KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Mart 2024
- Esas no
- 2020/56 Esas
- Karar no
- 2024/142
- Dava
- İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/01/2020
Karar Metni
899 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle. Davalılar aleyhine müvekkili şirkete olan borcundan dolayı ... 10. İcra Müdürlüğü'nün ...
E. sayılı icra dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalıların icra dosyasına yapmış olduğu itirazı üzerine huzurdaki davanın açıldığını, itirazın haksız olup herhangi bir hukuki dayanağının bulunmadığını, taraflar arasında akdedilen Bayilik Sözleşmesi uyarınca davalı ... firmasına LPG satışı yapıldığını ve teslim olunduğunu, ancak ... firmasının satışı yapılan LPG bedeli ödemediğini, söz konusu borçların ödenmesi için davalılara ihtarname keşide edildiğini, ancak herhangi bir yol kat edilemediğini, arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu,
ancak yapılan arabuluculuk görüşmelerinin de sonuçsuz kaldığını, davalılar tarafından borçlarının ödendiğine ilişkin hiçbir belge ve delil de sunulmadığını, taraflar arasında akdedilen Bayilik sözleşmesinin 29. maddesinde açıkça müvekkili şirketin ticari defter kayıtları ve bilgisayar çıktılarının kesin ve münhasır delil sayılacağı hususunda davalı ile mutabık kalındığını, bu sebeple yalnızca müvekkili şirketin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması taleplerinin olduğunu, tüm nedenlerle;
davanın kabulü ile borçluların takibe, asıl alacağa ve faize ilişkin haksız itirazlarının kaldırılmasına ve takibin devamına, davalı borçluların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle.
Müvekkili ...(...) 2005 yılında ilgili bayilik ilişkisini sonlandırdığını, davacı firmaya olan borcu karşılığında elinde kalan boş tüpleri iade ettiğini ve borcunun tamamını sonlandırdığını, müvekkiline gelen ihtarnameler üzerine, bayiliği önceden devraldığı kişilerin bıraktığı başka borçların bulunduğunu ve ilgili sözleşmede imzasının bulunduğu için, bu borçlardan da sorumlu olduğunun öğrenildiğini bunun üzerine, davalı müvekkillerden ...'ın ... ...bank Şubesinden, davacı firmaya ait olduğunun söylenildiğini, ... temin edilen hesap numarasına, ...'ın ilgili borcuna karşılık 5.000-TL. ödeme yapıldığını, daha sonra,
davalıların müşterek çocukları olan ...'ın, ...Mahallesi ...bank Şubesinden yine ...'ın borcuna karşılık 3.000-TL. daha ödeme yaptığını, ödemelere ilişkin makbuzlara üzerinden uzun yıllar geçmesi sebebiyle ulaşılamayınca, müvekkillerinin ilgili bankadan makbuzlarını talep ettiklerini, ancak ilgili bankanın, mahkeme kararı olmaksızın makbuzların verilmeyeceğini beyan ettiğini, dolayısıyla başlatılan icra takibi ve söz konusu itirazın iptali davasının haksız nitelikte açıldığını, somut olaya ilişkin gerçeğin ortaya çıkarılması için belirtilen banka şubelerinden ödeme makbuzlarının celbini talep ettiğini,
açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahküm edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, icra dosyası, bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasında imza edilen bayilik sözleşmesinde belirtile edimlerin yerine getirilip getirilmediği, ... 10 İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususunda toplanmaktadır.
Davaya konu ...10. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası dosyamız arasına alınıp incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine 25.000,00-TL asıl alacak, 92,47-TL faiz olmak üzere toplam 25.092,47 TL'lik takip talebinde bulunduğu,ödeme emrinin borçluya 28/06/2020 tarihinde tebliğ olduğu, davalı borçlu vekili 04/08/2020 havale tarihli dilekçesi ile borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür.
Mahkememizin 28/11/2023 tarihli ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen 12/02/2024 tarihli raporda özetle;
" A- Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden; Davacı şirketin ibraz edilen 2013 yılına ilişkin ticari defterlerinin TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Raporumuzun 4.b bölümünde açıklandığı üzere davalı şirket defterleri incelenemediği ve hesap incelemesi yapılamadığı,
B- Davacı Alacağı Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere, davacı şirketin takip tarihi itibari ile 1.062 TL alacağının olduğu değerlendirilmiştir.
C- Faiz Yönünden: Sayın mahkemenin kısmen veya tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde tarafımca yapılan hesaplamada davacının takip tarihi itibari ile 1.062,00 TL'lik alacağı için 33,52 TL faiz alacağının olduğu değerlendirilmiştir." sonuç ve kanaatine varılmaktadır.
Davacı vekili 09/02/2024 tarihli dilekçe ile davada karşı taraflar ile anlaşma sağladıklarını, bu davadan feragat ettiklerini, yargılama gideri ve avukatlık ücreti talepleri olmadığını bu yönde karar verilmesini beyan ettiği görülmüştür.
6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 307 ve devamı maddelerinde düzenlenen davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen ya da tamamen vazgeçmesidir. Feragat, davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olup sonuç doğurabilmesi için karşı tarafın rızası aranmamaktadır.
Yapılan açıklamalar ışığında, dosya arasında bulunan davacı vekiline ait vekaletname incelendiğinde davacı vekilinin davadan feragate yetkisinin olduğu anlaşılmakla; 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 307. maddesi uyarınca davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip · ✍e-imzalı Hakim · ✍e-imzalı
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/56, K. 2024/142, 1 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama