KÜNYE
T.C. İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi İstanbul 7.ASLİYE Ticaret Mahkemesinin 2016/988 Esas Sayılı Dosyası İstanbul 8.ASLİYE Ticaret Mahkemesinin 2015/965 Esas Sayılı Dosyası
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2020
- Esas no
- 2014/1141 KARAR NO : 2020/173
- Dava
- Tazminat ( Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/09/2014
- Dava
- Tazminat (Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 11/10/2016
- Dava
- Tazminat (Ticari Mümessillik Kaynaklı
- Dava tarihi
- 05/10/2015
Karar Metni
10.424 kelime·52 dk okuma·10 bölüm
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin kararıdır. Davacılar vekili asıl dava dilekçesi ile yargılamada ki beyan ve iddialarında özetle;
Açtıkları belirsiz alacak davasının yönetim kurulu üyelerine karşı açılmış olan sorumluluk davası olduğunu, davalıların ...
Şirketi yöneticisi olduklarını, yönetim kurulunun azınlık haklarının ihlalini davranış modeli haline getirdiğini, davaya konu olayda çoğunluk gücünün kötüye kullanıldığını, müvekkillerinin 2011 itibariyle yönetimde azınlık konumuna düşürüldüğünü, 27.06.2012 tarihli genel kurulda yönetimden uzaklaştırıldığını, 31.10.2013 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında kanuna ve iyiniyet kurallarına aykırı sermaye artırımı yapıldığını, yönetim kurulu ve genel kurulun haksız kararlarına karşı dava açmak zorunda bırakıldıklarını, davalıların bağlılık ve özen yükümlülüğüne riayet etmediklerini, dürüstlük kuralına aykırı davrandıklarını,
tedbirli iş adamı gibi karar vermediklerini, şirketin bu dürüstlük kuralına ve yasaya aykırı işlemlerden dolayı büyük zararlar ettiğini, yönetim kurulunun eylem ve işlemleriyle hem davacıların hem de diğer pay sahiplerinin zarara uğradığını, ancak müvekkilleri dışındaki pay sahiplerinin zararlarının telafi edildiğini, örneğin ...
Şirketi ve bağlı şirketlerde yönetim kurulu üyelerine yüksek ücret dışında kazanç payı ödendiğini, bağlı şirketlerle iş yapılarak kaynak aktarımı yapıldığını, davacıların bilgi alma hakkının sürekli engellendiğini, bu nedenle zararlarının net olarak belirlenemediğini, ... Şirketinin hakim şirket konumunda olduğunu, bağlı şirketler yararına işlem yapılarak ...
Şirketinin menfaatlerinin şirket yöneticilerinin ortak olduğu şirketlere aktarılarak paylaşıldığını, yönetim kurulu üyelerine ücret dışında ek menfaat sağlanarak şirket kaynaklarının hukuka aykırı şekilde kullanıldığını, şirket sermayesinin iade edilerek ortaklardan borç talebinde bulunulduğunu, 31.10.2013 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında şirket sermayesinin artırılmasına karar verildiğini, davacıların bu kararın iptali için dava açtıklarını, bu kapsamda sermaye artırımı kararının durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, ...
Şirketi yönetim kurulunun 2014 Ocak ayında ki kararıyla ödenmiş sermaye tutarından 150.000.000 TL’nin ..., ...
Holding, ..., ..., ... ve ...’ye iade edildiğini, sermayenin iadesinin hukuka aykırı olduğunu, şirket sermayesinin ancak genel kurul kararı ile iade edilebileceğini, sermayeyi iade eden yönetim kurulu üyelerinin bundan sorumlu olduklarını, sermayenin iade edilmesi akabinde hissedarlardan toplam 75.000.000 TL ve 75.000.000 ABD Doları borç talebinde bulunulduğunu, borç alım talebine yönetim kurulunun 01.04.2014 tarihli 12 sayılı ve 07.04.2014 tarihli 14 sayılı kararlarının dayanak gösterildiğini, borç tutarlarına uygulanacak faizin TL için yıllık % 15,25 USD için yıllık % 5,75 sabit faiz ve borç vadesinin de 3 yıl olarak belirlendiğini,
bu borç tutarları ve faizlerin şirketin ticaret hayatından silinmesi sonucunu doğurabilecek nitelikte olduğunu, faiz oranının piyasanın çok üzerinde olduğunu, söz konusu borç alım talebinin Türk Ticaret Kanunu ve Türk Ceza Yasası başta olmak üzere diğer yaza hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca döviz cinsinden borçlanmaya Türk Parasının Kıymetinin Korunması Hakkında 32 sayılı karar çerçevesinde engel bulunduğunu, davalılar tarafından bu alacak kalemine ilişkin olarak ...
Şirketine ödenmesi gereken tutarın belirsiz alacak kuralları çerçevesinde asgari tutar olarak 100.000 TL olup, kar kaybı ve faiz kaybının bilirkişi incelemesiyle tespit edilmesi gerektiğini,önceki yıllara göre fahiş oranda bağış yapıldığını, 2014 yılında 10 milyon TL bağış yapıldığını, yönetim kurulunun ortaklar yerine geçerek bu şekilde dağıtılabilir karı azaltmalarının TTK’ya aykırı olduğunu, davalılar tarafından bu alacak kalemine ilişkin olarak ...
A.Ş.’ye ödenmesi gereken tutarın belirsiz alacak kuralları çerçevesinde asgari tutar olarak 100.000 TL olup, 2013 ve 2014 yıllarında yapılan bağışlar sebebiyle kar kaybı ve faiz kaybının bilirkişi incelemesiyle tespit edilmesi gerektiğini, ... Şirketi’nin ... marka lüks araç alımı yaptığını, bu işlemin şirket kaynaklarının hukuka aykırı kullanılması anlamına geldiğini, şirketi ve pay sahiplerini zarara uğrattığını, davalılar tarafından bu alacak kalemine ilişkin olarak ...
Şirketine ödenmesi gereken tutarın belirsiz alacak kuralları çerçevesinde asgari tutar olarak 100.000 TL olup, kar kaybı ve faiz kaybının araca ait tüm masrafların bilirkişi incelemesiyle tespit edilmesi gerektiğini, ... Şirketi nezdinde devam eden vergi incelemelerinin yönetim kurulunun sorumluluğunu doğurucu nitelikte olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin vergi mükellefiyetlerini gereği gibi yerine getirmediklerini, davalılar tarafından bu alacak kalemine ilişkin olarak ...
Şirketine ödenmesi gereken tutarın belirsiz alacak kuralları çerçevesinde asgari tutar olarak 100.000 TL olup, kar kaybı ve faiz kaybının bilirkişi incelemesiyle tespit edilmesi gerektiğini, ...Şirketi’nin (“... Havacılık”) ... Şirketinin tam hakim olduğu bir şirket olduğunu, sürekli zarar eden ... Havacılık şirketine lüks nitelikte ikinci uçak alındığını, ... Havacılık şirketinin sürekli zarar edip tasfiye edilmesi gerekirken ...
Şirketinin bu şirkete nakit sermaye ödeyerek sermaye artırımı yaptığını, davalılar tarafından bu alacak kalemine ilişkin olarak ...
Şirketine ödenmesi gereken tutarın belirsiz alacak kuralları çerçevesinde asgari tutar olarak 100.000 TL olup, kar kaybı ve faiz kaybının bilirkişi incelemesiyle tespit edilmesi gerektiğini, yönetim kurulu üyelerinin ortak olduğu şirketlere ...grubundan kaynak aktarımları yaptıklarını, müvekkillerinin dışlanması suretiyle kurulan ... şirketine ... bünyesinde bulunan şirketler tarafından işler yaptırıldığını, dolayısıyla yönetim kurulu üyelerinin mensubu oldukları şirketlere kar aktarımı yapıldığını ve rayice uygun olmayan ticari faaliyetlerde bulunulduğunu, davalılar tarafından bu alacak kalemine ilişkin olarak ...
Şirketine ödenmesi gereken tutarın belirsiz alacak kuralları çerçevesinde asgari tutar olarak 100.000 TL olup, kar kaybı ve faiz kaybının bilirkişi incelemesiyle tespit edilmesi gerektiğini, Şırnak projesi nedeniyle şirketin bazı masraflara katlanmak zorunda kaldığını, cezai şart ödendiğini ve masraflar nedeniyle şirketin zarara uğradığının tespit edilmesi halinde bu eylemin sorumluluk doğurucu nitelikte olduğunu, davalılar tarafından bu alacak kalemine ilişkin olarak ...
Şirketine ödenmesi gereken tutarın belirsiz alacak kuralları çerçevesinde asgari tutar olarak 100.000 TL olup, kar kaybı ve faiz kaybının bilirkişi incelemesiyle tespit edilmesi gerektiğini, üst yönetim giderlerinde meydana gelen anormal artışın yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunu doğurucu nitelikte olduğunu, davalılar tarafından bu alacak kalemine ilişkin olarak ...
Şirketine ödenmesi gereken tutarın belirsiz alacak kuralları çerçevesinde asgari tutar olarak 100.000 TL olup, kar kaybı ve faiz kaybının bilirkişi incelemesiyle tespit edilmesi gerektiğini, yönetim kurulu üyelerine yüksek ücret dışında ek menfaatler sağlandığını, davalılar tarafından bu alacak kalemine ilişkin olarak ...
Şirketine ödenmesi gereken tutarın belirsiz alacak kuralları çerçevesinde asgari tutar olarak 100.000 TL olup, kar kaybı ve faiz kaybının bilirkişi incelemesiyle tespit edilmesi gerektiğini, 31.08.2013 tarihli bilançonun genel kurula ibraz edilmemiş olmasının kanuna açıkça aykırılık teşkil ettiğini, bu durumun yönetim kurulu üyelerinin basiretsiz davrandıklarını gösterdiğini, 31.12.2012 ve 31.08.2013 tarihli bilançoların gerçeği yansıtmadığını, bazı iştiraklerin olağan genel kurul toplantılarının zamanında yapılmadığını, ...
Şirketine bağlı iştiraklerinin 2014 yılında yapılan genel kurullarında müvekkillerinin temsil edilme haklarını kısıtlandığını, temsilcilerin konuşma sürelerinin sınırlandırıldığını, bu hususların yönetim kurulu üyelerinin basiretsiz bir şekilde kötü yönetimini ortaya koyduğunu beyanla, gerçek zararının belirlenmesini müteakip artırılmak üzere 910.000 TL nin avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili asıl davaya ilişkin cevapları ile yargılamada ki beyan ve iddialarında özetle;
Müvekkillerinin azınlık haklarının ihlalini bir davranış modeli haline getirdiği iddiasının dayanaksız olduğunu, davacıların birbirinin aynı olan dava dilekçeleri ile... ve iştiraklerinin hemen her genel kuruluna karşı seri dava açmayı davranış modeli haline getirdiğini, bu seri davalar ile davalıların, hissedarları belirli bir şekilde oy kullanmaya sevk etmeye ve yeniden yönetim kurulu üyesi seçilmeye çalıştıklarını, hissedarların şirket yönetim kurulu üyelerini serbestçe seçebileceklerini, daha evvel yönetim kurulu üyesi olan bir kişiyi yeniden üye olarak seçmek zorunda olmadıklarını,
... nezdinde bir çoğunluk hissedarının bulunmaması nedeniyle azınlık haklarının ihlalinden bahsedilemeyeceğini, ... adına yapılan tüm işlemlerin bağlılık ve özen yükümüne, dürüstlük kuralına uygun olduğunu, dava dilekçesinde müvekkillerinin haksız ve hukuka aykırı kusurlarını doğuran herhangi bir eyleminin gösterilemediğini, yönetim kurulunun hissedarlar arasındaki eşitlik ilkesini gözeterek ve aynı zamanda ... rasyolarını belirli bir seviyede tutmak zorunluluğu ile bir kısım hissedarlardan borç alınması yönünde karar almasının haklı olduğunu, hissedarlardan borç alınmasına bizzat davacıların sebebiyet verdiğini,
davacıların ikame ettikleri davada mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilerek, rüçhan haklarının kullanılmasına ilişkin 31 Ekim 2013 tarihli ve 27 sayılı Yönetim Kurulu Kararının uygulanmasının durdurulduğunu, tedbir kararı ile yönetim kurulu kararının uygulanmasının durdurulduğunu, tedbirin sadece davacılara karşı uygulanamayacağına, kararın diğer hissedarlara uygulanacağına dair herhangi bir ayrımın söz konusu olmadığını, müvekkillerinin hissedarlar arasında eşitliği korumak ve sağlamakla yükümlü olduklarından, tedbir kararından önce ödeme yapanların yaptıkları ödemeleri zorunlu olarak iade edildiğini,
hissedarların bir kısmından ... adına borç alınmasının şirketin olağan işleyiş ve çıkarına uygun olduğunu, fahiş oranda bağış yapıldığı iddiasının tümüyle haksız ve gerçek dışı olduğunu, dava dilekçesine konu olan 10 milyon TL’lık bağışın ... Grubunun sosyal sorumluluk bilinci kapsamında ...
Üniversitesi Rektörlük Binasının yapımı amaçlı kullanılmak şartı ile üniversite ile yapılmış olan bağış protokolünden kaynaklandığını, bağış tutarının tamamının 2014 yılı içerisinde ödenmeyeceğini, akdi ilişkiler çerçevesinde yapılan danışmanlık ödemelerinin hukuka aykırı olmadığını, ... marka aracın ... Şirketi ihtiyaçlarına hizmet etmek amacı ile alınmış olup, ... Şirketi üzerine kayıtlı olduğunu, bu nedenle ...
Şirketinin zararının bulunmadığını, ...’ün vergi incelemeleri neticesinde yasal olarak ödemekle yükümlü olduğu meblağdan müvekkillerinin sorumlu tutulamayacağını, ... Havacılık’ın yatırım yapması ve uçak satın almasının, bu iştirakin ana sözleşmesine uygun olarak ticari faaliyette bulunması anlamına geldiğini, bir şirketin karlı bir hale getirilmeye çalışılmasının hukuka aykırı olmadığını, dava dilekçesine konu olan uçak ...
Havacılık için, şirket işleri ile ilgili olarak kullanılmak üzere satın alındığından ve...Havacılık adına kayıtlı olduğundan, ortada ...’ün zararının bulunmadığını, müvekkillerinin hissedarı oldukları şirketlere ...
Grubundan kaynak aktarımları yapıldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, bu dava kapsamında esası tartışılabilecek iş ve işlemlerin ...’le doğrudan ilişkili iş ve işlemler olması gerektiğini, iştirak şirketler tarafından gerçekleştirilen iş ve işlemlerin bu davada dinlenemeyeceğini, 2013 yılında ... ilişkisinin limitler dâhilinde olduğunu, ...’ün gerçekleştirmeyi planladığı yatırımlardan sadece bir tanesi olup, planlanan yatırımların her zaman olumlu sonuçlanmayabileceğini, bu durumun ticari hayatın olağan akışına uygun olduğunu, üst yönetim giderlerinde meydana gelen yasadışı bir artışın söz konusu olmadığını,
ispat yükü kendilerinde olan davacıların bu iddialarını destekleyen herhangi bir belge ibraz edemediklerini, müvekkillerine sağlanan haksız ve hukuka aykırı herhangi bir ek menfaatin söz konusu olmadığını, ... nezdinde kural olarak bir yönetim kurulu üyesinin ...veya bağlı iştirakten bir ücret alması halinde kendisine ayrıca bir kazanç payı ödemesi yapılmadığını, iç kaynaklardan sermaye artırımı yapılması halinde genel kurulca onaylanmış en son bilançonun üzerinden 6 aydan fazla bir süre geçmişse artık yeni bilançonun genel kurulca onaylanmış olmasının zorunlu olmadığını, sadece yönetim kurulu tarafından onaylanmasının yeterli olduğunu,
...’ün 31 Aralık 2012 ve 31 Ağustos 2013 tarihli bilançolarının gerçeği yansıtmadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, 2014 yılı içinde ... ve iştiraklerinin genel kurul toplantılarının tamamının gerçekleştirildiğini, bu genel kurul toplantılarının yapılmasından veya zamanlamasından doğan herhangi bir... zararının söz konusu olmadığını, ... ve bağlı iştiraklerin 2014 yılında yapılan genel kurul toplantılarında davacıların temsil edilme haklarının kısıtlanmadığını, müvekkillerinin üçüncü kişilerin veya hissedarların eylemlerinden, kullandıkları oylardan sorumlu tutulamayacaklarını,
davacıların temsilcilerinin konuşma süreleri ve müzakere sürelerinin sınırlandırılmasının hukuka aykırı olmadığını, ... Şirketi genel kurul toplantısında divanın aldığı kararlardan müvekkillerinin sorumlu olmayacağını, özetle ve öz olarak davacıların davadaki beyan ve iddiaları ile nihayetinde açtıkları davanın yerinde olmadığını beyanla, davanın reddine, yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, talep ve beyan etmiştir.
Birleştirilen İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/988 esas sayılı dava dosyasında davacılar vekili dava açan dilekçesi ile yargılamada ki beyan ve iddialarında özetle;
Davacılar ... ile ... Şirketi’nin davalıların yönetim kurulu üyesi oldukları ... Şirketinde toplamda % 33,33 oranında hissedar olduklarını, davalıların elbirliği ile davacılar ... ile ... Şirketi’nin pay sahibi olduğu ...
Şirketini doğrudan ve dolaylı olarak zarara uğratmış olduklarını, yasada öngörülen anonim şirketin uğramış olduğu zarardan dolayı yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna gidilebilmesi için aranan tüm şartların somut olayda gerçekleşmiş olduğunu, davalıların kusurları ile şirketi pek çok kez zarara uğrattıklarını, davalıların bu tutumlarının Türk Ticaret Kanununun 553.maddesi anlamında yöneticilerin sorumluluğu hükümlerinin işlemesine yol açacağını, öte yandan davalıların eylem ve işlemlerinin yönetim kurulu üyesi oldukları şirkete bağlılık ve özen yükümü (TTK.
369) ile de bağdaşır mahiyette olmadığını, davalıların eylem ve işlemlerinden meydana gelen zarardan müteselsilen sorumlu olduklarını, davalıların, davacıları ve ortağı bulunduğu şirketi zarara uğratan, sorumluluk davası açılmasına sebebiyet veren eylemleri, sorumluluğa hükmedebilmek için yasanın aradığı şekilde kusurlu olarak gerçekleştirilen eylemler olduğunu ve nitekim davalı yöneticilerin yönetim kurulu üyesi bulundukları şirkette özen ve bağlılık yükümlülüğüne (TTK.
369/1) aykırı hareket ettiklerini, davalıların ... Şirketini ve dolaylı olarak pay sahibi davacıları zarara uğratan eylemlerinin ve zarar kalemlerinin, a)davalı yönetim kurulunun yapmış olduğu çağrıya istinaden alınan hukuka aykırı sermaye artırım kararının iptali neticesinde ortaklara sermaye taahhüdü ödemesinin iade edilmesinden dolayı yaklaşık 18 milyon TL tutarında faiz ödenmesi suretiyle ... Şirketinin zarara uğratıldığı, b)...
Şirketinin davalı yönetim kurulu üyelerinin almış olduğu karar çerçevesinde şirketçe ortaklardan borç alınmış olması suretiyle uğranılan zararın davalılardan tahsilinin gerektiğini, c)...
Şirketi yönetim kurulunun hukuka aykırı olarak almış olduğu kararları neticesinde ortaya çıkan ve ne ölçüde hesap edildiği anlaşılamayan hukuk giderleri adı altında açılan sadece 9 adet dava varken avukata ödenen masraflar, mahkeme masrafları, sicil ilan masraflarının neticesinde astronomik bir rakama tekabül eden zararın davalılardan tahsilinin gerektiğini, ç)... Şirketi bünyesindeki, bağlı şirket ve iştiraklerdeki işlerin istisnasız kar + maliyet yöntemi ile ...
Şirketini zarara uğratacak biçimde hakim ortakların kurmuş olduğu ... şirketine verilmesi sebebiyle ... Şirketinin zarara uğratıldığını, d)... Organize Sanayi Bölgesinde yapılan ödeme ile ... Şirketi’nin hakim ortaklarının kurmuş olduğu ...şirketine usulsüz para aktarılması sebebiyle ... Şirketinin zarara uğratıldığını, e)icracı olmayan yönetim kurulu üyelerine ödenen yüksek ücretler ile ...
A.Ş.’nin ana sözleşmesinde yer almayan bir kar payı imtiyazı yaratılmak suretiyle şirketin zarara uğratıldığını, f)sürekli zarar eden ve tasfiye edilmesi gereken ...Havacılık şirketinin değer kaybetmesine, sürekli zarar etmesine rağmen faaliyetlerine devam ettirilmesi ve buna karşılık sermaye artırımına gidilmesi ve ... A.Ş.’nin buna iştirak ettirilmesi ile şirket kaynaklarının eritilmesi ile ... A.Ş.nin zarara uğratıldığını, g)...
A.Ş.’nin, bağış ödemeleri adı altında yapılan ödemelerle zarara uğratıldığı ve bu kapsamda toplamda 4.362.037,04 TL tutarında yapılan bağışların ne kadarlık tutarının vergi matrahından düşüldüğünün tespiti ile bağış faturası kesilen ... A.Ş. ve grup şirketlerinin kurumlar vergisi beyannameleri de incelenerek, söz konusu bağışların vergi matrahından düşülüp düşülmediği, bu suretle ...
A.Ş. ve bağlı şirket/iştiraklerinin fazla tutarda vergi ödemek zorunda bırakılarak zarara uğratılıp uğratılmadığının tespiti ve uğranılan zararın davalılardan tahsilinin talep ediliğini, h)genel kurul öncesi ortakların incelemesine sunulan faaliyet raporu, bağımsız denetim raporu, bilanço ve mali tablolar ile genel kurul sonrası ...
A.Ş.’nin web sayfasında ilan edilenler arasında önemli farklılık bulunduğu ve şirketin belge ve beyanların kanuna aykırı tanzim edilmesi suretiyle zarara uğratıldığını, ı)... tarafından kullanılan kredilerin ... A.Ş. veya ... A.Ş. üzerinden diğer grup şirketlere kullandırılması nedeniyle örtülü kazanç transferi yapılmak suretiyle şirketin zarara uğratıldığını, i)...
A.Ş.’nin 11 Mayıs 2016 tarihli genel kurulunda, şirket kambiyo zararlarının 56.675.070,00 TL ve kambiyo karlarının ise 46.154.321,00 TL olduğu, bu kar ve zararların mahiyetinin ne olduğu sorusunun yöneltildiği, şirket yetkililerince cevaben Mali İşler Müdürü’nce ilgili tutarlar içerisinde borçlanmaya ilişkin kur farkları bulunduğunun ifade edildiği, ancak bu tutarda yüksek bir meblağın yalnız kur farkları ile izah edilmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla dayanakları sunulmadığı ve aksi ispat edilmediği takdirde ...
A.Ş.’nin zararından yöneticilerin sorumluluğunun söz konusu olduğu ve davalılardan tahsilinin gerektiği hususlarından ibaret olduğunu, öte yandan, pay sahibi davacının, davalıların eylem ve işlemleri ile doğrudan da zarara uğramış olduğunu ve uğranılan doğrudan zararlarının tazminin gerektiğini, nitekim pay sahibi davacıların, davalı yönetim kurulu üyelerinin hukuka aykırı sermaye artırımı kararı sebebi ile 75 milyon TL sermaye artırımını durdurabilmek için İstanbul ..
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... esas sayılı dosyasında (eski İstanbul... Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dosyası) tedbiren 11 Milyon TL'nin üzerinde teminat yatırmak durumunda kaldıklarını ve nitekim İstanbul ...
Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında verilen sermaye artırım kararının iptali kararı sonucunda tüm sermaye bedelleri iade edilmiş olduğundan, hukuka aykırı işlem sebebiyle ...’ün yatırmak zorunda kaldığı teminat mektubundan dolayı ...’nin doğrudan zarara uğradığını beyanla gerçek zararının tespit edilmesini müteakip artırılmak üzere ...
A.Ş. tüzel kişiliği yönünden 10.000- TL ve ... tüzel kişiliği yönünden 10.000- TL nin avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ... A.Ş.'ye ve ...’ye ödenmesine, yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
Birleştirilen İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/988 esas sayılı dava dosyasında davalılar vekili cevap dilekçeleri ile yargılamadaki beyan ve iddialarında özetle;
Davada ileri sürülen iddiaların tümünün diğer sorumluluk davalarında da tartışıldığını, davacıların aynı iddialara, aynı maddi vakıalara ve aynı dava sebebine dayalı olarak ikame ettiği işbu dava bakımından hukuki menfaatin bulunmadığını ve hukuki menfaatin dava şartı olduğunu ve bu nedenle işbu davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, Türk Ticaret Kanunu’nun 423. maddesi uyarınca genel kurul tarafından verilen kararların olumsuz oy veren pay sahipleri hakkında da geçerli olduğunu, ...
A.Ş.’nin 04.05.2015 ve 11.05.2016 tarihlerinde yapılan genel kurul toplantılarında (2014 ve 2015 mali yılları için ) ayrı ayrı ibra edilmiş olduklarını ve dolayısıyla, ibra kararlarının davacılar da dâhil olmak üzere tüm pay sahipleri bakımından halen geçerli ve bağlayıcı nitelikte olduğunu, dolayısıyla davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, sermaye artırımına ...’ün yönetim kurulu üyeleri olan davalıların değil genel kurulun yani pay sahiplerinin karar verdiğini ve genel kurulun aldığı sermaye artırım kararı nedeniyle davalıların sorumluluğuna gidilemeyeceğinin ise açık olduğunu,
pay sahiplerince alınan sermaye artırım kararının mali ve finansal bakımından gerekli olduğunu, diğer bir anlatımla şirketin acil nakit ihtiyacı içerisinde olduğunun ise davacılarca anılan sermaye artırım kararının iptali talebiyle İstanbul Asliye ...
Ticaret Mahkemesi’nde ikame edilen iptal davasında (Dosya no:... e.) dosyaya sunulan 01.06.2015 tarihli bilirkişi raporu ile ispatlandığını,İstanbul Asliye ...Ticaret Mahkemesi’nin 21.10.2015 tarihli kararı ile sermaye artırım kararı iptal edilmiş ise de, bu iptal kararının ... A.Ş.’nin nakit ihtiyacı içerisinde bulunmadığı gerekçesine değil, tümüyle usule ilişkin nedenlere dayandığını, ... A.Ş.
Genel Kurulu’nun aldığı sermaye artırım kararı dolayısıyla şirket yönetim kurulu üyeleri olan davalıların TTK’nin 553. maddesinde aranan “kusurundan” bahsetmenin hiçbir şekilde mümkün olmadığı gibi alınan bu karardan sorumlu tutulmalarının da hukuken mümkün olmadığını, ...
A.Ş.’nin ortaklarından borç alınması nedeniyle hiçbir şekilde zarara uğratılmadığını, davacılarca ikame edilen haksız ve hukuka aykırı davalar nedeniyle yapılmak zorunda kalınan hukuk giderlerinin “sorumluluk davası” adı altında davalılardan talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ve davalıların yönetim kurulu üyesi oldukları ...
A.Ş.’nin davacıların haksız ve hukuka aykırı davalarına karşı profesyonel bakımdan en iyi ve güvenilir şekilde temsil edilmelerini teminen hukuk hizmeti alması hususunda tedbirli birer yönetici özeniyle hareket ettiğini ve yapılan hukuki harcamalar nedeniyle ... A.Ş.’nin hiçbir şekilde zarara uğratılmadığını, ... A.Ş.’nin bağlı şirketleri ve iştiraklerinin kendi ticari işlerinde ...
A.Ş. (“...”)’den neden hizmet aldığı ve bu hizmeti hangi mali koşullarda aldığının davacıların muhatabı olabileceği sorular ve iddialar olamayacağını, davacıların hâlihazırda grup şirketlerinin yöneticileri aleyhinde ikame ettiği sorumluluk davalarında bu haksız iddiaların tartışıldığını, ...’in ... A.Ş.’nin bağlı şirketleri ve iştirakleri ve ticari faaliyetleri dolayısıyla ...
A.Ş. yönetim kurulu üyeleri olan davalıların bu işlemler bakımından bir dahli ve buna bağlı olarak bir kusurundan bahsedilemeyeceğini, ... Bölgesi (“... OSB”)’ye yapılan ödeme ile ... A.Ş.’nin ...’e usulsüz para aktardığı ve bu nedenle ...’ün zarara uğratıldığı iddiasının tümüyle gerçek dışı olduğunu, davacıların ... OSB ile ilgili tüm sorularının ...
A.Ş.’nin 11.04.2016 tarihli genel kurul toplantısında eksiksiz cevaplandırılmış olmasına rağmen, dava dilekçesinde soruların yanıtsız bırakıldığı veya çelişkili cevap verilmiş izlenimi verilerek aksi yönde iddialarda bulunulmasının kötüniyetin açık bir göstergesi olduğunu, kazanç payı ödemeleri bakımından şirketin zarara uğratıldığı iddiasının tümüyle gerçek dışı olduğunu, herşeyden önce kazanç payı dağıtımına karar verenin ...
A.Ş. yönetim kurulu üyeleri olan davacıların değil ... A.Ş. genel kurulu, yani pay sahipleri olduğunu ve dolayısıyla davacıların bir sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, nitekim davacılar tarafından ... grubu şirketleri aleyhinde ikame edilen davalarda dosyalara sunulan bilirkişi raporlarında, davacıların mahkeme huzurunda ileri sürdüğü benzer iddiların hukuka aykırı olduğunun açık bir şekilde tespit edildiğini, ... Havacılık nedeniyle ...
A.Ş.’nin zarara uğratıldığı iddiasının tümüyle gerçek dışı olduğunu, ...
A.Ş.’nin bağış ödemeleri altında zarara uğratıldığı iddiasının tümüyle gerçek dışı olduğunu, nitekim ... ve grup şirketlerinin katıldığı bağışlarda ilgili tutarların bir taraftan Kurumlar Vergisi matrahından indirildiğini, diğer taraftan ilgili tutarların eklenerek etkisinin sıfırlandığını, bağış tutarlarının birebir fatura edilmesi sebebiyle KDV hesaplanmadığını, dolayısıyla davacıların yapılan bağışların vergi matrahından indirilmemesi nedeniyle ...
A.Ş.’nin zarara uğratıldığı iddiasının hukuki hiçbir tarafının olmadığını, davacıların ... A.Ş.’nin genel kurulundan önce ortakların incelemesine sunulan mali tablolar, faaliyet raporu ve bağımsız denetçi raporu ile genel kurul sonrasında internet sitesinde yayınlananlar arasında farklılık bulunduğu, belgelerin kanuna aykırı olarak hazırlandığı ve neticede ... A.Ş.’nin zarara uğratıldığı yönündeki iddiasının tümüyle gerçek dışı olduğunu, ...
A.Ş.’nin genel kurul toplantılarından evvel pay sahiplerinin incelemesine sunulan ve toplantı sırasında müzakereye açılan faaliyet raporu ve finansal tabloların yönetim kurulu tarafından onaylanmış, birbirinin aynı olan belgeler olduğunu, ...
A.Ş.’nin ayrıca ihtiyari olarak hazırlayarak internet sitesine, okuyucuya ... grubu hakkında fikir edinme imkanı verecek bilgiler koymuş olduğunu, bu bilgiler ile yönetim kurulunun onayladığı, toplantıdan evvel hissedarlara verilen ve toplantıda müzakere edilerek onaylanan yasal evrakların davacı tarafça kasten karşılaştırıldığını, ortada birbiri ile çelişen, müzekkere edilmediği halde onaylanan tablo ve raporlar var gibi, mahkemeyi hatalı yönlendirmeye yönelik açıklamalarda bulunulduğunu, ...şirketi tarafından kullanılan kredinin ...
A.Ş. veya ... A.Ş. üzerinden grup şirketlerine kullandırılması ve örtülü kazanç yapılmak suretiyle ... A.Ş.’nin zarara uğratıldığı iddiasının tümüyle gerçek dışı olduğunu, davacıların şirket kambiyo zararlarının mahiyetinin tespitine ve davalılardan tahsiline dair talebinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, davacıların doğrudan uğradıklarını iddia ettiği zararın İstanbul Asliye ...
Ticaret Mahkemesi’nin ... esas sayılı dosyası ile görülen sorumluluk davasında tartışma konusu olup, anılan davanın derdest olduğunu, davacılar, ... A.Ş.’nin basiretsiz ve kötü yönetildiğini iddia etmekte ise de, bu iddianın ciddi hiçbir yanının bulunmadığını ve anılan iddianın tümüyle ...’ün şahsi husumetine dayandığını beyanla, işbu davanın İstanbul ...
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, aksi halde yukarıda yer verilen usuli yönden itirazların kabulü ile davanın reddine, bu itirazların da reddedilip davanın esasına girilmesi halinde kötü niyetle ikame edilen davanın esastan reddine ve yargılama giderleri ile vekillik ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini, talep ve beyan etmiştir.
Davalılardan ... yukarıda belirtilen cevaplara ek olarak, 20 Eylül 2012 tarihinde ...’e ... üyeliğine seçildiğini ve görevinin 3 Nisan 2015 tarihinde yapılan 2014 yılına ait Olağan Genel Kurul toplantısı itibariyle sona erdiğini, dolayısı ile ... üyeliği yapmadığı dönemlerdeki iş ve işlemlere ilişkin olarak, sorumluluk iddiasıyla kendisine husumet yöneltilemeyeceğini de öne sürmüştür.
Birleştirilen İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/965 esas sayılı dava dosyasında davacılar vekili dava açan dilekçesi ile yargılamada ki beyan ve iddialarında özetle;
...
Şirketi yönetim kurulunun keyfe keder davranışlarına devam ederek şirketin ve müvekkillerinin zarara uğramasına neden olduğunu, davalı yönetim kurulu üyelerinin sermayenin korunması ilkesine aykırı hareket ederek, ortada herhangi bir kar dağıtımı ya da sermayenin azaltılması kararı yok iken, ticaret sicilinde tescil edilmiş ve ödenmiş sermayeyi ortaklara iade ederek şirketin bilanço büyüklüğünün %9 küçülmesine, duran varlıkların ve öz kaynakların azalmasına, dolayısıyla şirketin ve pay sahiplerinin zarara uğramasına sebep olduklarını, zira İstanbul ...
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... esas sayılı dosya numarası ile ikame edilen genel kurul kararının iptali davası neticesinde yönetim kurulu kararının icrasının durdurulmasına yönelik “ihtiyati tedbir kararı” verildiğini, bu karardan sonra ..., ... Holding, ..., ... ve ... tarafından sermaye artırım bedeli olarak ödenen 150.000.000 TL’nin ortada davalı yönetim kurulunun uygun bir kararı dahi olmadan iade edildiğini, ... ve ...
Holding’in bir kısım yönetim kurulu üyelerinin sahibi olduğu hakimiyeti altındaki şirketler olduğunu, bu nedenle bunun tedbir bahanesi ile yapılan sermaye iade ve ödemesinde kendi şirketlerine kök şirketin sermayesinden örtülü bir kaynak aktarımı olduğunu, bu nedenle hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçundan davalı yönetim kurulu üyeleri hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iddianame düzenlendiğini ve bu iddianamenin kabul edilerek İstanbul ...
Ağır Ceza Mahkemesi’nde ... esas sayılı dosyası ile ceza davası açıldığını, ayrıca yönetim kurulunun sadece iade kararı almakla kalmayıp söz konusu iade kararının ardından nakit para ihtiyacı olduğu gerekçesi ile ortaklardan fahiş miktarda faiz oran ile borç para aldığını ve işbu borcu faizi ile ödeyerek,
şirketi ve pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, yönetim kurulunun atıl fon ve kredi artırımı yapmak suretiyle şirketin ve pay sahiplerinin zarara uğramasına neden olduğunu, yönetim kurulunun bağlı şirketlerin zararının artmasına neden olarak pay sahipleri ve şirketin zararına neden olduğunu, yönetim kurulunun ...şirketinin zararının bir önceki yıla göre 194.169.750 TL artmasına neden olarak zarara sebebiyet verdiğini, ... Şirketinde ...
Şirketinin % 20,43 oranında payı bulunduğunu, faaliyet raporunda bu şirketin ...Şirketi ile birlikte yönetildiğinin ifade edildiğini, dolayısıyla ... Şirketinin yöneticilerinin eylemlerinin bu şirket bünyesinde ve ...bünyesinde zarar meydana getirdiğini, yönetim kurulunun faaliyette olmayan şirketlere avans vermek suretiyle pay sahiplerini ve şirketi zarara uğrattığını, yönetim kurulunun zarar eden şirketlere (...
A.Ş. (“...”), ... ve ...) yaklaşık 180 milyon TL değer düşüş karşılığı ayırmak suretiyle şirketin ve pay sahiplerinin zarara uğramalarına neden olduğunu, bu nedenle bu şirketlere ait defter ve kayıtların incelenmesi suretiyle şirketin ve pay sahiplerinin uğradıkları zarar miktarının tespit edilip tazmin edilmesi gerektiğini, ... yansıtma faturalarından başka vermiş olduğu destek hizmetleri için 2014 yılında hangi şirketlere ne tutarda fatura kesmiş olduğu ve bu gelirler ile bu gelirlerin elde edilmesi için katlanılan maliyetlerin ne kadar olduğu hususunda açıklayıcı bilgi ve belge sunamadığını;
ancak yönetim kurulunun özensiz ve tedbirsiz hareket etmesinin adet halini alması sebebiyle şirketin ve pay sahiplerinin zarara uğramasının kuvvetle muhtemel olduğunu, yönetim kurulunun zarar eden şirketlerde sermaye artırımı ve hisse alımı yapmak suretiyle pay sahiplerini ve şirketi zarara uğrattıklarını, yönetim kurulu başkanına şirket kasasından alınan fahiş fiyatlı lüks otomobil alımının ve bilançoya yanlış aktarımının şirkete ve pay sahiplerini zarara uğrattığını, şirketin 2014 hesap döneminde 2.726.456,15 TL maddi ve maddi olmayan duran varlıkların alımı gerçekleştirildiğini,
bu alımlara ilişkin bedellerin ve değerleme raporlarının gerçeğe uygun olup olmadığının özel denetçi davasına konu olduğunu; ancak yukarıda bahsi geçen araç dışında, bu alımların piyasa rayicine uygun alınıp alınmadığının net biçimde anlaşılamadığını, nitekim emsale uygun olmayan alımların yapılması durumunda tekrardan şirketin zarara uğratılmış olacağını, şirket yöneticilerine ödenen ücretlerin % 39 oranında artırılmasının gerekçesinin tetkik edilmesi durumunda şirketin zarara uğradığının ortaya çıkacağını, ...
Havacılık üzerinden yapılan şirket faaliyet konusu dışındaki seyahat masrafları, uçuş giderleri ve ...
Havacılık ile ilgili diğer işlemlerin şirketi zarara uğrattığını, davalı Şirket iştiraklerinin kullandığı kredilere kefil olunmak suretiyle şirketin zarara uğratıldığını, yönetim kurulu çalışanların yıllık izinlerini kullanmalarını dahi organize edemeyerek şirketin ve pay sahiplerinin zarara uğramasına neden olduğunu, yöneticilere usulsüz kazanç payları dağıtılması suretiyle şirketin zarara uğratıldığını, ...
Şirketi bünyesinde yapılan bağışların, şirketin vergi incelemeleri nedeniyle uğranılan zarar ve sorumluluk davasına konu edilen tüm hususlara ilişkin devam eden zararın işbu davada bilirkişi incelemesiyle tespit edilmesi gerektiğini beyanla, gerçek zararın belirlenmesini müteakip artırılmak üzere 100.000 TL nin avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ...
Şirketine ödenmesine, yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
Birleştirilen İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/965 esas sayılı dava dosyasında davalılar vekili cevap dilekçesi ile yargılamada ki beyan ve iddialarında özetle;
Davacılar tarafından müvekkilleri aleyhinde 08.09.2014 tarihinde İstanbul Asliye ...
Ticaret Mahkemesi’nin ... esas sayılı dosyası ile sorumluluk davası ikame edildiğini, dolayısıyla, aynı iddialara, aynı maddi vakıalara ve aynı dava sebebine dayalı olarak ikame edilen dava bakımından davacıların “hukuki menfaati”nin bulunmadığından dolayı davanın dava şartı nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, diğer yandan, müvekkillerinin ibra edilmiş olduğunu ve bu ibra kararının da halen geçerli ve tüm pay sahipleri bakımından bağlayıcı olduğunu, Hukuk Muhakemeleri Yasasının 114/h maddesi uyarınca müvekkilleri aleyhinde sorumluluk davası ikame edilmesinde davacıların hiçbir hukuki yararının olmadığını,
bu sebep ile de davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, İstanbul Asliye ...Ticaret Mahkemesi’nin ... esas sayılı dosyası ile görülmekte olan sorumluluk davasında verilecek olan kararın mahkeme tarafından işbu sorumluluk davasında verilecek kararı doğrudan etkileyeceğini, başka bir ifade ile her iki dava arasında açık bağlantı olduğunu, yukarıda yer verilen işbu davanın “derdestlik” nedeniyle reddine karar verilmesine ilişkin haklı ve hukuka uygun talebin reddine karar verilmesi halinde,
mahkeme huzurunda görülen işbu davanın önceki tarihte ikame edilen İstanbul Asliye...Ticaret Mahkemesi’nin ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesi gerektiğini, yukarıda yapılan itirazlar saklı kalmak kaydıyla, davacılar tarafından ikame edilen davanın belirsiz alacak davası hükümlerine aykırı olduğundan, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kötü niyetli davacıların müvekkillerinin...’ü zarara uğrattığı iddialarının tümüyle kötüniyetli, hiçbir somut delile dayanmayan afaki ve soyut iddialar olduğunu, işbu haksız davanın da diğer davalar gibi hukuki gerekçelere istinaden değil, sadece şahsi husumete dayandığını,
... nezdinde davacıların iddia ettiğinin aksine bir azınlık-çoğunluk veya bir pay sahibinin diğerine karşı hakimiyet kuracak bir pay oranının söz konusu olmadığını, davacıların dava dilekçesinin giriş kısmında yer verdiği müvekkillerin azınlık haklarının ihlalini bir davranış modeli haline getirdiği iddiasının tümü ile dayanaksız olduğunu, aksine bir davranış modelinden bahsedilecek ise, davacıların ... grubu şirketlerinin hemen her genel kuruluna karşı bir seri davayı afaki iddialarla açmayı bir davranış modeli haline getirdiklerini,
davacıların yönetimden haksız uzaklaştırıldıklarına dair iddialarının Türk Ticaret Kanununun 360.maddesi karşısında hiçbir hukuki dayanağının olmadığını, hissedarların sahip oldukları hisselere ilişkin oyları ... ana sözleşmesine uygun olarak 27 Haziran 2012 tarihli genel kurul toplantısında kullandıklarını, davacılardan ...’ün bu genel kurulda yönetim kurulu üyesi olarak yeniden seçilemediğini, bunun akabinde her fırsatta ve kötüniyetle ve kişisel husumet nedeniyle davalar ikame etmeye başladığını, davacıların pay sahipliğinden kaynaklanan haklarının ihlal edildiği iddiasının tümüyle gerçek dışı olduğunu,
zira davacıların pay sahipliğinden kaynaklanan haklarının ihlal edilmediği her genel kurul toplantısı akabinde ikame ettikleri bilgi alma ve inceleme yapma yetkisini içeren tespit davalarının mahkemelerce kesin olarak verilen “redde dair” kararlar ile sabit olduğunu, davacıların sözde zarar iddialarının delillendirilmemiş afaki iddialar olduğunu, kesin delillerle ispatlanamadığını, davalı yönetim kurulu üyelerinin sorumluluklarından bahsedilebilmesi için kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal etmeleri gerektiğini, ancak davacılar tarafından buna ilişkin herhangi somut bir kanıt sunulamadığını,
hissedarlarının aldıkları kararların uygulanmasından doğan davacıların memnuniyetsizliğinden sebep genel kurulda yapılan işlemlerin davaya dayanak olarak gösterilmeye çalışıldığını, müvekkillerinin tüm görevlerini Türk Ticaret Kanununun 369.maddesinde düzenlenen “Özen ve Bağlılık Yükümlülüğü ”ne tam olarak uygun bir şekilde, ...’ün menfaatlerini gözeterek ve dürüstlük kuralları içerisinde “tedbirli bir yöneticinin özeniyle” eksiksiz yerine getirdiklerini, davacıların yönetim kurulu üyelerince ödenmiş sermayenin iade edildiği ve bu nedenle ...’ün zarara uğratıldığı iddiasının tümüyle gerçek dışı olduğunu,
...’ün tedbir kararı uyarınca ve tedbir kararına uygun olarak davrandığını ve pay sahiplerinin talebi üzerine ödedikleri bakiye sermayeyi iade ettiğini, bu hususun 17.09.2015, 08.10.2015 ve 21.10.2015 tarihli kararlar ile ispatlandığını, davacıların atıl fon ve kredi artırımı yapılarak şirket ile pay sahiplerinin zarara uğratıldığı iddiasının tümüyle gerçek dışı, hiçbir somut delile dayanmaksızın ileri sürülen afaki bir iddia olduğunu,
davacıların hukuka aykırı iddialarının aksine Türk Ticaret Kanununun 200.maddesi kapsamında yönetim kurulunun hem ana şirket hem de kök şirket ile ilgili risk analizi değerlendirilmesi yükümlülüğünün bulunmadığını, faaliyette olmayan şirketlere avans verilerek ...’ün zarara uğratıldığı iddiasının hilaf-ı hakikat olduğunu, ...’ün 03.04.2015 ile 04.05.2015 tarihli genel kurul toplantılarında davacılar tarafından ticari unvanları zikredilen şirketlerde hangi ticari gerekçelere istinaden sermaye artışına gidildiğinin ayrıntılı bir şekilde izah edildiğini, ...’ün maliyet bedeli üzerinden muhasebeleştirilen bağlı menkul kıymetler,
iştirak ve bağlı ortaklıklardaki paylara ilişkin değer düşüklüğü değerlendirmesi yaptığını ve değer düşüklüğünün muhasebeleştirildiğini, dolayısıyla kötü niyetli davacıların bu başlık altında ileri sürdüğü iddiaların da açıkça gerçek dışı ve hukuka aykırı olduğunu, zarar ettiği iddia edilen şirketlerde sermaye artırımı ve hisse alımı yapılarak ... ile pay sahiplerinin zarara uğratıldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, zira konuya ilişkin olarak 03.04.2015 tarihli Genel Kurul’da detaylı bilgi verildiğini, bahsedildiği gibi bir zarar artışı olmadığını, ... tarafından satın alınan otomobilin fahiş fiyata alındığı,
bilançoya yanlış aktarıldığı ve bu gerekçeye dayalı olarak oluşan zararın tazmin edilmesi gerektiği iddiasının tümüyle kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğunu, ... için alınan bir araçtan dolayı davalıların sorumluluğuna gidilmesinin hukuken mümkün olmadığını, söz konusu aracın maliyetine ilişkin davacıların sadece magazin haberine dayandığını, maddi ve maddi olmayan duran malvarlığı alımları dolayısıyla zarar verildiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, bağımsız denetim ve vergi denetimi kapsamında yapılan denetimlerde de bu konuda bir bulgu da bildirilmediğini, ... tarafından üst düzey yöneticilere verilen prim miktarlarının, hangi şekilde,
kime, hangi oranda verildiğinin tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılması talebinin haksız ve yasaya aykırı olduğunu, şirketin 2014 yılını ekonomik olarak pozitife geçirmesinden dolayı yapılan ödemelerin kanuna ve esas sözleşmeye uygun olarak yapıldığını, bu konuda müvekkillerinin kusurlarıyla ... ile pay sahiplerini zarara uğrattıklarını ispat edecek hiçbir somut delilin mahkemeye ibraz edilmediğini, ... Havacılık ile yapılan seyahat masrafları, uçuş giderleri ve ...
Havacılıkla ilgili diğer işlemlere ilişkin olarak ileri sürülen iddiaların hukuka aykırı olduğunu, zira ... tarafından alınan uçuş hizmetinin tamamının ...’ün Seyahat ve Harcırah Yönetmeliği’ne uygun olarak alındığını, muhasebesel olarak uçuş tutarlarının ... nezdinde gider olarak kaydedildiği bilgisinin de davacılara genel kurul sırasında verildiğini, davacıların iddialarının aksine ...’un 31/12/2013 tarihi itibariyle borca batık olmadığını, çalışanların yıllık izinlerinin kullanılması noktasında organizasyon problemi olduğunu ve bu nedenle şirketin zarara uğradığı ve neticede müvekkillerinin sorumlu olduğu iddiasının gayriciddi olduğunu,
kazanç payının dağıtılmasına her şeyden önce genel kurul tarafından karar verildiğini, pay sahiplerince alınan kazanç payı dağıtımının Türk Ticaret Kanununun amir hükümlerine uygun olduğunu, dolayısıyla yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, vergi incelemeleri ve bağışlar nedeniyle müvekkillerinin sorumlu olduğuna dair iddianın hukuka açıkça aykırı olduğunu, bir şirketin salt vergi incelemesi geçirmesi ve neticesinde bir ceza ödemek durumunda kalması,
yönetim kurulu üyelerinin peşinen sorumluluğunu doğurmayacağını, bağışlar konusunda ise Genel Kurul’da YMM... tarafından da “Bağış ve yardımlar konusundaki bütün organizasyon vergi mevzuatına uygun şekilde yapılmıştır.” şeklinde açıklama yapıldığını beyanla, davanın İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, aksi halde yukarıda yer verilen usuli itirazların kabulü ile davanın reddine, bu itirazların da reddedilip davanın esasına girilmesi halinde kötü niyetle ikame edilen davanın esastan reddine, yargılama giderlerinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini, talep ve beyan etmiştir.
DEĞERLENDİRME
Elde ki dava, Türk Ticaret Kanununun 553.maddesine dayanan, davacıların pay sahibi olduğu ... Şirketi yönetim kurulu üyelerinin şirkete/pay sahiplerine doğrudan/dolaylı olarak verdikleri zararların yönetim kurulu üyelerinden müteselsilen tahsili ile ... Şirketi'ne ve pay sahibi ...Şirketi'ne ödenmesi suretiyle tazmini istemine ilişkindir.
Davacıların dava dışı ...
Şirketi'nde % 33,33 oranında pay sahibi olmaları nedeniyle Türk Ticaret Kanununun 555.maddesi gereğince eldeki davayı açabilecekleri, davalıların değişik dönemlerde yönetim kurulu üyesi olarak görev almaları nedeniyle, yöneticilerin sorumluluğunu düzenleyen Türk Ticaret Kanununun 553.maddesi kapsamında aleyhlerine dava açılabileceği, elde ki davanın mutlak ticari davalardan olması nedeniyle Türk Ticaret Kanununun 4 ve 5.maddeleri gereğince davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğu,
şirket merkezinin mahkememiz yargı çevresi idari sınırları içerisinde yer alması nedeniyle eldeki davaya bakma hususunda Türk Ticaret Kanununun 561.maddesi gereğince mahkememizin kesin yetkili olduğu, yönetim kurulu üyelerine karşı açılan doğurdan/dolaylı zararların tazmini istemli davanın Türk Ticaret Kanununun 360.maddesinde öngörülen süre içerisinde açıldığı, anlaşılmıştır.
Tarafların dayandığı deliller toplanmış, asıl ve birleşen davalarda ki uyuşmazlığa ilişkin yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde tanzim olunan bilirkişi kurulunun çoğunluğunun görüş ve tespitlerini içeren 24/01/2019 tarihli rapor ile bilirkişi kurulu üyesi Prof.Dr...'un görüş ve tespitlerini içeren 28/01/2019 tarihli rapor ve 12/01/2017 tarihli bilirkişi kurulu raporu ayrı ayrı Hukuk Muhakemeleri Yasasının 282.maddesi gereğince diğer delillerle birlikte değerlendirilmiş, bilirkişi kurulunun çoğunluğunun görüş ve tespitlerini içeren 24/01/2019 tarihli raporun ve 12/01/2017 tarihli bilirkişi kurulu raporunun dosya kapsamına uygun olduğu,
yeterli gerekçeye sahip ve denetlenebilir nitelikte olduğu kanaatiyle hükme esas alınmıştır.
Bilirkişi kurulu üyesi Prof.Dr....'un görüş ve tespitlerini içeren 28/01/2019 tarihli rapor ise, yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin açılacak davalarda müstekar Yargıtay uygulamaları gereğince nasıl bir inceleme yapılması gerektiği hususunda tespitler içermesi, asıl ve birleşen davalara ilişkin uyuşmazlıkların halli bakımından tespit ve değerlendirmeler içermemesi nedeniyle dayanak tutulmamış ve hükme esas alınmamıştır.
Açılmış olan asıl ve birleşen davalarda davacı taraf;
-... Şirketi'nin 31/10/2013 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında sermayenin 13.097.521,12 TL den 613.097.521,12 TL ye artırılmasına karar verildiğini, bu sermaye artırım kararının yürürlüğünün İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı tedbir kararı ile durdurulduğunu, 18/12/2013 tarihinde ..., ..., ..., ... ve ... tarafından hisseleri oranında sermaye artırım bedeli olarak 150.000.000 TL ödendiğini, ...
Şirketi yönetim kurulu tarafından 2014 yılı Ocak ayında alınan karar ile mahkemenin ihtiyati tedbir kararı ve eşitlik ilkesi gerekçe gösterilerek ödenmiş 150.000.000 TL sermayenin ödeyenlere iadesine karar verildiğini, genel kurulun sermayenin azaltılmasına ilişkin her hangi bir kararı olmamasına rağmen yönetim kurulu kararı ile ödenmiş sermayenin iadesine karar verilmesinin Türk Ticaret Kanununun 480/3.maddesi başta olmak üzere yasa hükümlerine aykırı olduğunu, yönetim kurulunun sermayenin iadesini müteakip ihtiyaç olmamasına ve bankalara müracaat edilebilecek olmasına rağmen ortaklardan fahiş oranlarda ki faiz oranları ile borç aldığını,
yönetim kurulu üyelerinden borç alınmak suretiyle yönetim kurulu üyelerine örtülü kazanç sağlandığını, bu suretle yönetim kurulunun ödenen fahiş faizler ve sağlanan haksız kazançlar ile şirketi ve ortaklarını zarara uğrattıklarını,
-31/10/2013 tarihli sermaye artırım kararının İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı kararı ile iptal edildiğini ve kararın kesinleştiğini, bunun üzerine yönetim kurulunun davacıların şirketteki paylarını azaltmak ve davacıların zarar görmelerini temin için 20 gün ara ile şirketi iki kez olağanüstü genel kurul toplantısına çağırarak şirket sermayesinin 13 milyon TL den 1.003.450.000 TL ye artırılmasına sebep olduğunu,
-... Şirketi'nin 22/04/2014 tarihli genel kurulunda danışmanlık ve bağış giderleri toplamının 3.6 milyon TL den 6.1 milyon TL ye yükseltildiğini, ortakların onayı olmadan ve ortaklara dağıtılacak kar payını azaltıcı şekilde 2013 ve 2014 yıllarında fahiş bağış yapan yönetim kurulunun bu suretle şirketi ve ortaklarını zarara uğrattıklarını, bahsedilen yıllar ve devam eden yıllarda fahiş oranda bağış yapılmak ve bu bağışları vergi matrahından düşmemek sertiyle ikinci defa şirketi ve pay sahiplerini zarara uğrattıklarını,
-Yönetim kurulunun, ... Şirketi tarafından yüksek miktarlı bir sermaye artırım kararı alınmış iken aynı zamanda ... plaka sayılı ... marka lüks araç alımı yaptığını, fahiş fiyatlı lüks otomobilin bilançoya yanlış aktarıldığını, bu suretle muadillerine göre gereksiz ve ihtiyaç dışı bu alım ve bilançoya yanlış aktarım nedeniyle şirketi ve pay sahiplerini zarara uğrattıklarını,
-... Şirketi yönetim kurulu üyesi davalıların yapmaları gereken en tabi görev alanı vergi mükellefiyetlerini gereği gibi yerine getirmeyerek şirketi ve bağlı şirketleri zarara uğratarak şirketin ve pay sahiplerinin zarar görmelerine neden olduklarını,
-... Şirketinin tam hakim olduğu... Şirketi'nin sürekli zarar eden yapısı karşısında tasfiye edilmesi gerekirken 05/04/2012 tarihli ... Şirketi'nin genel kurulunda ... Şirketi bu şirkete 3.270.000 TL tutarında nakdi sermaye bedeli ödeyerek şirketteki hisse payını % 100 e çıkardığını, yönetim kurulunun ... Havacılık şirketi için lüks nitelikte ikinci uçağın alınarak şirketin ve pay sahiplerinin zarar görmelerine neden olduklarını,
-... Şirketi yönetim kurulu üyelerinin ortağı olduğu şirketlere ... ve bağlı şirketlerinden kaynak aktarımı yapılmak suretiyle şirketin ve ortaklarının zararına sebep olduklarını,
-Şırnak projesi nedeniyle ... Şirketi'nin bir kısım masraflara katlanmak zorunda kaldığını, yönetim kurulunun basiretli ve özenli davranmaması nedeniyle katlanılan bu masraflar nedeniyle şirketin ve pay sahiplerinin zarara uğradıklarını,
-... Şirketi yönetim kurulu üyesi davalıların üst yönetim giderlerinde meydana gelen anormal artış, yönetim kurulu üyelerine yüksek ücret dışında ek menfaatler sağlanması, hukuka aykırı alınan kararlar nedeniyle pay sahiplerinin açtıkları davalarda ki hukuki yardım, hukuki mütalaa ve diğer yüksek oranda ki giderler suretiyle şirketi ve pay sahiplerini zarara uğrattıklarını,
-Bilançoların genel kurula ibraz edilmemesi, ibraz edilen bilançoların gerçeği yansıtmaması, bağlı iştiraklerde genel kurul toplantılarının zamanında yapılmamasının yönetim kurulu üyelerinin basiretsiz ve özensiz davrandıklarının kanıtı olduğunu,
-...Şirketi ve bağlı iştiraklerin 2014 yılında yapılan 2013 yılı genel kurulların da davacıların temsil edilme haklarının kısıtlandığını, davacıların temsilcilerinin gündem maddelerine ilişkin konuşma sürelerinin sınırlandırıldığını, davacıların inceleme ve bilgi edinme haklarının ihlal edildiğini,
-... Organize Sanayi Bölgesinde yapılan ödeme ile ... Şirketi’nin hakim ortaklarının kurmuş olduğu ... şirketine usulsüz para aktarılması sebebiyle ... Şirketinin zarara uğratıldığını,
-... tarafından kullanılan kredilerin ... Şirketi veya ... Şirketi üzerinden diğer grup şirketlere kullandırılması nedeniyle örtülü kazanç transferi yapılmak suretiyle şirketin zarara uğratıldığını,
-Şirketin izah edilemeyen kambiyo zararları nedeniyle zarara uğratıldığını,
-Genel kurul öncesi ortakların incelemesine sunulan faaliyet raporu, bağımsız denetim raporu, bilanço ve mali tablolar ile genel kurul sonrası ... Şirketi'nin web sayfasında ilan edilenler arasında önemli farklılık bulunduğunu ve şirketin belge ve beyanların kanuna aykırı tanzim edilmesi suretiyle şirketin ve pay sahiplerinin zarara uğratıldığını,
-Davacıların hukuka aykırı kararların iptali için açtıkları davalarda teminat karşılamak suretiyle doğrudan zarara uğradıklarını ve bu zararların yönetim kurulu üyesi davalılar tarafından giderilmesi gerektiğini,
-Yönetim kurulunun atıl fon ve kredi artırımı yapmak, faaliyette olmayan bağlı şirketlere avans vermek, zarar eden bağlı şirketlere yaklaşık olarak 180 milyon TL değer düşüş karşılığı ayırmak, zarar eden bağlı şirketlerde sermaye artırımı ve hisse alımı yapmak, maddi ve maddi olmayan duran mal varlığı alımlarının zarara yol açması, bağlı şirketlerin kullandığı kredilere kefil olmak, çalışanların yıllık izin kullanımlarını organize etmemek suretiyle, şirketin ve pay sahiplerinin zarara uğramasına sebep olduklarını,
-Davalıların yönetim kurulu üyesi oldukları ... Şirketi'ni hukuka aykırı eylem, işlem ve kararlarıyla hukuka aykırı yöneterek şirketi ve dolayısıyla davacı pay sahiplerini kusurlarıyla zarara uğrattıklarını, şirketin doğrudan davacı pay sahiplerinin ise dolaylı olarak zarar uğratıldığını ve davalıların doğrudan ve dolaylı zararları Türk Ticaret Kanununun 369.maddesinde ki yükümlülüklerine aykırı davranmak suretiyle ve Türk Ticaret Kanununun 553.maddesi kapsamında gidermekle yükümlü olduklarını, beyan ve iddia etmiş,
Açılmış olan asıl ve birleşen davalarda davalı taraf ise;
-Davacıların şirketin yaptığı hemen her türlü işlem ve karar hakkında dava açmayı bir davranış modeli haline getirdiğini,
-Şirkette çoğunluk payının söz konusu olmaması nedeniyle azınlık haklarının ihlalinden söz edilmesinin hukuki dayanağının bulunmadığını, davacıların genel kurulu belirli bir yönde davranmaya ve oy kullanmaya sevk etme gayesinde olduklarını,
-Davacıların yönetim kurulundan uzaklaştırılmasının ve yeniden seçilmemelerinin genel kurulun tasarrufu olduğunu, bu hususta yönetim kurulunun her hangi bir tasarrufunun olmadığını, tüm hissedarların eşit olduğunu, ... Şirketi'nin ana sözleşmesinde imtiyazlı bir hissedar veya hissedar grubunun öngörülmediğini,
-... Şirketi'nde kardeş olan davacı ..., ... ve ...'nin % 33,33 oranında eşit olarak hissedar olduklarını, bu nedenle 31 Ekim 2013 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan sermaye artırım kararının her paydaş yönünden eşik hak ve sorumluluklar doğurduğunu,
-Davalı yönetim kurulu üyelerinin yasal yükümlülüklerine eksiksiz riayet ettiklerini, ... adına yapılan tüm işlemleri bağlılık ve özen yükümü ile dürüstlük kuralına uygun yerine getirdiklerini, davacıların bunun aksi iddialarının hukuki dayanağının bulunmadığı gibi davacıların bu hususta somut iddia ve delilinin de bulunmadığını, davacıların genel kurulun yetki ve tasarrufunda bulunan hususlarda yönetim kurulu üyelerini sorumlu tutmaya çalıştıklarını,
-İddia edildiği gibi davalı yönetim kurulu üyelerine yapılan her hangi bir hukuka aykırı ödeme veya bir kısım davalıların sahip oldukları şirketlere yapılan hukuka aykırı bir kaynak aktarımının söz konusu olmadığını,
-... yönetim kurulunun hissedarlar arasında ki eşitlik ilkesini gözeterek ve aynı zamanda ... rasyolarını belirli bir seviyede tutmak zorunluluğu ile bir kısım hissedarlardan borç alınması yönünde karar almasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığını, kaldı ki borç alınmasına davacıların sebep olduğunu, eğer bir zarar ve zarardan sorumluluk söz konusu ise davacıların zarardan sorumlu olduklarını, zira sermaye artırım kararının yürürlüğünün davacıların talebi üzerine durdurulmasının ardından, mahkeme kararı ve sermayeyi karşılayanların talebi yine eşit işlem ilkesi gözetilerek karşılanan sermayenin iadesine karar verildiğini ve kararın hukuka uygun olduğunu,
-...ün sosyal sorumluluk bilinci ile yaptığı bağışların fahiş olduğu iddiasının yerinde olmadığını, kaldı ki şirket adına yapılan işlemlerden yöneticilerin sorumluluğunun yasal olarak olanaklı olmadığını, yapılan bağışların usulüne uygun vergi matrahından düşüldüğünü,
-... marka aracın şirket adına kayıtlı olup özel şahıs adına kayıtlı olmadığını, şirket mal varlığı içerisinde olması nedeniyle şirketin zararının olduğu iddiasının yerinde olmadığını,
-...'ün vergi incelemesi neticesinde yasal olarak ödemekle yükümlü olduğu meblağdan davalıların sorumlu olmadığını,
-...Şirketi'ne yatırım yapılmasının, bu kapsamda uçak satın almak, kiralamak gibi amaçlarla hava taşımacılığı ile iştigal eden bir şirkete yeni bir uçak alınmasının zarar olarak yansıtılmaya çalışılmasının davacıların davalarında kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu,
-Davalıların hissedarı olduğu şirketlere ...'ten kaynak aktarıldığı iddiasının genel kurullarda verilen cevaplar da değerlendirildiğinde yerinde olmadığını, davanın yöneticilerin sorumluluğu davası olması nedeniyle bağlı şirketlerin işlemlerinin bu davada dinlenme olanağının bulunmadığını,
-Şırnak projesinin ...'ün gerçekleştirmeye çalıştığı projelerden biri olduğunu, ticari hayatta gerçekleştirilmesi istenen her projenin düşünüldüğü gibi gerçekleşmeyebileceğini ve bundan yöneticilerin sorumlu olmayacağını,
-Yönetim kurulu üyelerinin şirket adına yapmış oldukları mukavele ve muamelelerden dolayı şahsen sorumlu olmadıklarını, kusurlarıyla bir zarara sebep olmaları halinde sorumlu olacaklarını, iddia edildiği gibi davalı yönetim kurulu üyelerinin kusurlarıyla şirkete zarar vermesinin söz konusu olmadığını,
-Davacıların aynı mahiyette ki iddialar sebebiyle asıl ve birleşen davaları açtıklarını, davalarda iddia edilen hususların gerçek olmadığını, davacıların her hangi bir ispatta bulunmadıklarını ve soyut iddialarda bulunduklarını, davaların kişisel husumet nedeniyle açıldığını ve iyi niyetli olmadığını, davaların reddinin gerektiğini savunmuştur.
ASIL DAVA YÖNÜNDEN
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 54,40-TL maktu karar ve ilam harcının davacılardan tahsiline, peşin alınan harçtan mahsubu ile hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde artan harcın davacılara iadesine,
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 62.550,0 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
-Hukuk Muhakemeleri Yasasının 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa asıl ve birleşen davalar yönünden iadesine,
-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-Davalılar tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam 2.368,40 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
-Davalılar tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde asıl ve birleşen davalar yönünden davalı tarafa iadesine,
İSTANBUL 7.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2016/988 ESAS SAYILI DOSYASI
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 54,40-TL maktu karar ve ilam harcının davacılardan tahsiline, peşin alınan harçtan mahsubu ile hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde artan harcın davacılara iadesine, -Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 3.400,00 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
İSTANBUL 8.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2015/965 ESAS SAYILI DOSYASI
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 54,40-TL maktu karar ve ilam harcının davacılardan tahsiline, peşin alınan harçtan mahsubu ile hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde artan harcın davacılara iadesine, -Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 13.450,00 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, Taraf vekillerinin huzurunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri'nde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıklandı.
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır
ASIL DAVADA HARÇ BEYANI
15.540,55 TL PEŞİN HARÇ 54,40 TL KARAR HARCI 15.486,15 TL. TALEP HALİNDE İADE HARÇ
DAVALI GİDERİ 2.368,40 TL
BİRLEŞEN 7 ATM 2016/988 ESAS SAYILI
DAVADA HARÇ BEYANI
341,55 TL PEŞİN HARÇ 54,40 TL KARAR HARCI 287,15 TL. TALEP HALİNDE İADE HARÇ
BİRLEŞEN 8 ATM 2015/965 ESAS SAYILI
DAVADA HARÇ BEYANI
1.707,75 TL PEŞİN HARÇ · 54,40 TL KARAR HARCI · 1.653,35 TL. TALEP HALİNDE İADE HARÇ
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/1141, K. 2020/173, 18 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama