KÜNYE
T.C. İstanbul 4.FİKRÎ Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2024
- Esas no
- 2021/407
- Karar no
- 2024/138
- Dava
- Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 06/12/2021
Karar Metni
5.262 kelime·26 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin dâhil olduğu ... şirketler grubu bugün Dünya devi olarak nitelendirilen sayılı şirket grupları arasında olduğunu, Dünyanın çeşitli bölgelerinde en az 20 şirketin bulunduğunu ve ...
180 yılı aşkın süredir, tıbbi ve sıhhi ürünler dâhil olmak üzere güzellik ve kişisel bakım ürünleri, temizlik ürünleri, tüketim malzemeleri, kumaş ve ev bakımı ve temizliği, bebek bakımı, kişisel bakım ürünleri, havlular, kağıt mendiller, yiyecek ve içecekler gibi pek çok sahada faaliyet göstermekte olduğunu, bilindik pek çok markasının olduğu. Bunlardan birisinin de dava konusu olan ... markası olduğunu.
Türk Patent ve Marka Kurumu (“TPMK”) nezdinde ... ibaresi için, hepsi deterjan ve b4. müvekkillerinin Türk Patent ve Marka Kurumu (“TPMK”) nezdinde ... ibaresi için, hepsi deterjan ve bulaşık deterjanlarının bulunduğunu 3. sınıfı kapsayan, … ibareli ..., ... ve ... sayılı;… ibareli ..., ... ve ... sayılı;
ve ... ibareli ...sayılı tescillerin, ibareli ... tescil numaralı ve yine ...tescil numaralı, ¸ ibareli ... tescil numaralı ve ¸ ibareli ... tescil numaralı markaların da sahibi olduğunu. ..., ... ürününü Türkiye’de sürekli ve yoğun olarak tanıtmakta olduğunu, ... markası ve özgün şişe biçimi, rengi ve üzerindeki ambalaj deseninin Türkiye piyasasında yüksek tanınmışlığa sahip olduğunu.
Ayrıca müvekkillerinin meşhur markalarının birinin de ... olduğunu bu bağlamda müvekkilinin arıel markalı ürünlerin üretim satış ve pazarlamasını yaptığını, ... ve ... şekli markaları için Dünya genelinde sayısız tescile sahip olduğunu. Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde de birçok tescile sahip olduğunu.
Müvekkillerinin TPMK nezdinde, ... ibareli ... sayılı ..., ... sayılı ..., ... sayılı ..., ... sayılı ..., ... sayılı ..., ...sayılı ..., ...sayılı ..., ... sayılı ..., ...sayılı ..., ...sayılı ...,...sayılı ..., ...sayılı ...,... sayılı ..., ... sayılı ..., ... sayılı ..., ... sayılı ... ve ... sayılı ... tescilleri de dahil olmak üzere, ... şekli olarak bilinen şekil unsurundan oluşan ve söz konusu şekil unsurunu ihtiva eden ... sayılı ¸... sayılı , ... sayılı , ... sayılı , ...sayılı , ... sayılı , ... sayılı , ...sayılı , ... sayılı , ... sayılı , ...sayılı , ...sayılı,
... sayılı ,...sayılı ve ... sayılı marka tescillerinin sahibi olduğunu ve ...
Sınıf tescil sınıflarını ihtiva ettiğini. ... markasının tanınmış marka olduğunu. ... şeklinin de Türkiye’de tanınmış olduğunu. ..., ... ve ... ibareli bulaşık deterjanı ürünleri, ticari takdim şekli ve şişe tasarımı ile bir bütün olarak değerlendirildiğinde, şişenin üst kısmını oluşturan omuz şekli, genel siluet görünümü, ön ve arka yüzeyi ile bir bütün halinde şişe tasarımı, şişenin beyaz rengi, şişe kapağının flip-top oluşu, kırmızı rengi ve şekli, etiketin yerleştirilme biçimi, kullanılan damla şekli, şişenin ön yüzünde bulunan etikette kelime unsurunun konumu ve rengi,
kelime unsurunun altında yer alan limon ve tabak/bardak görseli dâhil diğer öğelerin yerleştirilme biçimleri, renk kombinasyonu ve tüm unsurları ile müvekkillerine ait olan ... sayılı tanınmış markasının ve ... ürününe ait ticari takdim şeklinin birebir taklidi olduğunu.
Davalı şirketin, müvekkilinin markalarını ve ürünlerine ait özgün ticari takdim şekillerini istikrarlı ve kasti bir şekilde gasp etme amacıyla taklit ettiğini ayrıca müvekkillerinin tanınmış ... şekli markası ve ... ürününe ait ticari takdim şeklinin neredeyse birebir taklidi olan tasarımı kendi adına haksız bir şekilde tescil ettirdiğini ... sayılı tasarımın bu nedenlerle yeni olma niteliğine de haiz olamayacağını.
Sarı ince çizgilerden oluşan “...” ile birebir taklit edilmiş ve bununla da kalmayıp müvekkillerinin markasına daha da yaklaştırılmak amacıyla yeşil ve mavi renkli kavisli çizgiler söz konusu atom modelinin etrafına yerleştirildiğini tasarım tescilinin, müvekkilimizin ... markasının taklidi olduğu ve kullanıcı üzerinde aynı izlenimi uyandırma amacı taşıdığını, ... ibaresinin yazımı da dahil olmak üzere iltibasa yol açacak faaliyetlerde bulunduğunu. Netice-i talep olarak.
İhtiyati tedbir kararı verilmesini ,..., ... ve ... ibareli (diğer herhangi bir ibare ve etiketsiz olanlar da dahil) bulaşık deterjanı ürünlerinin ve benzerlerinin etiket ve boş şişe dahil her tür ambalaj ve şişelerinin üretim, satış, pazarlama, dağıtım ve ticari maksatla elde bulundurmasının önlenmesini,... ibareli (sair ibareleliler de dahil) deterjan ürünlerinin ambalajlarının üretim, satış, pazarlama, dağıtım ve ticari maksatla elde bulundurmasının önlenmesini, Davalıya ait web sitelerinin tüm tanıtım ve kullanımlarının durdurulmasını;
mütecaviz görüntülerin web siteleri içeriğinden çıkartılmasını, bu mümkün olmadığı takdirde web sitelerine erişimin tedbiren önlenmesini, Delillerin toplanması ve yargılama neticesinde ise;Davalının, müvekkillerinin tanınmış ... ürünü, ticari takdim şekli ve tescilli ve tanınmış markaları ile iltibas yaratacak, ... marka ve ürünün tanınmışlığından faydalanacak şekilde dava konusu ve ..., ...ve ... ibareli (diğer herhangi bir ibare ve etiketsiz olanlar da dahil) bulaşık deterjanı ürünlerini ve benzerlerini üretmek/ürettirmek, şişelemek, depolamak, satışa arz etmek, satmak,
reklam ve tanıtımını yapmak suretiyle vaki fiillerinin haksız olduğunun ayrı ayrı hükmen tespitini, Davalının, müvekkillerinin tanınmış ... ürünü, ticari takdim şekli ve tescilli ve tanınmış markaları ile iltibaslar yaratacak ve bu markanın tanınmışlığından faydalanacak şekilde dava konusu ve..., ... ve ... ibareli (diğer herhangi bir ibare ve etiketsiz olanlar da dahil) bulaşık deterjanı ürünlerini ve benzerlerini üretmek/ürettirmek, şişelemek, depolamak, satışa arz etmek, satmak, reklam ve tanıtımını yapmak suretiyle haksız rekabetlerin menini, Davalının, müvekkillerinin tanınmış ... ürünü,
ticari takdim şekli ve tescilli ve tanınmış markaları ile iltibas yarattığını, ... ve ... Şekli marka ve ürünün tanınmışlığından faydalanacak şekilde dava konusu ¸ ve benzer görünümlü ... ibareli (sair ibareliler de dahil) çamaşır bakımı ürünlerini ve benzerlerini üretmek/ürettirmek, şişelemek, depolamak, satışa arz etmek, satmak, reklam ve tanıtımını yapmak suretiyle vaki fiillerinin haksız olduğunun ayrı ayrı hükmen tespitini,Davalının, müvekkillerinin tanınmış ... ürünü,
ticari takdim şekli ve tescilli ve tanınmış markaları ile iltibaslar yaratacak ve bu markanın tanınmışlığından faydalanacak şekilde dava konusu ve benzer görünümlü ... ibareli (sair ibareliler de dahil) çamaşır bakımı ürünlerini ve benzerlerini üretmek/ürettirmek, şişelemek, depolamak, satışa arz etmek, satmak, reklam ve tanıtımını yapmak suretiyle haksız rekabetlerin menini,Davalının fiillerinin, müvekkillerinin markalarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine binaen tecavüzün önlenmesini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, Davalı tarafından, dava konusu...,
... ve ... ibareli (diğer herhangi bir ibare ve etiketsiz olanlar da dahil) bulaşık deterjanı ürünlerini, aynen veya cüzi değişikliklerle dahi olsa imalat, satış, depolama ve pazarlama dahil her tür ticari kullanımının önlenmesini, Davalı tarafın dava konusu ..., ... ve ... ibareli (diğer herhangi bir ibare ve etiketsiz olanlar da dahil) bulaşık deterjanı ürünlerine ve benzerlerine ait, şişe, etiket, kalıp, kutu, koli, ambalaj, katalog, broşür, basılı evrak, yazı velhasıl her türlü ürün ambalaj ve tanıtım vasıtasının, davalıya ait işyer(ler)inden ve ticari amaçla bulundukları her yerden,
(özellikle TTK md. 56/(4) bendi hükmü uyarınca üçüncü kişilerin elinde olsalar dahi) toplanması ve imha edilmesini, Davalı tarafından, dava konusu ve ¸ve benzer görünümlü ... ibareli (sair ibareliler de dahil) çamaşır bakımı ürünlerini, aynen veya cüzi değişikliklerle dahi olsa imalat, satış, depolama ve pazarlama dahil her tür ticari kullanımının önlenmesini, Davalı tarafın dava konusu ve benzer görünümlü ... ibareli (sair ibareliler de dahil) çamaşır bakımı ürünlerine ve benzerlerine ait, şişe, etiket, kalıp, kutu, koli, ambalaj, katalog, broşür, basılı evrak, yazı velhasıl her türlü ürün ambalaj ve tanıtım vasıtasının,
davalıya ait işyer(ler)inden ve ticari amaçla bulundukları her yerden, (gümrük sahaları ve özellikle TTK md. 56/(4) bendi hükmü uyarınca üçüncü kişilerin elinde olsalar dahi) toplanmasını ve imha edilmesini,Davalıya ait dilekçede belirtilen URL adresleri ile sınırlı olmamak üzere dava konusu ürünlerin bulunduğu tüm URL adreslerindeki müvekkillerininkine benzer görünüm teşkil eden ..., ..., ... ve ... ibareli (boş ambalaj,
etiketsiz şişe veyahut herhangi başka bir ibareli ürünler dahil olmak üzere müvekkillerinin ...ve ... ürünü ve ... markasının aynının veya iltibas ve haksız rekabet yaratan şekilde farklı versiyonları ve benzerlerine ait ürün görselleri ve bunun diğer renklerdeki versiyonları dahil tüm tanıtım ve kullanımlarının durdurulmasını; mütecaviz görüntülerin web siteleri içeriğinden çıkartılmasını ve bu mümkün olmadığı takdirde web sitelerine erişimin engellenmesini;Mahkeme Kararının, TTK’nın 59. maddesi ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 149. maddesi hükümlerine, ayrı ayrı istinaden, Kesinleşmesinden sonra,
masrafı Davalıdan alınmak koşulu ile “Başlangıç” ve “Gerekçe” Bölümlerinin Sayın Mahkemece tayin edilecek bir özetinin, “HÜKÜM” Fıkrasının Tamamının, tirajı en yüksek gazetenin tüm Türkiye’de yayınlanan nüshalarında ilanını ve vekalet ücretin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle. Müvekkillerinin Suriye merkezli bir şirket olduğunu Dünya çapında kendi markalarıyla tanınmış ve alanında büyük pazara sahip olduğunu kurumsal bir firma olduğunu. Müvekkilinin üretimine ülkemizde de devam ettiğini.
Müvekkilleri adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde marka tescili bulunmakla birlikte; müvekkillerinin üretmekte olduğu deterjan ve temizlik malzemesi ürünlerini ..., ... ve... markaları ile satışa sunmakta olduğunu, davacılar vekili tarafın TPE nezdindeki itiraz yolu tüketilmeden huzurdaki dava ikame olunduğunu oysaki davacının öncelikle TPE nezdinde itiraz yoluna gitmesi gerekmekte olduğunu, İlk olarak piyasaya yeni sürülmüş bir ürünün piyasada tanınmış bir ürün ile karıştırılma ihtimalinin mümkün olması için yeni ürün isminin ilk duyulduğu anda tanınmış marka kapsamında bir ürün olduğu hissi tüketicide uyanmış olması beklendiğini,
Bu durum Dünya çapında yapılan bilimsel gözlemler ve araştırmalar sonucunda kanıtlanmış olduğunu.
Somut olay da ..., ..., ... ve ... ibareli ürünlerin bu kapsamda kalmadığını, İtiraz edenin markası ile müvekkillerinin markası birbirinden görsel, işitsel ve fonetik açıdan tamamen farklı olduğunu iltibas oluşması söz konusu olmadığını, her iki taraf markalarının yazılış fontları farklı olduğunu, Her iki taraf markalarının hiçbir surette benzerliği olmadığını, tüketici nezdinde farklı imajlara sahip markaların karıştırılması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve itiraza konu markaların yazılışları, okunuşları, anlamları itibariyle birbirinden farklı olduğunu,
aralarında iltibas olmadığını. müvekkillerinin ... firmasının ürünlerinde ... ve ... markalarını kullandığı görülmekte olduğunu.
Ancak tablo da sunulan ... markalarının aynısı ya da benzerlerinin söz konusu bulaşık deterjanı ürünlerinde kesinlikle kullanılmadığını, markalar/işaretler arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını ve markaların/işaretlerin kırmızı renkte yazılması ise asla benzerlik kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığını, damla şeklinin ayırt edici niteliği haiz olmadığına ve sektörde pek çok firma tarafından kullanıldığına dair örneklerden bazıları bir damla şekli sebebiyle bu malların karıştırıldığı iddiasının yerinde olmadığını, davacı yana ait ürün şişesinin üst kısmını oluşturan omuz şekli, genel siluet görünümü,
şişe kapağının flip-top oluşunun da bir teknik zorunluluktan kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve bu özelliklerin sektörde herkesin kullanımına açık olup olmadığı da değerlendirmeye alınması gerektiğini zira günlük kullanıma konu bulaşık deterjanı ürünleri, tüketicisinin tüm gün boyunca elinin altında, lavabosunun kenarında duran, sık sık kullanılan pratik ürünler olduğundan bu kullanıma uyacak, elde rahat tutabilen boyutlarda, elden kaymayı önleyecek formlarda/şekillerde ve kolay kullanılabilen kapaklarla üretilmekte olduğunu.
Bu sebeple piyasadaki bulaşık deterjanı ürünlerinin hemen hepsinde tek ya da çift taraflı bir be1 kısmı bulunduğunu, kapak kısmına doğru boğazının daraldığını ve flip-top ya da push-pull kapaklarının kullanıldığını herkesçe bilinmekte olduğunu.
Madar Group firmasının bir kısım ürünlerinde ise etiketin şişeye tam olarak giydirildiğini, kokusuna göre renk ve şekiller eklendiğini, çam-kozalak resimleri ile yeşil rengin, lavanta kokusu ile mor rengin tercih edildiğini, markanın üst kısımda, küçük, kırmızı harflerle çapraz şekilde konumlandırıldığını, alt kısımda, bütüne göre en çok yeri kaplayacak şekildetabak/bardak/çatal/bıçak görsellerinin yer aldığı bu haliyle ... markalı ürünlerin benzer ve karakteristik özelliklerini haiz olmadığını, müvekkilleri ...fırmasının yine bir kısım ürünlerinde de ... markasından çok farklı olan ... ve ...markalarının yer aldığını,
etiketlerin ... ürünlerinde ambalajın/şişenin altını tamamen kapsayacak şekilde, ... ürünlerinde ise ambalajın altını tamamen kapsayacak şekilde ve üst kısmında üçgen olarak kullanıldığını, ürünün kokusuna göre ambalajların renklendirildiğini, görsellerde tabak/bardak/çatal/bıçak fıgürlerinin bütün olarak sağ alt kısma konumlandırıldığını, şişelerin üst kısımlarının, yukarıda ayrıntılı olarak incelendiği gibi üç cizgi ile oluşturulduğunu, şişe kenarı ile bütünleştiği ve üst kısma belirgin bir kıvrılma/çıkıntı vermediğini,
yumuşak bir geçiş sağlandığı değerlendirilmekle ürün ambalajları/şişeleri yoluyla herhangi bir haksız rekabetin de söz konusu olmayacağının açıkça ortada olduğunu, Markaların ya da işaretlerin benzer renkte yazılması ise asla benzerlik kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığını. Zira renkler kimsenin kullanımına özgülenmiş olmadığını. Kaldı ki aynı sektörde markasını beyaz ve mavi renkle kullanan pek çok firma bulunmakta olduğunu.
Müvekkilleri tarafından bu renklerin kullanılması sebebiyle bir iltibastan söz edilmesi mümkün olmadığını, ihtiyati tedbir talebinin haksız olduğunu ve Sayın Mahkemenizin 20.12.2021 tarihli Tensip Zaptı'nın 1 numaralı ara kararı ile müvekkilleri davalı adına kayıtlı ... tescil numaralı markaya ilişkin olarak dava sonuçlanıncaya kadar 3.kişilere devir ve temlikinin önlenmesine yönelik olarak teminatsız şekilde verilen ihtiyati tedbir talebinin kaldırılmasını, Davacının haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın usul ve esastan reddini , Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa bırakılmasını, arz ve talep etmiştir.
23/11/2022 tarihli mahkememize sunulan bilirkişi raporunda özete.
Dava Dosyası içeriğinde yer alan dilekçeler, içtihat, tutanaklar, bilirkişi raporları kapsamında iddia, savunma, sunulan ürün, resim ve belgeler ile ilişkin diğer dokümanlar dâhil tüm sunulan delilleri üzerinde inceleme yapılmıştır.1. internet üzerinde davalı taraflara ait internet sitesi ve sosyal medya bağlantılarında yapılan incelemelerin rapor içeriğine alındığını, bazı internet siteleri ve sosyal medya linklerine erişim sağlanamadığını, bunların da raporda ayrı ayrı belirtildiğini, marka hukuku açısından yapılan değerlendirme de dava konusu ...,
... ve ... ibareli ambalaj ürünleri yönünden davacıya ait ... markasının ambalajı olarak kullanılan ... tescil nolu “ ” markası ile davalı tarafından ticari amaçla bulundurulan veya üretilen dava konusu ..., ... ve ... ambalaj ürünlerinin aynı tür üründe kullanılmaları, ambalajlar arasındaki görsel benzerlik nedeniyle son tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğunu,
tüketici gözünde davacı ile davalı arasında ticari ilişki var olduğu algısını yaratabileceği karşısında tüketicide oluşacak bu karıştırılmanın davacı markasına zarar vereceğini ve 29/1 maddesi gereğince “marka hakkınatecavüz” oluşturduğunu,4. haksız rekabet iddiası açısından ;dava konusu olayda davacıya ait tescilli marka şekli benzerinin davalı tarafca kullanıldığını, bu durumun davacı ile davalı taraf arasında ticari ilişki var olduğu algısını yaratabileceği karşısında tüketicide oluşacak bu karıştırılmanın dava konusu ürünler yönünden ttk 55/1-a-4 maddesi anlamında haksız rekabet oluşturacağını, davacı tarafın dava konusu ...,
... ve ... ürünleri yönündensmk 149/1 maddesinde belirtilen talepleri ileri sürebileceğini. dava konusu ... ibareli ambalaj ürünleri yönünden davacıya ait ... tescil nolu ... markası ile davalı tarafından ticari amaçla bulundurulan veya üretilen dava konusu ... markalı ambalaj ürünlerinin aynı tür üründe kullanılmaları, ambalajlar arasındaki görsel benzerlik nedeniyle son tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğuu,
tüketici gözünde davacı ile davalı arasında ticari ilişki var olduğu algısını yaratabileceği karşısında tüketicide oluşacak bu karıştırılmanın davacı markasına zarar vereceğini ve 29/1 maddesi gereğince “marka hakkına tecavüz” oluşturduğunu,haksız rekabet iddiası açısından ;dava konusu olayda davacıya ait ... ibareli tescilli marka benzerinin davalı tarafca ... ibareli üründe kullanıldığını, bu durumun davacı ile davalı taraf arasında ticari ilişki var olduğu algısını yaratabileceği karşısında tüketicide oluşacak bu karıştırılmanın dava konusu ... ibareli ürünü yönünden ttk 55/1-a-4 maddesi anlamında haksız rekabet oluşturacağı,
davalıya ait ... tescil nolu tasarımın hükümsüzlüğü talebi yönünden yapılan incelemede; davacının tescilli ... ibareli marka görsellerinin davalı tarafa ait dava konusu tasarıma yüksek düzeyde benzediğini, davalı tasarımının SMK 56. maddesi çerçevesinde yenilik ve ayırtedilciliğe sahip olmadığını, dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik şartlarını taşımadığı anlaşıldığından SMK 77/1 maddesi gereğince hükümsüzlüğünün talep edilebileceği, görüş ve kanaatini bildirir rapor sunulmuştur.
20/02/2023 tarihli mahkememize sunulan bilirkişi ek raporunda özetle; 23.11.2022 tarihli kök rapordaki tespit, görüş ve kanaatlerin değişmediğini ve ek raporun takdiri Sayın Mahkeme’nize ait olmak üzere görüş ve kanaatini bildirir rapor sunulmuştur.
18/08/2023 tarihli mahkememize sunulan ek raporda özetle; huzurdaki ek raporda gerekçelendirilmek suretiyle yapılan inceleme neticesinde ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ...D.İş dosyasından alınan tespit raporunda tespit edilen şişe olduğu görülen şişe tasarımı ile davacıya ait şişe tasarımı arasında ilk bakışta bir bütün olarak belirgin farklılar olduğunu ve benzer olarak algılanmadıklarını, bu yönüyle söz konusu şişe tasarımı açısından marka hakkına tecavüz şartlarının oluşmadığını, 23.11.2022 tarihli kök raporumuzdaki ve 20.02.2023 tarihli ek raporumuzdaki tespit, görüş ve kanaatlerimizde ise değişiklik olmadığını bildirir ek raporumuz takdiri Sayın Mahkeme’nize ait olmak üzere görüş ve kanaatini bildirir rapor sunulmuştur.
25/03/2024 tarihli mahkememize sunulan ek raporda özetle. Davalı vekilinin itiraz dilekçesinde sıraladığı itirazları huzurdaki ek raporda tek tek gerekçelendirilmek suretiyle yapılan inceleme neticesinde.
23.11.2022 tarihli kök raporumuzda karşılaştırma konusu yapılanve şişe tasarımları ile 18.08.2023 tarihli ek raporumuzda karşılaştırma konusu yapılan şişe tasarımının farklılık gösterdiği, 23.11.2022 tarihli kök raporumuzda karşılaştırma konusu yapılan davalıya ait internet sitelerinde yer verilen ve şişe tasarımları ile davacıya ait şişe tasarımı arasında ilk bakışta bir bütün olarak belirgin farklılar olmadığı ve benzer olarak algılandıkları, bu yönüyle söz konusu şişe tasarımı açısından marka hakkına tecavüz şartlarının oluştuğunu, ...
3. Asliye Hukuk Mahkemesi ... D.İş dosyasından alınan tespit raporunda tespit edilen şişe olduğu görülen şişe tasarımı ile davacıya ait şişe tasarımı arasında ilk bakışta bir bütün olarak belirgin farklılar olduğu ve benzer olarak algılanmadıklarını, bu yönüyle söz konusu şişe tasarımı açısından marka hakkına tecavüz şartlarının oluşmadığı, görüş ve kanaatini bildirir rapor sunulmuştur.
KANAAT VE GEREKÇE
Uyuşmazlık; davalı tarafından kullanılan ..., ... ve ... ibareli bulaşık deterjanı ile ... ibareli deterjan ürününün ambalaj ve şişe tasarımlarının davacıya ait ..., ... ibareli bulaşık ve çamaşır deterjanı ürünleri ile şişe tasarım ve etiket dahil ticari takdim şekilleri bakımından ayniyete varan benzerlik iddialarına dayalı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşup oluşmadığının tespiti ile tespiti halinde durdurulması, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması, tecavüz iddialarına konu ürünlerin yer aldığı internet sitelerine erişimin engellenmesi ile birlikte davalı adına tescilli ... sayılı tasarım tescilinin hükümsüzlüğü, sicilden terkini, hükmün ilanı ve ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
Dava konusu uyuşmazlık, hükümsüzlük yönüyle davalı adına TPMK nezdinde... numara ile tescilli tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkindir.
6769 Sayılı SMK 55. Maddesi “Tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür. Ürün, bilgisayar programları hariç olmak üzere, endüstriyel yolla veya elle üretilen herhangi bir nesnenin yanı sıra birleşik bir ürün veya bu ürünü oluşturan parçaları, ambalaj gibi nesneleri, birden çok nesnenin bir arada algılanan sunumlarını, grafik sembolleri ve tipografik karakterleri ifade eder. Birleşik ürün, sökülüp takılma yoluyla değiştirilebilen veya yenilenebilen parçalarda: oluşan üründür. Tasarım; bu Kanun hükümleri uyarınca tescil edilmiş olması hâlinde tescilli tasarım, ilk kez Türkiye 'de kamuya sunulmuş olması hâlinde ise tescilsiz tasarım olarak korunur.” demektedir.
SMK 56. Maddesi “Tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur. Birleşik ürünün parçasının tasarımı, aşağıdaki şartları taşıyorsa yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir:
a) Parça birleşik ürüne takıldığında, birleşik ürünün normal kullanımında görünür durumda olmalıdır.
b) Parçanın görünür durumda olan özellikleri, yenilik ve ayırt edici nitelik şartlarını karşılamalıdır.
Bir tasarımın aynısı;
a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce,
b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir. Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim;
a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce,
b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir.
Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgi derecesi dikkate alınır.”
SMK 57. maddesi “Kamuya sunma; sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsar. Tasarımın gizlilik şartıyla üçüncü bir kişiye açıklanması kamuya sunma sayılmaz.
Koruma talep edilen bir tasarım, başvuru tarihinden veya rüçhan talebi varsa rüçhan tarihinden önceki on iki ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması hâlinde bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemez.”
SMK 58. maddesi “Tasarım sahibi, kendi tasarımına kıyasla ayırt edici niteliğe sahip olmayan tasarımlara karşı bu Kanundan doğan haklarını kullanabilir. Koruma kapsamının değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır. Aşağıda belirtilen hâller koruma kapsamı dışındadır:
a) Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı tasarımlar.
b) Ürünün teknik fonksiyonunun zorunlu kıldığı görünüm özellikleri.
c) Tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün, başka bir ürüne mekanik olarak edilmesi veya bağlanması için belirli biçim ve boyutlarda üretilmesi zorunlu özellikleri.
SMK 77/. Maddesi, “Aşağıdaki hâllerde tasarımın hükümsüz sayılmasına mahkeme tarafından karar verilir:
a) 55 inci maddenin birinci ve ikinci fikralarında yer alan tanımlara uygun olmadığı, 56 ncı ve 57 nci maddelerde belirtilen şartları taşımadığı, 58 inci maddenin dördüncü fikrası ve 64 üncü maddenin altıncı fıkrasının (c) bendi kapsamında olduğu, başvurunun kötüniyetle yapıldığı ve bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını içerdiği ispat edilmişse.
B) Hak sahipliğinin başka kişiye veya kişilere ait olduğu ispat edilmişse." hükümlerini içermektedir.
Somut olaya dönüldüğünde, davalıya ait tescilli tasarımın hükümsüzlüğü talebi yönünden yapılan incelemede; davacının tescilli ... ibareli marka görsellerinin davalı tarafa ait dava konusu tasarıma yüksek düzeyde benzediği, davalı tasarımının SMK 56. Maddesi çerçevesinde yenilik ve ayırt edilciliğe sahip olmadığı, dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik şartlarını taşımadığı anlaşıldığından hükümsüzlük şartlarının oluştuğuna yönelik tasarım uzmanının denetime açık bilirkişi rapor içeriğine itibar edilerek hükümsüzlük talebinin kabulü yönünde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
Marka Tecavüzü ve Haksız Rekabet Yönünden Yapılan Değerlendirme
Davacının “...” ibaresi bulunan markalarını deterjan ve bulaşık deterjanlarının bulunduğu 3. sınıfı kapsayan şekilde tescil ettirdiği, Davacının ayrıca ambalaj şeklini de ...tescil numarası ile kaydettirdiği, “...” ibaresi bulunan markalarını deterjanların bulunduğu 3. sınıfı kapsayan şekilde tescil ettirdiği anlaşılmıştır.
Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller SMK'nın 29/1 maddesinde sayılmış olup, madde içeriği aynen şöyledir:
“Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek”
SMK 7/1-2 maddesi de aynen şöyledir.“Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.”
Kavram olarak "marka" bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlayan işaretlerdir. Marka'nın bir işaret olması yanında "ayırdedicilik" vasfı da taşıması gerekir (Yasaman/Yusufoğlu, Marka Hukuku, İstanbul 2004, s.15 vd.; Kaya, A.: Marka Hukuku, İstanbul 2006, s.32 vd.). Markanın ayırdedicilik niteliği taşıyan, özgün ve karakteristik kısmı asli (esaslı) unsuru olarak kabul edilirken, bu niteliği taşımayan ve herkesçe kullanılabilen unsurlarına tamamlayıcı unsur denilmektedir.
Başkasının hak sahibi olduğu bir markanın aynen kullanılması iktibas suretiyle marka hakkına tecavüz sayılır. Karıştırılma (iltibas) suretiyle marka hakkına tecavüz ise başkasının hak sahibi olduğu bir markanın alıcıların karıştırmalarına neden olacak surette benzerinin kullanılmasıyla vücut bulur.
Karıştırılma ihtimali, klasik ve geniş anlamda olmak üzere iki şekilde tanımlanmaktadır. Klasik anlamda karıştırılma ihtimali, bir mal veya hizmetin alıcısı durumunda bulunan kimselerin almayı düşündüğü, bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı düşüncesiyle, başka bir işletmenin aynı veya benzer malını veya hizmetini alma ihtimali (tehlikesi) ile karşı karşıya olması anlamına gelmektedir. Geniş anlamda karıştırılma ihtimali ise, markalar arasında herhangi bir şekilde bağlantı kurulması tehlikesini de içerir. Karıştırılma ihtimali kavramı zaman içerisinde, mahkeme kararları doğrultusunda, markalar arasında bağlantı olduğu ihtimalini de içerecek şekilde yorumlanarak genişletilmiştir.
Başka bir anlatımla karıştırılma (iltibas) iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Bozbel, S.: Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409).
Bu husus araştırılırken önce markalar arasında, daha sonra mal veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığına bakılmalı ve benzerliğin saptanmasında markaların bütün olarak bıraktıkları genel izlenim dikkate alınmalıdır (Teoman, : Yaşayan Ticaret Hukuku, C.1, Hukuki Mütalaalar, İstanbul 1992, s.34, 120 vd. - naklen: Cengiz, D.: Türk Hukukunda İktibas veya İltibas Suretiyle Marka Hakkına Tecavüz, İstanbul 1995, s.7,)
Benzerlik göreceli bir kavramdır. Tecavüzü oluşturan, alıcıların benzer markaları karıştırmaları ihtimalidir. Marka hakkının ihlalinden söz edebilmek için, iltibas tehlikesi gerekli ve yeterlidir (HGK'nın 09.03.2016 gün, 2014/11-842 E.-2016/288 K. sayılı kararı). Bu ihtimalin değerlendirilmesinde kıstas; bu işin ilgilisi veya uzmanı kimselerin değil, tüketicilerin algısı ve bakış açısıdır.
Eğer tüketici konumundaki halk bu iki işaret arasında şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım gibi herhangi bir şekilde ve herhangi bir sebeple bağlantı kurabilecekse karıştırılma ihtimalinin varlığından söz edilebilir.
Öğretide markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” karıştırılabileceği yönünde ise iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmektedir (Tekinalp, Ü.: Fikri Mülkiyet Hukuku, 5.b., İstanbul 2012, s.443)
TTK m. 54'e göre, “rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır”. Haksız rekabete dair hükümlerin temel amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Dürüst rekabetten anlaşılması gereken rekabet kapsamındaki davranışların dürüst ve ahlaklı olması gerekliliğidir. Rekabet ortamında gerçekleşen herhangi bir davranış veya uygulamanın rekabete etki etmese dahi, dürüstlük kurallarına veya ahlaka aykırı olması haksız rekabetin varlığı bakımından yeterli kabul edilmektedir (Hüseyin Ulgeıı/MeIıme( Helvacı/Arslan Kaya/N. Füsun Nomer Ertan, Ticari İşletme Hukuku, 2019, s. 555).
Genel ilke çerçevesinde haksız rekabet belirlenirken taraflar arasında rekabet olması, failin yarar sağlaması, failin kusurlu olması veya haksız rekabete uğrayan kimsenin zarar görmüş olması şart değildir. Haksız rekabetin varlığından söz edebilmek için, ticari nitelikte bir davranış veya uygulamanın bulunması, söz konusu davranış veya uygulamanın aldatıcı veya başka bir şekilde dürüstlük kurallarına aykırı olması ve rakipler arasında veya tedarik eden kimselerle müşteriler arasındaki ilişkinin etkilenmesi gerekmektedir.
Haksız rekabet tespitinde öncelikle özel hüküm olması sebebiyle TTK 55 hükmünde sayılan hallerden birinin olup olmadığı belirlenmelidir. Zira somut uyuşmazlık bu hallerden birine giriyorsa öncelikle bu hükmün esas alınması gerekir. Belirtilen halde TTK 54'te yer alan şartların sağlanıp sağlanmaması önemli değildir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut uyuşmazlığa dönüldüğünde, dosya kapsamındaki denetime açık rapor içeriklerine göre davacının “...” ibaresi bulunan markalarını deterjan ve bulaşık deterjanları yönünden davacı tarafa ait şişe tasarımı Ergonomik yapı Altın ölçü olan 2/3 den oluşan hazne bölüm olan Gövde 2/3 Taban kısmı düz ve Ön/Arka Yüzey Etiket Alanı ile Gövde oylumu, genel silüet görünümü, ön ve arka yüzeyi ile bir bütünlük teşkil etmekte olduğu,
Şişe formu, alt kısımdan yukarı doğru simetrik bir biçimde genişlemekte olup, orta kısıma doğru incelmekte olup, üst kısma doğru genişleyerek omuz bölümünü oluşturmakta ve kapak kısmına doğru ise aynı eğim ile daralarak biçim olarak, özgün tasarım dış sınır/silüeti tamamlanmakta olduğu, 1/3 Üst kısım ise Tepe Dışa Bombeli, Ergonomik Elle Kavrama/Tutuş ve bu daralan bölümdeki yüzeyde iç bükey yapıda altı eşit aralıklı alanda Parmakların kavrayacağı bir forma sahip Kabartma dokuların yeri, pozisyonları ve biçimleri Tescili özgün özelliklerini oluşturmakta olduğu,
ön ve Arka yüzeydeki Etiket Bölgesi, omuz kısmındaki olukların altından başlayıp sağa doğru elips bir formdan inen, sağ alt bölgede sola doğru aynı elips formla birleşen bir görünüm oluşturmakta olduğu, bu yönüyle davacı tarafa ait şişe tasarımının ayırt edicilik niteliğine sahip olduğu, genel görünüş itibariyle birbirinden farklılıklar içeren birden çok sıvı bulaşık deterjanı şişesi tasarımı bulunduğu, davacı yana ait ürün şişesinin üst kısmını oluşturan omuz şeklinin şişenin elde tutuluşunu kolaylaştırmakla birlikte teknik bir zorunluluk olmadığı, flip-top şişe kapağı tasarımının sektörde genel olarak kullanılmakta olduğu,
bu yönüyle tasarımda zengin seçenek özgürlüğü bulunduğu, davacı adına tescilli “...” ibareli şişe içerikli marka görseliyle ile yüksek oranda benzerlik taşıdıkları, ambalajların yüksek oranda benzemesi sebebiyle son tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğu, tüketici gözünde davacı ile davalı arasında ticari ilişki var olduğu algısını yaratabileceği sabittir.
Yine Davacının ayrıca ambalaj şeklini de ... tescil numarası ile kaydettirdiği, “...” ibaresi bulunan markasının “...” metaforunun imgesi ile kırmızı marka yazılarının imgesi bir arada algılanır ve renk, biçim ve yazının oluşturduğu kompozisyon şeklinde bütüncül bir imgelem oluşturduğu, davalı tarafca ticari amaçla üretimi ve satışı yapılan deterjan ambalaj ürünlerinin ambalajlarının karşılaştırılması sonucunda ... ibareli ürün ambalajlarının davacıya ait tescilli marka görseli ile yüksek oranda benzerlik taşıdıkları, şekil içeriklerinin yüksek oranda benzemesi sebebiyle son tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğu,
tüketici gözünde davacı ile davalı arasında ticari ilişki var olduğu algısını yaratabileceği tüketici gözünde davacı ile davalı arasında ticari ilişki var olduğu algısını yaratabileceği karşısında tüketicide oluşacak bu karıştırılmanın davacı markasına zarar vereceği ve “marka hakkına tecavüz” oluşturacağı anlaşılmakla, davacıya ait “...” ibareli oluklu şişe içerikli marka görseliyle ve “...” ibaresi bulunan markasının “...” metaforunun imgesi ile iltibas oluşturacak şekildeki ..., ... ve ... ibareli bulaşık deterjanı ile ... ibareli deterjan ürününün ambalaj ve şişe tasarımlarının davacıya ait ...,
... ibareli bulaşık ve çamaşır deterjanı ürünleri ile şişe tasarım ve etiket dahil ticari takdim şekilleri bakımından ayniyete varan benzerlik iddialarına dayalı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu kanaatine varılmıştır.
Dosya kapsamına sunulan bilirkişi heyet raporuna yapılan itirazların üzerine tanzim edilen 18/08/2023 tarihli ek rapor ile kök rapordan ayrışan bilirkişi tespiti üzerine mahkememizce ara karar ile osya kapsamında bulunan aynı heyete dair rapor içeriklerinde kısmen çelişki bulunduğu gözetilerek; davaya konu sıvı deterjan şişe tasarımlardan olan oluksuz şişe tasarımları yönünden dosyada rapor tanzimi ile görevli bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 23.11.2022 tarihli kök rapor, 20.02.2023 tarihli 1.ek rapor ile 18.08.2023 tarihli 2.ek raporlarda çelişkili sonuca varıldığı,
2.ek raporda daha önce tartışılan seçenek özgürlüğü ve tasarımın ayırt ediciliği noktasında farklı sonuca varılmasına yönelik değerlendirmenin bu aşamada denetime açık nitelikte olmadığı, tasarım alanındaki değerlendirmenin teknik ve özel bilgi gerektirdiği görülmekle.
HMK m.273 uyarınca mevcut bilirkişi heyetinin görev alanı açıkça belirtilmek suretiyle davaya konu sıvı deterjan şişe tasarımlardan olan oluksuz şişe tasarımları yönünden kök ve 1.ek rapor ile 2.ek rapor arasındaki çelişkinin mahkeme denetime açık şekilde tartışılması ve heyetçe bu hususta nihai kanaatin son kez açıklanması için dosyanın HMK m.281/2 gereğince "bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için," ek rapor için mevcut bilirkişi heyetine tevdine, karar verilmiş,
bilirkişilerce 25/03/2024 tarihli son ek rapor ile gerekçesi de açıklanmak suretiyle davaya konu sıvı deterjan şişe tasarımlardan olan oluksuz şişe tasarımları yönünden ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ...
D.İş dosyasından alınan tespit raporunda tespit edilen şişe olduğu görülen şişe tasarımı ile davacıya ait şişe tasarımı arasında ilk bakışta bir bütün olarak belirgin farklılar olduğu ve benzer olarak algılanmadıkları, karşılaştırma konusu yapılan sıvı deterjan şişesinin ise girinti kısmının yer almadığı ve tüm şişenin etiket ile kaplı olduğu,
etiketin boyutunun, konumlandırılmasının ve içeriğinin davacı markasıyla belirgin farklılıklar içerdiği bu yönüyle davacıya ait ...sayılı şekil markasıyla iltibas durumu yaratmadığı yönündeki denetime açık teknik inceleme içeren bilirkişi raporuna itibar edilmek suretiyle, aşağıdaki şekilde davaya konu sıvı deterjan şişe tasarımlardan olan oluksuz şişe tasarımları yönünden davanın reddine karar verilerek tecavüze sebebiyet veren davalı ürünleri hükümde açıkça gösterilmek suretiyle, geçici koruma tedbiri olan delil tespiti HMK'nun 400.
Maddesi gereğince, davadan önce talep edilmesi halinde ileride açılacak davada ileri süreceği bir vakanın tespitine ilişkin olduğundan, delil tespitine ilişkin giderler HMK'nın 323/1-ç maddesi gereğince yargılama gideri olarak ileride açılacak davada değerlendirilmesi gerektiğinden ve tespit giderinden sorumluluk davadaki haklılık durumuna göre yapıldığından ...
3. Asliye Hukuk Mahkemesi ...D.İş dosyasındaki yargılama giderleri de hükme bağlanarak aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/407, K. 2024/138, 2 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama