KÜNYE
T.C. İstanbul 4.FİKRÎ Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2022
- Esas no
- 2021/138 Esas
- Karar no
- 2022/19
- Dava
- Marka İptali ve Sicilden Terkini
- Dava tarihi
- 03/12/2019
Karar Metni
711 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan marka iptali ve sicilden terkini talepli davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkilinin kozmetik, kişisel bakım ve detarjan pazarında deneyimli bir firma olduğunu, ... markasını tescil ettirmek üzere TPMK' ya yapılan başvurunun davalıya ait ... sayılı marka tescili gerekçe gösterilerek reddedildiğini, davalının markayı Türkiye sınırları içerisinde kullanmadığını belirterek, davalıya ait...sayılı ... ibareli markanını kullanmama nedeniyle iptaline ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Davalı tarafa usulüne uygun olarak yurt dışı tebliğ işlemlerinin yapıldığı, ancak davaya cevap sunulmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
İş bu dava 6769 sayılı SMK md. 9 ve 26 hükümleri kapsamında açılmış, davalı adına TPMK nezdinde ... numaralı "..." ibareli markanın kullanmamaya dayalı marka iptali talebine ilişkindir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK)'nın 9/1.maddesinde yer alan "Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir 2-Aşağıda belirtilen durumlar da birinci fikra anlamında markayı kullanma kabul edilir: a)Markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması. b)Markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanılması.
3-Markanın, marka sahibinin izni ile kullanılması da marka sahibi tarafından kullanım olarak kabul edilir." şeklindeki düzenleme ile kanun koyucunun Markalar Sicilini kullanılmayan markalardan arındırma amacını güttüğü anlaşılmaktadır.
Aynı şekilde SMK m.26/I-a) hükmü de SMK m.9/I'de belirtilen hallerin bir iptal sebebi olduğunu ortaya koymaktadır.
Marka üzerindeki hakkın kazanılması için sicile tescil edilmesi yeterli olsa da kanun koyucu tescil edilmiş marka ile marka hakkı sahibine sağlanan korumanın devam edebilmesini bazı şartlara bağlamıştır.
Bunun arkasında; tescil edilen bir markanın haksız yere sahibinin tekelinde kalmasının engellenmesi, marka sicilinin kullanılmayan markalarla dolu bir 'çöplük' haline gelmesini önlemek veya kullanılmayan bir markadan onu kullanmak ve bir değer yaratmak isteyen bir başka kişinin yararlanmasının önünü açmak gibi pek çok ekonomik ve toplumsal nedenler yatmaktadır.
Zira marka hakkı sahibine inhisari bir yetki veren ve herkese karşı ileri sürülebilir nitelikte olduğundan kanun koyucu, bu geniş hakkın yanı sıra marka sahibine hakkaniyet ölçüsünde birtakım sorumluluklar da yüklemiştir. Markanın usulünce kullanılması zorunluluğu da bunlardan bir tanesidir.
SMK madde 9'da marka kullanılmama sebebiyle iptali edilebilmesi için haklı bir sebep olmaksızın tescil edildiği mal ve hizmetler bakımından tescil tarihinden itibaren 5 yıl boyunca Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmamış veya kullanımına beş yıl ara verilmiş olması gerektiği düzenlenmiştir. Ciddi biçimde kullanımdan bahsedebilmek için en öncelikli kriter markanın kullanım yoğunluğu ve markadan elde edilen ekonomik yarardır.
Markanın sadece birkaç defa ambalajlara basılması veya az sayıda bastırılan broşürlerde kullanılması gibi kullanım süresi ve etkisi sınırlı, hatta göstermelik denebilecek kullanımlar SMK md.9 anlamında ciddi kullanım teşkil etmez. Markanın ciddi kullanımı belirlenirken markanın kullanım şekli, kapsamı, süresi gibi objektif kriterlerden hareket edilmelidir.
Marka sahibi markasını aynı mal veya hizmeti üreten teşebbüslerin oluşturduğu piyasada farklı bir yer edinmek veya yeni bir mal veya hizmet piyasası oluşturmak biçimde kullanmışsa ciddi bir kullanımdan söz edilebilir.
Markanın kullanılmadığı gerekçesiyle açılan iptal davalarında ispat yükü davalı üzerindedir. Bu kapsamda usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen davalının markasını ciddi biçimde kullandığına dair delil ibraz edemediği gibi herhangi bir beyanda da bulunmadığı görülmüştür. Tüm bu sebeplerle davalı tarafça ispat edilemeyen davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/138, K. 2022/19, 22 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama