KÜNYE
T.C. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2018
- Esas no
- 2015/709
- Karar no
- 2018/999
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
- Dava tarihi
- 08/07/2015
Karar Metni
841 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar Vekili Dava Dilekçesinde Özetle.
22/03/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkillerinin yaralandığı, tüm kusurun kazaya sebebiyet veren ... plakalı araç sahibi Dr. ...'da olduğunu, müvekkilin serbest meslek sahibi olduğu belgeye dayalı bir gelirinin bulunmadığını, trafik kazası nedeniyle çalışamadığını, kendisi ve ailesinin mağdur olduğunu, tedavisinin halen devam ettiğini, gerek hastanede yattığı, gerek tam olarak iyileşinceye kadar maddi kayba uğradığını, kaybın tazminini talep ettiklerini, müvekkilin kaza sonucu artık hayatını engelli bir birey olarak devam etmek zorunda kalacağını,
gördüğü zarar nedeniyle halen tedaviye devam etmekte olduğu tam iyileşmesinin mümkün olmadığını, yapmakta olduğu işi icra edemeyeceğini, ailesine ayrıca bir yük oluşturacağını, günlük hayatım sürdürmekte ciddi zorluklar yaşadığını, özrün telafisi veya iyileşmesinin mümkün olmadığını, Borçlar Kanunu 54. Madde gereği trafik kazasından kaynaklı cismani zararına dair Tazminat hesabı yapılarak olay tarihindeki sigorta limiti çerçevesinde Müvekkil ... için 100,00TL, ... için 100.00TL,
Cengiz için 100.00TL,... için 100.00TL tazminatın temerrüt tarihinden işletilecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan Müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; müvekkilinin sorumluluğunun KTK'nın 85/1 ve Trafik Poliçesi Genel Şartlarının 1. Maddesinden doğan kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur oranının ve maluliyet durumunun tespitini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli araştırma yapılmış, mahkememizce öncelikle davacıların maluliyet durumlarının tespiti amacıyla Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmasına karar verilmiştir. Adli Tıp Kurumu ... Adli Tıp İhtisas Kurulu 06/09/2017 tarihli raporlarında özetle; davacıların tümünün sürekli maluliyetlerinin bulunmadığını, iyileşme sürelerinin davacı ... için 3 haftaya kadar, davacı ... için 1 haftaya kadar, davacılar ... ve ... için 4 aya kadar uzayabileceğini bildirmiştir.
Mahkememiz 25/12/2017 tarihli ara kararı ile kusur oranının tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. 27/06/2018 tarihli raporunda bilirkişi özetle; kazaya sebebiyet veren sürücü Dr. ...'nın %100 kusurlu olduğunu, davacı sürücü ...'ın kusurunun olmadığını, davacılardan ... ile ...'un iş göremezlik zararının 3.885,48'er TL, ...'ın 949,07 TL ve ...'un 664,34 TL iş göremezlik zararlarının bulunduğunu bildirmiştir.
Davacılar vekili 16/07/2018 tarihli talep artırım dilekçesini sunmuş aynı tarihli makbuz ile dava harcını ikmal etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Tüm dosya ve deliller birlikte değerlendirildiğinde 22/03/2015 tarihinde meydana gelen kazada davacıların yaralandığı, aldırılan ATK raporuna göre davacıların sürekli maluliyetinin bulunmadığı, davacı ... için 3 haftaya kadar, davacı ... için 1 haftaya kadar, davacılar ... ve ... için 4 aya kadar iyileşme süresinin mevcut olduğu yönünde görüş bildirildiği, denetime açık ATK raporunun hükme esas alındığı, mahkememizce aldırılan kusur ve aktüer bilirkişi raporunda davalı ... şirketi tarafından ZMMS ile sigortalı aracın %100 oranında kusurlu olduğu,
davacılardan ... ile ...'un iş göremezlik zararının 3.885,48'er TL, ...'ın 949,07 TL ve ...'un 664,34 TL iş göremezlik zararları blunduğu yönünde görüş bildirildiği, denetime ve hüküm kurmaya elverişlik kusur ve aktüer bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, bu suretle davacılar ..., ... ve ... yönünden davanın kabulüne kara verilmiştir.
Davacı küçük ...'ın kaza tarihinde henüz 8 yaşında olduğu ve gelir getiren bir işte çalışmasının da mümkün olmadığı, ayrıca bu yönde bir iddia da bulunmadığı, dolayısıyla tedavi müddeti boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancı da olmadığı, efor tazminatı olarak talep edilen bedelin sürekli maluliyetin varlığı halinde talep edilebileceği, davacı küçüğün sürekli maluliyetinin bulunmadığı dolayısıyla efor tazminatı talebinin yerinde olmadığı, sonuç olarak davacı küçüğün sürekli ve geçici iş göremezlik zararı bulunmadığı anlaşılmakla bu davacı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. (Emsal İçtihat: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Esas No: 2015/3443, Karar No: 2017/9234)
Davalı tarafça sigortalanan aracın hususi araç olması, ticari olmaması nedeniyle yasal faize hükmedilmiş olup, davadan önce davalı ... şirketine başvuru olmaması nedeniyle dava tarihinin temerrüt tarihi olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/709, K. 2018/999, 9 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama