İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/95 K.2025/134

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hakkına Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi, Kaldırılması davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Esas2023/95Karar2025/134Tarih21 Mayıs 2025Okuma13 dk · 2.572 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 3. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
21 Mayıs 2025
Esas no
2023/95 Esas
Karar no
2025/134
Dava
MARKA HAKKINA TECAVÜZÜN ve HAKSIZ REKABETİN TESPİTİ, ÖNLENMESİ, KALDIRILMASI,
Dava tarihi
14/04/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.572 kelime·13 dk okuma·6 bölüm

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hakkına Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi, Kaldırılması davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin fazlaya ilişkin her türlü dava, maddi ve manevi tazminat, itibar tazminatı hakları ile yoksun kalınan kazancın tazmini ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 151/4. maddesi gereği hesaplanacak yoksun kalınan kazancın artırımını talep etme ve fazlaya ilişkin sair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının müvekkilinin tescilli ve tanınmış markalarına ilişkin tescilsiz ve izinsiz kullanımının yarattığı marka tecavüzü ve haksız rekabetin esasa ilişkin hükmün kesinleşmesine kadar kullanmaya devam etmesi halinde ortaya çıkabilecek telafisi imkânsız zararlar dikkate alınarak;

davalının gıyabında ve önceden tebligat ve/veya duruşma yapılmaksızın ve ürünlerin sahte ürünler olduğunu ve ceza mahkemesince el konulmasına karar verildiği dikkate alınarak teminatsız olarak dava dilekçelerinin incelenmesini, davalının müvekkilinin ... markaları ve benzerlerini tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte kullanmasının, bu markaları taşıyan ürünleri üretmesinin, ürettirmesinin, sağlamasını, ticari amaçla elde bulundurmasının, satmasının, satışa arz etmesinin, taşımasını, ithal, ihraç etmesinin, depolamasının, dağıtımını yapmasının,

gümrükçe onaylanmış bir işleme konu etmesinni ve bu amaçlarla kullanmasının tedbiren durdurulmasını ve önlemesini, ihtiyati tedbir kararının dava sonunda verilecek esas hüküm kesinleşene kadar devamını talep ettikleri, ayrıca davalıya ait ...

Gümrük Müdürlüğü tarafından ... tarihinde ...sayılı ...karar numaralı karar konu ... markalarını taşıyan parfüm ve oda parfümü cinsi toplam 71088 adet taklit eşyaya ve benzeri her türlü eşyaya ticari evraka ve malzemeye el konulmasını, el konulanların toplanmasını ve dava sonunda verilecek hüküm kesinleşmesine kadar ceza mahkemesi kararına istinaden tutulduğu ...

Gümrük Müdürlüğünde muhafazasına devam edilmesini, davalı tarafından ticari amaçla nakletmek ve ihraç etmek eylemlerine tabi tutulan ve ...

Gümrük Müdürlüğünce...tarih ve ... numaralı durdurma kararı ile gümrük işlemleri durdurulan ... markasını taşıyan ürünlerin müvekkili aleyhine yarattığı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet durumunun tespitini, önlenmesini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, müvekkilinin markalarına iltibas yaratan tüm kullanımlarının önlenmesini, el konulan ve konulacak ürünlerin, ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesinin, basılı kağıtlar, faturalar, kartvizitler ve sair her türlü ticari evrakın ve bu şekilde bastırılmış olan materyalin ve benzeri vasıtaların, hüküm kesinleştiğinde imhasını talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde isnat edilen suçun unsurlarının oluşmadığını, davaya konu konteynerın usulüne uygun olarak açıldığını, zira konteynerin açılması esnasında kötü niyetli 3.kişiler tarafından yasaklı madde, ürün vs. koyulabilir, iftira atılabileceğini, hukuki ve idari sorumluluk doğuracak eylem ve işlemler yapılabileceğini, müvekkili şirketin sorumlu olduğu konteynerin açılması esnasında yetkili birinin hazirun olarak bulunması, haklarını korunması, gözlem ve incelemenin hukuka uygun olarak yapılıp yapılmadığını tespit etmesi gerektiğini, ancak ...

Gümrük Müdürlüğünce ne bir bildiri, tebliğ yapıldığını, ne de ürünlerin bulunduğu konteyner usule, hukuka uygun olarak açılmadığını, Gümrük memurlarının hem usule ve hukuka uygun tebliğ yapmayarak hem de konteyneri hukuka aykırı olarak açarak müvekkili şirketin haklarını zedelediğini, görevi ihmal ederek kötüye kullandığını, el koyma kararının hukuka aykırı olduğunu, kaldırılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle davacının hukuka aykırı ve haksız davasının öncelikle usulden, eğer aksi kanaate varılırsa esastan reddine, davacının el koyma talebinin hukuki koşulları oluşmadığından ve ölçüsüz olması nedeniyle reddine,

el koyma kararının kaldırılması için ivedilikle ... Gümrük Müdürlüğüne müzekkere yazılarak malların müvekkili şirketine teslim edilmesini, aksi kanaatte iseniz ürünlerin antrepoya alınmasını, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVABA CEVAP

Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalı yanın sunmuş olduğu cevap dilekçesindeki hususların yerinde olmadığını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İKİNCİ CEVAP

Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; cevaba cevap dilekçesindeki taleplerin yerinde olmadığını, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE

Dava; davacının tescilli "..." markasına yönelik olarak marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ile el konulan ürünler ve materyallerin imhası istemlerine ilişkindir.

Davacı adına tescilli "..." ibareli markalara ilişkin tescil dosyası Uyap üzerinden celp ve tetkik edilmiştir.

... Gümrük Müdürlüğü tarafından ... ve .... tarihli ... sayılı durdurma kararına konu işlem dosyası tetkik edilmiştir.

... Cumhuriyet Başsavcılığının ... numaralı soruşturma dosyası Uyap üzerinden celp ve tetkik edilmiştir.

... 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı ceza dosyası Uyap üzerinden celp ve tetkik edilmiş olup düzenlenen bilirkişi raporunda orijinal ürün ile gümrükte tespit edilen ürünlerin karşılaştırmalı olarak incelmesinin yapıldığı, gümrükte tespit edilen davalı ürünleri üzerinde davacı yanın tescilli “...” markasının aynen yer aldığı, yapılan yargılama sonucunda davalı şirketin yetkilisi Halit Yakubi hakkında hapis ve adli para cezası verilmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği tespit edilmiştir.

Mahkememizin 18/04/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararı kapsamında; SMK'nın 159. ve 6100 sayılı HMK'nın 389-390. maddeleri gereğince ihtiyati tedbir talebinin teminatsız kabulüne, ... Gümrük Müdürlüğü tarafından .... ve 17/01/2023 tarihli ... sayılı durdurma kararına konu; davalıya ait ...sayı/tarihli İhracat Beyanname muhteviyatlı ... ibaresini taşıyan 68928 adet parfüm ve 2160 adet oda parfümünün, dava sonuna kadar gümrükte bulundukları yerde ve uygun saklama koşullarında muhafaza edilmesine karar verilmiştir.

HMK'nın 266. maddesi kapsamında talep edilmekle mahkememizce görevlendirilen marka vekili bilirkişi ... tarafından düzenlenen 10/04/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; davacı yanın markasının “...” ibaresinden oluştuğu tespit edildiği, davalı yanın gümrükte el konulan ürünlerindeki markanın “...” ibaresinden oluştuğu tespit edildiği, davacı yanın “...” ibareli markasının yazı karakteri ile davalı yanın “...” markasının yazı karakterinin aynı olduğu ve markalar arasında görsel benzerlik bulunduğu,

somut olayda taraf markaları arasında görsel benzerlik , işitsel benzerlik bulunduğundan markalar arasında kavramsal benzerlik bulunduğu, davacı yanın “...” markası parfüm emtiasında tescilli olduğu, davalı yanın dava konusu gümrükte el konulan “...” ibareli ürünleri de parfüm emtiası olduğundan davacı yanın markasının tescilli olduğu sınıf ile dava konusu markanın kullanıldığı emtia arasında sınıfsal benzerlik bulunduğu,

davalı yanın, davacı yanın tescilli “...” ibareli markasının birebir aynısını davacı yanın markasının tescilli olduğu parfüm emtiasında kullanmasının ve bu markayı havi ürünlerin ithalatını gerçekleştirmesinin marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir.

Huzurdaki davada; marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, kaldırılması, el konulan ürünler ve materyallerin imhası istemleri mevcut olup davalının ihraç ettiği gümrükte el konulan ürünleri üzerinde davacının tescilli “...” markasının yer alması nedeni ile işbu davalı eyleminin marka hakkına tecavüz teşkil ettiği iddiasının ileri sürüldüğü görülmüştür.

Davalı şirketin ise faaliyet alanının ihracat olup yurt dışında müşterilerin talepleri ve izinleri doğrultusunda, müşterilere ait tescilli markaların üretimini yaptığını, işbu dosyaya konu olan ürünlere ait "..." markası ve ambalajların müşterisi... Ltd. Şti. genel müdürü ... tarafından ...'da tescillendiği, şirketin müşterinin tescilli markasını, talep ve sipariş üzerine üretimini ve tedarikini yaparak yalnızca tescil sahibi müşteriye ihraç ettiğini savunduğu görülmüştür.

Bu hâli ile somut olaydaki uyuşmazlığın; davalının üretip ihraç ettiği ürünler üzerinde ''...'' ibaresini kullanılmasına dayalı eyleminin davacının tescilli ''...'' markasından doğan haklarına tecavüz oluşturup oluşturmadığı, yurt dışında tescil edilen markaya dayalı ticari kullanımın ülke içerisinde etkili olup olmadığı, SMK'nın marka hakkına ilişkin hükümleri ile TTK'da düzenlenen haksız rekabet hükümlerinin kümülatif tatbikinin gerekip gerekmediği noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.

Bu kapsamda somut olaydaki uyuşmazlık yönünden ilk olarak marka hakkına tecavüz istemleri yönünden inceleme yapılmıştır.

İşbu talepler kapsamında dava tarihi itibari ile yürürlükte olmakla uygulanması gereken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmış olup bunlar marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak,

başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek halleri olarak belirtilmiştir.

SMK'nın 7. maddesine bakıldığında ise; ''(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir. Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir.

(2)Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın,

tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.

(3)Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi,

bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.

(4)Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.

(5)Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez: a)Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi. b)Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması. c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması'' hükümlerinin yer aldığı görülmektedir.

SMK'nın 149. maddesi de.

"Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c)Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması,

özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d)bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi" şeklinde düzenleme altına alınmıştır.

Anılı yasal düzenlemeler ışığında somut uyuşmazlık kapsamında SMK'nın 29 ve 7. maddeleri kapsamında davalının eyleminin davacının marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı meselesi tetkik edilmiştir.

Bu kapsamda yapılan incelemede mahkememizce görevlendirilen bilirkişi tarafından hazırlanan rapor ile ceza dava dosyası kapsamında alınan rapor ve neticeten yapılan değerlendirmelerin çelişki içermediği gibi dosya kapsamındaki deliller ile uyumlu olduğu saptanmakla, hükme esas alınmaya elverişli bulunmuştur.

Dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde tespit edildiği üzere; davacının ülkemizde tescilli ''...'' markası ile davalının ihraç ettiği gümrük işlemleri sırasında tespit edilen ürünler üzerindeki ibarenin (...) aynı olduğu, davacı yanın “...” ibareli markasının yazı karakteri ile davalı yanın “...” ibaresini kullanımında yazı karakterinin aynı olduğu ve markalar arasında görsel benzerlik bulunduğu,

davacı yanın “...” markasının parfüm emtiasında tescilli olduğu gibi davalı yanın dava konusu olup gümrükte el konulan “...” ibareli ürünlerinin de parfüm emtiası olduğu böylece görsel, işitsel, kavramsal ve sınıfsal benzerliğin bulunduğu saptanmıştır.

Her ne kadar davalı tarafça ''...'' markasının ... ülkesinde tescilli olduğu, tescil malikinin isteği üzerine üretim yapıldığı savunulmuş ise de somut olaya tatbiki gereken marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları başlıklı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 7.maddesi; '' (1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.

(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir.'' şeklinde düzenlenmiş olup kural olarak ''ülkesellik ilkesi'' gereğince korumanın yurt içinde yapılacak tescil yolu ile sağlanacağı kabul edilmiştir. Dolayısıyla işbu savunmanın SMK kapsamındaki korumadan yararlanamayacağı anlaşılmıştır.

Tüm bu gerekçeler ışığında; davalı yanın, davacının tescilli “...” ibareli markasının birebir aynısını davacı yanın markasının tescilli olduğu parfüm emtiasında kullanmasının ve bu markayı içerir ürünlerin üretim ve ihracatını gerçekleştirmesinin davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu sonuç ve kanaatine varılmış olup davanın kabulü ile davacının marka hakkına tecavüz olduğunun tespitine, önlenmesine ve kaldırılmasına, el konulan ürünler ve materyallerin hüküm kesinleştiğinde imhasına karar verilmesi gerekmiştir.

Davacı taraf SMK'nın birinci kitabında düzenlenen marka hakkına ilişkin hükümlerin yanı sıra ayrıca TTK'nın haksız rekabet hükümleri gereğince de istemde bulunmuş olup anılı düzenlemelerin kümülatif olarak somut olayda tatbikinin gerekip gerekmediği meselesinin aydınlatılması gerekmiştir.

Bu noktada emsal alınan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/5189 esas, 2022/1852 karar sayılı ilamı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin ... esas, ...karar sayılı kararında vurgulandığı üzere.

6762 sayılı mülga TTK’nın 57/5.maddesinde yazılı “Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalariyle iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmiyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak” şeklindeki düzenlemeden yola çıkılarak,

marka hakkına tecavüz eylemleri, hem özel yasa niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK’nın 61 ve 9.maddeleri uyarınca, hem de anılı hüküm nedeniyle mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5.maddesi hükümleri doğrultusunda kümülatif olarak korunmakta iken mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5.maddesindeki hüküm, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren mer’i 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 bendinde yer alan “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,” şeklinde düzenlenmiş olup, Kanunun gerekçesinde de ifade olunduğu üzere, Kanun Koyucu bilinçli bir şekilde, “ad,

unvan ve marka” kavramlarına yeni düzenlemede yer vermemiş ve buna gerekçe olarak da bu kavramların kendi özel yasası niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK, 554 sayılı End. Tasarım KHK ve 555 sayılı Coğrafi İş. KHK ve TTK’nın unvan ile ilgili düzenlemeleriyle korunması gösterilmiş ve bunların bir kez de TTK’nın haksız rekabet hükümleriyle korunmasının gereksiz olduğu ve yorum güçlüklerine yol açacağına vurgu yapılmıştır.

Bu hâli ile markaların kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, dairenin eski içtihatlarını sürdürme imkanının kalmadığı belirtilmiştir.

Nitekim Türk Borçlar Kanunu'nun sebeplerin yarışması başlıklı 60. maddesi gereğince de bir kişinin sorumluluğu, birden çok sebebe dayandırılabiliyorsa hâkimin, zarar gören aksini istemiş olmadıkça veya kanunda aksi öngörülmedikçe, zarar görene en iyi giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar vereceği ifade edilmiştir. Bu gerekçeler ışığında somut olaya bakıldığında; davacı yana en iyi giderim imkanı sağlayan SMK hükümleri kapsamında hukuki koruma sağlanmış olup aynı zamanda haksız rekabete ilişkin hükümlerin kümülatif olarak uygulanmasına yer olmadığı sonucuna varılması gerekmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda haksız rekabet hükümlerine yönelik davacı istemlerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Davanın KABULÜ ile,

Davacının marka hakkına tecavüz olduğunun tespitine, önlenmesine ve kaldırılmasına, el konulan ürünler ve materyallerin hüküm kesinleştiğinde imhasına,

2-SMK'nın marka hakkına yönelik hükümleri ile TTK'da düzenlenen haksız rekabete ilişkin düzenlemelerin kümülatif olarak tatbiki TBK'nın 60. maddesi ışığında yerinde görülmediğinden davacının haksız rekabete yönelik istemlerinin reddine,

3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL ilam harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile eksik 435,50-TL harcın davalıdan tahsiline,

4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacının yaptığı 179,90 TL başvuru harcı, 179,90 peşin harç, 451,25 TL tebligat ve müzekkere masrafı olmak üzere toplam 902,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Davalı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,

7-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ödeyen tarafa iadesine,

Dâir; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/05/2025

Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır

İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/95, K. 2025/134, 21 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Cevaba Cevap
  7. İkinci Cevap
  8. Deliller Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2023/95
Karar No
2025/134
Tarih
21 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/96 K.2025/475
  • İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/98 K.2025/459
  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/100 K.2025/303
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2023/101 K.2025/748
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2023/102 K.2025/771
  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/103 K.2025/355

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.