İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/678 K.2026/296

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2024/678Karar2026/296Tarih5 Mayıs 2026Okuma13 dk · 2.522 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
5 Mayıs 2026
Esas no
2024/678 Esas
Karar no
2026/296
Dava
Tazminat (Rücuen Tazminat
Dava tarihi
08/11/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.522 kelime·13 dk okuma·4 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle. "Davacı, kendisine ait gümrük malların davalı ...Tic. Ltd. Şti. tarafından depolanması için davalı ile anlaşmıştır. Davacı ile davalı arasındaki anlaşma ilgili makamlara bildirilmiş olup, bu hususta görevli ...

Gümrük Müdürlüğünce sevkıyat sürecine ilişkin davalı ve diğer ilgililere bildirim yapılmıştır.Ancak davalı taraflar arasındaki anlaşma ve resmi bildirime rağmen davacıya ait gümrüklü malların depoya kabulünü yapmamıştır.Davalının anlaşma ve bildirime rağmen malları haksız olarak kabul etmediği hususu 21.08.2023 tarihinde ... Gümrük Müdürlüğüne vermiş olduğu cevaptan açıkça anlaşılmaktadır.

Netice olarak sözleşmeye konu hizmet, davalı tarafın sözleşme şartlarına aykırı ve keyfi hareketle yerine getirilmemiş olup, davacı depolama hizmetinin yerine getirileceğine güvenle bir takım masraflarla karşı karşıya kalmıştır.Davacının uğradığı zarar için davacıya icra takibi başlatılmış ve bu davaya yönelik arabuluculuk süreci işletilmişse de bir netice alınamamıştır.Son olarak belirtmek isteriz ki; davalının sözleşme ile yükümlendiği edimi ifadan kaçınması, davacı ile iletişim kurmaktan imtina etmesi, yapılmış takibe itiraz edilmesi,

arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kalması ve şirketin mal kaçırmaya çalışması sebepleriyle ihtiyati haciz talep etme zarureti hasıl olmuştur. İş bu nedenlerle davalının anlaşmaya aykırı olarak davacıya ait gümrüklü malların depoya kabulünün yapılmaması sebebiyle, malların nakliye bedelleri ile ve teslim alınmaması üzerine araçların beklemesi sebebiyle oluşan işgaliye bedellerini davalıdan talep ediyoruz.

Son yukarıda belirtilen sebeplerle haklı davamızın kabulü ile; davacının uğradığı 55.800,00TL tutarındaki zararın reeskont faizi ile birlikte davalı yandan rücuen tahsili ile davacı şirkete ödenmesini, oluşacak yargılama gideri ve vekalet ücretinin tamamının davalı yana yüklenilmesine karar verilmesini, bu alacak nispetinde davalı şirketin menkul ve garimenkulleri ile 3. Şahıslardaki alacaklarına ihtiyati haciz konulmasını..." talep ve dava etmiştir.

CEVAP. Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle. Davalı sözleşme kurulurken sözleşme unsurlarında aldatıldığından söz konusu sözleşme geçersizdir. Dava konusu sözleşmenin ilk maddesinde davalıya ait gümrüklü malların dava dışı ...depolama'nın tahsis ettiği davalıya ait antrepoda depolanacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak önemle belirtmek gerekir ki sözleşme kurulurken malların mahkemece el konulan mallar olduğu müvekkile bildirilmemiştir.

Davalı tarafından sözleşme yapılırken bu durumun bilinmesi halinde sözleşme hiç yapılmayacaktır. Davalıya usulüne uygun bildirim yapılmamıştır. Taraflar arasında akdedilen sözleşmede müvekkilin yükümlü olduğu borç, davalıya ait malların antrepoda depolanmasıdır. Ancak sözleşmede davalıya ait malların miktarı ya da hangi tarihte depoya getirileceğine ilişkin bir madde bulunmamaktadır. Davalı taraf sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirmemiştir.

Sözleşme kurulurken, sözleşme konusu malların mahkemece el konulmuş olduğunu gizleyen davacının müvekkili aldatmak suretiyle sözleşme imzalattığı sabit olan, sevk tarihi ve sevk edilecek malların miktarı sözleşmede kararlaştırılmamış olmasına rağmen müvekkile bu konuda hiçbir bildirimde bulunmadan sevk işlemi gerçekleştirilmiş olduğundan ve sözleşmede ifa sırası açıkça belirtilmiş olmasına rağmen kendi edimini yerine getirmeyen davacının davasının reddi gerekmektedir.

Hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, yargılama gideri ve ücret-i vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini .."savunmuştur.

(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER

(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;

... Gümrük Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davaya konu kayıtların gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.

Mahkememizin 04.02.2022 tarihli alınan ara kararı ile; İhtiyati haciz talebinin bu aşamada reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafın davalı alacaklarına ihtiyati haciz konulması talebinin reddine karar verilmiştir.

Taraflara tanık listesini sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, bu süre içinde tanık listesi sunulmadığı takdirde tanık bildirme hakkından vazgeçmiş sayılacaklarının ihtarına, (Hazır bulunan taraflara kesin sürenin hukuki sonuçları hatırlatıldı, duruşma zaptının ihtar yerine geçmek üzere gelmeyen tarafa tebliğine,), tanık listesi sunulduğu takdirde tanık dinletme talebi hakkında celse arasında ara karar kurulmasına karar verilmiştir.

Davacı vekilinin dava dilekçesinde “yapılmış takibe itiraz edilmesi” yönünde ifade kullandığı ancak icra takibi yapılıp yapılmadığına dair bilgi vermediği anlaşıldığından, dava konusu alacağa dair icra takibi yapılıp yapılmadığına dair mahkememize bilgi vermek üzere davacı vekiline iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın mevcut delil durumuna göre karara çıkacağının ihtarına, karar verilmiştir.

Davacı vekilinin dava dilekçesinde harca esas değer olarak 59.706,17 TL istemde bulunduğu, UYAP üzerinden dava değerinin de bu miktar gösterildiği, ancak dilekçenin sonuç ve talep kısmında 55.800,00TL tutarındaki zararın giderilmesi isteminde bulunduğu anlaşıldığından; açık bir şekilde talep sonucu ve dava değerini mahkememize bildirmek üzere davacı vekiline iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın mevcut delil durumuna göre karara çıkacağının ihtarına, karar verilmiştir.

Dosyanın bir taşımacılık ve gümrük alanında uzman bilirkişi ile bir SMM bilirkişiye tevdii ile taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin taraflarca ihlal edilip edilmediği, davacı tarafça talep edilen alacağın mevcut olup olmadığı hususunda rapor hazırlanmasının istenilmesine karar verilmiştir.

Bilirkişiden alınan 17.05.2025 tarihli raporunda özetle;" Dava Dosyasında bulunan ve yukarıda yer verilen mevcut bilgi ve belgeler ışığında yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda tüm delillerin ve her türlü hukuksal durumun takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere. Dava konusu malların özel durumu ile alâkalı olarak davacı ... Ltd. Şti. Firması tarafından davalı antrepo işleticisi olan ... Ltd. Şti.

Firmasına bu yönde önceden bilgi verilmediği, el konulan mallara ilişkin bu özel durum ile alâkalı olarak gerekli bilgileri davalı antrepo işleticisine önceden bilgi verme noktasında yukarıda değerlendirmeler kısmında etraflıca açıklandığı üzere, Davacı ...Tic. Ltd. Şti. Firmasının ihmalinin olduğu, dolayısıyla bu sebepten dava konusu ortaya çıkan 59.706.17TL tutarındaki masraflardan davalı Antrepo işleticisi olan...Ltd. Şti. Firmasının sorumlu olmayacağı.

Bir an için Sayın Mahkeme tarafından dava konusu masraflardan davalı antrepo işleticisinin sorumlu olduğu yönde değerlendirilme yapılması durumunda ise; yine yukarıda değerlendirmeler kısmında etraflıca açıklandığı üzere, davacı adına düzenlenen ... sayılı ve 23.08.2023 tarihli faturanın 27.000TL'si Nakliye Bedeli + 8.640TL'si ise Araç Bekleme Bedeli olmak üzere KDV dahil toplamda 35.640TL tutarına isabet eden kısmından davalı antrepo işleticisi olan ... Ltd.Şti.

Firmasının sorumlu olacağı..." rapor edilmiştir.

Dosyanın raporunu sunan bilirkişilere tevdii ile, davacı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz ve beyan dilekçesi doğrultusunda, envanter defteri bilgilerini de dikkate alarak, her bir itiraza cevap verir, denetlenebilir ek rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiştir.

Bilirkişi heyetinden alınan 04.08.2025 tarihli raporunda özetle; Dava Dosyasında bulunan ve yukarıda yer verilen mevcut bilgi ve belgeler ışığında yapılan incelemece değerlendirmeler sonucunda tüm delillerin ve her türlü hukuksal durumun takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; “12.05.2025 tarihli kök raporumuzda yer alan görüşleri değiştirecek bir unsurun bulunamadı böylelikle 12.05.2025 tarihli kök raporumuzdaki görüşlerin muhafazası gerektiği..." rapor edilmiştir.

Dosyanın yeni bir taşımacılık ve gümrük alanında uzman bilirkişi ile bir borçlar hukuku alanında uzman hesap bilirkişisine tevdii ile, dosyada mevcut bilirkişi kök ve ek raporu, bilirkişi raporuna itirazlar doğrultusunda, taraflar arasındaki sözleşmenin taraflarca ihlal edilip edilmediği, davacı tarafça talep edilen alacağın mevcut olup olmadığı hususunda rapor hazırlanmasının istenilmesine karar verilmiştir.

Bilirkişi heyetinden alınan 19.02.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Borçlar mevzuatı yönünden inceleme neticesinde: Davacının kendisine ait gümrük malların davalı tarafından depolanması için tarafların 07.08.2023 tarihinde “Sözleşme” başlıklı belgenin imzalandığı; sözleşmedeki irade açıklamaları incelendiğinde sözleşmenin TBK m. 561 hükmünce saklama sözleşmesi olduğu; davalının saklayan, davacının ise saklatan sıfatını haiz olduğu; davacının, bu sözleşmenin ilgili makamlara bildirildiğini; bu hususta görevli ...

Gümrük Müdürlüğü'nce sevkiyat sürecine ilişkin davalı ve diğer ilgililere bildirim yapıldığını; ancak davalının taraflar arasındaki anlaşmaya ve resmi bildirime rağmen davacıya ait gümrüklü malların depoya kabulünü yapmadığını; dolayısıyla davacının malların nakli ve teslim alınmaması üzerine araçların beklemesi sebebiyle oluşan işgaliye bedellerine katlanmak zorunda kaldığını; davalının sözleşmeyi ihlal ettiğini.

TBK m. 112 hükmünce davalının zarardan sorumlu olduğunu iddia ettiği ve 5S.800TL tutarındaki zararın ödenmesinin talep edildiği davalının ise sözleşme kurulurken aldatıldığını; sözleşme kurulurken malların mahkemece el konulan mallar olduğunun davalıya bildirilmediğini; malların miktarının ve hangi depoya getirileceğinin de davalıya bildirilmediğini; sözleşmenin 10. maddesi gereğince mallar depoya gelmeden önce ardiye ödemesinin aylık peşin olarak ilgili banka hesabına yapılacağının kararlaştırıldığını ve fakat davacı tarafından böyle bir ödemenin yapılmadığını.

TBK m. 97 hükmünce ardiye ücretini ödemeyen davacının davalıdan malları depoya kabul etmesinin beklenemeyeceğini iddia ettiği ve davanın reddini talep edildiği; il iği” hususunda: Sözleşmenin 10. Maddesinde mallar depoya gelmeden önce ardiye ödemesinin aylık peşin olarak ...

Bankası hesabına yapılacağının kararlaştırıldığı; her ne kadar davalı tarafından cevap dilekçesinde davacı tarafından 07.08.2023-21.08.2023 tarihleri arasındaki banka kayıtları incelendiğinde davalıya yapılan bir ödemenin olmadığı ileri sürülmüş olsa da, dosyaya önceden sunulan kök ve ek raporlar incelendiğinde mali yönden bu hususa yönelik bir değerlendirmenin yapılmadığı;

dolayısıyla karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde ifada sıraya yönelik TBK m. 97 (Karşılıklı borç yükleyen bir. sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir. ”) hükmüne göre davalının bu hususta haklı olup olmadığının/sözleşmeyi ihlal eden tarafın ödeme yapmayı üstlenen davacı olup olmadığının tespit edilemediği.

Eğer sözleşmeyi davalının ihlal ettiği, yani TBK m. 112 hükmü gereğince davalının borcunu hiç veya gereği gibi ifa etmediği tespit edilir ise bu halde davacının, olumlu (müspet) zarar kapsamında maddi zararını talep edebileceği kanaatine varıldığı; takı TMK m. 4 ve HMK hükümleri gereğince Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, Taşımacılık yönünden inceleme neticesinde: “sözleşmenin taraflarca ihlal edilip edilmediği” hususunda: Davalının malların miktarının ve hangi depoya getirileceğinin kendisine bildirilmediğini; sözleşmeni davacı tarafından ihlal edildiğini iddia ettiği;

davacının ise gerekli tüm resmi kurumlara buna ilişkin bildirimi yaptığını ileri sürdüğü; dosya kapsamı incelendiğinde sözleşmenin davacı tarafça ihlal edildiğini gösteren bir delile rastlanmadığı, Dava dosyasına sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde; davacı tarafından talep edilen tazminatın 3 farklı masraf kaleminden oluştuğunun tespit edildiği, 2 adet kamyon işgaliye bedeli olarak (2.439,85+815,29) %20 KDV: 3.906,62 TL Ara nakliye bedeli olarak (7.500,00*3) + %20 KDV: 27.000,00 TL Bekleme (demuraj) bedeli olarak (20*1.200) + %20 KDV: 28.800,00 TL olmak üzere toplam 59.706,17 TL talep ettiğinin tespit edildiği,

“davacı tarafça talep edilen alacağın mevcut olup olmadığı” hususunda: Yapılan değerlendirmeler sonucu; davacının davalıdan talep edebileceği tazminat tutarının Ara nakliye ücret :27.700,00 TL Bekleme (demuraj) ücreti 8.640,00 TL olmak üzere, Talep Edebileceği Toplam Tutar : 35.640,00 TL olarak tespit edildiği..." rapor edilmiştir.

Davacı vekiline davacı tarafından davalıya yapılan herhangi bir ödeme bulunup bulunmadığına ilişkin beyanda bulunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın mevcut delil durumuna göre karara çıkacağının ihtarına karar verilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; taraflar arasındaki 07.08.2023 tarihli sözleşmenin ihlal edildiği iddiası ile davacı nezdinde oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir.

Davacı tarafça, dava dilekçesi ile davacıya ait gümrüklü malların davalı tarafından depolanması için davalı ile sözleşme yapıldığı, davalının malları haksız olarak kabul etmediği, davacının depolama hizmetinin yerine getirileceğine güvenerek bazı masraflar yaptığı, davalının aralarındaki anlaşmaya aykırı olarak davacıya ait gümrüklü malların depoya kabulünün yapılmaması sebebiyle, malların nakliye bedelleri ile ve teslim alınmaması üzerine araçların beklemesi sebebiyle oluşan işgaliye bedelleri toplamı 55.800,00TL tutarındaki zararın davalıdan tahsili istemiyle işbu dava ikame edilmiştir.

Davalı tarafça sunulan cevap dilekçesiyle taraflar arasındaki sözleşmenin unsurlarında davalı aldatıldığından sözleşmenin geçersiz olduğu, dava konusu malların el konulan mallar olduğunun davalıya bildirilmediği, ayrıca sözleşmede ifa sırası açıkça belirtilmiş olmasına rağmen kendi edimini yerine getirmeyen davacının davasının reddi gerektiği savunulmuştur.

Uyuşmazlığın çözümü kapsamında ... Gümrük Müdürlüğü'nden davaya konu kayıtlar celp edilmiş; akabinde dosya taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin taraflarca ihlal edilip edilmediği, davacı tarafça talep edilen alacağın mevcut olup olmadığı hususunda rapor hazırlanması için bir taşımacılık ve gümrük alanında uzman bilirkişi ile bir SMMM bilirkişiye tevdi edilmiştir.

Bilirkişiler, 17/05/2025 tarihli kök raporlarında ve 04/08/2025 tarihli ek raporlarında davacı tarafından davalı antrepo işleticisine bu yönde önceden bilgi verilmediği, el konulan mallara ilişkin bu özel durum ile alâkalı olarak gerekli bilgileri davalı antrepo işleticisine önceden bilgi verme noktasında davacının ihmalinin olduğu, dolayısıyla dava konusu ortaya çıkan 59.706.17TL tutarındaki masraflardan davalı Antrepo işleticisi olan davalının sorumlu olmayacağı;

aksi takdir edildiğinde davacı adına düzenlenen ... sayılı ve 23.08.2023 tarihli faturanın 27.000TL'si Nakliye Bedeli + 8.640TL'si ise Araç Bekleme Bedeli olmak üzere KDV dahil toplamda 35.640TL tutarına isabet eden kısmından davalı antrepo işleticisi olan ... Ltd.Şti. Firmasının sorumlu olacağı kanaati bildirilmiştir.

Dosya; dosyada mevcut bilirkişi kök ve ek raporu, bilirkişi raporuna itirazlar doğrultusunda, taraflar arasındaki sözleşmenin taraflarca ihlal edilip edilmediği, davacı tarafça talep edilen alacağın mevcut olup olmadığı hususunda rapor hazırlanması için yeni bir taşımacılık ve gümrük alanında uzman bilirkişi ile bir borçlar hukuku alanında uzman hesap bilirkişisine tevdi edilmiş;

bilirkişi heyeti 19/02/2026 tarihli raporlarında karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde ifada sıraya yönelik TBK m. 97 hükmüne göre davalının bu hususta haklı olup olmadığının/sözleşmeyi ihlal eden tarafın ödeme yapmayı üstlenen davacı olup olmadığının tespit edilemediği.

Eğer sözleşmeyi davalının ihlal ettiği, yani TBK m. 112 hükmü gereğince davalının borcunu hiç veya gereği gibi ifa etmediği tespit edilir ise bu halde davacının, olumlu (müspet) zarar kapsamında maddi zararını talep edebileceği, sözleşmenin davacı tarafça ihlal edildiğini gösteren bir delile rastlanmadığı, davacı tarafından talep edilen tazminatın 3 farklı masraf kaleminden oluştuğunun tespit edildiği,

2 adet kamyon işgaliye bedeli olarak (2.439,85+815,29) %20 KDV: 3.906,62 TL Ara nakliye bedeli olarak (7.500,00*3) + %20 KDV: 27.000,00 TL Bekleme (demuraj) bedeli olarak (20*1.200) + %20 KDV: 28.800,00 TL olmak üzere toplam 59.706,17 TL talep ettiği, davacının davalıdan talep edebileceği tazminat tutarının Ara nakliye ücret :27.700,00 TL Bekleme (demuraj) ücreti 8.640,00 TL olmak üzere, toplam 35.640,00 TL olduğu tespit edilmiştir.

Somut olayda; davacının kendisine ait gümrük malların davalı tarafından depolanması için tarafların 07.08.2023 tarihinde “Sözleşme” başlıklı belgeyi imzaladığı; sözleşmenin saklama sözleşmesi niteliğinde olduğu.

TBK'nın 561. maddesi uyarınca saklama (vedia) sözleşmesi ile saklayıcının, saklatan tarafından kendisine bırakılan taşınır malı kabul etme ve onu güvenli bir yerde koruma borcu altına girdiği; her ne kadar davalı tarafından sözleşmenin geçersiz olduğu savunulmuş ise de; taraflar arasındaki sözleşmenin 9 nolu maddesinde eşyanın tasfiyeye kalması halinde masrafların davacı Daff'a ait olacağına dair düzenleme bulunduğu, bu maddeden hareketle, el koyma kararının davalının mal kabulüne engel olması gibi bir durumun olmadığının anlaşıldığı,

ürünün ihbarlı olmasının mal kabul edilmemesi için gerekçe olması için açıkça sözleşmede yer alması gerektiği ve sözleşmede bu yönde bir belirleme yapılmadığı; ayrıca davalı tarafından deponun dolu olduğunun gerekçe olarak sunulduğu, sözleşmede belirleme yapılmadığından davalının her zaman malı kabul etmeye hazır olması gerektiği; bununla birlikte taraflar arasındaki sözleşmenin 10. Maddesinde eşya depoya gelmeden önce ardiye ödemesinin aylık peşin olarak ilgili banka hesabına yapılacağının kararlaştırıldığı.

TBK m. 97 uyarınca karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerektiği; somut olayımızda da karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin mevcut olduğu, sözleşme uyarınca öncelikle davacının ödeme yapması gerektiğinin kararlaştırıldığı, mahkememizce davacı tarafa davalıya herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin beyanda bulunmak üzere verilen kesin süre uyarınca davacının 28/04/2026 tarihli beyan dilekçesi ile ödeme yapılmadığının anlaşıldığı;

bu suretle davacının kendi para ödeme borcunu ifa ettiği veya ifasını önerdiği ispatlanamadığından, davalının saklama borcunu ifa etmesi isteminde bulunmasının yerinde olmadığı ve bu nedenle davacının zararından da davalının sorumlu tutulamayacağı kanaatine varılarak, davanın reddine dair aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın REDDİNE,

2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00TL harcın peşin alınan 1.019,64TL harçtan mahsup edilerek fazladan alınan 287,64TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 59.706,17TL üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

7-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE,

Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı karar verildi. 05/05/2026

Katip · E-imzalıdır Hakim · E-imzalıdır

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/678, K. 2026/296, 5 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. (Iı) Yargılama Sürecinde Toplanan Deliller
  6. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/678
Karar No
2026/296
Tarih
5 Mayıs 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/680 K.2026/450
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/682 K.2026/957
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/683 K.2026/958
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/684 K.2026/959
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/686 K.2026/960
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/687 K.2026/313

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.