İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/427 K.2025/79

Mahkememizde görülmekte bulunan FSEK Kapsamında Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Esas2021/427Karar2025/79Tarih26 Mart 2025Okuma16 dk · 3.176 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 3. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
26 Mart 2025
Esas no
2021/427 Esas
Karar no
2025/79
Dava
FSEK Kapsamında Maddi ve Manevi Tazminat
Dava tarihi
06/04/2021
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.176 kelime·16 dk okuma·6 bölüm

Mahkememizde görülmekte bulunan FSEK Kapsamında Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, 1960 yılından beri resim sanatıyla profesyonel olarak ilgilenen, sanat ve resim camiasında adı iyi bilinen yaşayan önemli ressamlarımızdan biri olduğunu, müvekkil, ...'ne 1985 yılından beri, ...'ne 1990 yılından beri, ...'ne (...) ise 2004 yılından beri üye olduğunu, müvekkil, ...'nın ...'nın davaya konu yağlıboya portresini yılların verdiği birikimle büyük bir emek ve özverinin ürünü olarak 1988 yılında resmettiğini, davaya konu söz konusu tablo, ... üyeleri ve taraftarı arasında ikon olduğunu, toplumun her kesimince ... ile özdeşleşir hale geldiğini,

söz konusu eserin sahibi olup resimlerinde kullanmış olduğu imzası orjinal portrenin üzerinde de yer aldığını, bununla birlikte değişik platformlarda yağlı boya portresini sergilemiş; dergilere, gazetelere mülakatlar vermiş birçok televizyon kanalında davaya konu söz konusu resme ilişkin röportajlara katıldığını, müvekkil, yapmış olduğu resimler ile tanınan, kendisinin ve ailesinin tüm geçimini katıldığı sergilerden ve sattığı resimlerden kazanan birisidir.

Davalı şirket, müvekkilin iznini almaksızın söz konusu portreyi “...” adlı dergisinin ... tarihli 1 nolu sayısının kapağında kullandığını, (EK-4: 2014 Eylül tarihi 1 nolu ... Dergisi, ...

Davalı şirket yurtiçi ve yurtdışı mağazalarda ve internet sitelerinde söz konusu dergiyi piyasa sürmüş bilinirlik ve ticari kar elde ettiğini, davalı şirket bu eylemiyle müvekkile ait basma hakkı, çoğaltma hakkı ve yayma haklarını ihlal ettiğini, bu kullanım 5846 s. FSEK kapsamında ihlal oluşturduğu gibi ayrıca Basın Kanunu kapsamında da ihlal oluşturduğunu, davalı şirket, dergi kapağına basmış olduğu müvekkile ait tabloda müvekkil imzasına yer vermekten özellikle ve bilinçli olarak kaçınmış, müvekkilin imzasını eserin üzerinden kaldırdığını, bununla da yetinmeyip resim üzerine yazılar yazmak suretiyle resmi tahrif ettiğini, müvekkil,

davalı şirkete davaya konu eserin basımı, çoğaltılması, umuma arz edilmesi, üzerinden ticari kazanç elde edilmesine ilişkin yetkilerden birini veya birkaçını içeren izni daha önce kesinlikle vermediğini,Kaldı ki.

5846 s. FSEK m. 52 uyarınca böyle bir iznin yazılı olarak alınması geçerlilik şartı olduğunu, eserinin kendisinden izin alınmaksızın ticari ve ticari olmayan amaçlarla kullanılması, eserinin izinsiz basılması, umuma arz edilmesi, yayılması, çoğaltılması, bu suretle ticari kazanç elde edilmesi, müvekkilin imzasının eser üzerinden kaldırılması,

eserin aslında olmayan başka şekil ve yazıların esere ilave edilmesi suretiyle eserin tahrif edilmesi nedeniyle mali ve manevi büyük zarara uğradığından huzurdaki davanın ikame edilmesi zorunluluğu hasıl olduğunu, davalı şirketin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın neticei talep doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'nun davaya konu tablosunun 2014 Eylül tarihli 1 nolu ... Dergisinin kapak fotoğrafı olarak müvekkili tarafından kullanıldığı gerekçesiyle davayı müvekkili şirket aleyhine ikame ettiğini, 2014 Eylül tarihli 1 nolu ... Dergisinin müvekkili şirket tarafından yayımlanmadığı, piyasaya sunulmadığını, zira, müvekkil şirketin, ekteki ... Ticaret Odası Firma Detayları dökümünden (Bkz.

EK:1) de açıkça görüldüğü üzere, 01.04.2015 tarihinde kurulduğunu, davacının, 2014 Eylül Tarihli 1 No'lu ...

Dergisinin kapak fotoğrafında tablosunun kullanıldığından bahisle 01.09.2014 tarihi itibariyle ihlalin gerçekleştiğini açıkça beyan ve ikrar etmesi karşısında, 01.09.2014 tarihi itibariyle anılan ihlali gerçekleştirmeyen, gerçekleştirmesi de hukuken ve fiilen mümkün olmayan, zira kuruluş tarihi 01.04.2015 olan, davaya konu kapağın kullanıldığı tarihte faaliyet göstermeyen müvekkil şirkete husumet yöneltemeyeceği izahtan vareste olduğunu, davacı, huzurdaki davayı açmadan önce dava şartı olan arabulucuya başvurma şartını yerine getirmediğinden,

davanın esasına girilmeksizin, 6100 sayılı HMK'nın 114/2. maddesi gereği davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı, davaya konu tablosunun 2014 Eylül tarihli 1 nolu ...

Dergisinin kapak fotoğrafı olarak müvekkil tarafından kullanıldığı gerekçesiyle, anılan yayının yapıldığı tarihin üzerinden 7 (yedi) yıldan fazla bir süre geçtikten sonra huzurdaki davayı açtığını, davacının iş bu dava ile müvekkil aleyhine yönelttiği tüm talep, hak ve alacakları zamanaşımına uğradığını, diğer yandan, hiçbir kabulü tazammun etmemek kayıt ve şartı ile ... dergisinin 2014 Eylül tarihli 1 nolu sayısının kapağında kullanılan fotoğraf ...'ya ait olup, davacının davaya konu eser niteliğinde iddia ettiği yağlı boya portresi ile ilgisi bulunmadığını,

hiçbir kabulü tazammun etmemek kayıt ve şartı ile davacının dergi kapağında kullanıldığını iddia ettiği davacıya ait portrenin kime ait olduğunun özellikle yer verilmediğini, davacının imzasının resmin üzerinden kaldırıldığını, resim üzerine yazılar yazılar yazıldığını ve resmin tahrif edildiği yönündeki iddialar kötü niyetli olduğunu,bu nedenle haksız iddianın reddini talep etmişlerdir.

CEVABA CEVAP

Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin derginin basım tarihi olan eylül 2014 yılında hukuken kurulu olmadığından bahisle pasif husumet yokluğu olduğunu iddia ettiğini, bununla birlikte derginin logosu, tüm sayılarının kapak ve iç sayfalar mizanpajı ve ekte sunmuş olduğumuz davalı şirket internet sayfası “arşiv” ve “hakkımızda” bölümü ve söz konusu 1 sayılı ... dergisinin ... sayfasında yer alan künye bilgileri incelendiğinde derginin 2014 eylül tarihli 1. sayısının çok açık bir şekilde davalı şirkete ait olduğu,

en azından davalı tarafından işletme veya malvarlığının aktif ve pasifiyle devralandığı anlaşılacağını, davalının pasif husumet yokluğu iddiası hukuki sorumluluktan kaçmaya yönelik kötü niyetli bir iddia olduğunu, ihlale konu ...

Dergisi 1. sayısı dergi ismi, logosu ve mizanpajı sonraki tüm sayılarla birebir aynı olduğunu, söz konusu 1. sayısının ... sayfasının sağ alt köşesine bakıldığında; imtiyaz sahibinin “...", yayın koordinatörünün “...” olduğu, derginin halihazırdaki resmi internet sayfası bilgilerinin, resmi irtibat telefon numarası bilgilerinin ve resmi iletişim elektronik posta adresi bilgilerinin davalı şirketin halihazırdaki resmi internet sayfası (...) “hakkımızda” bölümünde yer alan bilgilerle birebir aynı olduğu görüleceğini, hatta davalı şirkete ait derginin resmi internet sitesi “...” ifadeleri,

derginin davalı şirkete ait olduğu ve onun koordinasyon ve denetimi altında çıkarıldığının en büyük kanıtı olduğunu, TBK'da, vekaletsiz iş görme hükümlerine göre açılacak davalarda zamanaşımı süresine işkin özel bir düzenleme yer almadığından,

bu yöndeki talepler bakımından TBK m. 147'de düzenlenen 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin uygulanması söz konusu olacağını, davalı, derginin 1. sayısı kapağında kullanılan görselin aslında bir fotoğrafa ait olduğunu iddia ettiğini, söz konusu savunma maddi gerçeklikten uzak açıkça hukuki sorumluluktan kaçmaya yönelik kötü niyetli bir iddiadır. zira müvekkile ait eser ...camiasını da aşar şekilde tüm futbol camiasında tanınırlığı olan, bu yönüyle ...'nın yağlı boya tablosu olduğu herkesçe bilinen bir eser olduğunu, ne ... camiasında ne de futbol camiasında kimse söz konusu eserin fotoğraf olduğunu veya fotoğraftan ilham alındığı bilmekte,

söylemekte veya iddia ettiğini, kapak sayfasında yapılacak olan bilirkişi incelemesi neticesinde görselin müvekkile ait yağlı boya tablodan tahrif edilerek kullandığı açıkça anlaşılacağını, bu nedenle davanın kabul kararı verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

İKİNCİ CEVAP

Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; davacı her ne kadar dilekçesinde daha önce arabuluculuk yoluna başvurduğunu iddia etmiş olsa da arabuluculuk anlaşmama tutanağını dosyaya sunamadığını, davacının hiçbir iddiasını kabul etmemekle birlikte, davacı taraf 2014 yılında basılan derginin kapağında resminin kullanıldığını şimdi iddia etmesi ve işbu derginin 2014 yılında basıldığını bildiği halde uzun yıllardır hiçbir işlem yapmaması karşısında davacının sessiz kalma yolu ile hak kaybına uğradığını, cevap dilekçesini tekrarla davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE

Dava; mali ve manevi hakların ihlali iddiasına dayalı olarak FSEK 68/1. maddesi uyarınca, sözleşme yapılması halinde davacının isteyebileceği rayiç bedelin 3 katı olarak (5.000-TL x 3) (ıslah sureti ile) 15.000-TL maddi tazminat ile 10.000-TL manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

Davacı vekilinin delil olarak ...’nın yağlı boya portresi, müvekkili ile yapılan röportaj, 2015 Eylül tarihli 167 sayılı ..., .... isimli kitabın kapak ve künye sayfası,... ..., 2014 Eylül tarihli 1 nolu ... ..., kayıtları, ... ve ...'nün beyan dilekçesine dayandığı görülmüştür.

Davalı vekilinin delil olarak davaya konu 2014 Eylül tarihli 1 nolu ... Dergisinin nüshası ve künyesi, davalı şirketin ... ticaret sicil bilgileri, yayımlanan dergiler ve bu dergilerin davalı şirketçe yayınlanmaya başladığı tarihleri gösterir künyelere dayandığı görülmüştür.

Mahkememizce Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi ile 06/12/2018 tarih ve 7155 sayılı Kanunu'nun 23.maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesine göre. "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.

Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.

Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi gereğince huzurdaki dava, ticari dava olmakla davacı vekiline dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise son tutanağın mahkememize sunulması için bir haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde davanın usulden reddedileceğinin ihtarına karar verilmiş ve verilen kesin süre içerisinde davacı vekili tarafından anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibraz edildiği görülmekle yargılama devam edilmiştir.

... Şti'ye müzekkere yazılarak; dava konusu "... Dergisini" basıp basmadıkları, basmış ise hangi firma talebine ilişkin bastıklarını ve basıma ilişkin adet, tutar, fatura vs bilgi/belgelerin gönderilmesi istenilmiştir.

... Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılarak 2014 Eylül tarihli ... Dergisinin beyan edilip edilmediği, edildi ise kim/kimler tarafından beyan edildiğinin bildirilmesi istenilmiştir.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak; dava konusu 2014 Eylül tarihli "... Dergisinin" ilişkin bilgi ve belgeler ( kim tarafından basıldığı, künye bilgilerinin) celp edilmiştir.

... Adliyesi Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosuna yazı yazılarak 2014 Eylül tarihli ... Dergisinin beyan edilip edilmediği, edildi ise kim/kimler tarafından beyan edildiğinin bildirilmesi istenilmiş ve mevkute beyannamesinin gönderildiği görülmüştür.

HMK'nın 266. maddesi kapsamında bilirkişilerin oy ve görüşünün alınmasına karar verilmiş olup bu suretle mahkememizce görevlendirilen FSEK/ telif hakları uzmanı..., sektör bilirkişi ..., mali müşavir ..., tarafından düzenlenen 17/07/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı tarafında dergi basım ve yayın tarihinden sonrasında yani 01.04.2015 tarihinde kurulmuş olduğu, kuruluşun ilk tescil şeklinde yapıldığı, Künye bilgilerindeki imtiyaz sahibi ile davalı arasında ticari kayıtlar üzerinden bir bağ kurulamadığı, Baskıyı yapan firmanın bilgilerine yukarıda yer verildiği,

bu suretle baskının hangi firma adına fatura edildiğinin tespit edilebilir olduğu, İlgili makamdan “mevkute beyannamesi'nin talep edilmesi halinde dergi sahibinin somut bilgilerine ulaşılabileceği, Dava konusu uyuşmazlıktaki tablonun FSEK m.4/1 anlamında güzel sanat eseri olduğu,

davacının FSEK m.11 deki karine çerçevesinde eser sahibi sayılabileceği, davacıdan izin alınmaksızın eserinin sosyal medyada kullanımının mali hak olarak FSEK 22 çerçevesinde çoğaltma hakkının, manevi hak olarak FSEK 14,15 ve 16 da düzenlenen manevi hakların ihlali sayılacağı, dosyada davaya konu tablonun davalı tarafça izin alınarak kullanılması halinde davacıya ödenecek emsal telif bedeline ilişkin emsal sözleşme veya rayiç bedel yazısının bulunmadığı da dikkate alınarak davaya konu eserin türü, niteliği, beğeni ölçüsü kullanımın mecrası, özellikle kullanımın ticari amaçlı kullanım niteliğinin dolaylı olması,

eserin tasvir edildiği kişinin ölüm yıldönümünde anma amaçlı kullanımın söz konusu olması da dikkate alındığında emsal telif bedelinin 2.000-TL olabileceği bu bedelin 3 katı tutarına hükmedilip hükmedilmeyeceği konusundaki takdirin sayın mahkemeye ait olacağı, davacının FSEK 14,15 ve 16 da düzenlenen manevi hakların ihlali nedeniyle FSEK 70 çerçevesinde manevi tazminat talep hakkının olduğu, manevi tazminatın türü ve miktarını tayin hakkının sayın mahkemeye ait olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür.

FSEK/ telif hakları uzmanı ..., sektör bilirkişi ..., mali müşavir..., tarafından düzenlenen 21/03/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; dava konusu uyuşmazlıktaki tablonun FSEK m.4/1 anlamında güzel sanat eseri olduğu, davacının FSEK m1 deki karine çerçevesinde eser sahibi sayılabileceği, davacıdan izin alınmaksızın eserinin sosyal medyada kullanımının mali hak olarak FSEK 22 çerçevesinde çoğaltma hakkının, manevi hak olarak FSEK 14,15ve 16 da düzenlenen manevi hakların ihlali sayılacağı,

dosyada davaya konu tablonun davalı tarafça izin alınarak kullanılması halinde davacıya ödenecek emsal telif bedeline ilişkin emsal sözleşme veya rayiç bedel yazısının bulunmadığı da dikkate alınarak davaya konu eserin türü, niteliği, beğeni ölçüsü kullanımın mecrası, özellikle kullanımın ticari amaçlı kullanım niteliğinin dolaylı olması,

eserin tasvir edildiği kişinin ölüm yıldönümünde anma amaçlı kullanımın söz konusu olması da dikkate alındığında emsal telif bedelinin 2.000-TL olabileceği bu bedelin 3 katı tutarına hükmedilip hükmedilmeyeceği konusundaki takdirin sayın mahkemeye ait olacağı, davacının FSEK 14,15 ve 16 da düzenlenen manevi hakların ihlali nedeniyle FSEK 70 çerçevesinde manevi tazminat talep hakkının olduğu, manevi tazminatın türü ve miktarını tayin hakkının mahkemeye ait olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür.

Huzurdaki davada; davacının eser sahibi olduğu belirtilen ... portresinin 2014 Eylül tarihli ... Dergisinin kapak fotoğrafında kullanılması sureti ile mali ve manevi hakların ihlali iddiasına dayalı olarak FSEK 68/1. maddesi uyarınca, sözleşme yapılması halinde davacının isteyebileceği rayiç bedelin 3 katı olarak (5.000-TL x 3) (ıslah sureti ile) 15.000-TL maddi tazminat ile 10.000-TL manevi tazminat istemlerinin mevcut olduğu, davalı tarafın ise davanın zamanaşımına uğradığını, 2014 Eylül tarihli ... Dergisinin müvekkili şirket tarafından yayımlanmadığı, piyasaya sunulmadığından bahisle pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, sessiz kalma sureti ile hak kaybının olduğunu savunduğu görülmüştür.

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde ileri sürdüğü zamanaşımı def'i tetkik edilmiş olup FSEK 68. maddesine dayalı olarak açılmış telif tazminatı davaları, söz konusu madde uyarınca hükmedilebilecek telif ücretinin niteliği itibariyle taraflar arasında mahkeme kararıyla oluşturulan farazi sözleşme ilişkisi kapsamında değerlendirildiğinden, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 146. maddesi gereğince 10 yıllık genel zamanaşımına tâbi olup dosya içeriği itibari ile ihlal iddiasına konu tarih (2014) ve dava tarihleri (2021) arasında geçen sürenin 10 yılın altında olduğu, davanın ikame edilmesi ile zamanaşımının kesildiği, böylece huzurdaki davada zamanaşımının sona ermediği anlaşılmakla, aksi yöndeki davalı savunmasına itibar edilmemiştir.

Davalı vekilinin pasif husumet ehliyetine yönelik itirazları tetkik edilmiş olup davalı şirketin dergi basım ve yayın tarihinden sonrasında kurulmuş olduğu, kuruluşun ilk tescil şeklinde yapıldığı savunulmuş ise de ... Adliyesi Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosunun uyuşmazlığa konu olan ... Dergisine ilişkin mevkute beyannamesini mahkememize gönderdiği, içeriğinde derginin imtiyaz sahibi ve sorumlusu olarak davalı şirketin ve temsilcilerinin yer aldığı, yazılı isimlerin dergi üzerindeki künye bilgileri ile örtüştüğü tespit edilmekle, davalı şirketin huzurdaki dava yönünden pasif husumet ehliyetini hâiz olduğu anlaşılmıştır.

Davalı vekilinin sessiz kalma sureti ile hak kaybının olduğunu savunduğu görülmüş ise de davacının davaya konu ettiği ihlali dava tarihine yakın zamanda öğrenebildiğini belirttiği, aksinin ve ihlalin uzun süre öncesinde bilinmesine rağmen dava açılmayarak dürüstlük kuralına aykırı bir durumun bulunduğunu gösterir herhangi bir somut delilin dosya kapsamında mevcut olmadığı anlaşılmakla, yerinde bulunmamıştır.

Davaya konu portre/ yağlı boya tablosu eser vasfı yönünden tetkik edildiğinde.

FSEK'in 1/B maddesinde tanımı yapılan; ''Eser: Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleri'' düzenlemesi ile FSEK 4. maddesi kapsamında eser sahibinin bütünlük, tonlama, çizgi gibi unsurlar bakımından hususiyetini taşıdığı, güzel sanat eseri kategorisine dâhil olduğu, böylece FSEK kapsamında koruma altına alınan güzel sanat eseri niteliğini hâiz olduğu saptanmıştır.

Davacının eser sahibi olup olmadığının tetkikinde ise FSEK 11. maddesinin ''Yayımlanmış eser nüshalarında veya bir güzel sanat eserinin aslında, o eserin sahibi olarak adını veya bunun yerine tanınmış müstear adını kullanan kimse, aksi sabit oluncaya kadar o eserin sahibi sayılır.

(Değişik: 7/6/1995 - 4110/5 md.) Umumi yerlerde veya radyo-televizyon aracılığı ile verilen konferans ve temsillerde, mutad şekilde eser sahibi olarak tanıtılan kimse o eserin sahibi sayılır, meğer ki, birinci fıkradaki karine yoluyla diğer bir kimse eser sahibi sayılsın.'' düzenlemesi gereğince davacının sunduğu portre görselinde davacının imzasının bulunduğu, dergi ve röportajlarda portrenin davacı eseri olarak belirtilip sergilendiği, “...” isimli kitap iç kapağında yer alan kapak resminin davacı “...”na ait olduğu bilgisinin yer aldığı görülmekle, anılı yasal düzenleme kapsamında davacının eser sahibi olduğu tespit edilmiştir.

Taraf delillerinin tetkiki ile denetime elverişli bilirkişi raporlarında yer alan tespitler ışığında saptandığı üzere; eser sahipliği hakkı davacıya ait olan portre tablonun, zemin görseli olarak kullanılarak tipografik unsurlarla yeniden uyarlanması sonucunda dava konusu görselin oluştuğu şekilde tipografik portre tasarımı olarak dergi kapağına basıldığı görülmüştür.

Böylece eser sahipliği hakkı davacıya ait olan güzel sanat eserinin izinsiz olarak davalı şirketin hukuki sorumluluğunda olan 2014 Eylül tarihli ... Dergisinin kapak fotoğrafında kullanılması sureti davacının mali haklarından FSEK 22. (çoğaltma) ve 23.(yayma) maddelerinde düzenlenen çoğaltma ve yayma haklarının ihlaline sebebiyet verildiği kanaatine varılmıştır.

Bunun yanında davacıdan izin alınmadan eserin basılı şekilde kullanılması ve davacıya ait portre tablodan davacının ismi belirtilmeksizin yararlanılması nedenleri ile FSEK 14. maddede düzenlenen umuma arz yetkisi ile FSEK 15. maddesinde düzenlenen eser sahibi olarak adın belirtilmesine ilişkin manevi haklarının ihlal edildiği saptanmıştır.

Ayrıca kullanım sırasında davacının eser sahibi olduğunun belirtilmemesi, kullanımının eserin bütününe ilişkin olması, ... anılırken onun başka bir fotoğrafı kullanılabilecek iken davacının eserinin kullanılmasının eser veya eser sahibi ile ilgisinin olmaması, eserin süjesi ile ilgili olması dikkate alındığında davaya konu kullanımın FSEK 37. maddesinde düzenlenen serbesti kapsamında olmadığı kanaatine varılmıştır.

Davacının mali ve manevi haklarına tecavüzün saptanması nedeni ile bir sonraki aşamada maddi ve manevi tazminat taleplerinin tetkiki gerekmiş olup ıslah dilekçesi kapsamında FSEK 68. maddesine dayalı rayiç bedelin (5.000-TL) üç katı tutarında 15.000-TL maddi tazminat istemi mevcut olmakla tatbiki gereken FSEK 68. maddesinin;

''Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir.'' şeklinde düzenlendiği görülmüştür.

Yargıtay 11. HD'nin istikrar arz eden kararlarında belirtildiği üzere; telif bedelinden doğan zararın hesabı yapılırken, bu hususta öncelikle varsa emsal sözleşmeler kullanılarak rayiç bedelin belirlenmesi, emsal sözleşme bulunmaması halinde, uzman bilirkişilerin görüşleri dikkate alınarak, gerektiğinde TBK'nın 50. maddesi de dikkate alınarak hakkaniyete uygun ve makul bir bedel belirlenerek tazminat hesabının buna göre yapılması gerekmektedir.

Görülmekte olan davada taraflarca dosya kapsamına uygun emsal sözleşme sunulmadığından dolayı, bilirkişilerin mesleki tecrübe, bilgi ve sezgilerini ekleyerek tablonun tanınan ve halka hitap eden bir şahsın portresi olması, bir çok yerde kullanılan popüler bir tablo olması, davalının satış incelemesi ve diğer sektör koşulları da dikkate alınarak vardıkları kanaate göre tespit edilen rayiç değerin (2.000-TL) hakkaniyete uygun ve makul olduğu mahkememizce benimsenmiştir.

Son olarak manevi tazminat talebi yönünden inceleme yapılmış olup FSEK 70. maddesi; ''(Değişik birinci fıkra: 7/6/1995 - 4110/22 md.) Manevi hakları haleldar edilen kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat ödenmesi için dava açabilir. Mahkeme, bu para yerine veya bunlara ek olarak başka bir manevi tazminat şekline de hükmedebilir.'' şeklinde düzenlenmekle manevi hakları ihlal edilen davacı yararına somut olay adaletine uygun olarak takdiren 10.000TL manevi tazminata hükmedilmiştir.

Tüm bu gerekçeler ışığında; davanın kısmen kabulü ile, davacının mâli hakkının ihlali nedeni ile FSEK 68. maddesi uyarınca belirlenen rayiç bedel olan 2.000-TL'nin 3 katı tutarına denk gelen toplam 6.000-TL maddi tazminatın, davalıdan haksız eylem tarihi olan 01/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine, davacının manevi hakkının ihlali nedeni ile 10.000-TL manevi tazminatın haksız eylem tarihi olan 01/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,

A- Davacının mâli hakkının ihlali nedeni ile FSEK 68. maddesi uyarınca belirlenen rayiç bedel olan 2.000-TL'nin 3 katı tutarına denk gelen toplam 6.000-TL maddi tazminatın, davalıdan haksız eylem tarihi olan 01/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine,

B- Davacının manevi hakkının ihlali nedeni ile 10.000-TL manevi tazminatın haksız eylem tarihi olan 01/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.093-TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 862,92- TL' nin davalıdan tahsiline,

3-Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca 6.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca 10.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca 6.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı, ıslah harcı ve peşin harç toplamı 460,16-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Davacı tarafın yaptığı 561,50 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 8.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.561,50 TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına göre 5.637-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-Davalı tarafça yapılan toplam 150 TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına göre 54-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

9-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ödeyen tarafa iadesine,

Dâir; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/03/2025

Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır

İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/427, K. 2025/79, 26 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Cevaba Cevap
  7. İkinci Cevap
  8. Deliller Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2021/427
Karar No
2025/79
Tarih
26 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/429 K.2025/116
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/441 K.2025/245
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/456 K.2025/218
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/470 K.2025/205
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/474 K.2025/251
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/491 K.2025/152

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.