İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2024/103 K.2025/206

Mahkememizde görülmekte bulunan Markaya Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Esas2024/103Karar2025/206Tarih12 Kasım 2025Okuma11 dk · 2.293 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 3. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
12 Kasım 2025
Esas no
2024/103
Karar no
2025/206
Dava
Markaya Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi
Dava tarihi
05/07/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.293 kelime·11 dk okuma·8 bölüm

Mahkememizde görülmekte bulunan Markaya Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

I.DAVA VE CEVAP DİLEKÇESİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Türk Patent ve Marka Kurumunun ... sayılı "..." isimli marka başvurusu 16/03/2022 Tarihinde ...

ŞİRKETİ tarafından yapılmış olup ayırt edici bir özelliği olmadığını, müvekkili adına kayıtlı olan ... tescil numaralı ... adlı markasına tecavüz ettiğini, SMK'nun 5 ve 6'ncı maddelerine göre nispi ve mutlak ret sebeplerinin bulunduğunu, 6769 sayılı Kanun 5/1(ç) maddesinde aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önce tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer başvuruların reddedileceğinin düzenlendiğini, müvekkilinin markasının ....sınıf emtialar yönünden tescilli olduğunu, davalı markanın da aynı sınıflarda tescil aldığını,

müvekkilinin kullanımına dair delillerinin dilekçe ekinde sunulduğunu, firmasını 28/12/2001 yılında ... isimli şahıstan ... 2.Noterliğinin... Tarih ... Yevmiye numaralı noter evrakıyla devraldığını, müvekkili ticari faaliyetine '..." adresinde devam ettiğini, bu adreste kendi adına... ŞİRKETİ olarak da firmalarının olduğunu, bu firma 2007 Yılında kurulduğunu, ...

Ticaret odası kayıtları celp edilebileceğini, şirketin tek sahibi de müvekkili ... olduğunu, anılan markasını da anılan işyerinde fiilen kullanmakta olduğunu, davalının 2022 yılında kurulmuş bir şirket olduğunu, basiretli bir tacir gibi davranmadığını, kötü niyetli ve haksız olduğunu, davalı taraf, müvekkiline ait markanın üründen ve Türkiye piyasasında edindiği tanınmışlıktan haksız biçimde istifade etmek maksadıyla hareket etmekte ve müvekkili markası ile birebir aynı olan ibareyi kendi adına tescil ettirmek istediğini,

bu nedenlerle haklı davanın kabulü ile davalı taraf adına TPMK nezdinde ... sayılı '...' isimli tescil kaydının. hükümsüzlüğünün tespitine ve ilgili markanın tescilinin sicilden silinmesine, davalı taraf adına olan TPMK nın ... sayılı "..." isimli tescil kaydının ve ilgili markanın; müvekkili ... 'a ait ...

Marka sayılı ... isimli markasına olan tecavüzün tespiti ve önlenmesine, davalı taraf adına olan türk patent ve marka kurumu'nun ... sayılı "..." isimli markanın tecavüzünün önlenmesi kapsamında ve telafisi imkansız zararlara sebep olmama adına faaliyetinin tedbiren durdurulmasına, maddi ve manevi tazminat ile diğer fazlaya dair hakları saklı kalmasına, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davaya konu müvekkili adına tescil edilen marka ile, davacıya ait tescilli markanın fiziki olarak bir benzerliği bulunmadığını, davacının iddia ettiğinin aksine müvekkiline ait markanın 2022 değil 2015 tarihli olduğunu, iki marka arasında benzerlik olmadığından karıştırılma ihtimali bulunmadığını, ayrıca müvekkili şirketin sahibi olan ...'in hayatı boyunca restoran işletmeci yapmış olduğunu ve tanınırlığının bulunduğunu,..., ...

ŞİRKETİ (... Vergi Dairesi - ...) (... Ticaret Sicil Müdürlüğü ...) (Mersis No: ...) 'nün kurucusu olup, bu firmanın üzerine de marka alınmış ... numaralı başvuru ile "..." marka olarak alınmış, daha sonra şirket ortaklığından ayrılmıştır. Bu tescilli markaya dair hiçbir zaman itiraz edilmemiş ya da iptali için dava açılmamış olduğunu, müvekkilinin hayatı boyunca restoran işletmiş, sektördeki konumunu pekiştirdiğini, İş bu davanın davalısı ...

ŞİRKETİ' tek pay sahipli limited şirkettir ve tamamı ...' e ait olduğunu, şirketin halihazırda kaydı ... Ticaret Sicil Müdürlüğünü' de olsa da, firmanın kuruluşu ... Ticaret Sicil Müdürlüğü' nün... numaralı ticaret sicil numarası ile yapılmış olup, şirket nakil ile ...

Ticaret Sicil Müdürlüğü' ne ... sicil numarası ile nakil olarak geldiğini, müvekkili şirketini 2013 yılında İstanbul' da kurmuş, faaliyetini burada bir süre yürüttükten sonra 2020 yılında şirket merkezini ... taşıdığını, davalı şirketin tek pay sahibi ..., restoran işletmeciliğinin bir kısmını da yine tek pay sahibi olduğu, ...ŞİRKETİ üzerinden yürütmekte olduğunu, davalı firmanın sahibi ..., diğer sahip olduğu firma olan ...

Şti'ye de "..." markasını kullandırarak, markasının bilinirliğini artırmakta olduğunu, ... markası, hem ...adresinde, hem de ...adreslerinde kullanılmakta olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, "..." markasını uzun yıllardır tescil ettirmesine,

bugüne kadar 2011 , 2016 , 2022 yıllarında resmi bültenle ilana çıkmasına rağmen hiçbir zaman itiraza uğramadığını, dosyaya sunulan evraklardan, ...' ın, dava konusu yaptığı markayı tescil ettiren değil devralan kişi olduğunu ancak müvekkili firma sahibinin kendi adını kullandığını, müvekkiline ait marka grafiklerle desteklenmiş metinler iken, davacının markası düz yazı fontunda ve sadece müvekille ortak ... ibaresi bulunduğunu, haksız açılan davanın reddini, yargılama masrafı ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVABA CEVAP

Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle ; Haksız ve mesnetsiz cevap dilekçesinin reddi ile açılan davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

II.DELİLLER

TPMK Kayıtları

Davacı adına kayıtlı davaya dayanak marka... tescil numaralı 28.12.2001 başvuru ve 13.05.2003 tescil tarihli, Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ'in ... ve ....sınıfında, “Hazır çorbalar ve hazır yemekler, iskender kebabı, adana kebabı, döner, şiş kebap, domatesli kebap. Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri; lokantacılık hizmetleri (restoran hizmetleri), self-servis lokantacılık hizmetleri”, şeklindeki mal ve hizmetler için “...” ibaresini + şekil görselini ihtiva eden markanın davacı ... adına tescil edildiği, koruma süresinin 28.12.2031 tarihine kadar devam ettiği tespit edilmiştir.

Hükümsüzlüğü istenen markanın ise; ... tescil numaralı, 16.03.2022 başvuru ve 10.06.2022 tescil tarihli, Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ'in ...sınıflarındaki mal ve hizmetler için “...” ibaresini + şekil görselini ihtiva eden markanın davalı ...ŞİRKETİ adına tescil edildiği, koruma süresinin 16.03.2032 tarihine kadar devam ettiği tespit edilmiştir.

Davalı ... adına tescilli "..." unsurlu markaların; ...tescil numaralı, 17.04.2015 başvuru ve 17.03.2016 tescil tarihli, Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ'in ...sınıflarındaki mal ve hizmetler için “...” ibaresini + şekil görselini ihtiva eden markanın davalı ...ŞİRKETİ adına tescil edildiği, koruma süresinin 17.04.2035 tarihine kadar devam ettiği tespit edilmiştir.

...escil numaralı, 29.07.2015 başvuru ve 17.03.2016 tescil tarihli, Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ'in ...sınıfındaki hizmetler yönünden “...” ibaresi + şekil görselini ihtiva eden markanın davalı ... ŞİRKETİ adına tescil edildiği, koruma süresinin 29.07.2025 tarihine kadar devam ettiği, marka yenileme talebinin 29.07.2025 tarihinde yapıldığı ve yenilenme aşamasında olduğu, tespit edilmiştir.

Marka vekili bilirkişi ve sektör bilirkişisi tarafından düzenlenen 30/07/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle.

Davacının markasının tanınmış marka olduğu ve SMK'nun 6/5 maddesine göre tanınmış markaların sulandırılmasına ilişkin hüküm doğrultusunda davalı markasının hükümsüzlüğü istemiş ise de, dosya kapsamında tanınmış marka olduğuna dair yeterli bilgi ve belge bulunamadığı, mevcut bilgi ve belgeler kapsamında tanınmış marka korumasına göre inceleme yapılamayacağı değerlendirildiği, SMK'nın 5/1-ç maddesindeki hükme göre hükümsüzlük sebebinin oluşabilmesi için, markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması gerekmekte olduğu,

davaya konu markalar, bir sonraki maddede detaylıca inceleneceği üzere ayırt edilemeyecek kadar benzer vasıfta olmadığı, bu nedenlerle SMK'nın 5/1-ç maddesine göre hükümsüzlük sebebinin bulunmadığı değerlendirildiği, davacı markasının kelime markasından ibaret olduğu, davalı markasının ise boğa başı şekli ile birlikte şekil unsurlarının da asli unsur olarak kullanıldığı, ortak asli unsur olan “...” ibaresinin ise, farkı renklendirme ve büyük küçük harf uygulamasıyla “...” şeklinde ayrıldığı, “...” isminin Türkiye'de yaygın olan isimlerden olduğu,

tek başına ayırt ediciliğinin kişi adı olması ve yaygın isimlerden biri olması nedeniyle yüksek olmadığı, bu nedenle “...” ibaresine ek olarak kullanılan asli unsurlar bulunması nedeniyle, ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı değerlendirildiğinden, SMK'nun 6/1 maddesi yönünden hükümsüzlük koşulunun gerçekleşmediği, SMK'nun 7/2-b maddesi yönünden de marka hakkına tecavüzün bulunmadığı değerlendirildiği, tarafların marka ve kullanımları arasında bir an için karıştırılma ihtimalinin olduğu değerlendirilmiş olsaydı bile,

SMK hükümleri kapsamında sessiz kalma yoluyla hak kaybı şartlarının gerçekleşmiş olduğu ve hem hükümsüzlük hem tecavüz iddiası bakımından hak kaybına uğramış olabileceği değerlendirildiği bildirilmiştir.

III.DAVA VE UYUŞMAZLIK

Dava; Davalı TPMK'nın pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, davalı adına tescilli ... sayılı ''...'' isimli marka yönünden hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı, davalının ... sayılı ''...'' isimli markasal kullanımının davacıya ait ... sayılı ''...'' isimli markasından doğan haklarına tecavüz oluşturup oluşturmadığı, marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi istemleri yönünden yasal koşulların oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşıldı.

IV.GEREKÇE

Davacı yan, hükümsüzlük sebebi olarak SMK'nun 5 ve 6'ncı maddelerini dayanak göstermiştir. Dava dilekçesi incelendiğinde, 5/1-ç maddesinde yer alan “Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler” Hükmünün dayanak gösterildiği, tanınmış marka olduğu sebebiyle SMK'nun 6/5'inci maddesi dayanıldığı, markaların benzerliğinden kaynaklı SMK'nun 6/1.maddesine dayanıldığı anlaşılmaktadır.

Hükümsüzlük halleri SMK madde 25 ile düzenlenmektedir. SMK'nun 25/1 maddesi, mutlak ret nedenlerini düzenleyen 5. madde ile nispi ret nedenlerini düzenleyen 6.maddeye atıf yapmaktadır.

Davacının “...” markasının tanınmış marka olduğu ve SMK'nun 6/5 maddesine göre tanınmış markaların sulandırılmasına ilişkin hüküm doğrultusunda davalı markasının hükümsüzlüğü istemiş ise de, dosya kapsamında tanınmış marka olduğuna dair yeterli bilgi ve belge bulunamadığı, mevcut bilgi ve belgeler kapsamında tanınmış marka korumasına göre değerlendirme yapılamayacağı, davacının markasının tanınmış olduğu yönündeki beyanının yalnızca bir iddiadan olduğu değerlendirilerek, somut olayda SMK madde 6/5 yönünden hükümsüzlük koşullarının oluşmadığına kanaat getirilmiştir.

Davacının dava dilekçesinde dayandığı bir diğer normatif düzenleme olan SMK'nın 5/1-ç maddesine somut olaydaki hükümsüzlük talebinin incelenmesinde; SMK'nın 5/1-ç maddesine göre hükümsüzlük sonucunun oluşabilmesi için, markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması gerekmektedir. Davaya konu markalar, ayırt edilemeyecek kadar benzer vasıfta değil, aksine birbirlerinden farkları bulunmaktadır, bu kapsamda SMK'nın 5/1-ç maddesinini unsurlarının dava kapsamındaki markalarda oluşmadığına kanaat getirilmiştir.

SMK'nun 6/1 maddesine göre hükümsüzlük incelemesinde ise; taraf markaları arasında benzerlik, emtia benzerliği, karıştırılma ihtimali şartlarının yönünden değerlendirme yapılmış, bu kapsamda;

Davacı “...” markasının kelime markası olduğu, ayırt edici asli unsurunun “...” ibaresi olduğu, markanın “...” , “...” şeklinde ek unsur aldığı, restaurant hizmetleri sınıfında bu ibarelerin ayırt ediciliğinin bulunmadığı, tek başına tescil edilemeyeceği hususlarından dolayı asli unsurun “...” olduğu değerlendirilmiştir.

Davalı markasının, bbb markası olduğu , daire içerisinde yer alan bbb şeklinin üzerinde yer alan “...” ibaresinin yer aldığı, üst tarafta çatal bıçak görselinin iki yanında yıldızların olduğu görülmektedir. “...” ibaresinde, “...” şeklinde hecelerin farklı renklerle belirtildiği, bu haliyle “...” görüntüsüne vurgu yapıldığı görülmektedir. Markada ağırlıklı olarak şekil ve yazıların kırmızı ve siyah renklerde yer aldığı görülmektedir. Davalı markalarında ve hükümsüzlüğü istenen markada ayırt edici asli unsurun kelime olarak “...” ibaresi olduğu, şekil unsurunun da eş ağırlıkta olması nedeniyle asli unsurdan sayıldığı değerlendirilmiştir.

Markaların görsel incelemesinde, davacı markasının kelime markası olması, davalı markasında ise şekil unsurlarının da ayırt edici asli unsur olarak kullanılması nedeniyle markalar arasında benzerlik olmadığı değerlendirilmiştir.

şitsel yönden yapılan incelemede ise, her iki markanın asli ayırt edici ortak unsurunun “...” ibaresi olması nedeniyle benzerlik olduğu, kavramsal anlamda kişi adı olarak yer aldığı, kavramsal yönden de benzerlik olduğu değerlendirilmiştir.

Markalar bir bütün olarak incelendiğinde ise, davalı markasında yer alan şekil unsurunun, en az “...” ibaresi kadar ayırt edici asli unsur konumunda olması nedeniyle aynı ibarenin ortak asli unsur olması nedeniyle markalar arasında benzerliğin ancak kısmi olarak kabul edileceği kanaati mahkememizde hasıl olmuştur.

Her iki markada da ortak "..." ibaresine dair karıştırma ihtimali değerlendirmesinde ise; ad ve soyadların ayırt edici gücünün zayıf olduğu, ortak unsur Türkiye'de yaygın olarak kullanılan isimlerden olduğu için ayırt edici özelliğinden bahsedilemeyeceği, davacı markasının kelime markasından ibaret olduğu, davalı markasının ise boğa başı şekli ile birlikte şekil unsurlarının da asli unsur olarak kullanıldığı, ortak asli unsur olan “...” ibaresinin ise, farkı renklendirme ve büyük küçük harf uygulamasıyla “...” şeklinde ayrıldığı, “...” isminin Türkiye'de yaygın olan isimlerden olduğu,

tek başına ayırt ediciliğinin kişi adı olması ve yaygın isimlerden biri olması nedeniyle yüksek olmadığı, bu nedenle ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimal bulunmadığına kanaat getirilerek SMK madde 6/1'in somut olayda oluşmadığı değerlendirilmiştir.

Marka tecavüzü iddiası yönünden gerçekleştirilen değerlendirmede ise : Karıştırılma ihtimali yaratarak tescilli markaya tecavüz, SMK'nun 7/2-b maddesinde düzenlenmiş olup, SMK'nun hükümsüzlük hallerinden biri olarak kabul edilen 6/1.maddesiyle paralel düzenleme içermektedir. Yani markasal benzerlik, emtia benzerliği ve karıştırılma ihtimalinin bulunması gerekmektedir.

Hükümsüzlük yönünden yapılan incelemelerimizde belirttiğimiz üzere, davacı markasının kelime markasından ibaret olduğu, davalı markasının ise boğa başı şekli ile birlikte şekil unsurlarının da asli unsur olarak kullanıldığı, ortak asli unsur olan “...” ibaresinin ise farkı renklendirme ve büyük küçük harf uygulamasıyla “...” şeklinde ayrıldığı, “...” isminin Türkiye'de yaygın olan isimlerden olduğu, tek başına ayırt ediciliğinin kişi adı olması ve yaygın isimlerden biri olması nedeniyle yüksek olmadığı, bu nedenle “...” ibaresine ek olarak kullanılan asli unsurlar bulunması nedeniyle, ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı değerlendirildiğinden, SMK'nun 7/2-b maddesi kapsamında marka hakkına tecavüzün de bulunmadığına kanaat getirilmiştir.

Davacının dava tarihi itibariyle sessiz kalma sebebiyle hak kaybına uğrayıp uğramadığının değerlendirilmesinde ise;

6769 sayılı SMK kapsamında sessiz kalma yoluyla hak kaybı SMK'nun 25.maddesi 6.fıkrasında düzenlenmiştir. Madde metninde hak kaybının yalnızca hükümsüzlük davasına konu olabileceği yönünde düzenleme bulunmakta ise de; tecavüz davalarında da sessiz kalma sebebiyle hak kaybına uğranılacağına dair yüksek derece mahkeme kararları bulunmaktadır. Örneğin;

Sessiz kalmaya ilişkin Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ...E., ...K. Ve 14/06/2022 tarihli kararında “...İlke olarak hak sahibi olan davacı, hareket tarzı ile hakkın ihlaline zımnen müsaade ettiği takdirde, davalının senelerden beri kullandığı ve tanıttığı markanın iptalini talep edemez.

Hukuka aykırı davranışın önlenmesine veya hukuka aykırı duruma son verilmesine ilişkin talebin kullanılmasını çok geciktiren kimsenin, MK'nun 2.maddesinde anlamını bulan dürüstlüğe aykırı davranıp davranmadığının değerlendirilmesi gereklidir.

Zira haklı başka bir gerekçe olmadığı sürece, uzun süre tecavüze sessiz kalarak üçüncü kişiler nezdinde güven yaratan kişilere hükümsüzlük davası açma hakkı tanınmaması gerekmektedir...” şeklinde yer verilirken, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ...E.,...K.

Ve 09/12/2020 tarihli kararında da "...Hakka konu ticari ad ve işareti iyi niyetli bir şekilde kullanan kişiye karşı dava açma hakkını uzun süre kullanmaması ve ihlallere sessiz kalarak, ticari ad ve işareti koruma hakkını yitirmesi...” şeklinde değerlendirmeye konu yapılmıştır.

Bilme ve bilebilecek durumda olma hali davacı nezdinde incelendiğinde; davalının adına kayıtlı “...” ibareli ...ve ...markaları da bulunmaktadır. Söz konusu markaların TPMK tarafından marka bülteninde yayınlanan başvurusuna itiraz edilmediği, ... web sitesinde yapılan araştırmada da görülmektedir.

Hem davalının önceki markalarının başvuru aşamasında davacı tarafından itiraz edilmemiş olması, davalının önce İstanbul ilinde sonra da ... ilinde söz konusu marka adı altında faaliyette bulunmuş olması nedenlerle davacının söz konusu kullanımları ve davalının önceki markalarını bilebilecek olduğu değerlendirilmiştir.

Davacının dava açma tarihi itibariyle sessiz kaldığı sürenin ise davalının davaya konu markasından önceki markalarının tescilinin üzerinden 8 yıl geçtikten sonra ... tescil numaralı marka yönünden dava açtığı, davacının 5 yılı aşan bir zaman sessiz kalmış olduğu ve süre koşulunun sağlandığı tespit olunmuştur.

Davalı yanın kötü niyetli olduğuna dair dosya arasında da delil bulunmadığı anlaşıldığından davacının hem hükümsüzlük hem de tecavüz iddiaları yönünden dava tarihi itibariyle 5 yılı aşkın bir süre sessiz kaldığından cihetle hak kaybına uğradığı yönünde mahkememizde oluşan kanaat akabinde davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-DAVANIN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40.-TL harcın peşin alınan 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 187,80.-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına ,

3-Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince alınması gereken 55.000,00.-TLvekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5-Karar kesinleştiğinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının yatıranlara iadesine,

Dair verilen karar davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi. 12/11/2025

Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır Bakiye Harç : 187,80.-TL

İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/103, K. 2025/206, 12 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. I.dava Ve Cevap Dilekçesi
  5. Dava
  6. Cevap
  7. Cevaba Cevap
  8. Iı.deliller
  9. Iıı.dava Ve Uyuşmazlık
  10. Iv.gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2024/103
Karar No
2025/206
Tarih
12 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/103 K.2025/975
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/103 K.2025/1172
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/104 K.2025/1118
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/104 K.2025/724
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/104 K.2025/1115
  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/105 K.2025/763

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.