İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/188 K.2024/145

Mahkememizde görülmekte bulunanMarka Hakkına Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Durdurulması, Men'i, Ref'i, Maddi, Manevi ve İtibar Tazminatı davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Esas2021/188Karar2024/145Tarih11 Temmuz 2024Okuma17 dk · 3.360 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 4.FİKRÎ Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
11 Temmuz 2024
Esas no
2021/188 Esas
Karar no
2024/145
Dava
Marka Hakkına Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Durdurulması, Men'i, Ref'i, Maddi, Manevi ve İtibar Tazminatı
Dava tarihi
23/07/2020
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.360 kelime·17 dk okuma·3 bölüm

Mahkememizde görülmekte bulunanMarka Hakkına Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Durdurulması, Men'i, Ref'i, Maddi, Manevi ve İtibar Tazminatı davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin “...” ve türevi markaların tek sahibi olduğunu, markalarının ve ürün ambalajının tescilli olmasının yanında aynı zamanda ... numarasıyla tanınmış marka olarak tescil edilmiş olduğunu, davalının, müvekkili davacıya ait “...” markaları ve ambalaj tasarımı ile ayırt edilemeyecek derecede benzerleri olan “...” VE “...” markalı ürünleri üreterek piyasaya arz etmekte olduğunu, bu durumun müvekkiline ait marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, müvekkili şirketin yapmış olduğu araştırmalar neticesinde davalının,

müvekkili davacıya ait “...” markaları ve ambalaj tasarımı ile ayırt edilemeyecek derecede benzerleri olan “...” VE “...” markalı sürme çikolatalı ürünleri Türkiye'de üreterek Irak ve Ortadoğu pazarında piyasaya arz ettiğini, ... 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... D.

İş nolu dosyası ile yapılan delil tespitinde davalıya ait işyerinde “...” VE “...” markalı sürme çikolatalı ürünlerin üretilerek satışa sunulduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, davacı müvekkilinin “...” markasını 1964 yılında yaratmış olduğu ve bu tarihten beri fındıklı çikolata kremaları üzerinde kullanıldığı,

yoğun talep görmesi üzerine bu markanın kraker, gofret, bisküvi ve benzeri ürünlerde de kullanmaya başladığını, "...” ve türevi markaların TPMK nezdinde tescilli olduklarını, ambalajları dahil olmak üzere dava konusu “...” ve “...” markalarının hem marka hem de ürün olarak müvekkiline ait “...” markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, ürün ambalajının da taklit edilmiş olduğunu belirterek, markaya tecavüz ve haksız rekabet tespitine, durdurulmasına, giderilmesine,

tespit edilecek ürünlerin ve bu ürünlerin dağıtımı ve tanıtımı için hazırlanmış basılı materyallerin, sair tanıtım malzemeleri ve araçları ile her türlü ürünün imhasına, marka ve kompozisyonların davalı tarafından mal ve ambalaj üzerine konulmasının yasaklanmasına, bu markaları taşıyan malın piyasaya sürülmesinin, stoklanmasının, ilgili markaların iş evrakı ve reklamlarda kullanımı dahil her türlü kullanımına SMK m.7 ve m.29 ve TTK m.56 uyarınca verilmesine, 10.000,00 TL maddi tazminat ve 10.000,00 TL manevi ve itibar tazminatın davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Davanın zamanaşımına uğradığını, mahkemenin görevsiz ve yetkisiz olduğunu, dava konusu itibariyle belirsiz alacak davası açılamayacağını, müvekkili şirketin dava konusu markanın sahibi olmadığını, “... markasının sahibinin dava dışı ... olup, markanın kendi adına Irak'ta ve Türkiye'de Türk Patent nezdinde tescilli olduğunu “...”nın ise ...'da ve Türkiye'de...adına tescilli olduğunu, müvekkilinin marka sahiplerinin talimatları doğrultusunda yalnızca fason üretim yaptığını, markayla ilgili herhangi bir kullanımının mevcut olmadığını, müvekkilinin yalnızca fındık kremasının fason üretimini yaparak ambalaja koymakta olduğunu,

uyuşmazlık konusu olayda taklit marka veya müvekkili tarafından üretilen taklit markalı bir ürün söz konusu olmadığını, davaya konu markalar arasında benzerliğin olduğu iddia edilse dahi, benzerliğin ihlale neden olması için karıştırma ihtimali yaratması gerektiğini, karıştırma hususunun somut olayda mevcut olmadığını, müvekkilinin fason üretim yapması nedeniyle dava konusu markaların bu ürünlerde kullanımı sebebiyle sorumlu olmayacağını, Somut olayda SMK 29. maddesi uyarınca “markanın veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin” kullanması suretiyle taklit edilmesi durumunun mevcut olmadığını,

haksız rekabet iddialarına ilişkin olarak davacının iddiasının aksine 6102 sayılı TTK'nın 55. maddesinde yer alan hiçbir koşulun somut olayda yer almadığını, davacı markasının tanınmış olduğunu ileri sürmekte ise de tanınmış markanın benzerinin kullanımı otomatik olarak tecavüz yaratmadığını, davacı tarafından sunulan ... 4. Sulh hukuk mahkemesi...D.

İş dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda yer alan dayanaksız ve hukuka aykırı tespitleri kabul etmediklerini, davacının manevi tazminat, itibar tazminatı ve faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkememize sunulan 24/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; davacıya ait “...” markası ile davalı şirket tarafından üretimi ve satışı yapılan dava konusu “....” ve “...” markalarının aynı tür üründe kullanılmaları, aralarındaki fonetik ve görsel benzerlik nedeniyle son tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğu, tüketici gözünde davacı ile davalı arasında ticari ilişki var olduğu algısını yaratabileceği karşısında tüketicide oluşacak bu karıştırılmanın davacı markasına zarar vereceği ve 29/1 maddesi gereğince “marka hakkına tecavüz” oluşturduğu,

davalı tarafından üretilen ve satışı yapılan dava konusu “...” ve “...” markalarının, davacıya ait “...” markası ile aynı tür üründe kullanılmaları, aralarındaki fonetik ve üketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğu, tüketici gözünde davacı ile davalı arasında ticari ilişki var olduğu algısını yaratabileceği karşısında tüketicide oluşacak bu karıştırılma nedeniyle TTK 55/1-A-4 maddesi anlamında haksız rekabet oluşturacağı, bu tespitler karşısında SMK m.149/1, TTK m.56/1 maddeleri gereğince davacı tarafın tazminat talep edebileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir.

Mahkememize sunulan 30/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Davalının bildirmiş olduğu adreste davalının defter ve ticari kayıtlarının yerinde incelenmiş, inceleme aşamasında dava tarihinden geriye son 10 yıl içerisinde davaya konu ürünler bakımından davalının elde etmiş olduğu kazancın tespiti ürünlerin isimlerine göre kayıtlarda yer almadığı, genel olarak kremalı ürünler diye alt hesap açıldığından bir hesaplama yapılamayacağı görüş ve kanaati bildirilmiştir.

Mahkememize sunulan 06/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı firmanın kremalı ürünlerden 2016-2017-2018-2019 ve 2020 yılları toplamında 6.807.794,38 TL kar ettiği, ancak bu kar tutarının firmanın satışını yapmış olduğu tüm kremalı ürünleri kapsadığı “...” ve “...” ürünlerine ait satış bilgisinin kayıtlarda özel olarak bir alt hesapta bulunmaması üzerine tespitinin yapılamayacağı görüş ve kanaati bildirilmiştir.

Mahkememize sunulan 26/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı şirketin 01.01.2017 tarihinden itibaren kendi markaları ile farklı ambalajlarda ...ürünler yanında fıstık kremalı ürünler, reçel, pekmez ve tahin helvası imalatlarını da yaptığı, dava konusu yapılan ve işyerinde yapılan keşif esnasında üretim miktarları tespit edilen “...” ve “...” isimli ürünlerin inceleme yapılan 01.01.2017 / 30.06.2020 dönemlerinde satış faturası ve defter kayıtlarının tespit edilemediği,

sipariş üzerine imal edilip faturalı satış veya ihracata konu edilmedikleri, davalı firma üretimi içinde yaklaşık 480 paya sahip olan kremalı ürünlerin çok farklı ambalajlarda üretip satıldığı, fındık kreması yanında fıstık kremalı ürünlerin de bulunduğu, davacının markalı ürünü “...”ya benzerliği ile dava edilen cam kavanozdaki fındık kremalı ürünlerin 2 ayrı boyuttaki cam ambalajda ... markasıyla üretildiği, bunlardan hareketle tüm kremalı ürün satışı üzerinden oransal net kazanç tespitinin (SMK 151 / 2-b md.) yapılamayacağı görüş ve kanaati bildirilmiştir.

Mahkememize sunulan 12/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Dava konusu yapılan ve işyerinde yapılar 29.11.2019 tarihli keşfe bağlı Bilirkişi Raporunda üretim miktarları tespit edilen “...” ve (“...” isimli ürünlerin inceleme yapılan 01.01.2017 / 30.06.2020 dönemlerinde sipariş üzerine imal edildiği ancak markaları ile faturalı satışa konu edilmedikleri, ... 4.Sulh Hukuk Mahkemesinin ...D. İş sayılı dosyasında yerinde keşif ve bilirkişi raporu ile miktarları tespit edilen 2 ayrı celin kavanozda imal edilen ... ürünlerinin 350 gramlık ambalajlarda toplam (760+4800) 5560 adet olduğu, keşif tarihi itibariyle toplam satış tutarlarının KDV hariç yaklaşık 22.345,00 TL olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.

TALEP ARTTIRIM

Davacı vekili 17/04/2024 tarihli talep arttırım dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini 2.269.264,00 TL olarak arttırdıklarını bildirdiği anlaşılmıştır.

KANAAT VE GEREKÇE

İşbu dava Marka Hakkına Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Durdurulması, Men'i, Ref'i, Maddi, Manevi ve İtibar Tazminatı talepli davadır.

6769 sayılı Kanunun 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmıştır.

Bunlar Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak,

marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek halleridir.

İlgili Kanunun 7 inci maddesi. "Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir.

Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ite aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle betik tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın,

tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.

Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci /fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi,

bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod,

anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. " hükümlerine amirdir.

6769 sayılı SMK'nun 149.maddesinde "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün,

cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi,

üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür.

Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir.(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez.

6769 sayılı SMK'nun 150.maddesinde "(1) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz sayılan fiilleri işleyen kişiler, hak sahibinin zararını tazmin etmekle yükümlüdür.(2) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilmesi durumunda, hakka konu ürün veya hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi,

bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet hakkının itibarı zarara uğrarsa, bu nedenle ayrıca tazminat istenebilir.(3) Hak sahibi, sınai mülkiyet hakkının ihlali iddiasına dayalı tazminat davası açmadan önce, delillerin tespiti ya da açılmış tazminat davasında uğramış olduğu zarar miktarının belirlenebilmesi için, sınai mülkiyet hakkının kullanılması ile ilgili belgelerin, tazminat yükümlüsü tarafından mahkemeye sunulması konusunda karar verilmesini mahkemeden talep edebilir." belirtilmiştir.

6769 sayılı SMK'nun 151.maddesinde "(1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar.(2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır:a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.(3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında,

özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur.(4) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir.(5) Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde,

patent sahibinin bu Kanunda öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine göre hesaplanır.(6) Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüz hâlinde bu madde hükmü uygulanmaz" belirtilmiştir.

Haksız rekabete ilişkin olarak 6102 sayılı TTK'nun 55/4 maddesinde "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” belirtilmiştir.

6098 sayılı TBK'nun 50.maddesinde "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." aynı kanunun 51. Maddesinde "Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. Tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse, borçlu güvence göstermekle yükümlüdür." belirtilmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davacı adına tescilli ... ibareli markalarının bulunduğunun, davalının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan kullanımlarının bulunduğunun beyan edilerek bu davanın açıldığı, davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunulduğu, davacının yerleşim yeri yurt dışında olan yabancı şirket olduğu,

TPMK'dan gelen marka tescil kayıtları incelendiğinde davacının marka vekilinin yerleşim yerinin mahkememiz yetki sınırları içerisinde olduğu 6769 sayılı SMK'nun 156/4 maddesi kapsamında davalı vekilinin yetki itirazının yerinde olmadığı, mahkememizin yetkili olduğu, bu dava açılmadan önce davacı tarafça davalının kullanımlarının tespiti hususunda ...

4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...Değişik İş sayılı dosyasında delil tespiti talebinde bulunulduğu, mahkemece delil tespiti talebinin kabul edilerek davalının iş yerinde inceleme yapılarak bilirkişi raporu alındığı, rapor incelendiğinde davalıya ait iş yerinde bulunan depoda 5560 adet ... ibaresinin bulunduğu ... ürünün bulunduğunun, depoda ... ibareli ürünlerin bulunmadığının, davalı yetkililerinden istendiğinde iki adet ... ibaresinin bulunduğu ...ürününün inceleme amaçlı bilirkişi heyetine sunulduğunun belirtilerek ürün görsellerinin de raporda sunulduğu,

marka hakkına tecavüz iddiası yönünden davacı tarafça dava dilekçesinde belirtilen adına tescilli markalardan ilk başvuru ve tescil tarihli ... numaralı ... ibareli markanın tescil tarihinin 07/02/1995 tarihi olduğu, marka korumasının devam ettiği, bu markanın davalıya ait iş yerinde tespit edilen... ürününde de tescilli olduğu,

davalı kullanımlarının ... ve ... ibarelerinden oluştuğu, davacının ve davalının bu ibareleri aynı ürün olan kakaolu krema ürününde kullandıkları, davacı markası ile davalı kullanımları karşılaştırıldığında bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere okunuşlarında benzerlik bulunmakla görsel ve fonetik olarak benzerlik bulunduğu, aynı tüketiciye hitap edildiği, hitap edilen edilen tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunduğu, davalı tarafça sunulan değişik iş dosyasındaki itiraz dilekçesinde ve dava dilekçesindeki beyanlarında ... ibareli ürünün Kazakistanda adına tescili bulanan dava dışı firmaya, dış kaplaması,

kavanoz şekli ve diğer bütün ayrıntıları bu firma tarafından bildirilmek üzere yalnızca bu firmaya talep edilen ürün kadar fason üretim yapılıp ihracat yapıldığı, ... ibareli ürün yönünden de Kuzey Irak'da adına tescili bulanan dava dışı firmaya, dış kaplaması,

kavanoz şekli ve diğer bütün ayrıntıları bu firma tarafından bildirilmek üzere yalnızca bu firmaya talep edilen ürün kadar fason üretim yapılıp ihracat yapıldığı beyan edilmiş ise de bilirkişi heyetinin raporunda da tespit edildiği üzere davalı kullanımlarındaki ibareler yönünden davalı ve ihracat yapıldığı beyan edilen dava dışı firmalar yönünden koruma sağlayacak TPMK'da kayıtlı tescilin bulunmadığı tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davalının bu kullanımlarının 6769 sayılı SMK'nun 7.ve 29.maddeleri kapsamında davacının marka hakkına tecavüz oluşturacağı,

marka hakkına tecavüz oluşturan davalının bu kullanımının yine yukarıda belirtilen 6102 sayılı TTK'nun 55/1-a-4 maddesi uyarınca haksız rekabet de oluşturacağı, davacı tarafça 6769 sayılı SMK'nun yukarıda belirtilen yasal düzenlemeleri kapsamında tazminat talebinde bulunabilineceği, davacı tarafça 6769 sayılı SMK'nun 151/2-b maddesi "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç" kapsamında maddi tazminat talebinde bulunulduğu, bu madde kapsamında hesaplama yapılması için bilirkişi raporu alınmasına karar verildiği, tazminat hesabı yönünden iki farklı mali müşavir bilirkişiden kök ve ek raporlar alındığı,

raporlarda davalının ticari defterlerinin ve faturalarının incelenmesinde davalı tarafça kakaolu kremalı ürün dışında reçel, tahin, pekmez, tahin ve helva ürünlerinin de satışının yapıldığının, davalının davaya konu kullanımlar dışında dava dışı gurmex ibareli markasal kullanımlarıınn bulunduğunun, defter ve faturalarda marka belirtilmeden ürünün cinsinin belirtildiğinin, defter ve faturalardan davalının davaya konu kullanımlardan elde ettiği net kazancın tespit edilemediğinin, belirtildiği,

davacı tarafça dava açıldığında tedbir talebinde bulunulmuş, mahkememizce tedbir talebinin kabulüne karar verilmiş, tedbir talebinin uygulanması için İstanbul 28. İcra Müdürlüğü'nün 2020/14535 eas sayılı dosyasında talepte bulunulmuş ve bu dosyada talimat yoluyla ürünlere el konulması için davalının iş yerine gidilmiş haciz tutanağında ürünlerin bulunmadığı belirtilmiş olup delil tespitinde tespit edilen ürünlerin davalı tarafça elden çıkardığı anlaşıldığından mahkememizce alınan son ek raporda delil tespiti dosyasında tespit edilen ürün miktarı yönünden hesaplama yapılması istenilmiş ise de delil tespiti dosyasındaki davalı tarafın itiraz

dilekçesi beyanlarından davalının daha önce de delil tespitinde tespit edilen ürünlerden başka ürün üretip ihraç ettiği anlaşılmakla yukarıda belirtilen tüm bu nedenlerden dolayı tazminat miktarının somut bir şekilde tam olarak belirlenemeyeceği, davacının marka hakkına tecavüz oluşturan kullanımlarından davalının tacir olarak kusuru bulunduğu, tazminat bakımından sorumluluğunun doğduğu, hal böyle olunca yukarıda yapılan değerlendirmeler ışığında, davalı kullanımlarının sabit olması,

bilirkişi raporundaki tespitler, davalı beyanları ve TBK md. 50,51 hükümleri dikkate alındığında 100.000 TL maddi tazminatın somut olay özelinde makul sayılabileceği, davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verecek bir tutar olmadığı, manevi tazminat talebi yönünden dava dilekçesinde manevi tazminat ve itibar tazminatı olarak toplam 10.000 TL talep edildiği, davacı vekiline her bir tazminat talebi miktarını ayrı ayrı belirtmesi için talep sonucunu açıklamak üzere süre verildiği, davacı vekilince 5.000 TL itibar tazminatı, 5.000 TL manevi tazminat talep edildiğinin belirtildiği,

marka hakkına yapılan tecavüzün niteliği, davacının manevi ticari varlığında meydana gelen kayıp durumu, manevi tazminatın amaç ve içeriğine, hak, nesafet ve adalet ilkesine keza manevi tazminatın, maddi bir zenginleşme talebinden çok manevi tatmine yönelik bir talep olması, dolayısıyla somut olaya göre davalının davacının markasını, marka hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde izinsiz olarak kullandığı ,dolayısıyla eyleminde kusurlu olduğu bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacı lehine talep edilen 5.000-TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı, davacı tarafça itibar tazminatı talebinde de bulunulduğu,

itibar tazminatının 6769 sayılı SMK'nun 150/2 maddesinde düzenlendiği, delil tespiti dosyasında ürünler tespit edilmiş ise de tedbir kararının uygulanması için icra dosyasında talimat yoluyla davalı iş yerine gidildiğinde ürünlerin bulunamadığının belirtildiği, dosya içerisinde ürün örneğinin bulunmadığı,

davacı tarafça marka hakkına konu ürünlerin davalı tarafından kötü şekilde kullanıldığının veya üretildiğinin, uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürüldüğünün somut ve yeterli delillerle ispat edilemediği bu nedenle itibar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,

1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, Davalının “...”" ve “...” ibareli kullanımlarının davacı adına tescilli markalarından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına,

2-Davalının davaya konu “...”" ve “...” ibareli kullanımlarının bulunduğu ürünlere ve bu ürünlerin dağıtımı ve tanıtımı için hazırlanmış basılı materyallere, sair tanıtım malzemelerine el konulmasına ve karar kesinleştiğinde el konulan ürünlerin imha edilmesine, “...”" ve “...” ibarelerinin davalı tarafından mal veya ambalaj üzerine konulmasının, bu markaları taşıyan malın piyasaya sürülmesinin, stoklanmasının, ilgili markaların iş evrakı ve reklamlarda kullanımı dahi her türlü kullanımının yasaklanmasına

3-Maddi tazminat bakımından davanın kısmen kabulü ile, TBK 50, 51.maddeleri uyarınca takdiren 100.000.-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine

4-5.000.-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine

5-Davacının itibar tazminatı talebinin reddine

6-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde masraf davalıya ait olmak üzere bir kez ilanına,

7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 7.172,55 TL karar harcının peşin ve tamamlama ile yatırılan toplam 39.095,51 TL'den düşülerek kalan 31.922,96 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

8-a)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen tecavüz ve haksız rekabet talepleri yönünden davacı yararına hesap olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,

8-b)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen maddi tazminat miktarı yönünden davacı yararına hesap olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,

8-c)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen manevi tazminat miktarı yönünden davacı yararına hesap olunan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,

8-d)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen maddi tazminat miktarı yönünden davalı yararına hesap olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,

9-Davacı tarafından yapılan: 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.065,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 8.065,00 TL'den kabul ve ret oranına göre hesap olunan 4.218,26 TL ve 7.226,95 TL harç olmak üzere toplam 11.445,21 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,

10-Davalı tarafından yapılan 95,00 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre hesap olunan 45,31 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmının davalı üzerinde bırakılmasına,

11-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.11/07/2024

Katip · e-imza Hakim · e-imza

İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/188, K. 2024/145, 11 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Talep Arttırım
  5. Kanaat Ve Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2021/188
Karar No
2024/145
Tarih
11 Temmuz 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/190 K.2024/1052
  • İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/198 K.2024/497
  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/203 K.2024/440
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/205 K.2024/442
  • İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/210 K.2024/588
  • İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/212 K.2024/301

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.