KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2019
- Esas no
- 2017/947 Esas
- Karar no
- 2019/997
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/10/2017
Karar Metni
1.552 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı borçlu şirkete ve kefillere borcun ödenmesi için müvekkili banka tarafından ... 16. Noterliği 'nin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edildiğini, borçlularla yapılan tüm görüşmeler ve ihtarların sonuçsuz kaldığını, alacaklı müvekkili bankanın adına, davalı borçlu aleyhine ... 12. İcra Müdürlüğü'nde ... E sayılı dosyasıyla kredi borcunun ödenmemesi sebebiyle borçlular ...
Şti. ve ... aleyhine icra takibi başlatıldığını, borçluların yetkiye, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini, davalı borçlular ile davacı müvekkili ...
A.Ş Kıraç Şubesiyle imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin 6.2. maddesi gereğince yetkili mahkeme İstanbul Merkez (Çağlayan) Mahkeme ve İcra Müdürlükleri olarak belirlendiğini ileri sürerek davalıların icra takibine yaptığı haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline, takibin devamına ve alacağın tahsiline, haksız ve kötüniyetli itirazdan dolayı, davalı borçluların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmış ise de davalılarca cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER
... 12. icra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası, taraflar arasında imzalanan sözleşme, ihtarnameler, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE
Davacı tarafından açılan dava, İİK 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı ... Tic. ltd. Şti ile davacı banka arasında imzalanan diğer davalı ...'in kefil olduğu genel kredi sözleşmesi nedeniyle davacı bankanın davalılardan alacağı bulunup bulunmadığı, alacağı var ise miktarı, icra dairelerinin yetkisine yönelik icra müdürlüğüne yapılan itirazın yerinde olup olmadığı hususlarındadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 6.2. maddesi ile yetki şartı düzenlenerek İstanbul İcra Müdürlükleri yetkili kılındığından icra dairelerinin yetkisine yönelik itirazın reddine karar verilmiştir.
İlgili ... 12. İcra Müdürlüğü'nün ...
E sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine 18/08/2017 tarihinde 142.277,93 TL asıl alacak, 4.209,87 TL işlemiş faiz, 14.300,03 TL ticari KMH, 198,02 TL işlemiş faiz, 94,95 TL ihtiyati haciz masrafı, 440,00 TL avukatlık ücreti, 9,90 TL BSMV olmak üzere toplam 161.530,70 TL alacağın ve 7.050 TL gayri nakdi alacağın tahsili amacı ile tahsilde tekerrür olmamak şartı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlulara tebliğ edildiği,
davalılar vekilinin itiraz dilekçelerinde, yetkiye, borç miktarına temerrüt faizine ve faiz oranına itiraz ederek borç tutarının yargılamayı gerektirdiğini ileri sürdükleri, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacı banka ile davalı asıl borçlu ...Ltd.Şti arasında 15.02.2017 tarihinde 500.000.00 TL Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı iş bu imzalanan sözleşme kapsamında davalı asıl borçluya kredi kullandırılması nedeniyle ticari bir ilişkinin doğduğu, davalı kefil ... sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığından doğan borçtan 500.000.00 TL kefalet limiti kapsamında sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Davacı banka tarafından davalı asıl borçlu ve davalı kefile ... 16 .Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesini keşide ederek” Bankamızla imzalamış olduğunuz sözleşme/sözleşmeler uyarınca ticari kredilerine konu borçlarınız 31.07.2017 tarihi itibarıyla kat edilerek muaccel hale gelmiştir.
Muaccel hale gelen ve aşağıdaki tabloda ayrıntısı belirtilen anapara, faiz, kur farkı, KKDF, BSMV ve sözleşme gereğince ödenmesi gereken diğer kalemlerden oluşan toplam 163.627.96 TL’yi 1 gün içinde ödemenizi, aksi halde, borçlu/kefil sıfatıyla hakkınızda yasal yollara başvuracağımızı..” şeklinde ihtarda bulunulduğu, davalı asıl borçlu şirkete gönderilen ihtarnamenin 04.08.2017 tarihinde tebliğ edildiği halde ödemede bulunulmadığı, temerrütün 07.08.2017 tarihi itibarı ile gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Davalı kefile gönderilen ihtarnamenin 02.08.2017 tarihinde iade edildiği, davalı kefile ihtarnamenin tebellüğ edilmemesi karşısında, yasa ve emsal Yargıtay kararlarına göre temerrüdünün 18.08.2017 takip tarihi itibarı ile gerçekleşmiş sayıldığı kabul edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin "Diğer Hükümler" 6.1. Delil başlıklı maddesi, " Müşteri ve kefiller; Banka ile aralarında çıkacak her türlü anlaşmazlıkta Bankanın defter ve kayıtları ve mikro filmlerden, mikrofişlerden alınan kopyalar, elektronik ya da manyetik ortamlardan çıkarılan bilgileri içeren belgeler ile CD ROM, kamera kayıtları, telefon ses kayıtları, bilgisayar ve benzeri kayıtlar ile ATM kayıtlarının müstenitli olsun ya da olmasın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu 193. maddesi uyarınca yegane geçerli, bağlayıcı ve kesin delil olacağını kabul ederler." hükmü uyarınca davacı banka kayıtları esas alınmıştır.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 3.5.maddesi gereğince sözleşmenin sonunda imzası bulunan kefillerin birbirlerinden bağımsız olarak ayrı ayrı müteselsil kefil sıfatı ile kefalet vermeyi kabul ettikleri, kefillerin müşteri'nin banka’ya sözleşme’den doğan borçları için sözleşme'de belirtilen kefalet ümitleri ile sınırlı olmak üzere sorumlu oldukları, kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere müteselsil kefaletin, anapara ve akdi faizini, mer'i teminat mektupları, çek kredisi gibi tüm gayrinakdi kredileri bilcümle işlemiş işleyecek temerrüt faizlerini, fonları, komisyonları, her türlü masrafları, vergi ve resimleri,
dış işlemlerde kur artışı nedeniyle ortaya çıkacak ilave miktarları, kanuni takip giderlerini ve avukatlık ücretlerini de kapsadığı, bu sözleşmenin 4.maddesindeki koşullar gerçekleştiğinde nakdi kredilerin ödenmesinin, gayri nakdi kredilerin depo edilmesinin talep edilebileceği düzenlenmiştir.
Türk Borçlar Kanunu 582.maddesinde müteselsil kefaletin sözleşme sebebiyle doğmuş borçları kapsadığı gibi ileride doğması muhtemel borçları da kapsayacağı, 584. maddesi gereği eşin rızasının en geç kefalet sözleşmesinin kurulması anına kadar kefiller tarafından temin edilerek banka'ya ibraz edilmesi gerektiği, borçlunun borcunu vadesinde ödememesi gibi açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olduğunun ortaya çıkması halinde 586.maddesi kapsamında borçlu takip edilmeden veya taşınmaz rehni paraya çevrilmeden kefillere başvurulabileceği, 592. maddesi gereği banka'nın,
borcu ödeyen kefillere haklarını kullanmasına yarayabilecek borç senetlerini teslim edeceği ve gerekli bilgileri vereceği, yine, kefalet sırasında var olan veya asıl borçlu tarafından alacak için sonradan sağlanan rehinleri ve diğer güvenceleri de kefillere teslim edeceği veya bunların devri için gerekli işlemleri yapacağı, ancak Banka’nın diğer alacaklarının varlığı halinde, sahip olduğu rehin ve hapis haklarının öncelikli olması sebebiyle bu maddede anılan teslim ve devir işlemlerini alacaklar tamamen tasfiye edilinceye kadar yerine getirmeyebileceği, 598. maddesi gereği bu kefaletin süresiz olarak verildiği,
bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan kefaletin, bu kefalet sözleşmesinin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkacağı, kefalet süresi, en erken kefaletin sona ermesinden bir yıl önce yapılmak kaydıyla, kefillerin kefalet sözleşmesinin şekline uygun yazılı açıklamasıyla, azamî on yıllık yeni bir dönem için uzatılabileceği, kefalet tüzel kişi tarafından verilmesi durumunda on yıllık sürenin söz konusu olmadığı,
584.maddesine eklenen 28.3.2013-6455 S.K./m.77 gereğince Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından isletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi,
tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızasının aranmayacağı düzenlenmiştir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 01.07.2012 tarihinden sonra imzalanması nedeniyle yeni TBK yürürlüğe girdikten sonra anılan yasaya bağlı olarak imzalanmış olduğu anlaşılmıştır.
Davacı banka ile davalı asıl borçlu ...
Ltd.Şti arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında davalı asıl borçluya kredi kullandırılması nedeniyle taraflar arasında ticari bir ilişki bulunduğu, hesap kat ihtarına rağmen ödenmeyen borç nedeni ile davalı asıl borçlunun davacı bankaya karşı sorumluluğunun doğduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin akdedildiği tarihte şirket ortağı olan davalı ...'in kefaleti geçerli olup davacı bankaya karşı asıl borçlu ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun bulunduğu,
sözleşmede düzenlendiği üzere çek bedeli depo talebine ilişkin olarak da sorumluluğunun bulunduğu kabul edilmiş, dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve açıklayıcı bilirkişi ek raporundaki hesaplamalar çerçevesinde davanın kısmen kabulü kısmen reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/947, K. 2019/997, 11 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama