KÜNYE
T.C. İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/856
- Karar No
- 2018/268
- Karar tarihi
- 21 Mart 2018
- Esas no
- 2016/1044 Esas
- Karar no
- 2018/205
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 25/10/2016
- Karar tarihi
- 08/03/2018
Karar Metni
917 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;...A.Ş.'ye (münfesih olup, ...Sigorta ile birleşen) 11/07/2013 başlangıç ve 11/07/2014 bitiş tarihli, ... nolu Yangın Sigortası Poliçesi ile sigortalı ... Şti.'ne ait ... Ticaret Merkezi'nde bulunan işyerinde 15/06/2014 tarihli su basması hasarı meydana geldiğini, söz konusu hasar ile ilgili olarak ...
Ticaret Merkezi Kat Malikleri Yöneticiliği Temsilciler Üst Kurulu Güvenlik Müdürlüğünce davalıya ait iş yerinde tadilat olduğunu, iş yerinin tadilat ile ilgili alması gereken Tadilat İzin Belgesi iş yeri camında ve güvenlik kayıtlarında olmadığını, iş yerinin tuvalet bölümünde yapılan tadilatta tuvalette bulunan su borusunun kör tapa ile tapalandığını, olay günü tıpanın borudan çıkmış olarak yerde bulunduğu ve iş yerinde akan sudan dolayı zarar gören iş yerlerinin hangileri olduğuna ilişkin tutanak tutulduğunu, söz konusu tutanak davalı yetkilileri, zarar gören iş yeri yetkilileri ve ...
Ticaret Merkezi yetkililerince imza altına alındığını, sigortalının yaptığı hasar ihbarı üzerine hasarın nedeni ve miktarının tayini için eksper tayin edildiğini, ekspertiz incelemesi sonucunda tespit edilen 13.311,00 TL'lik hasar tutarının sigortalıya ödendiğini, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasına vaki itirazların iptaline, takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 23/12/2016 tarihli cevap dilekçesi ile; davacının delillerini somuşlaştırmadığı için davanın açılmamış sayılmasına karar verilmeini, davanın görevsizlik nedeniyle reddini, müvekkili şirketi zarara sebebiyet veren olayın meydana gelmesinde kusur izafe edilebilmesinin mümkün olamayacağını, müvekkili şirketin yapmış olduğu tadilat için gerekli izinleri ilgili makamlardan aldığını, haksız fiil hükümleri uyarınca talepte bulunan tarafın, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükümlülüğü bulunduğunu, davacı yanın dilekçesinin ekinde hiçbir delile yer vermeyerek ispat yükümlülüğünü de yerine getirmediğini,
davacının tek yanlı hazırlanmış olduğu ekspertiz raporuna dayanarak haklarına halef olduğu sigortalısı üçüncü kişinin zararını tespit ettiğini, davacının sigortalısının zararının ekspertiz raporunda belirtilen ve dava dışı sigortalıya ödenen tutar kadar olduğunun da ispata muhtaç olduğunu, ispat yükümlülüğünü yerine getiremeyen davacının davasının, meydana gelen olayda müvekkili şirketin kusuru da bulunmaması nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğinin izahten vareste olduğunu beyanla davanın reddine,
haksız ve kötü niyetli alacaklının dava ve icra takibi değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
28/11/2017 Tarihli bilirkişi raporunda; davacının sigortalı iş yerinde meydana geldiği tespit olunan dava konusu 13.311,00 TL toplam hasar tazminatının olay tarihi itibariyle rayiç piyasa değerine denk ve dolayısıyla gerçek zarar olduğunu, yüklenici sıfatına haiz davalı şirketin davacının uğradığı zarardan %100 oranında sorumlu olduğunu, davalı tarafça İstanbul... İcra Müdürlüğü'ne yapılan itirazın yerinde olmadığını, takip tarihine kadar işlemiş faizin 2.300,80 TL olduğunu belirtmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.03.1944 Tarih E...., K...., RG. 3.7.1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır.
TTK'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki ilişki TBK'nun haksız fiile ve ilişkin hükümleri kapsamında kaldığından ve dava dışı sigortalı ile davalının ticari işletmeleri ile ilgili bulunmadığından dava bakmakla görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi'dir.
Ticari olmayan davalarda görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olup asliye hukuk mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir.Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır.Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda resen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan .davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
Katip e-imzalı Hakim e-imzalı
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/856, K. 2018/268, 21 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama