İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/149 K.2024/612

İstanbul 1. Tüketici Mahkemesi'nin 10.01.2024 tarih 2024/12 Esas 2024/6 Karar sayılı görevsizlik kararı ile Mahkememize tevzi edilip esas sırasına kaydı yapılan ve Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2024/149Karar2024/612Tarih12 Kasım 2024Okuma10 dk · 1.959 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
12 Kasım 2024
Esas no
2024/149 Esas
Karar no
2024/612
Dava
Tazminat
Dava tarihi
09/01/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.959 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

İstanbul 1. Tüketici Mahkemesi'nin 10.01.2024 tarih 2024/12 Esas 2024/6 Karar sayılı görevsizlik kararı ile Mahkememize tevzi edilip esas sırasına kaydı yapılan ve Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili 09/01/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle. 22.05.2023 günü saat 21:30 sıralarında ... ili ... ilçesi ... 0-7/10-007+700'ncü km'si ... istikametinde yol üzerinde bulunan kaplama lastik şeklinde cisme Müvekkilin maliki olduğu ... plakalı araç ve diğer 4 aracın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, akabinde kaza mahallinde jandarma tarafından maddi hasarlı kaza tespit tutanağı tutulduğunu ve ardından kazaya otoyol işletmesi olan ...

Şirketi'nin KTK md.13 " Karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşlar, karayolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakla yükümlüdür" maddesini ihlal ettiği ve %100 kusurlu olduğu ve kazaya karışan sürücülerin kusurunun bulunmadığı tespiti yapıldığını, Müvekkil tarafından davalı şirkete ulaşılmak istenilmişse de herhangi bir dönüş yapılmadığını, kazanın gerçekleştiği yer ücretli otoyol olup müvekkil ile davalı şirket arasından tüketici işlemi ve sözleşmesi mevcut olduğunu, bu nedenle otoyolun işletmesinden davalı şirket tüketici işlemi nedeniyle sorumlu olduğunu,

bu nedenle müvekkil aracını servise götürmüş ve yapılan inceleme sonucu düzenlenen ön ekspertiz raporu ile araçta 59.410,00 TL tutarında hasar çıktığı ve hasarın 14.500,00 TL işçilik bedeli karşılığında onarılacağı tespit edildiğini, ancak müvekkilin bu tutarı ödeme gücü bulunmadığı için aracın sadece yürüyen aksamını tamir ettirdiğini ve bunun karşılığında 27.417,00 TL parça bedeli ve 14.500,00 TL işçilik bedeli ödediğini, ancak gerçek hasarın çok daha fazla olup sadece ön ekspertiz raporunda dahi 59.410,00 TL tespit edilmiş ise de gerçek hasar çok daha fazla olup bedeli bilirkişi tarafından tespit edileceğini belirterek,

davanın kabulü ile, 10,00- TL Değer Kaybı, 10,00-TL İkame Araç Bedeli, 27.417,00 TL parça bedeli ve 14.500,00 işçilik bedeli olmak üzere şimdilik toplam 41.917,00 TL maddi hasar tutarı olmak üzere toplamda 41.937,00 TL’nin 22.05.2023 tarihinden itibaren ticari avans faizi (müvekkile ait araç ticari taksi olup) ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili 21/03/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle.

Husumet itirazları bulunduklarını, huzurdaki davanın husumet itirazları kapsamında usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin huzurdaki dava kapsamında muhatap olarak gösterilmesinin mümkün olmadığını, bahsi geçen alanda çalışma yürüten tüzel kişinin başka bir kuruluş olması sebebiyle husumet itirazlarının bulunduğunu belirtmeleri gerektiğini, Sayın Mahkeme tarafından Karayolları Genel Müdürlüğü'ne yazılacak müzekkere ile de iddia edilen kazanın meydana geldiği otoyolun işletmesinden hangi kuruluşun sorumlu olduğunun açıkça ortaya çıkacağını, husumet iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla,

davacı tarafça dava türü belirsiz alacak davası olarak belirtilmişse de talep edilen değer kaybı ve araç mahrumiyet bedellerinin olması nedeniyle işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuken mümkün olmadığını, bu sebeple davanın dava şartı yokluğundan esasa girilmeden reddi gerektiğini, husumet iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirketin kendi sorumluluk sahasındaki gerekli tüm önlemlerini aldığını, üzerine düşen yükümlülükleri titizlikle yerine getirdiğini, nitekim davacının zararını ve müvekkili şirketin kusurunu ispatla yükümlü olduğunu, davacı tarafın kaza sonucunda hasar,

değer ve mahrumiyet kaybı iddiasının ve işbu değerin tazminine ilişkin taleplerinin hukuki bir davanın bulunmadığını beyan ederek, davanın usulden reddini, aksi takdirde haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddini ve tüm yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, arz ve talep etmiştir.

DELİLLER

Bilirkişi raporu, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi yazı cevabı, Arabuluculuk Dair Başkanlığı'nın ... Sayılı dosyası, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

14/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dava konusu olayda dava dışı firari sürücünün % 100 oranında tamamen kusurlu olduğu, Davalı şirketin kusursuz olduğu, Davacı şirketin davalı şirketten talep edebileceği bir maddi zararının olmadığı," sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREKÇE

Dava, trafik kazasından kaynaklı araç değer kaybı, hasar bedeli ve kazanç kaybının tazmini davasıdır.

Kaza tespit tutanağında, 22.05.2023 günü saat 21.30 sıralarında ... ilçesinde ... mahallesi sınırları içinde, ... yönünden ... yönüne doğru 7. Km'de 22.05.2023 günü saat 21:30 0-7/10-007+700'ncü km'si ... istikametinde meydana gelen 5 araçlı maddi hasarlı trafik kazasında, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobiliyle ... yönünden ... yönüne seyrederken belirtilen noktaya geldiğinde yol üzerinde bulunan (KAPLAMA LASTİK) cisme aracının ön tampon kısımlarıyla çarptığı ve akabinde aynı yönde seyir halinde olan sürücü ... yönetimindeki ... plakalı, sürücü ... yönetimindeki ... plakalı, ... yönetimindeki ... plakalı ve sürücü ..yönetimindeki ... plakalı araçların ön ve alt kısımları ile aynı cisme çarpmaları sonucu 5 araçlı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmaktadır.

Haksız fiillere dayalı tazminat davalarında mahkemece araştırılması ve hükme esas alınması gereken zarar "gerçek" zarardır. Bu tip kazalarda hasara uğrayan araç işleteni değer kaybı talebinde bulunabileceği gibi aracın pert olması durumunda da buna yönelik tazmin talebinde bulunabilir. Aracın değer kaybının hesaplanması yöntemi Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik ve istikrara kazanan içtihatlarında ayrıntılı şekilde belirtilmiştir. Buna göre aracın kazadan önceki 2. el değeri ile kazalı halindeki 2. el değeri arasındaki fark değer kaybına esas alınacaktır.

Mahkememizce dava konusu trafik kazasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı, araç sürücülerinin kusur durumunun tespiti ile aracın olay tarihindeki yaşı ve kilometresi, önceki kaza kayıtları, kaza nedeniyle araçta değişen parçalar ve işçilik göz önünde bulundurulmak suretiyle araçta varsa oluşan değer kaybının tespiti için dosyanın İTÜ Otomotiv Kürsüsünde görevli akademisyen bilirkişiye tevdi edilmiş ve hazırlanan 14/10/2024 tarihli bilirkişi kök raporunda; "Tutanağa göre bu kazanın oluşumunda Otoyol işletmesinin 2918 sayılı KTK'nın 13. Maddesinde belirtilen karayolunda trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurma yükümlülüğüne uymadığından kusurlu olduğl, araç sürücülerinin kural ihlali yapmadıkları kanaatine varılmıştır.

Kaza yeri otoyol olup yaya girişine kapalıdır. Kazaya 5 aracın karıştığı, davanın anılan sürücüler aleyhine açılmadığı, yolun bakım ve işletmesinden sorumlu şirket aleyhine açıldığı, dosya içinde kazaya karışan sürücülerin bilgilerinin olmadığı, taraflarca kaza yerinde inceleme için bir düzenleme yapılmadığı, kazaya karışan sürücülerin temin edilmediği anlaşılmakla görevli trafik polis memurlarınca kaza yerinin incelenmesi ve tüm sürücülerin beyanlarının alınmasıyla oluşturulan tutanağa itibar edilmiştir.

Kazaya karışan tüm araçların çarptığı lastik kaplamasının, araçlardaki hasarlı bölgelerin yüksekliği dikkate alındığında, kamyon cinsi araçların lastiklerinden düşen kaplama parçası olduğu anlaşılmaktadır.

Bu lastik kaplaması parçasının, bu parçaya ilk çarpan aracın önündeki araçtan düştüğü anlaşılmaktadır. Aksi halde bu parçanın düştüğü noktadan ilk geçen başka bir araç olsaydı o aracın çarpması gerekirdi. Dolayısıyla yoldaki lastik kaplamasının bu kaplamaya ilk çarpan sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracın önünde giden bir kamyondan düştüğü tartışmasızdır.

Araçlar arasındaki mesafenin çok kısa olduğu, 5 aracın da birkaç saniye aralıkla lastik kaplamasına çarptıkları dikkate alındığında, lastik kaplama parçasının yola düştükten birkaç saniye sonra sürücü ...'un bu parçaya çarptığı açıktır. Bu durumda lastik kaplama parçasının kazaya neden olmaması için yola düştükten sonraki birkaç saniye içinde davalı kuruluşça yoldan kaldırılması gerekirdi. Ancak bu durum maddeten imkansız olduğundan, davalı şirkete yoldaki lastik kaplama parçasını yoldan temizlemediği gerekçesiyle kusur yüklenemeyeceği anlaşılmaktadır. Bu nedenle dava konusu olayın meydana gelişinde davalı şirket kusursuz bulunmuştur.

Kaza, bu lastik kaplama parçasını yola düşüren ve ancak bunu yola düşürdüğünü davalı şirkete haber vermeyen ve dolayısıyla yoldaki trafik güvenliğini tehlikeye sokan kimliği belirsiz sürücü nedeniyle meydana gelmiştir. Bu nedenle kimliği belirsiz sürücü, yola uygun olmayan lastikle trafiğe çıkarak lastiğindeki kaplamanın yola düşmesine ve arkasından gelen 5 aracın kaza yapmasına neden olduğundan olayda % 100 oranında tamamen kusurludur.

Dava konusu olayda aracına kaplama lastik takarak yüksek hızlı otoyolda bu kaplamanın lastikten sıyrılıp yola düşmesine ve arkasından gelen sürücülerin bu lastik kaplamasına çarparak kaza yapmasına neden olan kimliği belirsiz sürücü olayda % 100 oranında tamamen kusurludur.

Davalı şirketin iki araç arasındaki 5-10 saniyelik zaman diliminde, öndeki araçtan düşen lastik kaplamasını arkasından gelen araç çarpmadan yoldan kaldırması ve yolu temizlemesi maddeten imkansız olduğundan davalı şirkete kusur yüklenmesi mümkün görülmemiştir.

Davacı sürücü de önde giden bir araçtan yola düşen lastik parçasına çarpmak zorunda kaldığından ve kazayı önlemek için alabileceği bir tedbir bulunmadığından olayda kusursuzdur.

Araçlarda oluşan değer kaybının, araçtaki kaporta ve şasi hasarıyla doğru orantılı olacağı tartışmasızdır. Kaporta saçlarının düzeltilip yeniden boyanma işlemleri sonucu bu parçalardaki orijinal boya kalınlığı değiştiğinden, şasi parçalarında yapılan düzeltmeler ise parçanın orijinal mukavemetine ulaşmasını sağlamadığından bu durum araçta kalıcı hasar izi oluşmasına neden olmakta ve aracın ikinci el değerini düşürmektedir. Araçta kalıcı hasara neden olmayan tampon, cam, far, gibi plastik parçaların ve radyatör, fan motoru, vb. gibi vidayla ve cıvatayla değiştirilen mekanik parçaların değer kaybı oluşturmadığı bilinmektedir.

Dava konusu ... plakalı araçta yapılan ve değer kaybına etki etmesi muhtemel işlemlerin:

Değiştirilen parçalar: yok

Düzeltilen parçalar: yok

olduğu tespit edilmiştir.

Dava konusu araçta değer kaybına etki edecek bir kaporta veya şasi parçası hasar görmediğinden araçta bir değer kaybı oluşmadığı belirlenmiştir.

Yargıtay yerleşik kararlarına göre araç mahrumiyet zararının belirlenmesinde, aracın tamir servisinde kaldığı sürenin değil aracın makul tamir süresinin dikkate alınması gerekmektedir.

Davacının aracının onarımı, araçtaki hasarın ağırlığı, aracın markası ve modeli, üretim şekli, yedek parça temin kolaylığı, tamir servislerinin çokluğu hususları da dikkate alındığında kaza tarihinden itibaren 5 iş gününde tamamlanabilir. Davacının aynı marka ve model bir aracı kiralaması gerekir. Aynı marka ve model bir aracın kaza tarihi itibariyle günlük kiralama gideri 400,00 TL'dir. Dolayısıyla davacının 5 gün için toplam araç kiralama gideri 2.000,00 TLdir.

Aynı sürede davacının kendi aracını kullanmaması nedeniyle sağlayacağı amortisman ve sabit giderler tasarrufları olarak 500,00 TLnin düşülmesiyle gerçek araç kiralama zararı 1.500,00 TL olmaktadır.

Davalı şirket olayda kusursuz olduğundan davacının davalı şirketten talep edebileceği bir maddi zararı mevcut olmadığı," tespit edildiği anlaşılmaktadır. Hazırlanan rapora karşı taraflarca itiraz edilmediği görülmüştür.

Kaza tarihine göre Yeni Genel Şartlar yürürlükte olmakla birlikte, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereğince Yeni Genel Şartların " Ek 1. Değer Kaybı Hesaplaması" başlıklı kısmında açıklanan hesaplama yöntemi kullanılamayacaktır.

Kaldı ki Yargıtay 4. Hukuk Dairesi içtihatlarına göre hasara uğrayan aracın markası, modeli, yaşı, kilometresi, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, önceye ait hasarları, kazaya bağlı hasar durumu, hasarı, yapılan onarım işlemleri, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği gibi hususlar ile emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın onarımının ekonomik olup olmadığı, aracın olay tarihindeki ikinci el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki ikinci el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının belirlenmelidir.

Bilirkişi raporunda hasar ile kaza arasında illiyet bağının kurulduğu, aracın hasar gören tampon ve hava yastığının değer kaybı oluşturmayacağı tespit edilmiştir.

Hasar bedelinin belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunun aracın fotoğrafları, hasarlı parçaları, onarım faturası dikkate alınarak konusunda uzman bilirkişi tarafından ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olarak hazırlandığı anlaşıldığına ve aracın hasar gören tampon ve hava yastığı değer kaybı oluşturmayacağından değer kaybı hesaplanmaması yasaya uygun olmakla (İstanbul BAM 9. HD. 30/04/2024 Tarih,... Esas ve ... Karar, İstanbul BAM 9. HD. 19/12/2023 Tarih,...

Esas ve... Karar, İstanbul BAM 13. HD. 23/03/2023 Tarih, ...Esas ve ... Karar sayılı kararları) ve rapora itiraz da olmadığından, hazırlanan raporun usul ve yasaya uygun olduğu, Mahkememiz denetimine elverişli raporu kapsamında davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

7036 sayılı Yasa ile getirilen zorunlu arabuluculuk müessesi gereği aynı yasanın 3/14, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2.

Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. Bakanlık bütçesinden ödenen arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden sayılır.

Bu nedenle zorunlu arabuluculuk ücretinin devlet tarafından ödenen kısmının davada haksız çıkan taraftan re'sen alınmasına karar verilmesi gerekli olup, Devlet bütçesinden karşılanan zorunlu arabuluculuk ücretinin davadaki haklılık durumuna göre davacıdan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Açıklanan yasal gerektici nedenlere göre;

1-Davanın REDDİNE,

2-Alınması gereken 427,60 TL peşin harçtan, alınan 716,18 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 288,58 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına,

3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13 ve 14. Maddeleri ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE irad kaydına,

4-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,

6-Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine,

Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/11/2024

Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/149, K. 2024/612, 12 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Deliller
  5. Delillerin Değerlendirilmesi
  6. Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/149
Karar No
2024/612
Tarih
12 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/149 K.2024/756
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/149 K.2024/634
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/149 K.2024/670
  • Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/150 K.2024/790
  • Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/150 K.2024/195
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/150 K.2024/780

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.