KÜNYE
T.C. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Mart 2026
- Esas no
- 2026/224 Esas
- Karar no
- 2026/215
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 10/03/2026
Karar Metni
676 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı sigorta şirketine ... kasko poliçe numarasıyla sigortalı olan müvekkiline ait ... plakalı aracın, 02.06.2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu hasarlandığını, davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenmesi sağlanan hasar ekspertiz raporunda müvekkilinin aracında 75,814.96 -TL tutarında hasar oluştuğunu, bağımsız eksper tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen eksper raporunda ise müvekkilinin aracında 153.833,12-TL tutarında hasarın oluştuğunun tespit edildiğini, ancak müvekkilinin aracındaki hasarın daha yüksek olduğunu düşündüklerini,
müvekkiline davalı tarafından 34.633,08-TL tutarında hasar bedeli ödemesi yapılmış olup bu miktar müvekkilinin aracında oluşan gerçek zarar miktarını karşılamaktan uzak olduğunu, bağımsız eksperden alınan raporun esas alınsa dahi müvekkilinin en az 119.200,04-TL tutarında alacağını tazmin edemediğini, ancak hasarın niteliği dikkate alındığında müvekkilinin aracında oluşan zararın daha yüksek olduğunu fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla.
HMK 107/1. madde gereğince belirsiz alacak davanın kabulüne, şimdilik, 100,00-TL hasar farkı bedelinin, poliçe limitleri dâhilinde, davalı şirketin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Ticaret Mahkemesinin görev alanı 6102 Sayılı TTK.'nun 4 ve 5 maddelerinde düzenleme altına alınmıştır.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade etmektedir.
6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır.
Taraflar arasında akdi bir ilişki olup davalının sorumluluğunun kaynağı davacıyla yaptığı kasko sigorta sözleşmesine aykırılıktır.
Görev, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınmalıdır.
Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hususi araca ilişkin kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklandığı, davacı tarafın tüketici ve akdedilen sigorta sözleşmesinin tüketici işlemi niteliğinde olduğu, buna göre 6502 Sayılı Yasanın 3/l, 73/1 ve 83/2 maddesi hükümleri uyarınca uyuşmazlıkta Tüketici Mahkemesinin görevli bulunduğu (aynı yönde İstanbul BAM 9.HD'nin ...Esas ve ...Karar sayılı ilamı ile İstanbul BAM 37. HD'nin ...Esas ve ... Karar sayılı ilamı), Mahkememizin görevsiz olduğu anlaşıldığından görevle ilgili düzenlemelerin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle taraflarca ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği anlaşıldığından Mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/224, K. 2026/215, 13 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama