KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/601
- Karar No
- 2019/694
- Karar tarihi
- 16 Temmuz 2019
- Esas no
- 2017/590 Esas
- Karar no
- 2019/621
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 23/06/2017
- Karar tarihi
- 01/07/2019
Karar Metni
524 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketi nezdinde ticari paket sigorta poliçesi ile sigortalı ...'a ait servis kutu ve borularının davalılar tarafından hasara uğratıldığını ve bu sebeple sigortalılarına 27/01/2016 tarihinde 137,44 USD hasar tazminatı ödediklerini, müvekkili şirketin davalılara göndermiş olduğu rücuen tazminat taleplerine olumsuz yanıt verildiğini ileri sürerek fazlaya dair haklarını saklı tutarak 27/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte 137,44 USD'nin davalılardan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davanın ancak 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 2 ve 13. maddeleri gereği görevli idare mahkemesinde görülmesi gerektiğini, ayrıca husumet, zamanaşımı ve süre yönünden itirazlarının bulunduğunu, esas ilişkin olarak ise; zararla müvekkili arasında bir illiyet bağı bulunmadığını, bu nedenlerle davanın öncelike usulden reddine, bu talebin kabul görmemesi halinde ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş vekili davaya cevap dilekçesinde özetle;
Dava konusu hasara ilişkin olarak müvekkili şirkete herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, tek taraflı olarak düzenlenmiş tutanağın, müvekkili şirkete herhangi bir bilgi verilmeden direk icraya konulduğunu, tek taraflı tutanak haksız olduğundan itirazlarının olduğunu, diğer yandan hasarın gerçekleşip gerçekleşmediğinin bile belli olmadığını, müvekkilinin iş ortamında ve çevresinde en üst koruma önlemi alarak çalışmakta olduğunu, herhangi bir koruması bulunmayan hatların en ufak dış faktörün etkisi ile zarar görmesi kaçınılmaz ise de müvekkilce verilen herhangi bir zarar, hasar bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'e usulüne uygun tebligat yapıldığı halde bu davalı tarafından davaya cevap dilekçesi verilmemiştir.
Davacı tarafından açılan dava, sigorta şirketi tarafından açılan rücuen maddi tazminat tazminat davasıdır.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/I-a maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 22.3.1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında belirtildiği üzere, "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusu olup dava konusu uyuşmazlığı çözme görevinin Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğu, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığından görev nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Katip Hakim
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/601, K. 2019/694, 16 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama