KÜNYE
T.C. İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2024
- Esas no
- 2024/404 Esas
- Karar no
- 2024/478
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/07/2024
Karar Metni
703 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dilekçesinden özetle: müvekkili şirketin aleyhine ... 33. İcra Dairesinin ...
E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığından, takibe dayanak gösterilen, 31/12/2023 keşide tarihli ... seri numaralı 432.000 TL bedelli çekte atılı imza şirket yetkilisi ...'e ait olmadığından, dava dilekçesinde ek olarak sunulan vekaletname örneği dahi çıplak gözle incelenildiğinde dahi, senet üzerindeki imzalanın müvekkiline ait olmadığı, müvekkilinin imzasının taklit edildiği anlaşıldığından, mahkemenizce yaptırılacak imza incelemesi neticesinde de, takibe konu çekin üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığı ortaya çıkacağından, müvekkilinin imzasının yer almadığı,
sahte imza ile düzenlenen işbu çekten dolayı sorumlu olması mümkün olmadığından, hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlandığından, dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi, icra takibinden sonrada ileri sürülebileceğinden, borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının bulunması şart olacağından, borçlunun,
alacaklının harekete geçmesini beklemeden borçlu olmadığının tespitinde korunmaya değer bir yararı bulunabileceğinden, yararının bulunması halinde borçlu, borçlu olmadığının tespiti için dava açabileceğinden, bunun dışında, icra takibi taraflar arasındaki maddi ilişkiyi tespit edecek nitelikte olmadığından, alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar;
bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulmuş sayılacağından, davalı şirketin imzanın müvekkiline ait olmadığını bildikleri ve bilebilecek konumda oldukları açık olup, aksi düşünce hayatın olağan akışına aykırı olacağından, davalı taraf aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekmiş olup, davanın kabulünü, davacının müvekkili şirketin; ... 33. İcra Müdürlüğü’nün ...
Esas sayılı dosyasından ve takibe konu edilen çekten dolayı borçlu olmadığının tespitini, davalı taraf aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını talep ve dava etmişlerdir.
Mahkemelerin görevi dava şartı olup her aşamada resen gözetilmesi gerekir. Dava menfi tespit( kambiyo senetlerinden kaynaklanan) davası olup çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı talepli olup mahkememizin görevli olup olmadığının incelenmesinde;
Hakim ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi'nin 25/11/2021 tarihli 1232 numaralı kararı ile 26/09/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 5. Maddesinin birinci fıkrası uyarınca;
1)13/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. Maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden,
2)22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969. Maddelerinden,
3)19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'ndan (142.maddesinde düzenlenenler hariç),
4)23/02/2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'ndan,
5)21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'ndan,
6)06/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'ndan,
7)20/06/2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri,
Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun'dan, kaynaklanan ve Asliye ticaret Mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere; İstanbul Adliyesi için 6,7,8 ve 9 numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinin bakmasına, bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkur mahkemelere gönderilmemesine, 15/12/2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine karar verilmiştir.
Dosya incelendiğinde davanın ... Şirketi İle ... Aş arasındaki çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığına ilişkin menfi tespit davası olduğu anlaşılmıştır.
Dava menfi tespit davası olup davalı ... şirketinin son hamil olduğu, meşru hamil olup olmadığının tespiti açısından 6361 sayılı kanunun irdelenmesi gerekeceğinden HSK'nın anılan ilke kararı uyarınca dosyanın Finans Mahkemeleri sıfatıyla bakılmak üzere 6,7,8 ve 9 numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi olunması için İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu’na gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/404, K. 2024/478, 8 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama