KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2025
- Esas no
- 2025/636 Esas
- Karar no
- 2025/1065
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/08/2025
Karar Metni
748 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkil tarafından davalıya karşı başlatılan ... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak davalı yanca itiraz edilmiş olup takip durmuştur. Bunun üzerine tarafımızca dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmuştur. Ancak arabuluculuk görüşmeleri neticesinde anlaşma sağlanamamıştır. Bu durum 30.06.2025 tarihli arabuluculuk son tutanağıyla imza altına alınmıştır . Dava şartı olan arabuluculuğa başvurma şartı gerçekleşmiştir. Davalının bu haksız itirazının iptaline karar verilerek takibin devamını sağlamak için huzurdaki davayı ikame etme zarureti hâsıl olmuştur. Taraflar arasında yetki hususunda bir çekişme söz konusu değildir. Takip yetkili icra dairesinde başlatılmıştır.
müvekkil şirketle davalı arasında ticari alım satım gerçekleşmiştir. işbu alım satım uyarınca müvekkil şirket taahhüt ettiği hizmeti ifa etmiş ancak davalı üstlendiği ödemeyi eksik yapmıştır.
Mezkur icra takibine konu borcun sebebi müvekkil şirketle ile davalı arasındaki cari hesap alacağıdır. Mezkur cari hesap incelendiğinde davalının müvekkil şirkete 2.126.740,58 TL borcu olduğu görülmektedir. Bunun üzerine 04.06.2025 tarihinde 2.126.740,58 TL üzerinden icra takibi başlatılmıştır.Söz konusu faturalar müvekkil şirketin davalı şirkete vermiş olduğu mallar ile ilgili olup, müvekkil şirket tüm sorumluluğunu yerine getirmiştir. Ancak davalı şirket tarafından bir sebep gösterilmeksizin ödeme yapılmamıştır. Davalı tarafından borcun tamamının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine, hiçbir somut delile dayanmaksızın yapılan itiraz bütünüyle kötüniyetli olup, iptali gerekmektedir.
Davalı tarafından yapılan itirazda somut herhangi bir belgeye dayanılmadığı gibi mevcut durumda geçerli olan borç ilişkisini sonlandıracak; ödemenin yapılmış olması veya borcun zamanaşımına uğramış olması gibi bir sebepten dâhi bahsedilmemiştir. Dolayısıyla borç gerçek ve geçerli bir borç olarak devamlılığını sürdürmektedir. Davalı bu şekilde yaptığı hiçbir dayanak noktası olmayan kötü niyetli itirazla yalnızca müvekkilin alacağına ulaşmasına engellemek veya en azından müvekkil şirketin bu alacağa ulaşmasını mümkün olduğunca geciktirmek maksadından başka bir maksat taşımamaktadır.
Davacı kalıp cümlelerle söz konusu takibe itiraz etmiştir. Söz konusu cari hesap ve fatura uyarınca davalının müvekkile borcu olduğu hususu sabittir. Davalı ödeme yaptığına dair bir belge sunmamıştır. Davalı ile müvekkil şirket ticari ilişki içerisindedir. Dolaysıyla davalı takibe borcun kaynağını net bir şekilde bilmektedir. Ancak haksızlığının farkında olması nedeniyle sanki hiç böyle bir ticari ilişkiden haberdar değilmiş herhangi bir ödeme belgesi göstermeksizin borcun olmadığını iddia etmektedir. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda davalının mezkur takibe kötüniyetle itiraz ettiği izahtan varestedir.
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle Sayın Mahkeme tarafından itirazın iptaline ve borca kötü niyetli olarak itiraz etmiş olan davalının asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etme zorunluluğu hâsıl olmuştur. Davalı tarafından ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini,
Haksız ve kötüniyetli olarak gerçekleştirilen itiraz nedeniyle davalının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra- inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine,
karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı vekilinin sunmuş olduğu 08/10/2025 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiğini beyan ettiği görülmüştür.
Davalı vekilinin sunmuş olduğu 08/10/2025 tarihli dilekçe ile davadan feragati kabul ettiklerini ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan ettiği görülmüştür.
Davadan feragat, HMK.m.307 ve m.309 hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir.
HMK.m.310 hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Feragat bildirimi de HMK.m.310 hükmüne uygun olarak mahkemece tespit olunmuştur. Bu yasal nedenlerle davanın feragat nedeniyle reddine, karar verme gereği doğmuştur.
Başkan · e-imzalıdır · Üye · e-imzalıdır · Üye · e-imzalıdır · Katip · e-imzalıdır
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/636, K. 2025/1065, 3 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama