KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2021
- Esas no
- 2020/290 Esas
- Karar no
- 2021/479
- Dava
- İtirazın İptali (Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 23/06/2020
Karar Metni
1.086 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili bankanın ... Şubesi ile dava dışı ...
Ltd Şti'nin kredi borçlusu sıfatıyla davalı ... ve dava dışı ... ve ...'ın müşterek ve müteselsil kefil sıfatı ile 06/05/2010 tarihinde 250.000 TL bedelli 19/09/2013 tarihli 150.000.TL bedelli 09/02/2014 tarihli 100.000.USD bedelli , 17/02/2016 tarihli 500.000.TL bedelli , 21/09/2017 tarihli 1.000.000,00TL bedelli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini ve borcun ödenmesi için borçlu ve kefillere ...
27.Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin kesişe edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine ... 9ATM nin ... d.iş sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı olduklarını ve bu kararı ...
8.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibine geçtiklerini, icra takibine karşı müşterek ve müteselsil kefil davalı ...'ın haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, Genel kredi sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere davalının borçlu olduğunun sabit olduğu, borca itirazının kabulünün mümkün olmadığını beyan ederek davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazının iptali ile ...
8.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takibin davalı aleyhine devamına, davalının haksız itirazı nedeni ile davalı borçlu aleyhine takip konusu alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı Davaya Cevabında : Dava dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği davalının davaya cevap dilekçesi ibraz etmediği anlaşıldı.
DELİLLER
Genel kredi sözleşmeleri, ihtarname, İcra dosyası, bilirkişi incelemesi, banka kayıtları ile dava dosyasındaki taraf açıklamaları.
GEREKÇE
Dava, davacı banka ile dava dışı borçlu arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi ve kefalet sözleşmesine dayalı alacağa ilişkin takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı banka ile davalı asıl borçlu dava dışı ... Ltd. Şti. arasında 21.09.2017 tarihinde 1.000.000.00 TL limitli, "genel kredi sözleşmesi" imzalanmış ve davalı ... söz konusu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır.
Davalı takibe itiraz dilekçesinde borcunun bulunmadığını, borcu kabul etmediğini açıklamıştır.
Taleple bağlı kalınarak ödenmemiş alacak miktarının belirlenmesi için mahkememizce konusunda uzman bilirkişiden uzmanlık raporu alınmıştır. Alınan bilirkişi raporu, dosya kapsamına uygun somut bilgi ve belgeye dayalı, tarafların ve hakimin denetimine açık ve değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere uygun olduğu kanaati ile mahkememizce değerlendirmeye esas alınmıştır. (HMK md. 266 vd.)
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin "delil" başlıklı 33.maddesi," Müşteri ve kefiller ile aralarında çıkan uyuşmazlıklarda bankanın defter kayıt ve belgelerinin HMK 193 gereği yazılı delil anlaşması niteliğinde olduğu imza altına alınmıştır.
Kefaletin geçerliliği yönünden; sözleşmede kefilin sorumlu olduğu azami miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefalete ilişkin ibarenin yazılı olduğu, dosyaya sunulan Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi kaydından davalı kefilin sözleşmenin imzalandığı tarihte kredi kullanan şirketin ortağı olduğu, kefaletin geçerli şekilde kurulduğu anlaşılmıştır.
Uygulanan faiz oranı yönünden;
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin," Temerrüt Faizi" başlıklı 7.8.3 maddesinde "Müşteri, temerrüdün doğduğu tarihten itibaren fiili ödemeyi gerçekleştirdiği güne kadar geçecek günler için, temerrüt tarihinde aynı tür krediler ve hesaplar için Banka'ca belirlenen en yüksek cari faiz oranının (%50) fazlası olarak hesaplanaca oranda Temerrüt Faizi ödeyecektir," hükmü mevcuttur.
Yargıtay uygulamasında ( HGK 2017/19-1650 E 2019/507 K) bankaların Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'na bildirdikleri ancak müşterilerine fiilen uygulamadıkları akdi faizlerin temerrüt faizinin tespitinde esas alınmayacağı, bankanın o dönem için ticari kredilere fiilen uyguladığı akti ve temerrüt faiz oranlarının uygulanması gerektiği kabul edilmektedir.
Davacı banka tarafından krediye fiilen uygulanan en yüksek kredi faiz oranı sunulmamıştır. Bu durumda ticari kredi yönünden TBK'nın 120. Maddesine göre temerrüt tarihinde avans faiz oranının iki katı faiz oranı talep edilebilecektir. Bilirkişice belirtilen çerçevede yapılan hesaplama hükme esas alınmıştır.
Davacı taraf TCMB ye bildirdiği faiz oranlarını gösterir liste sunmuştur. Ancak sunulan listede belirtilen faiz oranları fiilen uygulanan faiz oranları olmadığından hükme esas alınmamıştır.
KMH yönünden asıl alacağa alacağın tamamı ödeninceye kadar yıllık % 33 ve TCMB tarafından deklere edilen değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanmasına hükmedilmiştir.
Temerrüt yönünden;
Davacı banka; davalı borçlu kefile gönderdiği ihtarname iade edilmiştir. İhtarnamenin davalı kefile tebliğ edilememesi nedeniyle davalı temerrüdü 20.09.2018 takip tarihi itibariyle grçekleşmiştir.
Bu açıklamalar ve tespitler kapsamında:
Genel kredi sözleşmesi, kredi kullandırıldığına dair sunulan belgeler, dosya içeriği ve şube kayıtlarında bulunan belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Yapılan inceleme ile kullandırılan kredi miktarı ve her bir kredi yönünden davacının alacaklı olduğu miktar ayrı ayrı tespit edilmiştir. Bundan sonra kullanılan kredinin ödendiğinin ispat yükü davalı üzerindedir. Davalı ödenmemiş kredi borcunun ödendiğine dair delil sözleşmesi ve HMK hükümleri uyarınca ödemeye dair herhangi bir yazılı (makbuz ve dekont örnekleri vb) delil sunamadıkları gibi, borcun ödendiğine dair savunmada da bulunmamıştır Dolayısıyla taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğu ve bu sözleşmeden kaynaklanan bir miktar borç olduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.
Davacı ile dava dışı asıl borçlu arasında imzalanan sözleşmeyi davalı kefil olarak imzaladığından kefalet limiti kapsamında ödenmeyen ve hüküm altına alınan kredi borcundan sorumlu tutulmuştur. Bu nedenle davanın kabulü ile davalının likit olan alacakta icra takibine haksız yere itirazda bulunması nedeni ile toplam alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının, davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı taraf arabulucuk toplantısına katılmadığından 6325 Sayılı Kanun'un 18/A maddesi uyarınca reddedilen kısım yönünden lehine vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmemiştir.
Başkan ... · (e-imza) Üye ... · (e-imza) Üye ... · (e-imza) Katip ... · (e-imza)
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/290, K. 2021/479, 8 Temmuz 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama