KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2025
- Esas no
- 2024/617 Esas
- Karar no
- 2025/890
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/10/2024
Karar Metni
1.402 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil şirket ... A.Ş. ile davalı ... Şirketi arasında ... nolu Kurumsal abonelik sözleşmesi akdedilmiştir. Davalı borçlu adına düzenlenen Ocak 2024 dönemine ait 20.348,40- TL, Şubat 2024 dönemine ait 8.503,40- TL ve toplamda 28.851,8- TL ödenmeyen fatura borcu sebebiyle davalı aleyhine ferileri ile birlikte takip çıkışı toplamda 32.322,19-TL olan borca ilişkin Merkezi Takip sistemi üzerinden yasal takip yoluna başvurulmuştur. ...tarafından başlatılan yasal takibi muhtevasında barındıran Merkezi Takip Sistemi ... MTS numaralı Merkezi Takip Sisteminden açılan takibe borçlunun 28.05.2024 tarihinde itirazda bulunulduğu görülmüştür. Haklı davamızın kabulüne, Merkezi Takip Sistemi ... MTS dosyasına vakii itirazın iptaline ve takibin devamına
davalı aleyhine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
dava yargılama giderleri ve sair tüm masrafların borçlu davalıya yükletilmesine karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı yana dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER
11/06/2025 tarihli bilirkişi raporu, Abonelik sözleşmesi, Merkezi Takip Sistemi'nin ... MTS dosyası ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK 67. Madde uyarınca iptali talebine ilişkindir.
Merkezi Takip Sistemi'nin ...takip sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısı ... A.Ş. tarafından, borçlu ... Şirketi aleyhine 28.851,80TL asıl alacak, 36,10TL masraf, 3.434,29TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 32.322,19TL'nin icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %48 oranında faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişiden alınan 11/06/2025 tarihli raporda özetle.
"Davalı ile davacı arasında akdedilen Abonelik sözleşmesi gereğince davalı aleyhine düzenlenen faturalardan 2 adet faturaya ilişkin ödeme yapılmadığı ve davacının bu fatura alacağı için takip tarihi olan 16.05.2024 tarihinde 28.852.-TL anapara borcu olduğu, davacı yanca sunulan yasal defter ve belgelerin sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu, takip tarihi olan 16.05.2024 tarhinde davalı 28.852.-TL davacıya borçlu olduğu görülmüş ve borca yönelik herhangi bir ödeme yapılmadığı tespit edilmiştir.
Davacı, anapara ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 32.322, 19.-TL alacak talebi ile takipte bulunmuş olup; yapılan hesaplamaya göre davalının 74.875,04.-TL anapara ve faiz alacağı olduğu ve davalıdan talep edebileceği ancak taleple bağlılık ilkesine göre bu rakamın en fazla 32.322,19-TL olabileceği..." rapor edilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, HMK m.222/3'de yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “Diğer Tarafın Ticari Defterlerini ibraz etmemes” şeklinde değiştirilmiş, tarafların ticari defterlerini sunmaması hali de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için yeterli görülmüştür.
Nitekim, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi ...Esas, ...Karar sayılı ilamı ile şu şekilde değerlendirmelerde bulunulmuştur: "...Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir.
Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir.
Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur.
Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir.
Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir.
Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir.
Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." demiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında abonelik sözleşmesinden kaynaklı ticari bir ilişki bulunduğu, davacı tarafça verilen hizmete ilişkin ücretlerin ödenmediği iddiasıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafa, ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, ibraz edemiyorsa mazeretini ile birlikte ticari defter ve kayıtlarını incelemek üzere bulundukları yeri bildirmesi, ticari defter ve belgeleri ibraz etmez ve mazerette bildirmez ise, defter ibrazından kaçınmış sayılacağı ve davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının esas alınacağı ihtaratını içerir duruşma zaptının davalı yana tebliğ edilmiş, davalı tarafça defter inceleme günün de defterler ibraz edilmediği için davalı yan ticari defterleri incelenmemiş ve HMK 220/3.maddesi hükmü uyarınca davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı anlaşılmıştır.
Davacı şirketin ticari defterlerinin TTK 69. Madde ve 213 Sayılı Kanunun 216. md gereğince açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, usulüne uygun şekilde tutulduklarından TTK 85. ve HMK 222. maddesi gereğince sahibi olan davacı lehine delil niteliğine haiz olabileceği kanaati oluşmuştur.
Davacı taraf ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde düzenlenen rapora göre, davacı yanın takip tarihi itibariyle davalı yandan takibe konu faturadan kaynaklı olarak asıl alacak ve işlemiş faiz nedeniyle 74.875,04.-TL alacaklı olduğu ancak davacı tarafça toplam 32.322, 19.-TL ödenmesinin talep edildiği anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak davalı yanın icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın faturadan kaynaklı likit bir alacak olması nedeniyle davacı lehine % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip · ¸e-imza Hakim · ¸e-imza
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/617, K. 2025/890, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama