadıkları, iş bu davanın da mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı, her ne kadar alacağın kambiyo senedinden kaynaklandığı yönünde görevsizlik kararı verilmişse de davalının kambiyo senedinin tarafı olmadığı , davacı tarafından yapılan ödemenin kambiyo senedine yönelik yapılan ödeme olarak kabul edilemeceği, davacının iddiasının davalı tarafından yapılan hileli hareketler olduğu , uygulanması gereken hukuk kuralının sebepsiz zenginleşme ve haksız fiil hükümlerinin olduğu ,
gerçek kişiler arasındaki alacak davası niteliğindeki iş bu davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğu, ...
33. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas ... karar sayılı dosyasında daha önce görevsizlik kararı verildiği anlaşılmakla iki mahkeme arasında olumsuz görev uyuşmazlığı olduğu görülmekle kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde olumsuz görev uyuşmazlığın halli için ilgili istinaf dairesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip · ... · ¸e-imza Hakim · ... · ¸e-imza
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/259, K. 2024/661, 24 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama